Bakır Kazandan Parfüm Dünyasına Sagalassos’un Gül Hikâyesi
GÜNDEM
24.06.2026 - 11:41, Güncelleme:
24.06.2026 - 11:41
Bakır Kazandan Parfüm Dünyasına Sagalassos’un Gül Hikâyesi
Burdur Ağlasun’da Ertaş ailesi, 4 kuşaktır gül üretimini sürdürüyor. Geleneksel üretim modern kozmetiğe dönüşerek dünya pazarına açıldı.
Bazı hikâyeler vardır; bir coğrafyanın kokusunu, emeğini ve hafızasını aynı anda taşır. Sagalassos Antik Kenti eteklerinde başlayan Ertaş ailesinin gül serüveni de tam olarak böyle bir hikâye. Taşların, dağların ve toprağın iç içe geçtiği Ağlasun ilçesinde bir asır önce küçük bir bahçede başlayan üretim, bugün uluslararası pazarlara uzanan bir marka yolculuğuna dönüşmüş durumda. 1930’lu yıllarda Mehmet Ali Ertaş’ın bakır kazanlarda, odun ateşinin sabırla yaktığı bir süreçte gül suyu ve gül yağı üretmesiyle başlayan bu yolculuk, zamanla bir aile geleneğinden çok daha fazlasına evrildi. O yıllarda tamamen el emeğine dayalı, zahmetli ve uzun saatler süren üretim, bugün modern tesislerde teknolojiyle birleşerek sürdürülen bir endüstriye dönüşmüş durumda. Dört kuşağın omuzlarında büyüyen bu miras, sadece üretimle sınırlı kalmadı; aynı zamanda bir dönüşüm hikâyesine de kapı araladı. Gül artık yalnızca bir tarım ürünü değil, kozmetik ve parfüm endüstrisinin değerli bir hammaddesi haline geldi. Aile, bu dönüşümü doğru okuyarak üretim kapasitesini artırdı, markalaştı ve ürün çeşitliliğini genişletti. Bugün Ertaş ailesi, geçmişten gelen üretim bilgisini modern eğitimlerle birleştirerek hem üretim yapıyor hem de parfüm tasarımına yönelik eğitimler veriyor. Böylece Sagalassos’un eteklerinden çıkan bu koku, sadece bir ürün değil; kültürel ve ekonomik bir başarı hikâyesi olarak dünyaya yayılıyor. Sagalassos Antik Kenti eteklerinde yaşayan Ertaş ailesi, dedelerinden miras aldıkları gül yağı ve gül suyu üretimini modern teknolojiyle birleştirerek uluslararası pazarlara açılan bir başarı hikâyesi yazıyor. Ertaş ailesinin dördüncü kuşak temsilcileri, dedeleri Mehmet Ali Ertaş’ın 1930’lu yıllarda bakır kazanlarda ve odun ateşinde başlattığı gül suyu ile gül yağı üretimini, bugün modern tesislerinde sürdürmeye devam ediyor. Ailenin ikinci kuşak temsilcisi Sefa Ertaş, mesleği babası Mehmet Ali Ertaş’tan devraldı. Daha sonra bayrağı oğulları Yüksel ve Hüseyin Ertaş’a teslim eden Sefa Ertaş’ın ardından, bugün üretim faaliyetlerini Yüksel Ertaş, oğulları Mücahit ve Sefa Ertaş ile birlikte sürdürüyor. Yıllardır kozmetik sanayisinin önemli ham maddelerinden doğal gül yağı üretimiyle geçimini sağlayan aile, bugün kendi markasıyla geliştirdiği kozmetik ürünlerle 21 farklı ürün çeşidine ulaştı. Dördüncü kuşak gül üreticisi ve ziraat mühendisi Sefa Ertaş,büyük dedesi Mehmet Ali Ertaş'ın gül üretiminden elde ettiği kazançla hac ibadetini yerine getirdiğini söyledi. Büyük dedesi Mehmet Ali Ertaş'ın yüksek katma değeri nedeniyle küçük bir bahçede gül yetiştiriciliğine başladığını anlatan Ertaş, şunları kaydetti: “Dört kuşaktır gül yağı üretimi yapan bir aileyiz. Hikayemiz, Sagalassos'un eteklerinde büyük dedem Mehmet Ali Ertaş'ın güle duyduğu sevgiyle başladı. 1930'lu yıllarda küçük bahçelerde gül yetiştirmeye başlayan dedem, çevresindekileri de bu üretime teşvik etmiş. Onu görenler bahçelerine gül dikmeye başlamış. O dönemlerde gül yağı, saatler süren bir süreç sonunda bakır kazanlarda ve odun ateşinde kaynatılarak elde ediliyormuş.” Gülden parfüme uzanan süreçte aile, zaman içinde üretimi kurumsallaştırarak gül yağı fabrikası kurdu ve üretim alanını genişletti. Bugün ise Burdur Valiliği’nin desteğiyle kurulan Koku Akademisi’nde eğitim alan aile bireyleri, Fransa’da parfüm evlerini inceleyerek üretimi katma değerli ürünlere taşıdı. Ertaş ailesi, yıllık ortalama 15 ton gül üretimiyle Fransa, Japonya ve Suudi Arabistan başta olmak üzere birçok ülkeye ihracat yaparak üretimini küresel pazara taşıyor.
Burdur Ağlasun’da Ertaş ailesi, 4 kuşaktır gül üretimini sürdürüyor. Geleneksel üretim modern kozmetiğe dönüşerek dünya pazarına açıldı.
Bazı hikâyeler vardır; bir coğrafyanın kokusunu, emeğini ve hafızasını aynı anda taşır. Sagalassos Antik Kenti eteklerinde başlayan Ertaş ailesinin gül serüveni de tam olarak böyle bir hikâye. Taşların, dağların ve toprağın iç içe geçtiği Ağlasun ilçesinde bir asır önce küçük bir bahçede başlayan üretim, bugün uluslararası pazarlara uzanan bir marka yolculuğuna dönüşmüş durumda.
1930’lu yıllarda Mehmet Ali Ertaş’ın bakır kazanlarda, odun ateşinin sabırla yaktığı bir süreçte gül suyu ve gül yağı üretmesiyle başlayan bu yolculuk, zamanla bir aile geleneğinden çok daha fazlasına evrildi. O yıllarda tamamen el emeğine dayalı, zahmetli ve uzun saatler süren üretim, bugün modern tesislerde teknolojiyle birleşerek sürdürülen bir endüstriye dönüşmüş durumda.
Dört kuşağın omuzlarında büyüyen bu miras, sadece üretimle sınırlı kalmadı; aynı zamanda bir dönüşüm hikâyesine de kapı araladı. Gül artık yalnızca bir tarım ürünü değil, kozmetik ve parfüm endüstrisinin değerli bir hammaddesi haline geldi. Aile, bu dönüşümü doğru okuyarak üretim kapasitesini artırdı, markalaştı ve ürün çeşitliliğini genişletti.
Bugün Ertaş ailesi, geçmişten gelen üretim bilgisini modern eğitimlerle birleştirerek hem üretim yapıyor hem de parfüm tasarımına yönelik eğitimler veriyor. Böylece Sagalassos’un eteklerinden çıkan bu koku, sadece bir ürün değil; kültürel ve ekonomik bir başarı hikâyesi olarak dünyaya yayılıyor.
Sagalassos Antik Kenti eteklerinde yaşayan Ertaş ailesi, dedelerinden miras aldıkları gül yağı ve gül suyu üretimini modern teknolojiyle birleştirerek uluslararası pazarlara açılan bir başarı hikâyesi yazıyor.
Ertaş ailesinin dördüncü kuşak temsilcileri, dedeleri Mehmet Ali Ertaş’ın 1930’lu yıllarda bakır kazanlarda ve odun ateşinde başlattığı gül suyu ile gül yağı üretimini, bugün modern tesislerinde sürdürmeye devam ediyor.
Ailenin ikinci kuşak temsilcisi Sefa Ertaş, mesleği babası Mehmet Ali Ertaş’tan devraldı. Daha sonra bayrağı oğulları Yüksel ve Hüseyin Ertaş’a teslim eden Sefa Ertaş’ın ardından, bugün üretim faaliyetlerini Yüksel Ertaş, oğulları Mücahit ve Sefa Ertaş ile birlikte sürdürüyor.
Yıllardır kozmetik sanayisinin önemli ham maddelerinden doğal gül yağı üretimiyle geçimini sağlayan aile, bugün kendi markasıyla geliştirdiği kozmetik ürünlerle 21 farklı ürün çeşidine ulaştı.
Dördüncü kuşak gül üreticisi ve ziraat mühendisi Sefa Ertaş,büyük dedesi Mehmet Ali Ertaş'ın gül üretiminden elde ettiği kazançla hac ibadetini yerine getirdiğini söyledi.
Büyük dedesi Mehmet Ali Ertaş'ın yüksek katma değeri nedeniyle küçük bir bahçede gül yetiştiriciliğine başladığını anlatan Ertaş, şunları kaydetti:
“Dört kuşaktır gül yağı üretimi yapan bir aileyiz. Hikayemiz, Sagalassos'un eteklerinde büyük dedem Mehmet Ali Ertaş'ın güle duyduğu sevgiyle başladı. 1930'lu yıllarda küçük bahçelerde gül yetiştirmeye başlayan dedem, çevresindekileri de bu üretime teşvik etmiş. Onu görenler bahçelerine gül dikmeye başlamış. O dönemlerde gül yağı, saatler süren bir süreç sonunda bakır kazanlarda ve odun ateşinde kaynatılarak elde ediliyormuş.”
Gülden parfüme uzanan süreçte aile, zaman içinde üretimi kurumsallaştırarak gül yağı fabrikası kurdu ve üretim alanını genişletti.
Bugün ise Burdur Valiliği’nin desteğiyle kurulan Koku Akademisi’nde eğitim alan aile bireyleri, Fransa’da parfüm evlerini inceleyerek üretimi katma değerli ürünlere taşıdı.
Ertaş ailesi, yıllık ortalama 15 ton gül üretimiyle Fransa, Japonya ve Suudi Arabistan başta olmak üzere birçok ülkeye ihracat yaparak üretimini küresel pazara taşıyor.
Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
