Hayatının Baharında Yitip Giden Gülşah İçin Adalet Arayışı

SAĞLIK 30.09.2026 - 21:24, Güncelleme: 30.09.2026 - 21:24
 

Hayatının Baharında Yitip Giden Gülşah İçin Adalet Arayışı

32 yaşındaki doktora öğrencisi Gülşah Gizem Angı’nın ölümüne ilişkin davada mahkeme, dosyanın ağır ceza mahkemesinde görülmesine karar verdi.
Hayatının Baharında Yitip Giden Gülşah İçin Adalet Arayışı Ağır Ceza Mahkemesine Taşındı Miyom ameliyatı sırasında yaşamını yitiren 32 yaşındaki doktora öğrencisi Gülşah Gizem Angı’nın ölümüne ilişkin davada mahkeme, dosyanın ağır ceza mahkemesinde görülmesine karar verdi. Ailesinin yıllardır sürdürdüğü adalet arayışında önemli bir aşamaya geçildi. ANTALYA – Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde miyom ameliyatı sırasında yaşamını yitiren 32 yaşındaki doktora öğrencisi Gülşah Gizem Angı’nın ölümüne ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı. Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davanın altıncı duruşmasında mahkeme, sanıklar hakkında başlangıçta “taksirle ölüme neden olma” suçlamasıyla açılan davanın, olayın niteliği ve mevcut deliller çerçevesinde “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçunu oluşturma ihtimali bulunduğunu değerlendirdi. Mahkeme, bu kapsamda dosyanın ağır ceza mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vererek dosyanın görevli ağır ceza mahkemesine gönderilmesine hükmetti. Bir ameliyat, yarım kalan bir hayat Akdeniz Üniversitesinde doktora eğitimi gören Gülşah Gizem Angı, 2022 yılında kasık ağrısı şikâyetiyle Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Polikliniğine başvurdu. Yapılan değerlendirmelerde kendisine tip 2 miyom teşhisi konuldu. Genç kadın, tedavisi kapsamında gerçekleştirilen ameliyat sırasında yaşamını yitirdi. Angı’nın ölümü, ailesi açısından tarifsiz bir kayba dönüşürken, olayın ardından başlatılan hukuki süreçte sorumlulukların ve ihmallerin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla yargılama devam etti. Mahkeme: “Bilinçli taksir” ihtimali değerlendirilmeli Davada 10 sanık hakkında yargılama sürerken mahkeme, olayın hukuki niteliğinin yalnızca “taksirle ölüme neden olma” kapsamında değerlendirilmesinin yeterli olmayabileceğine dikkat çekti. Mahkeme tarafından yapılan değerlendirmede, olayın “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçunu oluşturma ihtimalinin bulunması nedeniyle delillerin değerlendirilmesinin ağır ceza mahkemesinin görev alanına girebileceği belirtildi. Bu karar, davanın esasına ilişkin bir mahkûmiyet ya da beraat hükmü anlamına gelmez. Dosyanın görevli ağır ceza mahkemesinde görülmesinin önünü açan usule ilişkin bir görevsizlik kararıdır. Babanın sözleri: “Kızımın kanının yerde kalmayacağına inanıyorum” Duruşmanın ardından konuşan Gülşah Gizem Angı’nın babası Ayhan Angı, adaletin yerini bulacağına inandıklarını ifade etti. Angı, mahkemenin verdiği kararın önemli olduğunu belirterek, davanın ağır ceza mahkemesinde gereği gibi değerlendirileceğine inandığını söyledi. “Kızımın kanının yerde kalmayacağına inanıyorum.” diyen baba Angı, olayda ihmali bulunduğunu düşündükleri kişiler hakkında adaletin gereğini yapacağına olan inancını dile getirdi. Bir babanın bu sözleri, hukuki bir sürecin ötesinde, evladını kaybetmenin derin acısını ve yıllardır sürdürülen adalet arayışını da gözler önüne serdi. Anne Vicdan Angı: “Yavrum bir nebze de olsa rahat uyuyacak” Gülşah Gizem Angı’nın annesi Vicdan Angı ise adaletin eninde sonunda tecelli edeceğine inandığını söyledi. Anne Angı, evladının kaybıyla oluşan acının hiçbir kararın tamamen ortadan kaldıramayacağını ifade ederken, adaletin sağlanmasının kendileri açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. “Canım yavrum için inşallah adalet tecelli ettiği zaman içimiz bir nebze de olsa rahatlayacak.” diyen anne Angı’nın sözleri, evlat acısının hukuk önündeki karşılığını arayan bir annenin duygularını yansıttı. Aile avukatından “ihmaller zinciri” vurgusu Ailenin avukatı Onur Şahin ise olayın basit bir hekim hatası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Şahin, olayda hekimlere eğitimi verilmemiş ve nasıl temin edildiği konusunda belirsizlik bulunduğunu ileri sürdüğü bir demo cihazın kullanımından kaynaklanan ihmaller zinciri bulunduğunu belirtti. Avukat Şahin, mahkemenin görevsizlik kararının hukuka uygun olduğunu ifade ederek, olayın tüm yönleriyle ağır ceza mahkemesinde değerlendirilmesini beklediklerini kaydetti. Adalet, yalnızca bir karar değil; gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkmasıdır Gülşah Gizem Angı’nın davası artık yeni bir yargılama aşamasına taşınıyor. Bir insan hayatının kaybedildiği sağlık olaylarında hukuki sorumluluğun belirlenmesi; yalnızca bir kişinin ya da bir kurumun suçlanmasından ibaret değildir. Olayın nasıl gerçekleştiğinin, hangi uygulamaların yapıldığının, hangi tedbirlerin alındığının ve varsa ihmal ya da kusurların bilimsel ve hukuki ölçütlerle ortaya konulması, adaletin sağlıklı biçimde tecellisi açısından büyük önem taşır. Gülşah Gizem Angı’nın ailesinin beklentisi de bu noktada yalnızca bir hüküm verilmesi değil; kızlarının ölümüne ilişkin tüm soru işaretlerinin hukuk önünde açıklığa kavuşturulmasıdır. Hayatının baharında yaşamını yitiren 32 yaşındaki Gülşah’ın ardından geriye, ailesinin acısı, yarım kalan hayalleri ve cevabı beklenen sorular kaldı. Şimdi gözler, dosyanın gönderildiği ağır ceza mahkemesinde yapılacak yargılamaya çevrildi. Dilber KÖSE Not: Haber, yargı sürecinde tarafların iddia ve savunmaları ile mahkeme kararına dayalı olarak hazırlanmıştır. Kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadıkça kişiler hakkında suçluluk hükmü kurulamaz.  
32 yaşındaki doktora öğrencisi Gülşah Gizem Angı’nın ölümüne ilişkin davada mahkeme, dosyanın ağır ceza mahkemesinde görülmesine karar verdi.

Hayatının Baharında Yitip Giden Gülşah İçin Adalet Arayışı Ağır Ceza Mahkemesine Taşındı

Miyom ameliyatı sırasında yaşamını yitiren 32 yaşındaki doktora öğrencisi Gülşah Gizem Angı’nın ölümüne ilişkin davada mahkeme, dosyanın ağır ceza mahkemesinde görülmesine karar verdi. Ailesinin yıllardır sürdürdüğü adalet arayışında önemli bir aşamaya geçildi.

ANTALYA – Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde miyom ameliyatı sırasında yaşamını yitiren 32 yaşındaki doktora öğrencisi Gülşah Gizem Angı’nın ölümüne ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı.

Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davanın altıncı duruşmasında mahkeme, sanıklar hakkında başlangıçta “taksirle ölüme neden olma” suçlamasıyla açılan davanın, olayın niteliği ve mevcut deliller çerçevesinde “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçunu oluşturma ihtimali bulunduğunu değerlendirdi.

Mahkeme, bu kapsamda dosyanın ağır ceza mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vererek dosyanın görevli ağır ceza mahkemesine gönderilmesine hükmetti.

Bir ameliyat, yarım kalan bir hayat

Akdeniz Üniversitesinde doktora eğitimi gören Gülşah Gizem Angı, 2022 yılında kasık ağrısı şikâyetiyle Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Polikliniğine başvurdu.

Yapılan değerlendirmelerde kendisine tip 2 miyom teşhisi konuldu. Genç kadın, tedavisi kapsamında gerçekleştirilen ameliyat sırasında yaşamını yitirdi.
Angı’nın ölümü, ailesi açısından tarifsiz bir kayba dönüşürken, olayın ardından başlatılan hukuki süreçte sorumlulukların ve ihmallerin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla yargılama devam etti.

Mahkeme: “Bilinçli taksir” ihtimali değerlendirilmeli
Davada 10 sanık hakkında yargılama sürerken mahkeme, olayın hukuki niteliğinin yalnızca “taksirle ölüme neden olma” kapsamında değerlendirilmesinin yeterli olmayabileceğine dikkat çekti.

Mahkeme tarafından yapılan değerlendirmede, olayın “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçunu oluşturma ihtimalinin bulunması nedeniyle delillerin değerlendirilmesinin ağır ceza mahkemesinin görev alanına girebileceği belirtildi.

Bu karar, davanın esasına ilişkin bir mahkûmiyet ya da beraat hükmü anlamına gelmez. Dosyanın görevli ağır ceza mahkemesinde görülmesinin önünü açan usule ilişkin bir görevsizlik kararıdır.

Babanın sözleri: “Kızımın kanının yerde kalmayacağına inanıyorum”
Duruşmanın ardından konuşan Gülşah Gizem Angı’nın babası Ayhan Angı, adaletin yerini bulacağına inandıklarını ifade etti.
Angı, mahkemenin verdiği kararın önemli olduğunu belirterek, davanın ağır ceza mahkemesinde gereği gibi değerlendirileceğine inandığını söyledi.
“Kızımın kanının yerde kalmayacağına inanıyorum.” diyen baba Angı, olayda ihmali bulunduğunu düşündükleri kişiler hakkında adaletin gereğini yapacağına olan inancını dile getirdi.

Bir babanın bu sözleri, hukuki bir sürecin ötesinde, evladını kaybetmenin derin acısını ve yıllardır sürdürülen adalet arayışını da gözler önüne serdi.
Anne Vicdan Angı: “Yavrum bir nebze de olsa rahat uyuyacak”
Gülşah Gizem Angı’nın annesi Vicdan Angı ise adaletin eninde sonunda tecelli edeceğine inandığını söyledi.
Anne Angı, evladının kaybıyla oluşan acının hiçbir kararın tamamen ortadan kaldıramayacağını ifade ederken, adaletin sağlanmasının kendileri açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.

“Canım yavrum için inşallah adalet tecelli ettiği zaman içimiz bir nebze de olsa rahatlayacak.” diyen anne Angı’nın sözleri, evlat acısının hukuk önündeki karşılığını arayan bir annenin duygularını yansıttı.
Aile avukatından “ihmaller zinciri” vurgusu
Ailenin avukatı Onur Şahin ise olayın basit bir hekim hatası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Şahin, olayda hekimlere eğitimi verilmemiş ve nasıl temin edildiği konusunda belirsizlik bulunduğunu ileri sürdüğü bir demo cihazın kullanımından kaynaklanan ihmaller zinciri bulunduğunu belirtti.
Avukat Şahin, mahkemenin görevsizlik kararının hukuka uygun olduğunu ifade ederek, olayın tüm yönleriyle ağır ceza mahkemesinde değerlendirilmesini beklediklerini kaydetti.

Adalet, yalnızca bir karar değil; gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkmasıdır
Gülşah Gizem Angı’nın davası artık yeni bir yargılama aşamasına taşınıyor.
Bir insan hayatının kaybedildiği sağlık olaylarında hukuki sorumluluğun belirlenmesi; yalnızca bir kişinin ya da bir kurumun suçlanmasından ibaret değildir.

Olayın nasıl gerçekleştiğinin, hangi uygulamaların yapıldığının, hangi tedbirlerin alındığının ve varsa ihmal ya da kusurların bilimsel ve hukuki ölçütlerle ortaya konulması, adaletin sağlıklı biçimde tecellisi açısından büyük önem taşır.

Gülşah Gizem Angı’nın ailesinin beklentisi de bu noktada yalnızca bir hüküm verilmesi değil; kızlarının ölümüne ilişkin tüm soru işaretlerinin hukuk önünde açıklığa kavuşturulmasıdır.

Hayatının baharında yaşamını yitiren 32 yaşındaki Gülşah’ın ardından geriye, ailesinin acısı, yarım kalan hayalleri ve cevabı beklenen sorular kaldı.
Şimdi gözler, dosyanın gönderildiği ağır ceza mahkemesinde yapılacak yargılamaya çevrildi.

Dilber KÖSE


Not: Haber, yargı sürecinde tarafların iddia ve savunmaları ile mahkeme kararına dayalı olarak hazırlanmıştır. Kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadıkça kişiler hakkında suçluluk hükmü kurulamaz.
 

Antalya HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.