Alisa Çiçek Akyol
Köşe Yazarı
Alisa Çiçek Akyol
 

MUSTAFA ESMER CENGİZ KİMDİR?

Her meslekten kişinin olduğu gibi her gazetecinin de bir hikâyesi vardır. Fakat bazı hikâyeler sadece gazeteciliğin değil, aynı zamanda hayat karşısında verilen sessiz ama güçlü bir direnişin hikâyesidir. Mustafa Esmer Cengiz’in yaşamı da işte böyle bir hikâyenin sayfalarından doğar. Onun çocukluk yılları, hayatın en ağır sınavlarından biriyle başladı. Çocuk esirgeme kurumlarının duvarları arasında büyüdü. Bir çocuğun kalbinde en çok yer eden şeylerden biri olan sevginin sıcaklığı, bir yuvanın huzuru ve bir annenin şefkati onun hayatında erken yaşlarda eksik kaldı. Fakat hayatın bu eksikliği, onda bir kırgınlıktan çok bir farkındalık doğurdu. Çünkü bazı insanlar acıdan kırılmaz; aksine o acının içinden bir anlam çıkararak büyür. Mustafa Esmer Cengiz de kalbinde taşıdığı boşluğu kaleminin gücüne dönüştüren insanlardan biri oldu. Yıllar sonra gazetecilik mesleğini seçtiğinde amacı sadece haber yapmak değildi. O, insanın hikâyesini yazmak istiyordu. Çünkü hayatın en gerçek metni, insanların yaşadıklarıdır. Yirmi iki yılı aşan gazetecilik serüveni boyunca yerel ve ulusal basında köşe yazıları kaleme aldı, birçok gazetede görev yaptı ve sayısız röportaja imza attı. Siyasetten kültüre, toplumdan insan hikâyelerine uzanan geniş bir yelpazede aktif gazetecilik yürüttü. Onun kalemi yalnızca bilgi aktaran bir araç değil, insan hikâyelerine kulak veren bir tanık oldu. Gazetecilik yolculuğu boyunca birçok bakan, başbakan, milletvekili ve siyasi parti lideriyle röportajlar gerçekleştirdi. Aynı zamanda siyasetin iletişim dünyasında da yer aldı ve çeşitli dönemlerde danışmanlık görevleri üstlendi. Cumhuriyet Halk Partisi’nde bilhassa basın ve iletişim alanında çalışmalar yaptı. Bu süreçte Kemal Kılıçdaroğlu ile çalışma fırsatı buldu. CHP Kadın Kolları döneminde ise Fatma Köse ve Hilal Dokuzcan ile birlikte basın ve iletişim danışmanlığı görevlerini yürüttü. Annesiz büyümenin yarattığı duygusal boşluk ise hayatında zamanla farklı bir anlam kazandı. CHP Kadın Kolları danışmanlığı yaptığı yıllarda Türkiye’nin 81 ilinde yüzlerce kadınla güçlü bağlar kurdu. Onları her fırsatta “Gönüllü Annelerim” diye anmaya başladı. O kadınlar da Mustafa Esmer’i bağırlarına bastı. Böylece hayat, ona eksik bıraktığını başka bir biçimde armağan etmiş oldu. Gazetecilik yolculuğu onu Türkiye’nin önemli medya ve kültür insanlarıyla da bir araya getirdi. Duayen gazeteci Uğur Dündar ile aynı ortamları paylaşırken, halk müziğinin büyük ustalarından Musa Eroğlu ile kurduğu dostluk çevresinde bilinen güçlü bir bağa dönüştü. Haluk Levent ve Zülfü Livaneli gibi sanatçılarla da aktif iletişim içerisindedir. Bunun yanı sıra tıp dünyasında faaliyet gösteren birçok dernekle de çalışmalar yürüttü. Bugün Mustafa Esmer Cengiz, gazeteciliği yalnızca bir meslek olarak değil, topluma karşı taşıdığı bir sorumluluk olarak görmektedir. Mersin’de yayımlanan Mersin Olay Gazetesi’nin imtiyaz sahibi olarak gazetecilik faaliyetlerini sürdürmekte ve köşe yazılarıyla kamuoyuna seslenmeye devam etmektedir. Aynı zamanda kendi yaşam hikâyesinden izler taşıyan bir kitap üzerinde çalışmaktadır. Kitabının adı, çocukluk yıllarının içinden gelen derin bir duayı hatırlatır: “Lütfen Tanrım, Anneme Sarıl Üşümesin.” Bu kitap yalnızca bir yaşam öyküsü olmayacaktır. Aynı zamanda annesiz büyüyen bir çocuğun, hayata tutunmayı öğrenen bir gazetecinin ve insan hikâyelerini yüreğinde taşıyan usta bir kalemin anlatısı olacaktır. Mustafa Esmer Cengiz yalnızca yazmakla yetinmeyen bir gazetecidir. Uyuşturucuyla mücadele konusunda aktif çalışmalar yürütmüş, toplumun dışına itilen insanların yeniden hayata kazandırılması için çaba göstermiştir. Sokakta yaşayan ve çalışan insanların daima yanında olmuş, onların hikâyelerine yalnızca tanıklık etmekle kalmamış, hayatlarına dokunmaya çalışmıştır. Belgesel çalışmaları da bu duyarlılığın bir yansımasıdır. Yüzlerce gönüllü annesi olmasına rağmen, hayatında özel bir yeri olan bir isim vardı: “Cimcime Anne.” Genel evde çalışan kadınların hayat hikâyelerini anlatan belgesellerinde yer verdiği bu kadın, hayatını peçete satarak sürdüren bir sokak emekçisiydi. Belki de onu en çok etkileyen şey, Cimcime Anne’nin de bir yetim olmasıydı. Bu ortak kader, iki insanın hayatını görünmez bir bağla birbirine bağladı. Sokak haberlerini büyük bir dikkat ve sevgiyle takip eden Mustafa Esmer, sokak muhabirliğini gazeteciliğin en samimi alanlarından biri olarak görür. Sokak onun için yalnızca haber kaynağı değil, hayatın kendisidir. Özellikle kadınların hikâyeleri onu derinden etkiler. Ancak o bu hikâyeleri yalnızca dinleyip yazmakla yetinmez; çoğu zaman o hikâyelerin takipçisi ve savunucusu da olur. Yakın zamanda geçirdiği bir kaza, Mustafa Esmer Cengiz’in hareket alanını daralttı. Ancak kapısı hiç kapanmadı. Dostları, okurları ve hayatına dokunduğu insanlar birer birer onu ziyarete geliyor. Çünkü bazı insanlar yürüyemese de umut yürütür; Mustafa Esmer’in odasında da işte o umut dolaşıyor. Her koşulda umudu cesurca heybesinde taşıyan bir insandır Mustafa Esmer Cengiz. Sokakların abisi, kadınların küçük kardeşi, sanat dünyasının dostu, çiçeklerin, ağaçların ve hayvanların gönül yoldaşı… İyi ki varsın Mustafa Esmer Cengiz…
Ekleme Tarihi: 09 Mart 2026 -Pazartesi

MUSTAFA ESMER CENGİZ KİMDİR?

Her meslekten kişinin olduğu gibi her gazetecinin de bir hikâyesi vardır. Fakat bazı hikâyeler sadece gazeteciliğin değil, aynı zamanda hayat karşısında verilen sessiz ama güçlü bir direnişin hikâyesidir. Mustafa Esmer Cengiz’in yaşamı da işte böyle bir hikâyenin sayfalarından doğar.

Onun çocukluk yılları, hayatın en ağır sınavlarından biriyle başladı. Çocuk esirgeme kurumlarının duvarları arasında büyüdü. Bir çocuğun kalbinde en çok yer eden şeylerden biri olan sevginin sıcaklığı, bir yuvanın huzuru ve bir annenin şefkati onun hayatında erken yaşlarda eksik kaldı. Fakat hayatın bu eksikliği, onda bir kırgınlıktan çok bir farkındalık doğurdu. Çünkü bazı insanlar acıdan kırılmaz; aksine o acının içinden bir anlam çıkararak büyür. Mustafa Esmer Cengiz de kalbinde taşıdığı boşluğu kaleminin gücüne dönüştüren insanlardan biri oldu.

Yıllar sonra gazetecilik mesleğini seçtiğinde amacı sadece haber yapmak değildi. O, insanın hikâyesini yazmak istiyordu. Çünkü hayatın en gerçek metni, insanların yaşadıklarıdır.

Yirmi iki yılı aşan gazetecilik serüveni boyunca yerel ve ulusal basında köşe yazıları kaleme aldı, birçok gazetede görev yaptı ve sayısız röportaja imza attı. Siyasetten kültüre, toplumdan insan hikâyelerine uzanan geniş bir yelpazede aktif gazetecilik yürüttü. Onun kalemi yalnızca bilgi aktaran bir araç değil, insan hikâyelerine kulak veren bir tanık oldu.

Gazetecilik yolculuğu boyunca birçok bakan, başbakan, milletvekili ve siyasi parti lideriyle röportajlar gerçekleştirdi. Aynı zamanda siyasetin iletişim dünyasında da yer aldı ve çeşitli dönemlerde danışmanlık görevleri üstlendi. Cumhuriyet Halk Partisi’nde bilhassa basın ve iletişim alanında çalışmalar yaptı. Bu süreçte Kemal Kılıçdaroğlu ile çalışma fırsatı buldu. CHP Kadın Kolları döneminde ise Fatma Köse ve Hilal Dokuzcan ile birlikte basın ve iletişim danışmanlığı görevlerini yürüttü.

Annesiz büyümenin yarattığı duygusal boşluk ise hayatında zamanla farklı bir anlam kazandı. CHP Kadın Kolları danışmanlığı yaptığı yıllarda Türkiye’nin 81 ilinde yüzlerce kadınla güçlü bağlar kurdu. Onları her fırsatta “Gönüllü Annelerim” diye anmaya başladı. O kadınlar da Mustafa Esmer’i bağırlarına bastı. Böylece hayat, ona eksik bıraktığını başka bir biçimde armağan etmiş oldu.

Gazetecilik yolculuğu onu Türkiye’nin önemli medya ve kültür insanlarıyla da bir araya getirdi. Duayen gazeteci Uğur Dündar ile aynı ortamları paylaşırken, halk müziğinin büyük ustalarından Musa Eroğlu ile kurduğu dostluk çevresinde bilinen güçlü bir bağa dönüştü. Haluk Levent ve Zülfü Livaneli gibi sanatçılarla da aktif iletişim içerisindedir. Bunun yanı sıra tıp dünyasında faaliyet gösteren birçok dernekle de çalışmalar yürüttü.

Bugün Mustafa Esmer Cengiz, gazeteciliği yalnızca bir meslek olarak değil, topluma karşı taşıdığı bir sorumluluk olarak görmektedir. Mersin’de yayımlanan Mersin Olay Gazetesi’nin imtiyaz sahibi olarak gazetecilik faaliyetlerini sürdürmekte ve köşe yazılarıyla kamuoyuna seslenmeye devam etmektedir.

Aynı zamanda kendi yaşam hikâyesinden izler taşıyan bir kitap üzerinde çalışmaktadır. Kitabının adı, çocukluk yıllarının içinden gelen derin bir duayı hatırlatır: “Lütfen Tanrım, Anneme Sarıl Üşümesin.”

Bu kitap yalnızca bir yaşam öyküsü olmayacaktır. Aynı zamanda annesiz büyüyen bir çocuğun, hayata tutunmayı öğrenen bir gazetecinin ve insan hikâyelerini yüreğinde taşıyan usta bir kalemin anlatısı olacaktır.

Mustafa Esmer Cengiz yalnızca yazmakla yetinmeyen bir gazetecidir. Uyuşturucuyla mücadele konusunda aktif çalışmalar yürütmüş, toplumun dışına itilen insanların yeniden hayata kazandırılması için çaba göstermiştir. Sokakta yaşayan ve çalışan insanların daima yanında olmuş, onların hikâyelerine yalnızca tanıklık etmekle kalmamış, hayatlarına dokunmaya çalışmıştır.

Belgesel çalışmaları da bu duyarlılığın bir yansımasıdır. Yüzlerce gönüllü annesi olmasına rağmen, hayatında özel bir yeri olan bir isim vardı: “Cimcime Anne.” Genel evde çalışan kadınların hayat hikâyelerini anlatan belgesellerinde yer verdiği bu kadın, hayatını peçete satarak sürdüren bir sokak emekçisiydi. Belki de onu en çok etkileyen şey, Cimcime Anne’nin de bir yetim olmasıydı. Bu ortak kader, iki insanın hayatını görünmez bir bağla birbirine bağladı.

Sokak haberlerini büyük bir dikkat ve sevgiyle takip eden Mustafa Esmer, sokak muhabirliğini gazeteciliğin en samimi alanlarından biri olarak görür. Sokak onun için yalnızca haber kaynağı değil, hayatın kendisidir. Özellikle kadınların hikâyeleri onu derinden etkiler. Ancak o bu hikâyeleri yalnızca dinleyip yazmakla yetinmez; çoğu zaman o hikâyelerin takipçisi ve savunucusu da olur.

Yakın zamanda geçirdiği bir kaza, Mustafa Esmer Cengiz’in hareket alanını daralttı. Ancak kapısı hiç kapanmadı. Dostları, okurları ve hayatına dokunduğu insanlar birer birer onu ziyarete geliyor. Çünkü bazı insanlar yürüyemese de umut yürütür; Mustafa Esmer’in odasında da işte o umut dolaşıyor.

Her koşulda umudu cesurca heybesinde taşıyan bir insandır Mustafa Esmer Cengiz. Sokakların abisi, kadınların küçük kardeşi, sanat dünyasının dostu, çiçeklerin, ağaçların ve hayvanların gönül yoldaşı…

İyi ki varsın Mustafa Esmer Cengiz…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kalpgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.