NİŞAN VE DÜĞÜNDE TAKILAN TAKILAR ZİYNETLER KİME AİT?

KÜLTÜR SANAT 21.07.2026 - 00:14, Güncelleme: 21.07.2026 - 00:14
 

NİŞAN VE DÜĞÜNDE TAKILAN TAKILAR ZİYNETLER KİME AİT?

"Takılar Kimin?Nişan Bozulursa ve Evlilik Biterse Hukuk Ne Diyor?"
NİŞAN BOZULURSA TAKILAR KİMİN? DÜĞÜNDE TAKILAN ZİYNETLER KİME AİT? Eskiden büyüklerimiz "Bir yastıkta kocayın" duasıyla nişan ve düğün merasimlerinde gençlerin mutluluğuna ortak olurdu. Takılan her altın, verilen her hediye yeni kurulacak yuvaya bir katkı olarak görülürdü. Ancak hayat her zaman masallardaki gibi devam etmiyor. Nişanlar bozulabiliyor, evlilikler sona erebiliyor. İşte o zaman akıllara aynı soru geliyor: "Takılan takılar kimin?" Son günlerde bu konuda yapılan hukuki değerlendirmeler ve Yargıtay'ın yeni kararları birçok kişinin kafasını karıştırmış durumda. Gelin konuyu hep birlikte sade bir dille değerlendirelim. NİŞAN BOZULURSA NE OLUR? Türk Medeni Kanunu'na göre nişan bozulduğunda, sıradan ve günlük kullanım niteliğindeki hediyeler geri istenemez. Örneğin giyilmiş kıyafetler, tüketilmiş hediyeler ve günlük kullanım eşyaları bunlara dahildir. Ancak ekonomik değeri yüksek olan hediyeler için durum farklıdır. Nişan nedeniyle takılan bilezikler, altınlar, kolyeler, saatler ve değerli ziynet eşyaları kural olarak iade edilir. Burada önemli olan nokta şudur; nişanı kimin bozduğu her zaman belirleyici değildir. Nişanın hangi nedenle sona erdiğinden bağımsız olarak, kanunun öngördüğü şartlar oluşmuşsa değerli hediyelerin iadesi talep edilebilir. Nişan hediyelerinin iadesi için dava açma süresi ise nişanın sona ermesinden itibaren bir yıldır. PEKİ DÜĞÜNDE TAKILAN TAKILAR KİMİN ? Uzun yıllar boyunca Yargıtay'ın yerleşik uygulaması, düğünde takılan tüm ziynet eşyalarının kadına ait olduğu yönündeydi. Halk arasında da "Düğünde takılan her şey gelinindir" anlayışı hâkimdi. Ancak son yıllarda verilen kararlarla bu konuda önemli bir değişiklik yaşandı. Yeni hukuki yaklaşıma göre düğünde takılan ziynet eşyaları değerlendirilirken, takının niteliğine ve kime takıldığına bakılıyor. - Kadına özgü ziynet eşyaları olan bilezik, kolye, küpe ve takı setleri kural olarak geline ait kabul edilmeye devam ediyor. - Çeyrek altın, yarım altın, tam altın, gram altın ve para gibi hediyeler ise kime takıldıysa onun kişisel malı sayılıyor. - Damada takılan altınlar ve paralar damadın, geline takılanlar ise gelinin kabul ediliyor. - Takının hangi amaçla ve kime özgülenerek takıldığı da uyuşmazlıklarda mahkemeler tarafından ayrıca değerlendirilebiliyor. Kısacası artık "düğünde takılan her şey gelinindir" demek hukuken doğru bir ifade değildir. EVLİLİK BİTERSE NE OLACAK? Boşanma davalarında da en çok tartışılan konulardan biri ziynet eşyaları oluyor. Eşlerden biri diğerine ait ziynetleri almış ve geri vermemişse, bunların iadesi veya bedelinin ödenmesi talep edilebiliyor. Elbette her davanın kendine özgü şartları bulunuyor. Mahkemeler tanık beyanlarını, düğün görüntülerini, banka kayıtlarını ve diğer delilleri birlikte değerlendirerek karar veriyor. Nişan ve düğünler, hukuk kitaplarından çok gönüllerde yer eden güzel geleneklerimizdir. Keşke hiçbir takının sahibi mahkeme salonlarında aranmasa... Fakat hayat bazen insanı hukuk kapısına götürebiliyor. Böyle durumlarda kulaktan dolma bilgilerle değil, güncel hukuk kurallarıyla hareket etmek büyük önem taşıyor. Unutmayalım ki altının değeri terazide, insanın değeri ise vicdanlarda ölçülür. Keşke takılar değil, verilen sözler ömür boyu saklanabilse... Sevgiyle kalın, hukukun ışığında ve vicdanın rehberliğinde...  Araştırmacı Yazar Gazeteci Dilber Köse
"Takılar Kimin?Nişan Bozulursa ve Evlilik Biterse Hukuk Ne Diyor?"

NİŞAN BOZULURSA TAKILAR KİMİN?
DÜĞÜNDE TAKILAN ZİYNETLER KİME AİT?


Eskiden büyüklerimiz "Bir yastıkta kocayın" duasıyla nişan ve düğün merasimlerinde gençlerin mutluluğuna ortak olurdu.
Takılan her altın, verilen her hediye yeni kurulacak yuvaya bir katkı olarak görülürdü.

Ancak hayat her zaman masallardaki gibi devam etmiyor. Nişanlar bozulabiliyor, evlilikler sona erebiliyor.
İşte o zaman akıllara aynı soru geliyor: "Takılan takılar kimin?"

Son günlerde bu konuda yapılan hukuki değerlendirmeler ve Yargıtay'ın yeni kararları birçok kişinin kafasını karıştırmış durumda.
Gelin konuyu hep birlikte sade bir dille değerlendirelim.

NİŞAN BOZULURSA NE OLUR?

Türk Medeni Kanunu'na göre nişan bozulduğunda, sıradan ve günlük kullanım niteliğindeki hediyeler geri istenemez.

Örneğin giyilmiş kıyafetler, tüketilmiş hediyeler ve günlük kullanım eşyaları bunlara dahildir.

Ancak ekonomik değeri yüksek olan hediyeler için durum farklıdır. Nişan nedeniyle takılan bilezikler, altınlar, kolyeler, saatler ve değerli ziynet eşyaları kural olarak iade edilir.

Burada önemli olan nokta şudur; nişanı kimin bozduğu her zaman belirleyici değildir.
Nişanın hangi nedenle sona erdiğinden bağımsız olarak, kanunun öngördüğü şartlar oluşmuşsa değerli hediyelerin iadesi talep edilebilir.

Nişan hediyelerinin iadesi için dava açma süresi ise nişanın sona ermesinden itibaren bir yıldır.

PEKİ DÜĞÜNDE TAKILAN TAKILAR KİMİN ?

Uzun yıllar boyunca Yargıtay'ın yerleşik uygulaması, düğünde takılan tüm ziynet eşyalarının kadına ait olduğu yönündeydi.

Halk arasında da "Düğünde takılan her şey gelinindir" anlayışı hâkimdi.

Ancak son yıllarda verilen kararlarla bu konuda önemli bir değişiklik yaşandı.
Yeni hukuki yaklaşıma göre düğünde takılan ziynet eşyaları değerlendirilirken, takının niteliğine ve kime takıldığına bakılıyor.

- Kadına özgü ziynet eşyaları olan bilezik, kolye, küpe ve takı setleri kural olarak geline ait kabul edilmeye devam ediyor.

- Çeyrek altın, yarım altın, tam altın, gram altın ve para gibi hediyeler ise kime takıldıysa onun kişisel malı sayılıyor.

- Damada takılan altınlar ve paralar damadın, geline takılanlar ise gelinin kabul ediliyor.

- Takının hangi amaçla ve kime özgülenerek takıldığı da uyuşmazlıklarda mahkemeler tarafından ayrıca değerlendirilebiliyor.
Kısacası artık "düğünde takılan her şey gelinindir" demek hukuken doğru bir ifade değildir.

EVLİLİK BİTERSE NE OLACAK?

Boşanma davalarında da en çok tartışılan konulardan biri ziynet eşyaları oluyor.
Eşlerden biri diğerine ait ziynetleri almış ve geri vermemişse, bunların iadesi veya bedelinin ödenmesi talep edilebiliyor.
Elbette her davanın kendine özgü şartları bulunuyor.

Mahkemeler tanık beyanlarını, düğün görüntülerini, banka kayıtlarını ve diğer delilleri birlikte değerlendirerek karar veriyor.

Nişan ve düğünler, hukuk kitaplarından çok gönüllerde yer eden güzel geleneklerimizdir.

Keşke hiçbir takının sahibi mahkeme salonlarında aranmasa...
Fakat hayat bazen insanı hukuk kapısına götürebiliyor.

Böyle durumlarda kulaktan dolma bilgilerle değil, güncel hukuk kurallarıyla hareket etmek büyük önem taşıyor.

Unutmayalım ki altının değeri terazide, insanın değeri ise vicdanlarda ölçülür.

Keşke takılar değil, verilen sözler ömür boyu saklanabilse...

Sevgiyle kalın, hukukun ışığında ve vicdanın rehberliğinde...

 Araştırmacı Yazar Gazeteci Dilber Köse

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.