İyilik Yolunda Karşılaşanlar İrina

KÜLTÜR SANAT 04.04.2026 - 00:30, Güncelleme: 04.04.2026 - 00:30
 

İyilik Yolunda Karşılaşanlar İrina

İyilik ile beslenen herkesle yolum bir yerde mutlaka kesişir.
İyilik Yolunda Karşılaşanlar İrina…   Kalbi güzel insan. Rus uyruklu. Daha bir yıl olmadı ama sanki yıllar önce aynı yoldan geçmişiz gibi bir tanışıklık hissi vardı aramızda. O da aynı duyguyu taşıdığını söyledi. “Hisariçi’nde, Ehmedek Kalesi’nde buluşalım mı?” dedi. “Olur,” dedim. Sohbetimizin ardından kalem kâğıda fısıldadı. Bazen insan birini tanımaz; ama kalbi tanır. Çünkü iyilik, dil bilmez… millet bilmez… sınır bilmez. Hiçbir ayrım gözetmeksizin içinde iyilik besleyen biri, benim meclisimde yer alır. Hayat beni çok meclislere götürdü azizim. Aynı sofrada profesör de gördüm, siyasetçi de… Esnafın nasırlı eline de değdim, çiftçinin toprağa kokan sözünü de dinledim. Eğitimcinin idealine şahit oldum, hayatı kitap okumadan öğrenmiş gönül ehline de… Unvan çoktu. Söz çoktu. Kalabalık çoktu. Ama insan birdi. Zamanla anladım ki insanı tanımak için uzun konuşmalar gerekmez. Bir lokmayı nasıl paylaştığına, güç eline geçtiğinde nasıl davrandığına, kimse görmezken ne yaptığına bak yeter. Çok kişi tanıdım… Ama herkesi gönlüme almadım. Çünkü gönül han gibidir; gelen çok olur ama kalan az olur. Ben insanların makamına değil, merhametine baktım. Sözü güzel olana değil, hâli güzel olana yakın durdum. İyiliği kendine azık etmiş olanlarla yolum hep bir yerde kesişti. Anladım ki iyilik sessiz bir çağrıdır. Kalbi diri olan o sesi duyar. Kimi insan yanına oturur, ruhun daralır. Kimi insan gelir, tek kelime etmeden içini ferahlatır. İşte insanın değeri orada gizlidir. Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışıyor; ama az kişi insan olmaya niyet ediyor. Oysa mesele büyük görünmek değil, temiz kalabilmektir. Çünkü insan büyüdükçe değil, arındıkça olgunlaşır. Yıllar bana şunu öğretti azizim: İyilikle yürüyenin yolu kaybolmaz. Niyeti temiz olanın yolu dolaşsa da doğru kalplere çıkar. Bugün dönüp baktığımda şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: Çok insan tanıdım ama iyilikle beslenenlerin yanında kaldım. Çünkü insan, en çok kimin yanında huzur buluyorsa, aslında kim olduğunu orada öğrenir. Ve artık biliyorum…   İyilik ile beslenen herkesle yolum bir yerde mutlaka kesişir. Dolayısıyla Azizim, yol uzun değil; niyet kadardır. GÖRÜNDÜM Kimine dost kimine ise sevda göründüm Dağ tepe virajlı yol vuslat için süründüm Uzaklaştım cahilden bir libasa büründüm Hakk’adır güzergâhım sırrı agâh yolunda Sevgilerimle…   Gülzâre Gülizar ALTAY
İyilik ile beslenen herkesle yolum bir yerde mutlaka kesişir.
İyilik Yolunda Karşılaşanlar İrina…
 
Kalbi güzel insan. Rus uyruklu.
Daha bir yıl olmadı ama sanki yıllar önce aynı yoldan geçmişiz gibi bir tanışıklık hissi vardı aramızda. O da aynı duyguyu taşıdığını söyledi.
“Hisariçi’nde, Ehmedek Kalesi’nde buluşalım mı?” dedi.
“Olur,” dedim.
Sohbetimizin ardından kalem kâğıda fısıldadı.
Bazen insan birini tanımaz; ama kalbi tanır.
Çünkü iyilik, dil bilmez… millet bilmez… sınır bilmez.
Hiçbir ayrım gözetmeksizin içinde iyilik besleyen biri, benim meclisimde yer alır.
Hayat beni çok meclislere götürdü azizim.
Aynı sofrada profesör de gördüm, siyasetçi de…
Esnafın nasırlı eline de değdim, çiftçinin toprağa kokan sözünü de dinledim. Eğitimcinin idealine şahit oldum, hayatı kitap okumadan öğrenmiş gönül ehline de…
Unvan çoktu.
Söz çoktu.
Kalabalık çoktu.
Ama insan birdi.
Zamanla anladım ki insanı tanımak için uzun konuşmalar gerekmez. Bir lokmayı nasıl paylaştığına, güç eline geçtiğinde nasıl davrandığına, kimse görmezken ne yaptığına bak yeter.
Çok kişi tanıdım…
Ama herkesi gönlüme almadım.
Çünkü gönül han gibidir; gelen çok olur ama kalan az olur.
Ben insanların makamına değil, merhametine baktım. Sözü güzel olana değil, hâli güzel olana yakın durdum. İyiliği kendine azık etmiş olanlarla yolum hep bir yerde kesişti.
Anladım ki iyilik sessiz bir çağrıdır.
Kalbi diri olan o sesi duyar.
Kimi insan yanına oturur, ruhun daralır.
Kimi insan gelir, tek kelime etmeden içini ferahlatır. İşte insanın değeri orada gizlidir.
Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışıyor;
ama az kişi insan olmaya niyet ediyor.
Oysa mesele büyük görünmek değil, temiz kalabilmektir. Çünkü insan büyüdükçe değil, arındıkça olgunlaşır.
Yıllar bana şunu öğretti azizim:
İyilikle yürüyenin yolu kaybolmaz.
Niyeti temiz olanın yolu dolaşsa da doğru kalplere çıkar.
Bugün dönüp baktığımda şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim:
Çok insan tanıdım ama iyilikle beslenenlerin yanında kaldım.
Çünkü insan, en çok kimin yanında huzur buluyorsa, aslında kim olduğunu orada öğrenir.
Ve artık biliyorum…
 
İyilik ile beslenen herkesle yolum bir yerde mutlaka kesişir.
Dolayısıyla Azizim, yol uzun değil; niyet kadardır.
GÖRÜNDÜM
Kimine dost kimine ise sevda göründüm
Dağ tepe virajlı yol vuslat için süründüm
Uzaklaştım cahilden bir libasa büründüm
Hakk’adır güzergâhım sırrı agâh yolunda
Sevgilerimle…
 
Gülzâre
Gülizar ALTAY
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.