hava
DOLAR %
EURO %
GRAM ALTIN %
ÇEYREK A. %
BITCOIN %
SON DAKİKA
Google News

ANNE Mİ, YOKSA ANNELİK Mİ KUTSALDIR…!

Son Güncelleme :

08 Mayıs 2022 - 11:33

/ kez okundu.
ANNE Mİ, YOKSA ANNELİK Mİ KUTSALDIR…!
Bugün burada okuduklarınıza bir yanınız itiraz edecek, bir yanınız onaylayacak. Biliyorum ki bir yanınızın da içi sızlayacak.
İyi bir anne olmaya çalışan biri iseniz olur mu öyle şey insan evladına böyle yapar mı diyecek? Okudukça kendindeki aktarımları fark edecek.
Anneden yaralı bir kişi ya da evladınız ile sorunlar yaşayan biri iseniz bu çıkılmaz sokak gibi gelen mecburiyetin içinde hak vereceksiniz. Neden çıkılmaz sokak dedik çünkü bir insan İlahi sistem gereği ne annesinden ne de evladından vazgeçemez ve vazgeçmiş gibi görünse de görünmez bağlarla bağlıdır.
Evladı ile yara almış bir anne ya da anneden yara almış bir evlat iseniz her ne kadar buna maruz kalmayı hayatınızda yokmuş gibi davranmaya çalışsanız da içerde bir yerler sessizce sızlıyor biliyorum.
Nereden biliyorsun derseniz kendimden ve onlarca insanla olan görüşmelerimizden…
Ve şunu da biliyoruz ki, hayat hikayelerimiz başka başka gibi görünse de aslında aynı yaraların, acıların, aynı korkuların olduğu bir dünyaya doğuyor ve daha gösterişli hayatlar sergilemeye çalışıyoruz. Çünkü insan fıtratı gereği güçsüzü ezme eğilimindedir. O gösterişe ihtiyaç duyuyor ve kimse güçsüz yanımıza şahitlik etsin istemiyoruz.. Eğer ki bu yanına şahit olan birileri varsa hızla hayatından çıkarma çabasına girebiliyoruz. Genellikle arkadaşlıkların bilinçsizce bozulma sebebi de budur. Çünkü kişi kendindeki güçsüzlük ile yüzleşmek yerine kaçmayı tercih eder. Oysa karşımızdakinin de bizim gibi yaralı olduğunu unutabiliyoruz. Her insanın aciz çaresiz kaldığı durumlar olduğu gibi güçlü ve üstesinden kolaylıkla geldiği potansiyelleri de vardır.
Konumuza dönersek;
Bir çocuk dünyaya doğarken bir anne de doğar. Beraberinde annelik de doğar tabi ki.
İlk bakışta anne ve annelik aynı kavramlar gibi görünse de aslında biraz farklıdır. Annelik annenin ve evladın gerçek bir sorumluluğunu almayı barındırır içinde.
Ve sıkı durun;
Yaralarımızı saran da bizi yaralayan da öncelikle annedir. Bunu isteyerek mi yapar peki.? Elbette hayır. Bunu nasıl yapıyor olabilir.?
Birincisi bir anne kendi annesinin korkuları acılarını hücrelerinde taşıyarak kendisinde dönüştüremediklerini de ekleyerek ve bunları aktararak bir bebek dünyaya getirir.
Çoğu anne psikolojik açıdan toksiktir. Yani zehirlidir.(!) Çünkü kendi zehrini boşaltamamış bir annenin eseridir. Anne babasından sevgi ve değer görmeyen bir kadın bu enerjiyi devam ettirecek bir erkeği hayatına çeker. Bu durum tabi ki erkek için de geçerlidir.
Bir kadın yavrusunu başka nasıl yaralıyor olabilir?
Başka bir sebep ise “anneliği” ile kutsanmış ama içi boş bir anlam yükleyerek, bu hayatın içinde annelik dışında var olma hakkının yeterince tanınmaması ve desteklenmemesidir. Ataerkil toplumda hayatın içinde varlık göstermek erkeğe mahsus bir özellik gibi algılandığından, kadının potansiyellerini gerçekleştirmesi için erkeğin almadığı birçok sorumluluğu da alarak bu yola çıkmayı göze aldığını görüyoruz.
Her ne kadar modern toplum imajı ile çalışan kadınlar bu talihsizliği kırmış gibi görünse de birçok alanda erkekten daha fazla bir efor sarf ettiğini biliyoruz. Bu durum toplumda kadın erkek ilişkilerinde olumsuz sahnelerin yaşanmasına neden olmaktadır.
Kadın anne kimliği ile aldığı sorumluluğun içinde eşin almayı istemediği sorumlulukları da yüklenmek zorunda kalmıştır. Bu durum kadını hayatın içinde köşeye sıkıştırarak daha mutsuz ve çaresiz bırakmıştır.
Mutsuz bir anne
Mutsuz bir çocuk
Mutsuz bir çocuk ise
Mutsuz bir toplum demektir.
Bir baba özgüvenli mutlu bir çocuk yetiştirmek istiyorsa eşine değer vermenin ilmini öğrenmelidir.
Tüm bu olaylar zincirindeki acılar korkular çocuğa kanında dolaşan bir toksin gibi hayatında kol gezmektedir.
İşin yüz güldüren tarafı artık birçok yöntemle bu toksik kalıntılar temizlenebilmektedir.
Kişi geçmişten atalarından getirdiği zehirli olan duygularını ve inançlarını temizleyemez ise bu zehri aktaracağı tek varlık evladı olur. Sevgiyi ve erkeğin yapmaktan imtina ettiği fedakarlığı bilinçsizce fakat içerden gizli bir hesap ile fazladan üzerine alarak çocuğa karşı ve eşine karşı kullanabilir. Minnet borcunu hatırlatarak evladının ve eşinin hayatını yöneten, varlık gösteremediği hayatın içinde bir varlık alanı açmaya çalışan bir insan olabilir.
Anne babasına duyduğu gizli ya da aleni öfkeyi mutlaka çocuğuna aktaracaktır. Görüyoruz ki annemle aram çok iyi diyerek başka bir sorun ile çalıştığımız kadınların çoğunda anneye öfke duyulmaktalar. Sebebi ise babasına karşı annenin aciz ve güçsüz bir kadın olmasıdır. Bilinçaltı düzeyde annem gibi olmayacağım dedikçe hayatta gücü ve sorumluluğu fazladan üzerine alarak farkına varmadan erkek ile güç savaşına girer.
Velhasıl,
Bir kadın kendisi üzerinde yeterince çalışarak duygusal çöplüğünü temizleyemez ise bunu boşaltacağı ve çaresizce kabul edecek olan tek varlık evladıdır. Ve yetişkinlikte olan birçok maddi manevi sorunların ve hastalıkların temeli insanların çocuklukta yaşadığı muameleler ve genetik aktarımlardır.
Annelik bu aktarımın sorumluluğunu alan makamdır. Bu nedenle annelik kutsaldır. Anne kendisini arındırarak soyundaki bu gibi döngüleri bitirebilirse o kutsallığa erişmiş olur. Ve bu nedenle ki cennet annelerin ayağı altındadır denir. .
Bir konu her ne kadar baba ile ilgili bir sorun gibi görünse de o baba da bir başka annenin yükünü almıştır. Bu tarz aktarımlar daha çok kadın üzerinden sistemde aktarılır. Bu sebeple maalesef ki ülkemizde kayınvalide sendromu gibi bir durum vardır. Babasından ve eşinden alamadığı eril enerjiyi erkek evladına yüklemiş ise oğlu evlendiğinde kıyameti kopabilir. Bir kadın eğer ki kendi duygusal yükünü temizleyememiş ise kayın validesinden çeker fakat aynısını kendi gelinene taşıyabilir. Sebebi bilinçaltı düzeyde işleyen duygusal enerjidir.
Tabi sözümüz meclisten dışarı.
Anne olmayı hakkı ile yaşamak ve yaşatmak dileğiyle.
Herkese Koccaman Sevgiler
Zelena Ayten Tekeci
Nefes ve Aktif Yaşam Koçu
instragram : Kendine İyi Gel Sayfası
@zelena_aytentek

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.