reklam
hava 14° Hafif Yağmur ve Gök Gürültüsü
DOLAR 31,1214 % % 0.26
EURO 33,8075 % % 0.52
GRAM ALTIN 2.034,57 % % 0,10
ÇEYREK A. 3.326,53 % % 0,10
BITCOIN 1.610.159 % -0.946
SON DAKİKA
izmir escortescort konyaankara bayan escortgate of olympusxslot twitterümraniye escortPendik escortKurtköy EscortKadıköy EscortKartal EscortBostancı EscortManavgat escortgaziantep escortgaziantep escortBahçeşehir Escorthttps://goldlightjewels.com/konya escortkalptumbet twitterankara escortonwinbets101xbet giriştempobetjojobetcasibomholiganbet girişgates of olympus demoaviatorsweet bonanza demoataşehir escortSakarya escort bayanSakarya escort bayanSakarya escort bayanSakarya escort bayananal pornolarMarsbahismarsbahisstarzbet girişSpace Fortuna CasinoJackpot Bob CasinoBaywin Güncel GirişMebbistipobetbetkom1winonwintrendyol indirim koduimajbet
Google News

SARNIÇ NEDİR, DENİZLİ’DE KAÇ SARNIÇ VARDIR? SARNIÇLARI NEDEN KORUMALIYIZ?

Son Güncelleme :

12 Şubat 2024 - 12:57

/ kez okundu.
SARNIÇ NEDİR, DENİZLİ’DE KAÇ SARNIÇ VARDIR? SARNIÇLARI NEDEN KORUMALIYIZ?
 
 
SARNIÇ NEDİR, DENİZLİ’DE KAÇ SARNIÇ VARDIR?
SARNIÇLARI NEDEN KORUMALIYIZ?
 
İslâm Ansiklopedisi, sarnıç maddesinde “sarnıç” kelimesi; “Su depolamak üzere yapılmış üstü kapalı veya açık havuz anlamında Arapça ‘sıhrîc’den gelmektedir” diye tarif edilmiştir.
 
Divân-ı Lügati’t-Türk’te “Deve derisinden yapılan su tulumu; ağaçtan oyulmuş kap” ifadesiyle karşılık bulmuştur.
 
Denizli bölgesindeki sarnıçlar; insanların ve hayvanların su ihtiyaçlarını karşılamak üzere, kar ve yağmur sularını biriktirmek amacıyla, özellikle dağlarda, ovalarda ve göç yolları üzerinde inşa edilmiş tarihî, mimarî, coğrafî kültürel ve faydasal değeri olan su yapılarıdır.
 
Bu yapıların önemli bir kısmı Osmanlı döneminde, bir kısmı da Cumhuriyet döneminde yapılmıştır.
 
Sarnıçlar, toprak altında kalan ve suyun biriktiği bölüm olan hazne, istinat duvarı da denilen gövde ve üzerine örten çatı olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır.
Daire veya dikdörtgen şekilli istinat duvarı üzerini örten kubbe veya tonoz şeklindeki çatı örtü, taşların ters gerilim tekniğine göre dantel gibi işlenip örülmesiyle ayakta durmaktadır.
Bölgemizdeki sarnıçlar genellikle dere taşıyla, bazıları kırma taşla, nadiren de kesme taş ile yapılmışlardır.
Taşları tutturmak için önceleri yağlı çamur, sonraları Horasan harcı, geç dönemde ise kireç-kum karışımı harç kullanmışlardır.
 
Bu yapıların büyük çoğunluğu, hayırsever insanların su hayratı olarak yaptırdıkları sarnıçlardır.
 
İslâm kültüründe “su kuyusu açtırmak, sarnıç yaptırmak, çeşme yaptırmak, dehri suvarmak (ihtiyacı olanlara uzun zaman su vermek)” bir çeşit ibadet kabul edilmiştir.
Su, kültürümüzde hayat demektir, dayanışma demektir, paylaşma demektir, güzellik demektir. Asla israf edilmez ama kimseden de esirgenmez. “Su gibi aziz ol” dua cümlesi, hem suyun önemini çok güzel ifade etmektedir, hem de kültürümüzde bu nimete ne kadar büyük değer verildiğini göstermektedir.
Bundan dolayı hayrat olarak sarnıç yapanlar, bunu bir ibadet olarak görmüşlerdir. Hatta köyün birisinde hacca gitmenin ön şartlarından birisi olarak kabul edilmiş, niyetlenen bütün hacı adaylarının bir sarnıç yaptırması, yerel icap haline getirilmiştir.
 
Yaptığımız araştırmalara göre Tavas’ta 66, Kale’de 10, Beyağaç’ta 7, Çal’da 71, Güney’de 31, Acıpayam’da 5, Çardak’ta 2, Mekezefendi ilçesinde 1 olmak üzere, toplam Denizli’de 193 sarnıç bulunmaktadır.
Bu sarnıçların 100 kadarının mimarî, tarihî, coğrafî ve kültürel açıdan; yine hemen hemen hepsi, yaban hayatı ve faydasal önemi açısından korunması ve yaşatılması gereken su yapılarıdır.
Ama tespitlerimize göre sadece 14 tanesi ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından koruma altına alınabilmiştir.
O da sadece kâğıt üzerinde korunmaktadır.
 
Gerçekte hiçbirinin korunduğunu söylememiz mümkün değildir.
Özellikle tarihî ve mimarî değeri yüksek olan birçok sarnıcın, yılların verdiği yorgunluk ve ilgisizlikten dolayı ya yıkılmış, ya da yıkılmak üzere olduğu görülmektedir.
 
Sarnıçlar, ihtiyaç sahiplerine su sağlayan basit su depoları değildir. Sarnıçlar, suyun değerini en iyi anlayan ve anlatan “ab-ı hayat”ın muhafaza edildiği hazine yapılarıdır.
Bu hazine yapılarının içerisinde; yörenin mimarî anlayışının ifadesi vardır; suya verilen kutsallık ve önemin ölçüsel değeri vardır; zekât ibadetinin ifasında ulaştığı en cömert ihsanı vardır; yöresel tarihin düştüğü not vardır.
 
Sarnıçlar, “konar-göçer Yörük Kültürü”nün kilometre taşlarıdır. Sarnıçlar, ıssız dağ başlarında uçan ve kaçan hayvan ve haşeratın sebeb-i hayatıdır.
Sarnıçlar, kervan yollarından geçen ve göçen yolcuların vuslat umududur. Ve yine sarnıçlar, ova diplerinde nev-i nebatatın can suyudur.
 
Sarnıçlar, Türk-İslâm Kültürü’nde, daha da ötesi yerleşik yaşama geçen insanlık tarihinde suyun değerini en iyi anlayan ve anlatan su yapılarıdır.
 
Tanımayan sevmez, sevmeyen sahip çıkmaz, sahip çıkmayan da korumaz.
Bu topraklarda yaşadığımızın nişanesi ve Anadolu’da az sayıda olan milli kültür ürünlerimizin son numunelerinin korunması ve yaşatılması, bu topraklarda hür ve bağımsız yaşama kararlığımızın bir göstergesi, atalarımıza ve şehitlerimize vefa borcumuz, geleceğimize ve çocuklarımıza görevimizdir.
Bu sebepten dolayı dağ başlarında, ova diplerinde ve yol kenarlarında unutulmuş mimarî, tarihî, coğrafî, kültürel ve faydasal kıymeti olan, milli kültürümüzün önemli su yapıları olan sarnıçlarımızı titizlikle ve kıskançlıkla korumamız gerekmektedir.
 
İbrahim Afatoğlu’ndan alıtı

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.