12 Mart: Bir Milletin Ruhu – İstiklâl Marşı

GÜNDEM 11.03.2026 - 18:19, Güncelleme: 11.03.2026 - 18:19
 

12 Mart: Bir Milletin Ruhu – İstiklâl Marşı

O, milletin içinden çıkmış; Anadolu’nun yangın yerini görmüş, yoksulluğunu, mücadelesini yaşamış ve bu ruhu dizelere dökmüştür.
12 Mart: Bir Milletin Ruhu – İstiklâl Marşı   Bir milletin kaderini değiştiren zamanlar vardır. O zamanlar yalnızca savaşlarla değil, kalemle, inançla ve ruhla da yazılır. İşte 12 Mart, Türk milletinin yalnızca bir marşı kabul ettiği gün değil; bağımsızlık ruhunu bütün dünyaya haykırdığı bir tarihtir.   Mehmet Akif Ersoy, yalnızca büyük bir şair değil, aynı zamanda milletinin acısını, imanını ve direncini kalemine taşıyan bir fikir ve gönül adamıdır. O, milletin içinden çıkmış; Anadolu’nun yangın yerini görmüş, yoksulluğunu, mücadelesini yaşamış ve bu ruhu dizelere dökmüştür.   İstiklâl Marşı, sıradan bir şiir değildir. O, işgal altındaki bir vatanın umudu, cephede savaşan Mehmetçiğin yüreği, anaların duası ve bir milletin özgürlük yemini olmuştur.   1921 yılının o zor günlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde okunan bu şiir, yalnızca alkışlarla değil, gözyaşlarıyla karşılanmıştır. Çünkü herkes biliyordu ki bu dizeler bir kalemin değil, bir milletin kalbinin sesiydi.   Mehmet Akif, yazdığı bu büyük eserin karşılığında verilen ödülü kabul etmemiştir. Çünkü onun için bu şiir bir ödül değil, milletine karşı bir borçtu. “Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın” sözü ise o günlerin acısını ve bağımsızlığın ne kadar kıymetli olduğunu anlatan en güçlü ifadedir.   İstiklâl Marşı’nın her mısrasında iman, cesaret ve özgürlük vardır.   “Korkma!” diye başlayan bu marş, aslında bir milletin kaderine yazılmış bir özgürlük çağrısıdır.   Bugün bize düşen görev ise o ruhu anlamak ve yaşatmaktır. Çünkü İstiklâl Marşı yalnızca geçmişin hatırası değil; aynı zamanda geleceğe bırakılmış bir emanettir.   12 Mart, bir şiirin kabul edildiği gün değil; bir milletin ruhunun tarih sayfalarına kazındığı gündür.   12 Mart 1921…Bir şiirden fazlası, bir milletin imanıdır. İstiklâl Marşı, Türk milletinin özgürlük yemini; Mehmet Akif Ersoy ise bu ruhun kalemidir.   Bu vesileyle milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; İstiklâl Marşı’nın taşıdığı bağımsızlık ve inanç ruhunu her zaman yaşatmayı diliyorum.   Dilber KÖSE    
O, milletin içinden çıkmış; Anadolu’nun yangın yerini görmüş, yoksulluğunu, mücadelesini yaşamış ve bu ruhu dizelere dökmüştür.
 
Bir milletin kaderini değiştiren zamanlar vardır. O zamanlar yalnızca savaşlarla değil, kalemle, inançla ve ruhla da yazılır. İşte 12 Mart, Türk milletinin yalnızca bir marşı kabul ettiği gün değil; bağımsızlık ruhunu bütün dünyaya haykırdığı bir tarihtir.
 
Mehmet Akif Ersoy, yalnızca büyük bir şair değil, aynı zamanda milletinin acısını, imanını ve direncini kalemine taşıyan bir fikir ve gönül adamıdır. O, milletin içinden çıkmış; Anadolu’nun yangın yerini görmüş, yoksulluğunu, mücadelesini yaşamış ve bu ruhu dizelere dökmüştür.
 
İstiklâl Marşı, sıradan bir şiir değildir. O, işgal altındaki bir vatanın umudu, cephede savaşan Mehmetçiğin yüreği, anaların duası ve bir milletin özgürlük yemini olmuştur.
 
1921 yılının o zor günlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde okunan bu şiir, yalnızca alkışlarla değil, gözyaşlarıyla karşılanmıştır. Çünkü herkes biliyordu ki bu dizeler bir kalemin değil, bir milletin kalbinin sesiydi.
 
Mehmet Akif, yazdığı bu büyük eserin karşılığında verilen ödülü kabul etmemiştir. Çünkü onun için bu şiir bir ödül değil, milletine karşı bir borçtu. “Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın” sözü ise o günlerin acısını ve bağımsızlığın ne kadar kıymetli olduğunu anlatan en güçlü ifadedir.
 
İstiklâl Marşı’nın her mısrasında iman, cesaret ve özgürlük vardır.
 
“Korkma!” diye başlayan bu marş, aslında bir milletin kaderine yazılmış bir özgürlük çağrısıdır.
 
Bugün bize düşen görev ise o ruhu anlamak ve yaşatmaktır.
Çünkü İstiklâl Marşı yalnızca geçmişin hatırası değil; aynı zamanda geleceğe bırakılmış bir emanettir.
 
12 Mart, bir şiirin kabul edildiği gün değil; bir milletin ruhunun tarih sayfalarına kazındığı gündür.
 
12 Mart 1921… Bir şiirden fazlası, bir milletin imanıdır.
İstiklâl Marşı, Türk milletinin özgürlük yemini; Mehmet Akif Ersoy ise bu ruhun kalemidir.
 
Bu vesileyle milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; İstiklâl Marşı’nın taşıdığı bağımsızlık ve inanç ruhunu her zaman yaşatmayı diliyorum.
 
Dilber KÖSE
 
 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.