Bu yıl haziran ve temmuz aylarında, yaklaşık bir ay boyunca Osmanlı yadigârı olarak gördüğümüz Rumeli/Balkan ülkeleri Kuzey Makedonya, Karadağ Arnavutluk ve Kosova ’yı ziyaret etme imkânı buldum.
Maalesef bu süre içerisinde beni oldukça üzen iki konu oldu.
Birincisi; bundan yaklaşık beş yıl önce bir Türk lirası yaklaşık 0,15 dinar seviyesindeyken, bugün neredeyse 1 Türk lirası 1 dinar seviyesine gelmiş durumda. 2000’li yılların başında 1.000 TL verdiğimizde 7-8 bin dinar alıyor, harca harca bitiremiyorduk. Aradan geçen 25 yılın ardından paramızın geldiği nokta gerçekten düşündürücü. 1.000 yeni TL karşılığı bugün yaklaşık 1.000 dinar seviyesine gelmiş; üstelik Türk lirası artık bu ülkelerde günlük alışverişlerde neredeyse hiç geçmiyor.
Son 25 yıllık AKP iktidarı döneminde paramızın bu denli değer kaybettiğini, yurt dışında bulunduğumuz sırada çok daha çarpıcı bir şekilde hissettik. Paramızın bu ülkelerin para birimleri karşısındaki değer kaybını yerinde görmek gerçekten üzücüydü.
İkinci konu ise daha da düşündürücüydü.
Dünyanın en gelişmiş yirmi ekonomisinden biri olmakla övünmemize rağmen, Evlad-ı Fatihan’ın yaşadığı Rumeli topraklarında marketlerde, lokantalarda, alışveriş merkezlerinde, dükkânlarda, hatta seyyar satıcılarda bile Euro’nun geçerli olduğunu gördüm. Üstelik fiyatların büyük ölçüde istikrarlı olması ve enflasyonun ülkemize kıyasla çok daha düşük seviyelerde seyretmesi dikkatimi çekti.
Ülkem adına üzüldüm. Yirmi beş yıl içerisinde, bir zamanlar ekonomik olarak çok daha gerisinde gördüğümüz bu ülkelere kıyasla bile ne kadar gerilediğimizi ve fakirleştiğimizi yerinde görmek insanı ister istemez düşündürüyor.
Ülkemizde ise televizyon ekranlarının sağ alt köşesinde her gün Euro’nun, Dolar’ın ve altının fiyatındaki değişimleri takip ediyor; “Acaba bugün Euro düştü mü, çıktı mı?” diye merakla izliyoruz.
Gerçek şu ki Euro ve Dolar karşısında paramızın değeri sürekli eriyor. Biz de bunun farkına çoğu zaman ancak yurt dışına çıktığımızda varıyoruz. Harcamalarımızda bu değer kaybını acı bir şekilde hissediyoruz.
Liderlerin söylemleriyle yurt dışında karşılaştığımız ekonomik gerçekler ise maalesef birbirinden çok farklı çıktı.
Umarım ülkemizde de döviz kurlarının istikrara kavuştuğu, ekonomimizin güçlendiği, paramızın yeniden değer kazandığı ve hepimizin geleceğe daha büyük bir güvenle baktığı güzel ve mutlu günleri hep birlikte yaşarız.
Selam ve sevgilerimle.
