SEVGİ YÜKLÜ TAŞ EVLER VE DUMANI TÜTEN ATA EVİ
8 kardeşin doğup büyüdüğü taş evi, Mustafa Cansız ağabeyim restora ediyor.Ha gayet, ha gayret. Kader gayrete aşıkmış. İç ve dış onarımını bitirmek üzere. Arkasından bir de çevre düzenlemesi. Al sana Cansızoğlu taş konutu. Mustafa ağabeyimin bir elinde zanaatkarlık var, öbür elinde sanatkarlık...
SEVGİ YÜKLÜ TAŞ EVLER
Davlumbazlı ocağı
İçi insan sıcağı
Her köşesi bucağı
Ana ata kucağı
Sevgi yüklü taş evler
Yitip giden düş evler
Düğme işli duvarı
Sedir kokar anbarı
Ala çuval ıstarı
Sevda gönül pınarı
Sevgi yüklü taş evler
Yitip giden düş evler
Damga damga kilimi
Geçmiş zaman dilimi
Sözlü kültür bilimi
Yurt eylemiş ilimi
Sevgi yüklü taş evler
Yitip giden düş evleri
Konukları yücesi
Masal sohbet gecesi
Gelin güvey ecesi
Göçüp gitmiş nicesi
Sevgi yüklü taş evler
Yitip giden düş evler
Nerde olsa yöresi
Sevgi saygı töresi
Kimin gelmez göresi
Keşke her can öresi
Sevgi yüklü taş evler
Yitip giden düş evler
Kuş kurt öten dağını
Şıra akan bağını
Kekik kokan yağını
Aşkla bekler çağını
Sevgi yüklü taş evler
Yitip giden düş evler
Şiir: Himmet Cansız
TAŞI GEDİĞİNE KOYMAK
Tarlanın taşlısı kızların saçlısı güzel olur.
Deyim. Bu deyimi ilk kez rahmetli babamdan işittim.Güz çifti yüzden yaz çifti dizden sürülür
Deyim.Bu deyimi de ilk kez rahmeti anamdan işittim.
TAŞI GEDİĞİNE KOYMAK
Tarlanın taşlısı kızların saçlısı güzel olur.
Bir güz günü. Ekim ve dikim zamanı geldi. Hazırlık başladı. Arpa, buğday, yulaf ekilecek.
Güzel bir türkümüzün de dediği gibi:
"Arpa buğday çeç olur güzeller güleç olur.."
Babam atı koştu. Anam tarlaya tohum ekiyor. Tarla taşlık, kıraç. Yerel halk ağzına göre söylersek; keleme, gen toprak. Sür sürebilirsen. Bu tür toprakta sabanı değme at çekemez.
Babam:
"Ya Allah Bismillah" deyip sabanın sapına yapıştı yapışmasına ama; tarla taşlı, toprak gen, keleme, kaya gibi sert mi sert. Bir yandan ayrık otu, öbür yandan çipcik otu, inadına sarmış mı tarlayı. Sür sürebilirsen. At sabanı çekmekte zorlanıyor. Zorlandıkça; gah sağa, gah sola purçunluyor at. Purçunladıkça da ciziden çıkıyor. Doğrusu biraz da işin hilesine kaçıyor.
Babamın elinde çıprak (ince uzun bir sopa), ciziden çıkan atı, yeniden ciziye sokup, usulca ata çıprağı vurup:
"Dah oğlum dağ, önümüz kar kış, cor çocuk ekmek ister, aş ister dah .." diyor.
Tarla da tarla değil ki mübarek, taş ocağı.
Babam:
"Oğlum Himmet, iri taşları topla, ana (uç, tarla sınırı) taşı."Bir topla, on topla, yüz topla. Bitmek bilmiyor taşlar. Taşı babam taşı. Daha küçük bir çocuğum. Yoruldum. 'Böyle tarla mı olur baba ya!' dedim.
Babam:
"Tarlanın taşlısı, kızların saçlısı güzel olur oğlum. Taşlı tarla üreyikli (dişil/doğurgan) olur." deyince, 'kızların saçlısına sözüm yok da, tarlanın taşlısı nasıl güzel olur baba' dedim. Eldeki tarla bu. Napsın gariban. Zügürt tesellisi işte.Taş demişken aklıma geliverdi. Memlekette doğru dürüst taş ustası da kalmadı. Bizim taşlı tarlanın taşlarıdan güzel ev olur.Taşın kırk yüzü var demiş atalar. Deneyimli becerikli bir taş ustası, en uygun bölüme, en uygun yüzü bulup, yerli yerine yerleştirir. İyi bir taş ustası taşı gediğine koyandır. Gerek toplumsal yaşamda, gerek siyasal alanda taşı gediğine koyan ünlü ustalar vardır. Onları da sevgiyle saygıyla analım. Laf aramızda, taşı gediğine koyma konusunda ben de fena sayılmam. Edepli, töreli, uygar bir insanız. Taş taşır laf taşımayız da, ancak; heybemizde epeyce de taş birikti.
Vakti zamanı gelince gediğine koyacağız taşları...
ANA ATA EVİMİZDE DUMAN TÜTÜYOR
Ev yapanla evlenene Tanrı yardımcı olurmuş.
Rahmetli anamla babamın taşlarını sırtlarında taşıyarak; dişleriyle, tırnalarıyla yaptırdığı taş ev. Sekiz karındaşın doğup büyüdüğü evimiz. Ana ata andacı. Andacı korumak hayırlı evlat olmanın gereği. Mustafa abiğim restore ediyor.
Ha gayet, ha gayret. Kader gayrete aşıkmış. İç ve dış onarımını bitirmek üzere. Arkasından bir de çevre düzenlemesi. Al sana Cansızoğlu taş konutu. Deyimi yerindeyse Mustafa ağabeyimin bir eli zanaatkar, öbür elinde sanatkar.
Bilenler bilir. Mustafa abiğim bir süre TRT Antalya Radyosu müdürlüğü de yaptı. Önemli olan halkça önemsenen kamusal bir konuma gelmek değil. Önemli olan yaptın iş her ne ise, o işin hakkını verebilmektir.
Yazı ve şiir: Himmet Cansız
Ekleme
Tarihi: 27 Ağustos 2026 -Perşembe
SEVGİ YÜKLÜ TAŞ EVLER VE DUMANI TÜTEN ATA EVİ
8 kardeşin doğup büyüdüğü taş evi, Mustafa Cansız ağabeyim restora ediyor.Ha gayet, ha gayret. Kader gayrete aşıkmış. İç ve dış onarımını bitirmek üzere. Arkasından bir de çevre düzenlemesi. Al sana Cansızoğlu taş konutu. Mustafa ağabeyimin bir elinde zanaatkarlık var, öbür elinde sanatkarlık...
SEVGİ YÜKLÜ TAŞ EVLER
Davlumbazlı ocağı
İçi insan sıcağı
Her köşesi bucağı
Ana ata kucağı
Sevgi yüklü taş evler
Yitip giden düş evler
Düğme işli duvarı
Sedir kokar anbarı
Ala çuval ıstarı
Sevda gönül pınarı
Sevgi yüklü taş evler
Yitip giden düş evler
Damga damga kilimi
Geçmiş zaman dilimi
Sözlü kültür bilimi
Yurt eylemiş ilimi
Sevgi yüklü taş evler
Yitip giden düş evleri
Konukları yücesi
Masal sohbet gecesi
Gelin güvey ecesi
Göçüp gitmiş nicesi
Sevgi yüklü taş evler
Yitip giden düş evler
Nerde olsa yöresi
Sevgi saygı töresi
Kimin gelmez göresi
Keşke her can öresi
Sevgi yüklü taş evler
Yitip giden düş evler
Kuş kurt öten dağını
Şıra akan bağını
Kekik kokan yağını
Aşkla bekler çağını
Sevgi yüklü taş evler
Yitip giden düş evler
Şiir: Himmet Cansız
TAŞI GEDİĞİNE KOYMAK
Tarlanın taşlısı kızların saçlısı güzel olur.
Deyim. Bu deyimi ilk kez rahmetli babamdan işittim.Güz çifti yüzden yaz çifti dizden sürülür
Deyim.Bu deyimi de ilk kez rahmeti anamdan işittim.
TAŞI GEDİĞİNE KOYMAK
Tarlanın taşlısı kızların saçlısı güzel olur.
Bir güz günü. Ekim ve dikim zamanı geldi. Hazırlık başladı. Arpa, buğday, yulaf ekilecek.
Güzel bir türkümüzün de dediği gibi:
"Arpa buğday çeç olur güzeller güleç olur.."
Babam atı koştu. Anam tarlaya tohum ekiyor. Tarla taşlık, kıraç. Yerel halk ağzına göre söylersek; keleme, gen toprak. Sür sürebilirsen. Bu tür toprakta sabanı değme at çekemez.
Babam:
"Ya Allah Bismillah" deyip sabanın sapına yapıştı yapışmasına ama; tarla taşlı, toprak gen, keleme, kaya gibi sert mi sert. Bir yandan ayrık otu, öbür yandan çipcik otu, inadına sarmış mı tarlayı. Sür sürebilirsen. At sabanı çekmekte zorlanıyor. Zorlandıkça; gah sağa, gah sola purçunluyor at. Purçunladıkça da ciziden çıkıyor. Doğrusu biraz da işin hilesine kaçıyor.
Babamın elinde çıprak (ince uzun bir sopa), ciziden çıkan atı, yeniden ciziye sokup, usulca ata çıprağı vurup:
"Dah oğlum dağ, önümüz kar kış, cor çocuk ekmek ister, aş ister dah .." diyor.
Tarla da tarla değil ki mübarek, taş ocağı.
Babam:
"Oğlum Himmet, iri taşları topla, ana (uç, tarla sınırı) taşı."Bir topla, on topla, yüz topla. Bitmek bilmiyor taşlar. Taşı babam taşı. Daha küçük bir çocuğum. Yoruldum. 'Böyle tarla mı olur baba ya!' dedim.
Babam:
"Tarlanın taşlısı, kızların saçlısı güzel olur oğlum. Taşlı tarla üreyikli (dişil/doğurgan) olur." deyince, 'kızların saçlısına sözüm yok da, tarlanın taşlısı nasıl güzel olur baba' dedim. Eldeki tarla bu. Napsın gariban. Zügürt tesellisi işte.Taş demişken aklıma geliverdi. Memlekette doğru dürüst taş ustası da kalmadı. Bizim taşlı tarlanın taşlarıdan güzel ev olur.Taşın kırk yüzü var demiş atalar. Deneyimli becerikli bir taş ustası, en uygun bölüme, en uygun yüzü bulup, yerli yerine yerleştirir. İyi bir taş ustası taşı gediğine koyandır. Gerek toplumsal yaşamda, gerek siyasal alanda taşı gediğine koyan ünlü ustalar vardır. Onları da sevgiyle saygıyla analım. Laf aramızda, taşı gediğine koyma konusunda ben de fena sayılmam. Edepli, töreli, uygar bir insanız. Taş taşır laf taşımayız da, ancak; heybemizde epeyce de taş birikti.
Vakti zamanı gelince gediğine koyacağız taşları...
ANA ATA EVİMİZDE DUMAN TÜTÜYOR
Ev yapanla evlenene Tanrı yardımcı olurmuş.
Rahmetli anamla babamın taşlarını sırtlarında taşıyarak; dişleriyle, tırnalarıyla yaptırdığı taş ev. Sekiz karındaşın doğup büyüdüğü evimiz. Ana ata andacı. Andacı korumak hayırlı evlat olmanın gereği. Mustafa abiğim restore ediyor.
Ha gayet, ha gayret. Kader gayrete aşıkmış. İç ve dış onarımını bitirmek üzere. Arkasından bir de çevre düzenlemesi. Al sana Cansızoğlu taş konutu. Deyimi yerindeyse Mustafa ağabeyimin bir eli zanaatkar, öbür elinde sanatkar.
Bilenler bilir. Mustafa abiğim bir süre TRT Antalya Radyosu müdürlüğü de yaptı. Önemli olan halkça önemsenen kamusal bir konuma gelmek değil. Önemli olan yaptın iş her ne ise, o işin hakkını verebilmektir.
Yazı ve şiir: Himmet Cansız
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(1)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
Molla Demirel
(27.08.2026 14:06 -
#209)
Çok güzel ve çok anlamlı bir yazı. Kutlarım Himmet Cansız'ı. Bizim böyle ders veren, dün yaşananları, bilge birikimleri , günümüzle birleştirerek genç nesillere aktaracak yazılara çok ihtiyacımız var. Bu tür yazılar çocukları ve gençleri aşırı ırkçi ve dinçi tahrikatlardan uzak tutar. Geçmişten öğrenerek gelecek için iyi işler ö meslekler yapmaya yönlenmelerine yardımcı olurlar...
Cansızoğlu Eksik olmayın. Çok teşekkür ederim Mollay bey. Sağ olun. Sevgiler, saygılar...
