MEMUR DA İNSAN, İŞÇİ DE İNSAN ! NEDEN FARKLI İZİN ?
MEMUR DA İNSAN, İŞÇİ DE İNSAN ! NEDEN FARKLI İZİN ?
Aynı Acı, Aynı Sevinç; Peki Neden Farklı İzin Hakları? Ülkemizde memurlar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na, işçiler ise 4857 sayılı İş Kanunu'na tabidir.
MEMUR DA İNSAN, İŞÇİ DE İNSAN ! NEDEN FARKLI İZİN ?
Aynı Acı, Aynı Sevinç; Peki Neden Farklı İzin Hakları?
Bir yakınımızı kaybettiğimizde, çocuğumuz dünyaya geldiğinde ya da evlilik gibi hayatımızın en önemli günlerinde hepimizin ortak ihtiyacı biraz zamandır.
Ancak çalışma hayatında bu zamanın ne kadar olacağı, memur mu yoksa işçi mi olduğumuza göre değişiyor.
Ülkemizde memurlar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na, işçiler ise 4857 sayılı İş Kanunu'na tabidir.
Bu nedenle izin hakları da birbirinden farklı düzenlenmiştir.
Yıllık İzinlerde Durum Nedir?
İşçiler için (4857 Sayılı İş Kanunu):
- 1 ila 5 yıl arası çalışanlar: En az 14 gün,
- 5 ila 15 yıl arası çalışanlar: En az 20 gün,
- 15 yıl ve üzeri çalışanlar: En az 26 gün yıllık ücretli izin kullanabilir.
Ayrıca 18 yaşından küçük ve 50 yaşından büyük çalışanların yıllık izinleri 20 günden az olamaz.
Memurlar için (657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu):
- 1 ila 10 yıl hizmeti olanlar: 20 gün,
- 10 yıldan fazla hizmeti olanlar: 30 gün yıllık izin hakkına sahiptir.
Zorunlu hâllerde memurlara gidiş ve dönüş için toplam 4 güne kadar yol izni de verilebilmektedir.
Evlilik ve Ölüm İzinlerinde Büyük Fark Var
Bir işçi ile bir memurun aynı gün evlendiğini düşünelim.
- İşçiye 3 gün,
- Memura 7 gün izin verilmektedir.
Yakınlarını kaybeden çalışanlar için de durum benzerdir.
Anne, baba, eş, çocuk veya kardeşin vefatında;
- İşçilere 3 gün,
- Memurlara 7 gün izin verilmektedir.
Peki, cenaze başka bir şehirdeyse?
Antalya'da yaşayan bir çalışanın annesinin Kars'ta vefat ettiğini düşünelim.
Uçak bileti bulması, yolculuk yapması, cenaze işlemlerine katılması ve geri dönmesi için üç gün yeterli olabilir mi?
Acı aynıyken, izin sürelerinin farklı olması kamuoyunda sıkça tartışılan konulardan biridir.
Doğum İzinlerinde Durum Nasıl?
Kadın çalışanlar için doğumdan önce ve sonra toplam 16 haftalık analık izni bulunmaktadır.
Ancak babalık izinlerinde yine farklılık söz konusudur.
- İşçi babalara 5 gün,
- Memur babalara ise 10 gün izin verilmektedir.
Bir bebeğin ilk günleri her anne ve baba için çok kıymetlidir.
Bebeğin, anne ve babasının hangi kurumda çalıştığını bilmesi elbette mümkün değildir.
Hangi Yakınlarımız İçin Ölüm İzni Var?
Kanunlarımızda;
- Eş,
- Anne,
- Baba,
- Çocuk,
- Kardeş, için mazeret ve ölüm izni açıkça düzenlenmiştir.
Ancak;
- Kayınvalide,
- Kayınpeder,
- Hala,
- Dayı,
- Teyze,
- Amca,
- Dede ve nine, gibi yakınlarımızın vefatında kanunen zorunlu ücretli izin hakkı bulunmamaktadır.
Bazı kurumlar ve iş yerleri toplu iş sözleşmeleri veya kurum içi uygulamalarla ek izin verebilmektedir.
Düşünelim...
İki kadın çalışan aynı gün doğum yapıyor.
Birisi memur, diğeri işçi...
İki çalışanın da annesi aynı gün vefat ediyor.
Birisi memur, diğeri işçi...
İki baba, yeni doğan bebeklerini ilk kez kucaklarına alıyor.
Birisi 5 gün, diğeri 10 gün izin kullanabiliyor.
Oysa doğumun sevinci de, cenazenin hüznü de hepimiz için aynıdır.
Kanunlarımız çalışanların statülerini farklı düzenleyebilir.
Ancak insanın acısı da sevinci de ortak ve eşittir.
Belki de artık çalışma hayatında şu soruyu daha yüksek sesle sormanın zamanı gelmiştir:
"Acının memuru, işçisi olur mu?"
İzin süreleri yalnızca mevzuatın konusu değildir.
Aynı zamanda vicdanın, sosyal devlet anlayışının ve insan onurunun da bir parçasıdır.
Çalışanlarımızın aile hayatını, sevinçlerini ve acılarını gözeten daha kapsayıcı düzenlemeler, toplumun ortak beklentilerinden biridir.
Çünkü insan olmak, hangi kanuna tabi olduğumuzdan çok daha kıymetlidir.
Yıllık izin paraya çevrilemez. Çalışanın işten ayrılması halinde kullanmadığı yıllık izinler varsa işveren bu izin süreleri için ödeme yapar.
Yargıtay kararına göre, yıllık izin hesaplamalarında hafta tatiline denk gelen günler izin süresinden düşülemeyecek. Karar, iş sözleşmesi sonlansa dahi eksik hesaplanan izin sürelerinin ücret olarak ödenmesini zorunlu kılıyor....
EVET Bir ÇAĞRI VAR !!!
Günümüz çalışma hayatının ihtiyaçları göz önüne alındığında, izin haklarının yeniden değerlendirilmesi mümkün değil midir?
Türkiye Büyük Millet Meclisi'mizdeki milletvekillerimiz, ilgili bakanlıklarımız ve sendikalarımız bir araya gelerek memur ve işçilerimizin mazeret izinleri konusunda daha adil ve insan odaklı düzenlemeler yapamaz mı?
Acının, sevincin ve aile bağlarının statüsü olmaz. Belki de artık çalışma hayatında "eşitlik ve insanlık" temelinde yeni bir düzenleme yapmanın zamanı gelmiştir.
"Çünkü insanın gözyaşı ne 657 sayılı Kanun'u bilir ne de 4857 sayılı İş Kanunu'nu..."
Araştırmacı Tarihçi - Yazar
Dilber Köse
Antalya HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
