Bedenini geleceğin doktorlarının eğitimi için bağışladı

GÜNDEM 04.11.2026 - 21:46, Güncelleme: 04.11.2026 - 21:46
 

Bedenini geleceğin doktorlarının eğitimi için bağışladı

Fethiye’de 77 yaşında hayatını kaybeden Kazım Özüdoğru, bedenini tıp eğitimine bağışladı. Vasiyetiyle MAKÜ’nün ilk beden bağışçısı oldu; öğrencilere ışık tuttu
 İnsan hayatına dokunmanın yalnızca yaşarken yapılan iyiliklerle sınırlı olmadığını gösteren anlamlı bir vasiyet, Burdur'da tıp eğitimi açısından tarihi bir başlangıca dönüştü. Fethiye'de 77 yaşında hayatını kaybeden Kazım Özüdoğru, sağlığında aldığı kararla bedenini tıp öğrencilerinin eğitimine bağışladı. Özüdoğru'nun vasiyeti yerine getirilirken bedeni Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Tıp Fakültesine teslim edildi. Böylece Özüdoğru, fakültenin ilk beden bağışçısı olarak kayıtlara geçti.   Uzun yıllar fırıncılık yapan ve çevresinde sevgiyle 'Kazım Baba' olarak tanınan Özüdoğru'nun bu kararı, yalnızca üniversite için değil, geleceğin hekimlerinin yetişmesi açısından da büyük önem taşıyor. Bir insanın kendi bedenini bilimsel eğitime emanet etmesi, ölümünden sonra da başka insanların hayatına katkı sunmayı mümkün kılan örnek bir davranış olarak dikkat çekiyor.   ORGAN BAĞIŞINDAN FARKLI, GELECEĞE BIRAKILAN BİLİMSEL MİRAS   Kazım Özüdoğru'nun vasiyeti, organ bağışıyla karıştırılmaması gereken özel bir bağış türü olan beden bağışı kapsamında değerlendiriliyor. Organ bağışında amaç, uygun organ ve dokuların ihtiyaç duyan hastalara nakledilmesiyken beden bağışında insan vücudu, tıp öğrencilerinin anatomi eğitiminde ve bilimsel çalışmalarda kullanılmak üzere ilgili fakülteye emanet ediliyor.   Anatomi eğitiminin temel alanlarından biri olan bu uygulama sayesinde hekim adayları insan vücudunun yapısını, organların birbirleriyle ilişkisini ve anatomik özellikleri doğrudan inceleme imkânı buluyor. Teorik derslerde edinilen bilgilerin uygulamayla pekiştirilmesi, öğrencilerin mesleki bilgi ve becerilerinin gelişmesinde önemli rol oynuyor.   MAKÜ TIP FAKÜLTESİNDE ANLAMLI TÖREN   15 Ekim Dünya Anatomi Günü kapsamında düzenlenen törende, Kazım Özüdoğru'nun bedeni ailesinin katılımıyla Tıp Fakültesine teslim edildi. Törene eşi Ayşe Özüdoğru, kızı Burcu Cunneen, torunları, doktoru Barış Gürcü, üniversite yöneticileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.   MAKÜ Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Emine Hilal Şener, törende yaptığı konuşmada beden bağışının anatomi eğitimindeki önemine dikkat çekti. İnsan bedeni üzerinde gerçekleştirilen uygulamalı çalışmaların öğrencilerin anatomiyi daha iyi kavramasına imkân sağladığını belirten Şener, nitelikli anatomi eğitiminin hekim adaylarının mesleki özgüvenini ve klinik başarısını desteklediğini ifade etti.   Türkiye'de beden bağışlarının yeterli düzeyde olmadığını vurgulayan Şener, toplumdaki bilgi eksikliği ve çeşitli çekincelerin bağışların önündeki engeller arasında bulunduğunu söyledi. Bağışlanan bedenlerin tıp etiği ilkeleri doğrultusunda büyük bir saygı ve hassasiyetle değerlendirildiğini de belirtti.   MAKÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cem Çetin, bu bağışın fakültenin gelişim sürecinde anlamlı bir başlangıç olduğunu kaydetti. Çetin, Kazım Özüdoğru'nun hatırasının fakültede yaşatılacağını ve bedeninin anatomi eğitimine en iyi şekilde katkı sağlayacağını ifade etti.   Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Öner ise bağışın yalnızca tıp öğrencilerine değil, ileride bu öğrencilerin hekim olarak hizmet vereceği insanlara da katkı sunacağını vurguladı.   'ŞİMDİ TAM DA OLMASI GEREKEN YERDE, GENÇLERİN YANINDA'   Törenin en duygusal anları, Kazım Özüdoğru'nun kızı, emekli öğretmen Burcu Cunneen'in konuşmasıyla yaşandı. Babasının uzun yıllar fırıncılık yaptığını ve çevresinde 'Kazım Baba' olarak tanındığını anlatan Cunneen, öğrencilerden de babasına bu şekilde hitap etmelerini istedi.   Babasının gençlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Cunneen, onun gençlerle vakit geçirmeyi ve onlarla birlikte gençleşmeyi çok sevdiğini söyledi. Kızının babası için kullandığı, "Gençlerle bir arada olmayı, onlarla gençleşmeyi çok severdi. Şimdi aslında tam da olması gereken yerde, gençlerin yanında." sözleri törende duygusal anlar yaşattı.   Konuşmaların ardından Ayşe Özüdoğru ile Burcu Cunneen'e plaket takdim edildi. Törenin sonunda Ayşe Özüdoğru'nun, eşinin hayattayken kendi elleriyle yaptığı sabunları öğrencilerle paylaşması da anlamlı buluşmanın unutulmayacak ayrıntıları arasında yer aldı.   BİR VASİYETTEN GELECEĞE KALAN MİRAS   Kazım Özüdoğru'nun hikâyesi, beden bağışının yalnızca bir eğitim materyali sağlamak anlamına gelmediğini de hatırlatıyor. Bir insanın yaşamı boyunca edindiği deneyimlerin ardından bedenini bilime emanet etmesi, geleceğin hekimlerine bırakılabilecek en anlamlı miraslardan biri olarak öne çıkıyor.   Kazım Baba, artık MAKÜ Tıp Fakültesinde yetişecek hekimlerin eğitiminde sessiz bir öğretmen olarak anılacak.
Fethiye’de 77 yaşında hayatını kaybeden Kazım Özüdoğru, bedenini tıp eğitimine bağışladı. Vasiyetiyle MAKÜ’nün ilk beden bağışçısı oldu; öğrencilere ışık tuttu
 İnsan hayatına dokunmanın yalnızca yaşarken yapılan iyiliklerle sınırlı olmadığını gösteren anlamlı bir vasiyet, Burdur'da tıp eğitimi açısından tarihi bir başlangıca dönüştü. Fethiye'de 77 yaşında hayatını kaybeden Kazım Özüdoğru, sağlığında aldığı kararla bedenini tıp öğrencilerinin eğitimine bağışladı. Özüdoğru'nun vasiyeti yerine getirilirken bedeni Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Tıp Fakültesine teslim edildi. Böylece Özüdoğru, fakültenin ilk beden bağışçısı olarak kayıtlara geçti.
 
Uzun yıllar fırıncılık yapan ve çevresinde sevgiyle 'Kazım Baba' olarak tanınan Özüdoğru'nun bu kararı, yalnızca üniversite için değil, geleceğin hekimlerinin yetişmesi açısından da büyük önem taşıyor. Bir insanın kendi bedenini bilimsel eğitime emanet etmesi, ölümünden sonra da başka insanların hayatına katkı sunmayı mümkün kılan örnek bir davranış olarak dikkat çekiyor.
 
ORGAN BAĞIŞINDAN FARKLI, GELECEĞE BIRAKILAN BİLİMSEL MİRAS
 
Kazım Özüdoğru'nun vasiyeti, organ bağışıyla karıştırılmaması gereken özel bir bağış türü olan beden bağışı kapsamında değerlendiriliyor. Organ bağışında amaç, uygun organ ve dokuların ihtiyaç duyan hastalara nakledilmesiyken beden bağışında insan vücudu, tıp öğrencilerinin anatomi eğitiminde ve bilimsel çalışmalarda kullanılmak üzere ilgili fakülteye emanet ediliyor.
 
Anatomi eğitiminin temel alanlarından biri olan bu uygulama sayesinde hekim adayları insan vücudunun yapısını, organların birbirleriyle ilişkisini ve anatomik özellikleri doğrudan inceleme imkânı buluyor. Teorik derslerde edinilen bilgilerin uygulamayla pekiştirilmesi, öğrencilerin mesleki bilgi ve becerilerinin gelişmesinde önemli rol oynuyor.
 
MAKÜ TIP FAKÜLTESİNDE ANLAMLI TÖREN
 
15 Ekim Dünya Anatomi Günü kapsamında düzenlenen törende, Kazım Özüdoğru'nun bedeni ailesinin katılımıyla Tıp Fakültesine teslim edildi. Törene eşi Ayşe Özüdoğru, kızı Burcu Cunneen, torunları, doktoru Barış Gürcü, üniversite yöneticileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
 
MAKÜ Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Emine Hilal Şener, törende yaptığı konuşmada beden bağışının anatomi eğitimindeki önemine dikkat çekti. İnsan bedeni üzerinde gerçekleştirilen uygulamalı çalışmaların öğrencilerin anatomiyi daha iyi kavramasına imkân sağladığını belirten Şener, nitelikli anatomi eğitiminin hekim adaylarının mesleki özgüvenini ve klinik başarısını desteklediğini ifade etti.
 
Türkiye'de beden bağışlarının yeterli düzeyde olmadığını vurgulayan Şener, toplumdaki bilgi eksikliği ve çeşitli çekincelerin bağışların önündeki engeller arasında bulunduğunu söyledi. Bağışlanan bedenlerin tıp etiği ilkeleri doğrultusunda büyük bir saygı ve hassasiyetle değerlendirildiğini de belirtti.
 
MAKÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cem Çetin, bu bağışın fakültenin gelişim sürecinde anlamlı bir başlangıç olduğunu kaydetti. Çetin, Kazım Özüdoğru'nun hatırasının fakültede yaşatılacağını ve bedeninin anatomi eğitimine en iyi şekilde katkı sağlayacağını ifade etti.
 
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Öner ise bağışın yalnızca tıp öğrencilerine değil, ileride bu öğrencilerin hekim olarak hizmet vereceği insanlara da katkı sunacağını vurguladı.
 
'ŞİMDİ TAM DA OLMASI GEREKEN YERDE, GENÇLERİN YANINDA'
 
Törenin en duygusal anları, Kazım Özüdoğru'nun kızı, emekli öğretmen Burcu Cunneen'in konuşmasıyla yaşandı. Babasının uzun yıllar fırıncılık yaptığını ve çevresinde 'Kazım Baba' olarak tanındığını anlatan Cunneen, öğrencilerden de babasına bu şekilde hitap etmelerini istedi.
 
Babasının gençlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Cunneen, onun gençlerle vakit geçirmeyi ve onlarla birlikte gençleşmeyi çok sevdiğini söyledi. Kızının babası için kullandığı, "Gençlerle bir arada olmayı, onlarla gençleşmeyi çok severdi. Şimdi aslında tam da olması gereken yerde, gençlerin yanında." sözleri törende duygusal anlar yaşattı.
 
Konuşmaların ardından Ayşe Özüdoğru ile Burcu Cunneen'e plaket takdim edildi. Törenin sonunda Ayşe Özüdoğru'nun, eşinin hayattayken kendi elleriyle yaptığı sabunları öğrencilerle paylaşması da anlamlı buluşmanın unutulmayacak ayrıntıları arasında yer aldı.
 
BİR VASİYETTEN GELECEĞE KALAN MİRAS
 
Kazım Özüdoğru'nun hikâyesi, beden bağışının yalnızca bir eğitim materyali sağlamak anlamına gelmediğini de hatırlatıyor. Bir insanın yaşamı boyunca edindiği deneyimlerin ardından bedenini bilime emanet etmesi, geleceğin hekimlerine bırakılabilecek en anlamlı miraslardan biri olarak öne çıkıyor.
 
Kazım Baba, artık MAKÜ Tıp Fakültesinde yetişecek hekimlerin eğitiminde sessiz bir öğretmen olarak anılacak.
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.