Antalya’ya Gelen Işık: 6 Mart 1930
GÜNDEM
06.03.2026 - 17:32, Güncelleme:
06.03.2026 - 17:53
Antalya’ya Gelen Işık: 6 Mart 1930
Bugün, Antalya’nın kalbinde hâlâ aynı heyecanla hatırlanan o günün 96. yıl dönümünü idrak ediyoruz.
Antalya’ya Gelen Işık: 6 Mart 1930
Cumhuriyet tarihimizin en anlamlı hatıralarından biri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu’yu karış karış dolaşarak milletle buluştuğu yurt gezileridir.
Bu gezilerden biri de Antalya’nın hafızasında silinmez bir iz bırakan 6 Mart 1930 tarihidir.
Bugün, Antalya’nın kalbinde hâlâ aynı heyecanla hatırlanan o günün 96. yıl dönümünü idrak ediyoruz.
1930 yılının Mart ayının başlarında Atatürk İzmir’de bulunuyordu. Kışın sert geçtiği günlerde, Akdeniz’in ılık ikliminde kısa bir süre dinlenmeyi planladı. 4 Mart 1930’da İzmir’den Aydın treni ile yola çıktı, 5 Mart’ta Aydın’a, aynı akşam Denizli’ye ulaştı. Ardından Isparta ve Burdur üzerinden ilerleyen bu yolculuk, 6 Mart 1930 günü saat 16.00’da Antalya’da son buldu.
Atatürk’ün geleceği haberi şehirde adeta bayram havası estirmişti. Sokaklar temizlenmiş, yollar aydınlatılmış, pek çok noktaya zafer takları kurulmuştu. Kepez’den şehir merkezine kadar yolun iki yanı halkla dolmuştu. Gazi’nin otomobili göründüğünde gökyüzünü dolduran sesler tek bir cümlede birleşmişti:
“Hoş geldin! Sefalar getirdin! Yaşa, var ol Gazi!”
Atatürk, o gün Antalyalıların gönlünde yalnızca bir devlet adamı olarak değil; milletin kaderini değiştiren bir lider olarak karşılandı. Onun Antalya’daki ilk konaklama yeri ise Yeni Kapı’daki Valiliğe ait iki katlı köşktü.
Antalyalılar köşkü el birliğiyle sade fakat tertemiz eşyalarla donatmış, Ata’larını en güzel şekilde ağırlamak istemişti.
Atatürk Antalya’da bulunduğu günlerde yalnızca dinlenmedi. Şehri gezdi, halkla konuştu, tarımı, ekonomiyi ve tarihi eserleri inceledi. 7 Mart 1930’da şehirde incelemelerde bulundu; Türk Ocağı’nı ziyaret ederek kültürel çalışmalar hakkında bilgi aldı.
8 Mart günü ise Antalya’nın doğal güzelliklerini görmek üzere Arapsuyu ve sahil çevresinde incelemelerde bulundu. O gün, bugün Lara yolu üzerinde bulunan Rumkuş mevkiine gidildi.
Atatürk, karşı kıyıları, Akdeniz’in sonsuz maviliğini ve karla kaplı Beydağları’nı uzun süre seyretti. Ardından tarihe geçen o sözünü söyledi:
“Hiç şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir.”
Bulunduğu yerin adının “Rumkuş” olduğunu öğrendiğinde ise şu düşüncesini dile getirdi: Türk topraklarında yer adlarının Türkçe olması gerektiğini söyleyerek buranın adının “Erenkuş” olmasını istedi.
Atatürk’ün Antalya’daki ziyaretleri yalnızca doğa ile sınırlı değildi. 9 Mart 1930’da Serik’teki Aspendos Antik Tiyatrosu’nu ziyaret etti. Tarih ve kültüre büyük önem veren Atatürk, tiyatronun mimarisini büyük bir dikkatle inceleyerek dünyadaki benzerleriyle karşılaştırdı.
Ardından çok önemli bir talimat verdi: Aspendos derhal onarılmalı ve korunmalıydı.
Bugün Aspendos’un dünyaca ünlü bir kültür mirası olarak ayakta durmasında bu talimatın payı büyüktür.
Atatürk’ün Antalya sevgisi sadece bu ziyaretle sınırlı kalmadı.
10 Şubat 1931’de ve 18 Şubat 1935’te Antalya’ya yeniden geldi. Her gelişinde halkın sevgi gösterileri aynı coşku ile devam etti.
O günlerde kendisine tahsis edilen köşk ise bugün Antalya Atatürk Evi Müzesi olarak ziyaretçilere kapılarını açmaktadır.
1986’dan bu yana hizmet veren müze, Atatürk’ün Antalya hatıralarını yaşatan önemli bir kültür mekânıdır.
Atatürk bir sözünde şöyle der:
“Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, duygularımı anlıyorsanız bu yeterlidir.”
Bugün Antalya’nın gelişen turizmi, korunan tarihi mirası ve büyüyen şehir kültürü, aslında Atatürk’ün işaret ettiği o çağdaş ufkun bir yansımasıdır.
Onun Antalya’ya bakarken gördüğü güzellik yalnızca doğa değildi; aynı zamanda geleceğe inanan bir milletin potansiyeliydi.
Bugün bize düşen görev ise o mirası korumaktır.
Antalya’nın doğasını, tarihini ve kültürünü yaşatmak; Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkmaktır.
Aradan 96 yıl geçti.
Ama o gün Kepez’den şehre uzanan yollarda yankılanan ses hâlâ Antalya’nın hafızasında yaşamaktadır:
“Hoş geldin Atam…”
Ve biz bugün aynı sevgiyle sesleniyoruz:
Antalya’ya hoş geldin Atam…
İzlerin hâlâ bu şehirde, bu topraklarda ve gönüllerimizde yaşıyor.
Atatürk Fotorafı Alıntı
Dilber KÖSE
Bugün, Antalya’nın kalbinde hâlâ aynı heyecanla hatırlanan o günün 96. yıl dönümünü idrak ediyoruz.
Antalya’ya Gelen Işık: 6 Mart 1930
Cumhuriyet tarihimizin en anlamlı hatıralarından biri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu’yu karış karış dolaşarak milletle buluştuğu yurt gezileridir.
Bugün, Antalya’nın kalbinde hâlâ aynı heyecanla hatırlanan o günün 96. yıl dönümünü idrak ediyoruz.
1930 yılının Mart ayının başlarında Atatürk İzmir’de bulunuyordu. Kışın sert geçtiği günlerde, Akdeniz’in ılık ikliminde kısa bir süre dinlenmeyi planladı. 4 Mart 1930’da İzmir’den Aydın treni ile yola çıktı, 5 Mart’ta Aydın’a, aynı akşam Denizli’ye ulaştı. Ardından Isparta ve Burdur üzerinden ilerleyen bu yolculuk, 6 Mart 1930 günü saat 16.00’da Antalya’da son buldu.
Atatürk’ün geleceği haberi şehirde adeta bayram havası estirmişti. Sokaklar temizlenmiş, yollar aydınlatılmış, pek çok noktaya zafer takları kurulmuştu. Kepez’den şehir merkezine kadar yolun iki yanı halkla dolmuştu. Gazi’nin otomobili göründüğünde gökyüzünü dolduran sesler tek bir cümlede birleşmişti:
“Hoş geldin! Sefalar getirdin! Yaşa, var ol Gazi!”
Atatürk, o gün Antalyalıların gönlünde yalnızca bir devlet adamı olarak değil; milletin kaderini değiştiren bir lider olarak karşılandı. Onun Antalya’daki ilk konaklama yeri ise Yeni Kapı’daki Valiliğe ait iki katlı köşktü.
Antalyalılar köşkü el birliğiyle sade fakat tertemiz eşyalarla donatmış, Ata’larını en güzel şekilde ağırlamak istemişti.
Atatürk Antalya’da bulunduğu günlerde yalnızca dinlenmedi. Şehri gezdi, halkla konuştu, tarımı, ekonomiyi ve tarihi eserleri inceledi. 7 Mart 1930’da şehirde incelemelerde bulundu; Türk Ocağı’nı ziyaret ederek kültürel çalışmalar hakkında bilgi aldı.
8 Mart günü ise Antalya’nın doğal güzelliklerini görmek üzere Arapsuyu ve sahil çevresinde incelemelerde bulundu. O gün, bugün Lara yolu üzerinde bulunan Rumkuş mevkiine gidildi.
Atatürk, karşı kıyıları, Akdeniz’in sonsuz maviliğini ve karla kaplı Beydağları’nı uzun süre seyretti. Ardından tarihe geçen o sözünü söyledi:
“Hiç şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir.”
Bulunduğu yerin adının “Rumkuş” olduğunu öğrendiğinde ise şu düşüncesini dile getirdi: Türk topraklarında yer adlarının Türkçe olması gerektiğini söyleyerek buranın adının “Erenkuş” olmasını istedi.
Atatürk’ün Antalya’daki ziyaretleri yalnızca doğa ile sınırlı değildi. 9 Mart 1930’da Serik’teki Aspendos Antik Tiyatrosu’nu ziyaret etti. Tarih ve kültüre büyük önem veren Atatürk, tiyatronun mimarisini büyük bir dikkatle inceleyerek dünyadaki benzerleriyle karşılaştırdı.
Ardından çok önemli bir talimat verdi: Aspendos derhal onarılmalı ve korunmalıydı.
Bugün Aspendos’un dünyaca ünlü bir kültür mirası olarak ayakta durmasında bu talimatın payı büyüktür.
Atatürk’ün Antalya sevgisi sadece bu ziyaretle sınırlı kalmadı.
10 Şubat 1931’de ve 18 Şubat 1935’te Antalya’ya yeniden geldi. Her gelişinde halkın sevgi gösterileri aynı coşku ile devam etti.

O günlerde kendisine tahsis edilen köşk ise bugün Antalya Atatürk Evi Müzesi olarak ziyaretçilere kapılarını açmaktadır.
1986’dan bu yana hizmet veren müze, Atatürk’ün Antalya hatıralarını yaşatan önemli bir kültür mekânıdır.
Atatürk bir sözünde şöyle der:
“Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, duygularımı anlıyorsanız bu yeterlidir.”
Bugün Antalya’nın gelişen turizmi, korunan tarihi mirası ve büyüyen şehir kültürü, aslında Atatürk’ün işaret ettiği o çağdaş ufkun bir yansımasıdır.
Onun Antalya’ya bakarken gördüğü güzellik yalnızca doğa değildi; aynı zamanda geleceğe inanan bir milletin potansiyeliydi.
Bugün bize düşen görev ise o mirası korumaktır.
Antalya’nın doğasını, tarihini ve kültürünü yaşatmak; Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkmaktır.
Aradan 96 yıl geçti.
Ama o gün Kepez’den şehre uzanan yollarda yankılanan ses hâlâ Antalya’nın hafızasında yaşamaktadır:
“Hoş geldin Atam…”
Ve biz bugün aynı sevgiyle sesleniyoruz:
Antalya’ya hoş geldin Atam…
İzlerin hâlâ bu şehirde, bu topraklarda ve gönüllerimizde yaşıyor.
Atatürk Fotorafı Alıntı
Dilber KÖSE
Antalya HABERİ
Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
