ANTALYA’NIN CİĞERLERİ YANIYOR YANDIK

KÜLTÜR SANAT 09.09.2026 - 16:36, Güncelleme: 09.09.2026 - 17:36
 

ANTALYA’NIN CİĞERLERİ YANIYOR YANDIK

Bugün yalnızca ağaçlar yanmıyor. Kuşların yuvası, hayvanların yaşam alanı, toprağın bereketi, Yörüklerin hatıraları yanıyor.
ANTALYA’NIN CİĞERLERİ YANIYOR Yandık… Ciğerlerimiz yandı. Binlerce yıldır doğayla kardeşçe yaşayan, ormanı yalnızca bir ağaç topluluğu değil; yuvası, geçimi, kültürü ve emaneti bilen Antalya’nın Yörükleri bugün gözyaşları içinde. Antalya’nın Aksu ilçesi Karaöz Mahallesi yakınlarında başlayan yangın, kuvvetli rüzgârın etkisiyle Kepez’e kadar yayıldı. Karaöz, Hatipler, Yeşilkaraman, Kızıllı ve Çamlıca çevresinde etkili olan yangında 254 ev tahliye edildi. Ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi sürerken, bölgedeki vatandaşlar da kendi imkânlarıyla yangınla mücadeleye destek veriyor.   Bugün yalnızca ağaçlar yanmıyor. Kuşların yuvası, hayvanların yaşam alanı, toprağın bereketi, Yörüklerin hatıraları yanıyor. Bir orman yandığında yalnızca gövdeler kül olmuyor; yılların emeği, canlıların yuvaları ve gelecek nesillerin nefesi de yok oluyor.   YÖRÜKLERİN ACISI, ORMANIN ACISIDIR   Yörükler, bu coğrafyada doğayla mücadele ederek değil, doğayla birlikte yaşayarak var oldular. Sürülerini otlattılar, ormanı korudular, suyun ve toprağın kıymetini bildiler. Bugün keçileri ve sürüleriyle yaylalarda yaşayan Yörüklerin sayısı azaldı. Şehirlere göç etmek zorunda kalan Yörüklerin geride kalanları ise şimdi, gözyaşlarıyla söndüremedikleri yangınları seyrediyor. Onların acısı bizim acımızdır. Kanayan yaraları bizim yaramızdır. Çığlıkları bizim çığlığımızdır.   ORMAN YANGINLARINA KARŞI GELENEKSEL BİLGİ DEĞERLENDİRİLMELİ   Yüzyıllar boyunca hayvancılıkla iç içe yaşayan Yörüklerin deneyimi, bugün yeniden düşünülmelidir. Kontrollü otlatmanın, özellikle orman altındaki kuru ot, ince dal ve yanıcı bitki örtüsünün azaltılmasında bilimsel esaslarla değerlendirilmesi, yangın önleme politikalarının bir parçası olabilir.   Burada mesele yalnızca geçmişe dönmek değil; geleneksel bilgiyi modern ormancılık bilimiyle buluşturmaktır. Bu nedenle orman mevzuatımız da yeniden ele alınmalı; orman köylüsünü, Yörüğü ve hayvancılığı koruyan, yangın riskini azaltan, bilimsel ve sürdürülebilir bir sistem güçlendirilmelidir.   2012 öncesindeki uygulamaların da bilimsel veriler ışığında yeniden değerlendirilmesi ve daha güçlü bir orman koruma modeli oluşturulması gerektiğine inanıyorum. Çünkü ormanı korumanın yolu yalnızca yangın çıktıktan sonra söndürmek değildir. Asıl mesele, yangın çıkmadan önce ormanı korumaktır.   ALLAH’IM, YAĞMURUNU GÖNDER! Bugün elimizden geleni yapıyoruz. İnsanlar su taşıyor, ekipler gece gündüz mücadele ediyor, orman işçileri canlarını ortaya koyuyor, gönüllüler yardıma koşuyor. Ama bazen insanın gücü yetmiyor… İşte o zaman gökyüzüne bakıyoruz.   Ey yüce Allah’ım! Ormanlarımızı, hayvanlarımızı, insanlarımızı koru. Alevlerin üzerine rahmetini gönder. Yağmurunu gönder Allah’ım… Yağmur yağdır ki ateşler sönsün. Toprak yeniden nefes alsın. Ağaçlar yeniden yeşersin. Kuşlar yeniden yuvalarına dönsün. Yörüklerin yüzü yeniden gülsün. Ve eğer bu yangınlarda insan eli, ihmal ya da kasıt varsa; adaletini tecelli ettir Allah’ım. Milletin canına, malına, ormanına kastedenleri adaletinden mahrum bırakma.   ANTALYA GEÇMİŞ OLSUN… Antalya’nın Aksu’suna, Kepez’ine, Kumluca’sına… Adana’nın Kozan’ına, İmamoğlu’na, Aladağ’ına… Yangınla mücadele eden bütün illerimize geçmiş olsun.   Bugün Türkiye’nin dört bir yanında yükselen duman, hepimizin yüreğini yakıyor. Çünkü orman yalnızca ağacın değil, milletin ortak nefesidir. Bir kıvılcım binlerce canlının yuvasını yok edebilir. Bu nedenle ormanlarımızı korumak hepimizin görevidir. Yandık… Ama umudumuzu yakmayacağız. Yağmur gelecek… Toprak yeniden yeşerecek… Ve biz, ormanlarımızı yeniden ayağa kaldıracağız. Allah’ım, ormanlarımızı koru. Canlarımızı koru. Antalya’mızı koru. Türkiye’mize rahmetini gönder. AMİN.   ...Aksu'da devam eden yangınla mücadelemiz sürerken, Kumluca'dan da alevler yükseldi bilgisi.... Söndürmek için seferber edilmiş durumdayız, Yangınla mücadele eden ekiplerimize ve hemşehrilerimize yanındayız, dualarımzla, Antalya’mıza geçmiş olsun....
Bugün yalnızca ağaçlar yanmıyor. Kuşların yuvası, hayvanların yaşam alanı, toprağın bereketi, Yörüklerin hatıraları yanıyor.
Yandık…
Ciğerlerimiz yandı.
Binlerce yıldır doğayla kardeşçe yaşayan, ormanı yalnızca bir ağaç topluluğu değil; yuvası, geçimi, kültürü ve emaneti bilen Antalya’nın Yörükleri bugün gözyaşları içinde.
Antalya’nın Aksu ilçesi Karaöz Mahallesi yakınlarında başlayan yangın, kuvvetli rüzgârın etkisiyle Kepez’e kadar yayıldı.
Karaöz, Hatipler, Yeşilkaraman, Kızıllı ve Çamlıca çevresinde etkili olan yangında 254 ev tahliye edildi.
Ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi sürerken, bölgedeki vatandaşlar da kendi imkânlarıyla yangınla mücadeleye destek veriyor.
 
Bugün yalnızca ağaçlar yanmıyor.
Kuşların yuvası, hayvanların yaşam alanı, toprağın bereketi, Yörüklerin hatıraları yanıyor.
Bir orman yandığında yalnızca gövdeler kül olmuyor; yılların emeği, canlıların yuvaları ve gelecek nesillerin nefesi de yok oluyor.
 
YÖRÜKLERİN ACISI, ORMANIN ACISIDIR
 
Yörükler, bu coğrafyada doğayla mücadele ederek değil, doğayla birlikte yaşayarak var oldular.
Sürülerini otlattılar, ormanı korudular, suyun ve toprağın kıymetini bildiler.
Bugün keçileri ve sürüleriyle yaylalarda yaşayan Yörüklerin sayısı azaldı.
Şehirlere göç etmek zorunda kalan Yörüklerin geride kalanları ise şimdi, gözyaşlarıyla söndüremedikleri yangınları seyrediyor.
Onların acısı bizim acımızdır.
Kanayan yaraları bizim yaramızdır.
Çığlıkları bizim çığlığımızdır.
 
ORMAN YANGINLARINA KARŞI GELENEKSEL BİLGİ DEĞERLENDİRİLMELİ
 
Yüzyıllar boyunca hayvancılıkla iç içe yaşayan Yörüklerin deneyimi, bugün yeniden düşünülmelidir.
Kontrollü otlatmanın, özellikle orman altındaki kuru ot, ince dal ve yanıcı bitki örtüsünün azaltılmasında bilimsel esaslarla değerlendirilmesi, yangın önleme politikalarının bir parçası olabilir.
 
Burada mesele yalnızca geçmişe dönmek değil; geleneksel bilgiyi modern ormancılık bilimiyle buluşturmaktır.
Bu nedenle orman mevzuatımız da yeniden ele alınmalı; orman köylüsünü, Yörüğü ve hayvancılığı koruyan, yangın riskini azaltan, bilimsel ve sürdürülebilir bir sistem güçlendirilmelidir.
 
2012 öncesindeki uygulamaların da bilimsel veriler ışığında yeniden değerlendirilmesi ve daha güçlü bir orman koruma modeli oluşturulması gerektiğine inanıyorum.
Çünkü ormanı korumanın yolu yalnızca yangın çıktıktan sonra söndürmek değildir.
Asıl mesele, yangın çıkmadan önce ormanı korumaktır.
 
ALLAH’IM, YAĞMURUNU GÖNDER!
Bugün elimizden geleni yapıyoruz.
İnsanlar su taşıyor, ekipler gece gündüz mücadele ediyor, orman işçileri canlarını ortaya koyuyor, gönüllüler yardıma koşuyor.
Ama bazen insanın gücü yetmiyor…
İşte o zaman gökyüzüne bakıyoruz.
 
Ey yüce Allah’ım!
Ormanlarımızı, hayvanlarımızı, insanlarımızı koru.
Alevlerin üzerine rahmetini gönder.
Yağmurunu gönder Allah’ım…
Yağmur yağdır ki ateşler sönsün.
Toprak yeniden nefes alsın.
Ağaçlar yeniden yeşersin.
Kuşlar yeniden yuvalarına dönsün.
Yörüklerin yüzü yeniden gülsün.
Ve eğer bu yangınlarda insan eli, ihmal ya da kasıt varsa; adaletini tecelli ettir Allah’ım.
Milletin canına, malına, ormanına kastedenleri adaletinden mahrum bırakma.
 
ANTALYA GEÇMİŞ OLSUN…
Antalya’nın Aksu’suna, Kepez’ine, Kumluca’sına…
Adana’nın Kozan’ına, İmamoğlu’na, Aladağ’ına…
Yangınla mücadele eden bütün illerimize geçmiş olsun.
 
Bugün Türkiye’nin dört bir yanında yükselen duman, hepimizin yüreğini yakıyor.
Çünkü orman yalnızca ağacın değil, milletin ortak nefesidir.
Bir kıvılcım binlerce canlının yuvasını yok edebilir.
Bu nedenle ormanlarımızı korumak hepimizin görevidir.
Yandık…
Ama umudumuzu yakmayacağız.
Yağmur gelecek…
Toprak yeniden yeşerecek…
Ve biz, ormanlarımızı yeniden ayağa kaldıracağız.
Allah’ım, ormanlarımızı koru.
Canlarımızı koru.
Antalya’mızı koru.
Türkiye’mize rahmetini gönder.
AMİN.
 
...Aksu'da devam eden yangınla mücadelemiz sürerken, Kumluca'dan da alevler yükseldi bilgisi....
Söndürmek için seferber edilmiş durumdayız, Yangınla mücadele eden ekiplerimize ve hemşehrilerimize yanındayız, dualarımzla, Antalya’mıza geçmiş olsun....

Antalya HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.