Madımak: Ateşin Yaktığı Otel Değildi, Canlardı...
Madımak: Ateşin Yaktığı Otel Değildi, Canlardı...
2 Temmuz 1993'te Sivas Madımak Oteli'nde yaşamını yitiren tüm canlarımızı saygıyla, rahmetle ve özlemle anıyorum.
style="font-size:16px"> style="font-size:18px"> style="color:#FF0000"> href="https://www.kalpgazetesi.com/ara?q=Madımak: " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank">Madımak: href="https://www.kalpgazetesi.com/ara?q=Ateşin " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank">Ateşin href="https://www.kalpgazetesi.com/ara?q=Yaktığı " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank">Yaktığı Otel Değildi, Canlardı...
/>
/> Tarih, yalnızca zaferleri değil; insanlığın vicdanında derin yaralar açan acıları da kaydeder.
/> Çünkü milletleri olgunlaştıran, acıları unutmaları değil; onlardan ders çıkarabilmeleridir.
/> Bazı tarihler vardır ki, yalnızca takvim yapraklarında kalmaz; toplumların ortak hafızasına kazınır.
/> Aradan yıllar geçse de o günlerin acısı dinmez, aksine her yıl aynı tarihte yeniden hissedilir.
/>
/> 2 Temmuz 1993, Türkiye'nin yakın tarihinde unutulmayan, unutulmaması gereken acı günlerden biridir.
/> Sivas'ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında yaşanan ve Madımak Oteli'nin ateşe verilmesiyle sonuçlanan olaylar, onlarca insanın hayatını kaybetmesine neden olmuş; Türkiye'nin toplumsal hafızasında derin bir iz bırakmıştır.
/>
/> O gün yaşamını yitirenler arasında sanatçılar, şairler, yazarlar, düşünce insanları ve otel çalışanları vardı.
/> Her biri bir annenin, bir babanın, bir evladın, bir dostun en kıymetli emaneti, bu ülkenin ortak değeriydi.
/> Madımak'ta yanan yalnızca bir bina otel değildi.
/> Vicdan yandı...
/> İnsanlık yandı...
/> Hoşgörü yandı...
/> Kardeşlik duygusu yara aldı.
/> En acısı da; farklı düşüncelerin, farklı inançların ve farklı yaşam biçimlerinin bir arada yaşayabilme umudu büyük bir sınavdan geçti.
/> Tarih bize gösteriyor ki, nefret söylemi büyüdüğünde önce kelimeler sertleşir; ardından toplumsal huzur yara alır.
/>
/> Bu nedenle geçmişte yaşanan acıları hatırlamak, yeni ayrılıklar oluşturmak için değil; ortak geleceğimizi daha sağlam temeller üzerine kurabilmek için gereklidir.
/> Unutmak, bazen en büyük tehlikedir.
/> Çünkü unutulan acılar, benzer yanlışların tekrarına zemin hazırlayabilir.
/>
/> Adalet, hukuk, demokrasi, laiklik, insan hakları ve karşılıklı saygı; yalnızca anayasal kavramlar değildir.
/> Bunlar, birlikte yaşayabilmenin temel direkleridir.
/> Bir toplum ancak farklılıklarını zenginlik olarak görebildiği ölçüde güçlenir.
/>
/> Madımak faciası, hangi düşünceden olursa olsun her insanın yüreğinde aynı hüznü uyandırmalıdır.
/> Acının dili, dini, mezhebi, siyasi görüşü olmaz.
/> Gözyaşının rengi birdir; insanlığın vicdanı da ortaktır.
/>
/> Bugün bizlere düşen görev; geçmişin acılarını canlı tutarken, kin ve nefret değil; sevgi, hoşgörü, hukuk ve adalet duygusunu büyütmektir.
/> Gelecek nesillere bırakacağımız en değerli miras, öfke değil; barış içinde yaşama kültürüdür.
/> 2 Temmuz 1993'te Sivas Madımak Oteli'nde yaşamını yitiren tüm canlarımızı saygıyla, rahmetle ve özlemle anıyorum.
alt="" src="https://www.kalpgazetesi.com/images/68559ab18c46d2c431e95f8c080efd98.jpg" style="height:556px; width:945px" />
style="font-size:16px">Rabbim, milletimize bir daha böylesine acılar yaşatmasın.
/> Farklılıklarımızı ayrılık sebebi değil, ortak zenginliğimiz olarak görebildiğimiz; hukukun, adaletin, vicdanın ve insan sevgisinin hâkim olduğu yarınlarda buluşmak dileğiyle...
/> Unutmadık...
/> Unutturmayacağız...
/>
/> Çünkü tarih, acıları hatırlayanların ve onlardan ders çıkaranların omuzlarında yükselir.
/> Geçmişi değiştiremeyiz; ancak geçmişten aldığımız derslerle geleceği daha adil, daha huzurlu ve daha insanca inşa edebiliriz...
style="font-size:16px"> style="background-color:#40E0D0">Dilber KÖSE
/>
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
