hava Orta
DOLAR 18,8322 % % 0.02
EURO 20,1608 % % -0.27
GRAM ALTIN 1.134,73 % % 0,29
ÇEYREK A. 1.855,28 % % 0,29
BITCOIN 440.671 % -0.225
SON DAKİKA
Google News

Yaşlılık yapay olarak 65 yaşında başlar… 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası…

Son Güncelleme :

19 Mart 2022 - 17:21

/ kez okundu.
Yaşlılık  yapay olarak 65 yaşında  başlar…  18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası…

18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası !!!

“Yaşlılık yaşam sürecinin doğal ve kaçınılmaz bir dönemi. Çevre koşullarının, beslenme tarzlarının düzeltilmesi, tıbbın sağladığı olanaklar insan ömrünü uzattı. Yaşlılık yapay olarak 65 yaşında başlar.

Günümüz şartlarında bu sınır flulaşmıştır. Çünkü kimin hangi yaşta biyolojik olarak yaşlanacağı bilinemez. Günümüzde orta yaşın sonu 70 yaşa doğru kaymıştır.

18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası’nın amacı, sağlık sorunları ile ilgilenmek kadar, yaşlılarımızın hayatlarının bu döneminde, daha genç insanlar tarafından gösterilecek saygı ve sevgiye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduklarını vurgulamaktır.

18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası vesilesiyle tüm yaşlılarımızın bu haftasını kutlar, ömürlerini sağlık, esenlik ve mutlulukla geçirmelerini dilerim” 

Egzersiz beyni hastalıklardan nasıl koruyor?

Egzersiz, formda, dinç ve zinde kalmayı sağlar, bunama ve Alzheimer hastalığından kurtulmaya da yardımcı olabilir.

Araştırmaya katılanların hepsi, Alzheimer ve bunamanın nedenlerini belirlemeye yönelik uzun vadeli bir çalışma olan ABD Rush Üniversitesi Hafıza ve Yaşlanma Projesi’nin katılımcılarıydı Çalışma, günlük fiziksel aktivite miktarını takip eden monitör takmayı kabul eden 400’den fazla yaşlı insanı içeriyordu…

Daha yüksek düzeyde fiziksel aktiviteye sahip kişilerin daha iyi bilişsel performansa ve daha düşük bunama riskine sahip olma eğiliminde oldukları zaten bilinen bir durum. Çalışmada bunun nedenini bulmak için beyin otopsileri yapıldı.

Beyinlerini otopsi programına bağışlayan ve ortalama ölüm yaşı 90 olan yetişkinler ölene kadar takip edildi. Ölümden sonra beyin dokuları incelendi.

Araştırmada otopsilerin, yaşarken günlük yaşamlarında daha fazla hareket etme eğiliminde olan kişilerin beyinlerinde daha yüksek seviyelerde sinaptik proteinler olduğu saptandı.

Oldukça doğrusal bir ilişki vardı ve fiziksel olarak daha aktif olan yaşlı insanlarda, sinaptik protein seviyeleri daha yüksekti. Bu bulgu, her hareketin önemli olduğunu gösteriyordu.

Bu yeni bir çalışmaya göre, fiziksel olarak daha aktif olan yaşlı insanlarda, beynin sinapsları arasında daha iyi iletişimi destekleyen bir proteinin daha yüksek seviyelerine sahip olduğu bulundu.

Sinapslar, sinir hücreleri arasındaki kritik iletişim bağlantı noktalarıdır. Bir sinir hücresinden diğerine mesaj gönderen alandır. Araştırmacılara göre, “Bütün düşüncemiz ve hafızamız bu sinaptik iletişimin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Sinaptik proteinler, beyindeki sinir hücreleri arasındaki iletişimi destekleyen biyokimyasallar olan nörotransmiterlerin* üretimi ve salınımı ile ilgilidir. Yaşlı beynin bu sağlıklı tepkiyi verme kapasitesi, yaşa bağlı bu beyin değişikliklerini tamponlamaya ve bilişi geliştirmeye yardımcı olabilir.”

İnsanlar yaşlandıkça beyinlerinde, Alzheimer hastalığına neden olduğu ileri sürülen, amiloid beta ve tau gibi toksik proteinleri biriktirme eğilimindedir. Bu proteinler beyinde plaklar ve yumaklar oluşturduklarından, sinir hücreleri arasındaki sinaptik iletişime müdahale edebilir ve sonunda sinaps ve sinir hücrelerinin parçalanmasına neden olabilirler.

Sinaptik proteinlerden düzenli bir nörotransmitter akışı, yaşlanan beyinler için daha iyi sinaptik işleve katkıda bulunabilir ve toksik amiloid ve tau’nun müdahalesine rağmen sinir hücreleri arasındaki iletişimi sürdürebilir.

Araştırmacılar, beyinleri amiloid plaklar ve yumaklar ile dolu 80’li ve 90’lı yaşlardaki insanların bile, daha aktif olmaları durumunda bu sinaptik proteinlerin daha yüksek seviyelerini içerdiğini buldu.

Ayrıca araştırmacılar, bu yüksek sinaptik protein seviyelerini sadece hafıza merkezinde değil, aynı zamanda düşünce ve akıl yürütme ile ilgili diğer bölümlerde de saptadı.

*Nörotransmiter:  Nöronlar arasında veya bir nöron ile başka tür bir hücre arasında iletişimi sağlayan kimyasallara nörotransmiter denir.

Ayrıca, bir randevuyu veya eşyayı nereye koyduğunuzu unutmak da yaygındır. Çoğu zaman bu, ilk etapta çok dikkat etmediğiniz için olur. Belki de yeni kişinin adını öğrenmek yerine bardağınızı dökmemeye odaklanmışsınızdır ya da arabanızı bıraktığınız yer yerine alışveriş listenizi düşünmüş olabilirsiniz. Ayrıca yorgun, hasta veya stresli olduğunuzda bazı şeyleri unutma eğilimi olabilir.

Yaşam tarzı hafızayı etkiler. Örneğin, diyetiniz rol oynar. Kolesterolünüz, kan basıncınız ve kan şekeriniz çok yüksekse, beyninizdeki kan damarları hasar görebilir veya tıkanabilir  Bir Harvard çalışması, daha fazla doymuş (katı) yağ tüketen kişilerin, hafıza testlerinde daha az yiyenlere göre daha kötü sonuç verdiğini gösterdi.  Daha iyi yemek seçimleri yapmaya çalışıyorsanız Aldeniz diyetini tercih edin. Omega-3 açısından zengin balık, kalp dostu zeytinyağı ve bol miktarda taze ürün içeren bu beslenme şekli, düşünce ve hafızayı korumakla bağlantılıdır.

Hafızanız için iyi olan başka ne var? Düzenli egzersiz. Beyne kan akışını teşvik eder. Her gün 30 dakika ayırmalısınız ve daha sonra beyninizin anıları kaydetmesine yardımcı olan düzenli uykuya ihtiyacınız var.

Sigara içiyorsanız, bırakın. Kan damarlarına zarar verir. Aşırı miktarda alkol içiyorsanız azaltın. Araştırmalar, ağır içmenin hafızanızı bozacağını gösteriyor. İddialara göre, orta düzeyde içme (kadınlar için günde bir, erkekler için 2 kadehten fazla olmamak kaydıyla), hafızanızı koruyabilir.

Hafıza, yıllar içinde daha da kötüleşiyor gibi görünüyor olabilir. 20’li yaşlarınızdan başlayarak yavaş yavaş beyin hücrelerini kaybetmeye başlarsınız ve bu hücrelerin ihtiyaç duyduğu bazı kimyasallar da azalır

Büyük hafıza değişiklikleri her zaman Alzheimer hastalığına işaret etmez. Bunlara felç, kafa yaralanmaları, diyetinizdeki vitamin (B12 gibi) eksikliği veya uyku sorunu neden olabilir. Aldığınız ilaçlardan birinin yan etkisi bile olabilirler. Şüphe duyduğunuzda, bunu çözmek için bir doktora görünün.

Hatırlamanızı günden güne geliştirmek için yapabileceğiniz şeyler var. Hayatınızı biraz düzenlemeniz (veya yeniden düzenlemeniz) gerekebilir:

  • Organize olun. Sık sık yanlış yere koyduğunuz eşyaları aynı yere saklayın. Gelecekte kaybolma ihtimalleri daha az olacaktır. Bir anahtar kancası veya cep telefonu şarj yeri gibi,
  • Bir yere yazın. Programınızı, telefon numaralarınızı ve doğum günlerinizi takip etmek için bir kağıda yazın. Notlarınıza bakmasanız bile, onları yazmak bir şeyleri hatırlamanıza yardımcı olabilir.
  • Takviminize bakın.  Bir tarih defteri veya duvar takvimi alın ve toplantıları, randevuları, adresleri ve diğer her şeyi içine yazın. Olayları zihninizde taze tutmak için yatmadan önce bir sonraki günün programına bakın.
  • Tekrarla, tekrarla, tekrarla. Yeni tanıştığınız birinin adından, ulaşmanız gereken bir adrese kadar, bir şeyi tekrar söylemek, onun aklında kalmasına yardımcı olabilir.( Et tekrarı ahsen, velev kậne yüzseksen)
  • Üzerinde çalış. Beyninizi zorlamak için bir şeyler yapın: Yeni bir dil öğrenin,kitap okuyun,  bulmaca çözün.
  • Sosyalleşin. Gönüllü olan veya sadece arkadaşlarına ve ailesine ayak uyduran kişilerin unutkan olma olasılığı daha düşüktür.

Not: Bu konuda daha fazla bilgi ve ayrıntı için yazarın “Çok Unutkan Oldum” (Doğan Solibri yayını Eylül 2021) kitabına başvurulabilir…

Prof. Dr. KAYNAK SELEKLER den….

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.