Madımak: Ateşin Yaktığı Otel Değildi, Canlardı...

GÜNDEM 02.07.2026 - 21:09, Güncelleme: 02.07.2026 - 22:09
 

Madımak: Ateşin Yaktığı Otel Değildi, Canlardı...

2 Temmuz 1993'te Sivas Madımak Oteli'nde yaşamını yitiren tüm canlarımızı saygıyla, rahmetle ve özlemle anıyorum.
Madımak: Ateşin Yaktığı Otel Değildi, Canlardı... Tarih, yalnızca zaferleri değil; insanlığın vicdanında derin yaralar açan acıları da kaydeder. Çünkü milletleri olgunlaştıran, acıları unutmaları değil; onlardan ders çıkarabilmeleridir. Bazı tarihler vardır ki, yalnızca takvim yapraklarında kalmaz; toplumların ortak hafızasına kazınır. Aradan yıllar geçse de o günlerin acısı dinmez, aksine her yıl aynı tarihte yeniden hissedilir. 2 Temmuz 1993, Türkiye'nin yakın tarihinde unutulmayan, unutulmaması gereken acı günlerden biridir. Sivas'ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında yaşanan ve Madımak Oteli'nin ateşe verilmesiyle sonuçlanan olaylar, onlarca insanın hayatını kaybetmesine neden olmuş; Türkiye'nin toplumsal hafızasında derin bir iz bırakmıştır. O gün yaşamını yitirenler arasında sanatçılar, şairler, yazarlar, düşünce insanları ve otel çalışanları vardı. Her biri bir annenin, bir babanın, bir evladın, bir dostun en kıymetli emaneti, bu ülkenin ortak değeriydi. Madımak'ta yanan yalnızca bir bina  otel değildi. Vicdan yandı... İnsanlık yandı... Hoşgörü yandı... Kardeşlik duygusu yara aldı. En acısı da; farklı düşüncelerin, farklı inançların ve farklı yaşam biçimlerinin bir arada yaşayabilme umudu büyük bir sınavdan geçti. Tarih bize gösteriyor ki, nefret söylemi büyüdüğünde önce kelimeler sertleşir; ardından toplumsal huzur yara alır. Bu nedenle geçmişte yaşanan acıları hatırlamak, yeni ayrılıklar oluşturmak için değil; ortak geleceğimizi daha sağlam temeller üzerine kurabilmek için gereklidir. Unutmak, bazen en büyük tehlikedir. Çünkü unutulan acılar, benzer yanlışların tekrarına zemin hazırlayabilir. Adalet, hukuk, demokrasi, laiklik, insan hakları ve karşılıklı saygı; yalnızca anayasal kavramlar değildir. Bunlar, birlikte yaşayabilmenin temel direkleridir. Bir toplum ancak farklılıklarını zenginlik olarak görebildiği ölçüde güçlenir. Madımak faciası, hangi düşünceden olursa olsun her insanın yüreğinde aynı hüznü uyandırmalıdır. Acının dili, dini, mezhebi, siyasi görüşü olmaz. Gözyaşının rengi birdir; insanlığın vicdanı da ortaktır. Bugün bizlere düşen görev; geçmişin acılarını canlı tutarken, kin ve nefret değil; sevgi, hoşgörü, hukuk ve adalet duygusunu büyütmektir. Gelecek nesillere bırakacağımız en değerli miras, öfke değil; barış içinde yaşama kültürüdür. 2 Temmuz 1993'te Sivas Madımak Oteli'nde yaşamını yitiren tüm canlarımızı saygıyla, rahmetle ve özlemle anıyorum. Rabbim, milletimize bir daha böylesine acılar yaşatmasın. Farklılıklarımızı ayrılık sebebi değil, ortak zenginliğimiz olarak görebildiğimiz; hukukun, adaletin, vicdanın ve insan sevgisinin hâkim olduğu yarınlarda buluşmak dileğiyle... Unutmadık... Unutturmayacağız... Çünkü tarih, acıları hatırlayanların ve onlardan ders çıkaranların omuzlarında yükselir. Geçmişi değiştiremeyiz; ancak geçmişten aldığımız derslerle geleceği daha adil, daha huzurlu ve daha insanca inşa edebiliriz... Dilber KÖSE  
2 Temmuz 1993'te Sivas Madımak Oteli'nde yaşamını yitiren tüm canlarımızı saygıyla, rahmetle ve özlemle anıyorum.

style="font-size:16px"> style="font-size:18px"> style="color:#FF0000"> href="https://www.kalpgazetesi.com/ara?q=Madımak: " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank">Madımak: href="https://www.kalpgazetesi.com/ara?q=Ateşin " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank">Ateşin href="https://www.kalpgazetesi.com/ara?q=Yaktığı " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank">Yaktığı Otel Değildi, Canlardı...
/>
/> Tarih, yalnızca zaferleri değil; insanlığın vicdanında derin yaralar açan acıları da kaydeder.
/> Çünkü milletleri olgunlaştıran, acıları unutmaları değil; onlardan ders çıkarabilmeleridir.
/> Bazı tarihler vardır ki, yalnızca takvim yapraklarında kalmaz; toplumların ortak hafızasına kazınır.
/> Aradan yıllar geçse de o günlerin acısı dinmez, aksine her yıl aynı tarihte yeniden hissedilir.
/>
/> 2 Temmuz 1993, Türkiye'nin yakın tarihinde unutulmayan, unutulmaması gereken acı günlerden biridir.
/> Sivas'ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında yaşanan ve Madımak Oteli'nin ateşe verilmesiyle sonuçlanan olaylar, onlarca insanın hayatını kaybetmesine neden olmuş; Türkiye'nin toplumsal hafızasında derin bir iz bırakmıştır.
/>
/> O gün yaşamını yitirenler arasında sanatçılar, şairler, yazarlar, düşünce insanları ve otel çalışanları vardı.
/> Her biri bir annenin, bir babanın, bir evladın, bir dostun en kıymetli emaneti, bu ülkenin ortak değeriydi.
/> Madımak'ta yanan yalnızca bir bina  otel değildi.
/> Vicdan yandı...
/> İnsanlık yandı...
/> Hoşgörü yandı...
/> Kardeşlik duygusu yara aldı.
/> En acısı da; farklı düşüncelerin, farklı inançların ve farklı yaşam biçimlerinin bir arada yaşayabilme umudu büyük bir sınavdan geçti.
/> Tarih bize gösteriyor ki, nefret söylemi büyüdüğünde önce kelimeler sertleşir; ardından toplumsal huzur yara alır.
/>
/> Bu nedenle geçmişte yaşanan acıları hatırlamak, yeni ayrılıklar oluşturmak için değil; ortak geleceğimizi daha sağlam temeller üzerine kurabilmek için gereklidir.
/> Unutmak, bazen en büyük tehlikedir.
/> Çünkü unutulan acılar, benzer yanlışların tekrarına zemin hazırlayabilir.
/>
/> Adalet, hukuk, demokrasi, laiklik, insan hakları ve karşılıklı saygı; yalnızca anayasal kavramlar değildir.
/> Bunlar, birlikte yaşayabilmenin temel direkleridir.
/> Bir toplum ancak farklılıklarını zenginlik olarak görebildiği ölçüde güçlenir.
/>
/> Madımak faciası, hangi düşünceden olursa olsun her insanın yüreğinde aynı hüznü uyandırmalıdır.
/> Acının dili, dini, mezhebi, siyasi görüşü olmaz.
/> Gözyaşının rengi birdir; insanlığın vicdanı da ortaktır.
/>
/> Bugün bizlere düşen görev; geçmişin acılarını canlı tutarken, kin ve nefret değil; sevgi, hoşgörü, hukuk ve adalet duygusunu büyütmektir.
/> Gelecek nesillere bırakacağımız en değerli miras, öfke değil; barış içinde yaşama kültürüdür.
/> 2 Temmuz 1993'te Sivas Madımak Oteli'nde yaşamını yitiren tüm canlarımızı saygıyla, rahmetle ve özlemle anıyorum.

alt="" src="https://www.kalpgazetesi.com/images/68559ab18c46d2c431e95f8c080efd98.jpg" style="height:556px; width:945px" />

style="font-size:16px">Rabbim, milletimize bir daha böylesine acılar yaşatmasın.
/> Farklılıklarımızı ayrılık sebebi değil, ortak zenginliğimiz olarak görebildiğimiz; hukukun, adaletin, vicdanın ve insan sevgisinin hâkim olduğu yarınlarda buluşmak dileğiyle...
/> Unutmadık...
/> Unutturmayacağız...
/>
/> Çünkü tarih, acıları hatırlayanların ve onlardan ders çıkaranların omuzlarında yükselir.
/> Geçmişi değiştiremeyiz; ancak geçmişten aldığımız derslerle geleceği daha adil, daha huzurlu ve daha insanca inşa edebiliriz...

style="font-size:16px"> style="background-color:#40E0D0">Dilber KÖSE
/>  

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.