ATEŞİN ÇOCUKLARI: DEMİRCİLER İÇİ'NDE KALAN SON NEFESLER
ATEŞİN ÇOCUKLARI: DEMİRCİLER İÇİ'NDE KALAN SON NEFESLER
Bugün Sobacılar ve Demirciler Çarşısı Derneği'nin başkan yardımcısı olarak da görev yapan Muslu Satıcı, yılların emeğini birkaç cümleyle özetliyor:
ATEŞİN ÇOCUKLARI: DEMİRCİLER İÇİ'NDE KALAN SON NEFESLER
Antalya'nın kalbinde, Muratpaşa'da nice insanın önünden geçip gittiği bir yer vardır.
Kimileri "Sobacılar Çarşısı" der, kimileri "Demirciler İçi"...
Oysa burası sadece birkaç dükkândan ibaret değildir.
Burası, demirin ateşte yeniden doğduğu, alın terinin sanatla buluştuğu yaşayan bir kültür mirasıdır.
1938 yılından bu yana sıcak ve soğuk demirciliğin sesi yükseliyor bu çarşıdan.
Örsün üzerine düşen çekicin sesi, aslında Anadolu'nun sesidir. Dededen babaya, babadan evlada geçen bir zanaatın sesidir.
Bir zamanlar Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne bağlı olan çarşı, yıllar sonra Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesine geçti.
Esnaf, "Belki belediyeyle birlikte daha güzel günler gelir." diye umut etti...
Fakat geçen yıllar gösterdi ki, birazcık yol kat etsekte, değişen tabelalar ve yaşlarımız oldu.
Hem ikili ilişkiler, hem Derneğinizin sayesinde de metti ve manevi yönde kıpırdamalar olmaya devam ederse de,
Zanaatkarların mücadelesi ise hiç değişmedi....
Kimi dükkanlar küçüldü, kimi ustalar mesleklerini raflara kaldırmak zorunda kaldı.
Kimileri ise deyim yerindeyse, sanatlarını derin dondurucuya koydu.
Çünkü teknoloji gelişirken, el emeği göz nuru sanatlar birer birer kaybolmaya başladı.
Ama hâlâ direnenler var...ve lale sorunlarımız var...
Ocak başında sohbet ettiğimiz isimlerden biri de Muslu Satıcı.
İlk kez duyduğum "Muslu" isminin anlamı da kendisi gibi güçlü ve anlamlı.
Türkçe kökenli olan Muslu; kuvvetli, dayanıklı ve iri yapılı anlamlarını taşıyor.
İsminin hakkını veren bir Anadolu ustası...
Bugün Sobacılar ve Demirciler Çarşısı Derneği'nin başkan yardımcısı olarak da görev yapan Muslu Satıcı, yılların emeğini birkaç cümleyle özetliyor:
"Vergimizi veriyoruz.
İyi vatandaş olmaya devam ediyoruz.
Cebimize katmak yerine çoğu zaman cebimizdekini veriyoruz.
El üstünde tutulması gereken bu sanatımız, maalesef teknolojiyle birlikte yok olma tehlikesi yaşıyor.
Bizler bu zanaat yok olmasın diye mücadele ediyoruz.
Yeni nesillere aktarmak için elimizden geleni yapıyoruz." ...
Peki ne mi yapıyorlar?
Bir orak nasıl yapılır biliyor musunuz?
Önce ateş... Sonra örs... Ardından çekiç... Tekrar ateş... Tekrar çekiç... Sabır... Emek... Alın teri...
Bir satırın, bir tahranın, bir bıçağın arkasında saatlerce süren bir emek vardır.
Müşterinin isteğine göre kimi zaman bir kılıç, kimi zaman bahçe aleti, kimi zaman yıllarca kullanılacak bir el emeği eser ortaya çıkar.
Demircilik yalnızca metal şekillendirmek değildir.
Demire ruh vermektir.
Çarşının tabelasında yazdığı gibi;
"Soğuk ve Sıcak Demircilik - Kaynak Atölyesi - Bıçak ve Satır Bilenir."
İşlerinin özeti birkaç kelime olsa da, aslında anlattıkları yüzlerce yıllık Türk zanaat kültürünün özüdür.
Demircilerin kendilerine ait bir atasözü olmayabilir ama Türk milletinin yüzyıllardır söylediği bir söz vardır:
"İşleyen demir ışıldar."
Bu söz, sanki Demirciler İçi için söylenmiş gibidir.
Çünkü burada tembelliğe yer yoktur.
Muslu Usta'nın söylediği gibi:
"İlkokuldan beri bu çarşıdayım. Çocukluğum, gençliğim ve malum hâlâ çalışmaya devam ediyorum."
Bugün kendime şu soruyu sordum:
Bu çarşının akıbeti ne olacak?
Mesele, Vakıflar mı, belediye mi sorusundan çok daha büyüktür.
Mesele; UNESCO listelerine girecek kadar kıymetli olan geleneksel el sanatlarımızı koruyup koruyamayacağımızdır.

Demirciler İçi, Antalya'nın yaşayan kültürel mirasıdır.
Eğer bugün sahip çıkmazsak, yarın çocuklarımız sobacılığı demirciliği yalnızca tarih kitaplarında okuyacak.
Ateş sönmeden, örs susmadan ve son usta çekicini bırakmadan bu kültüre sahip çıkmak hepimizin görevidir.
Bir gün yolunuz Muratpaşa'daki Sobacılar ve Demirciler Çarşısı'na düşerse, alışveriş yapmak zorunda değilsiniz.
Bir çay için, bir kahve için, iki çift söz etmek için uğrayın.
Çünkü bazen bir ustanın anlattığı hikâye, bir müzede gördüğünüz yüzlerce eserden daha kıymetlidir.
Araştırmacı Tarihçi - Yazar
Dilber Köse
Antalya HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
