YAŞLANMAK YILLARLA DEĞİL, UMUTLARDAN VAZGEÇMEKLE BAŞLAR
YAŞLANMAK YILLARLA DEĞİL, UMUTLARDAN VAZGEÇMEKLE BAŞLAR
“Anne baba evin köşe taşıdır. Onlar varsa biz de varız. Varlığımız, belimiz, bereketimizdir. Sakın yüzünüzü ekşitmeyin; onları duyun, görün.
YAŞLANMAK YILLARLA DEĞİL, UMUTLARDAN VAZGEÇMEKLE BAŞLAR
1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü kutlu olsun…
Yaş almak, yalnızca takvim yapraklarının eksilmesi değildir. Yaş almak; acısıyla, tatlısıyla, sevinciyle, hüznüyle, emeğiyle ve tecrübesiyle bir ömrün birikmesidir.
Her kırışıklık, yaşanmış bir hayatın izidir. Her beyaz saç, ardında nice hatıralar, mücadeleler ve alın terleri taşır.
Bugün 1 Ekim… Birleşmiş Milletler tarafından “Uluslararası Yaşlılar Günü” olarak kabul edilen bu anlamlı gün, bizlere yalnızca büyüklerimizi hatırlamayı değil; onların toplumdaki yerini, emeğini ve kuşaklar arasındaki bağın önemini de yeniden düşünmeyi hatırlatıyor.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 14 Aralık 1990 tarihinde 1 Ekim’i Uluslararası Yaşlılar Günü ilan etti. İlk kez 1 Ekim 1991 tarihinde kutlanan bu özel günün temel amacı; yaşlı bireylerin toplumsal hayata aktif katılımını desteklemek, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendirmek ve sağlıklı yaşlanma konusunda farkındalık oluşturmaktır.
HER YAŞIN KENDİNE HAS BİR GÜZELLİĞİ VARDIR
Bence insan, belirli bir yaşa geldiği için yaşlanmaz.
İnsan, isteklerinden, hayallerinden, merakından ve umutlarından vazgeçtiğinde ihtiyarlar.
Yıllar elbette yüzümüzde izler bırakabilir. Saçlarımızı beyazlatabilir, bedenimizi yorabilir. Fakat gönlümüzdeki heyecanı, yaşama sevincini ve hayallerimizi bir kenara bırakmadığımız sürece ruhumuz yaşlanmaz.
Çünkü insanın yaşı takvimde değil, yüreğinde saklıdır.
Kimi gençlerin yüreği yorgundur; kimi büyüklerimizin ise gözlerinde hâlâ çocukça bir ışıltı, yüreklerinde yaşama sevinci vardır.
Bu nedenle büyüklerimize yalnızca “yaşlı” olarak bakmak yerine, onların hayat tecrübelerine, biriktirdikleri değerlere ve bize bıraktıkları mirasa bakmalıyız.
BÜYÜKLERİMİZ GEÇMİŞLE GELECEK ARASINDAKİ KÖPRÜDÜR
Büyüklerimiz, geçmişimizin çınarlarıdır.
Onların anlattığı bir hatıra, bazen kitaplarda bulunamayacak kadar değerlidir. Bir nasihatleri, yıllar sonra hayatımızın en önemli yol göstericisine dönüşebilir.
Büyükler ile küçükler arasındaki mesafe; sevgi, saygı ve muhabbetle ortadan kalkar.
Kuşaklar arasında güçlü bir gönül bağı kurulduğunda yalnızca büyüklerimiz değil, çocuklarımız ve gençlerimiz de kazanır. Çünkü tecrübe gençliğe yol gösterirken, gençliğin enerjisi de büyüklerimize yaşam sevinci verir.
Muhabbet bağını kurabilenler, hem iç dünyalarında hem de sosyal hayatlarında daha güçlü ve huzurlu bir toplumun parçası olurlar.
ANNEMİN BIRAKTIĞI BİR NASİHAT
Rahmetli anneciğimin sözleri hâlâ kulaklarımda…
“Anne baba evin köşe taşıdır. Onlar varsa biz de varız. Varlığımız, belimiz, bereketimizdir. Sakın yüzünüzü ekşitmeyin; onları duyun, görün. Allah da sizi görür.” derdi.
Bir annenin dilinden çıkan bu sözler, aslında bir ömrün özeti gibidir.
Anne ve babalarımızın kıymetini, onları kaybettikten sonra anlamak istemiyorsak, bugün yanımızdayken gönüllerine dokunmalıyız.
Bir telefon açmak, hâlini hatırını sormak, elini tutmak, birlikte bir çay içmek… Bazen insanın verebileceği en büyük sevgi, çok büyük şeyler değil; küçük ama samimi bir ilgidir.
Çünkü yaşlılık yalnızlıkla değil, sevgiyle güzelleşir.
BÜYÜKLERİMİZİ UNUTMAYALIM
Büyüklerimizin hayatını güzelleştirmek yalnızca bir görev değil; aynı zamanda insan olmanın, vefa göstermenin ve sevginin gereğidir.
Bugün onların elini tutalım.
Dün bize yol gösterenlerin bugün yanında olalım.
Onları dinleyelim, anlayalım, sayalım ve sevelim.
Çünkü bugün onların yaşadığı hayatın yarın bizim hayatımız olabileceğini unutmayalım.
Tecrübeleriyle bizlere ışık tutan, geçmişimizden geleceğimize köprü olan, başımızın tacı büyüklerimize saygı gösterelim ki saygıyı; sevgi gösterelim ki sevgiyi görelim.
Unutmayalım: İnsan yaş alır; fakat umutlarını, hayallerini ve yaşam sevincini kaybetmediği sürece yaşlanmaz.
Başta rahmetli anneciğim olmak üzere, aramızdan ayrılan tüm büyüklerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.
Hayatta olan tüm büyüklerimizin ellerinden sevgi ve saygıyla öpüyor; sağlık, huzur, mutluluk ve uzun ömür diliyorum.
1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü kutlu olsun.
Geçmişimizin çınarları, bugünümüzün rehberleri, geleceğimizin emanetçileri olan tüm büyüklerimizin günü kutlu olsun.
Saygıyla, sevgiyle, vefayla…
Araştırmacı Tarihçi – Yazar – Gazeteci
Dilber KÖSE
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
