15 Temmuz: Bir Milletin İradesi, Bir Devletin Hafızası
15 Temmuz: Bir Milletin İradesi, Bir Devletin Hafızası
15 Temmuz'un ardından bu tarih, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından "Demokrasi ve Millî Birlik Günü" olarak ilan edildi.
15 Temmuz: Bir Milletin İradesi, Bir Devletin Hafızası
"Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır;
Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır."
– Mithat Cemal Kuntay
Tarih, yalnızca yaşanan olayların kronolojik sıralaması olmadığını hepimiz biliyoruz...
Tarih; milletlerin hafızası, ortak vicdanı ve geleceğe bıraktığı en kıymetli mirastır.
Bazı geceler vardır ki sadece bir takvim yaprağında kalmaz; nesiller boyunca anlatılır, ders olur, ibret olur. İşte 15 Temmuz 2016 gecesi de Türk milletinin hafızasına böylesine kazınmış tarihî bir dönüm noktasıdır.
O gece, Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasal düzenini ve millî iradeyi hedef alan bir darbe girişimi yaşandı.
Ancak hesap edilmeyen bir gerçek vardı: Bu millet, tarih boyunca olduğu gibi bağımsızlığını ve hürriyetini hiçbir güce teslim etmemişti.
Malazgirt'te, Çanakkale'de, Sakarya'da, Dumlupınar'da nasıl aynı inançla ayağa kalktıysa, 15 Temmuz gecesi de aynı ruhla meydanlara çıktı.
Demokrasi, yalnızca sandıktan çıkan sonuç değildir; milletin iradesine duyulan saygıdır.
O gece milyonlarca insan; siyasi görüşü, yaşam tarzı ve düşüncesi ne olursa olsun, ortak bir değer etrafında birleşti: Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığı ve millî iradesi.
Resmî kayıtlara göre 251 vatandaşımız şehit düştü, iki binden fazla vatandaşımız gazi oldu.
Şehitlerimizin arasında polislerimiz, askerlerimiz ve sivil vatandaşlarımız vardı.
Onlar, geride yalnızca gözyaşı değil; onurlu bir miras bıraktılar. Çünkü bazı insanlar yalnızca yaşadıklarıyla değil, uğruna can verdikleri değerlerle ölümsüzleşir.
15 Temmuz'un ardından bu tarih, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından "Demokrasi ve Millî Birlik Günü" olarak ilan edildi. Her yıl ülkemizin dört bir yanında düzenlenen anma programları, şehitlik ziyaretleri, dualar, selalar ve demokrasi nöbetleri; yalnızca geçmişi hatırlamak için değil, geleceği daha sağlam temeller üzerine kurmak için de büyük önem taşımaktadır.
Bu süreçte darbe girişimine katıldığı belirlenen kişiler hakkında hukuk çerçevesinde soruşturmalar yürütülmüş, davalar açılmış ve mahkemeler tarafından kararlar verilmiştir.
Adaletin tecellisi, hukuk devletinin en temel ilkelerinden biridir. Bununla birlikte hiçbir mahkeme kararı, hiçbir ceza; bir annenin evladını, bir çocuğun babasını, bir eşin hayat arkadaşını geri getiremez. Şehitlerimizin hakkı, ancak onların emanet ettiği değerlere sahip çıkılarak ödenebilir.
Dünya kamuoyu da 15 Temmuz'u yakından takip etmiş; birçok ülke ve uluslararası kuruluş, Türkiye'deki demokratik düzenin korunmasının önemine ilişkin açıklamalarda bulunmuştur. Yaşananlar, yalnızca Türkiye'nin değil, demokrasiye inanan tüm toplumların dikkatle izlediği tarihî bir sınav olarak kayıtlara geçmiştir.
Bugün bize düşen görev; öfkeyi değil sağduyuyu, ayrışmayı değil birlik ve beraberliği büyütmektir. Çünkü güçlü devletler, yalnızca silahlarıyla değil; hukuka bağlılıkları, ortak değerleri ve millet olma şuurlarıyla ayakta kalırlar.
15 Temmuz, bir milletin yalnızca darbecilere karşı verdiği mücadele değil; aynı zamanda tarihine, bayrağına, devletine ve geleceğine sahip çıkma iradesidir.
O gece yazılan destan, sadece bugünün değil, yarının Türkiye'sine bırakılmış bir emanettir.
Aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyor; kahraman gazilerimize sağlıklı ve huzurlu ömürler diliyorum.
Unutmadık… Unutturmayacağız…
Çünkü vatan, uğruna can verenlerin emanetidir; demokrasi ise o emanete sahip çıkan milletlerin en büyük güvencesidir.
Aziz Şehitlerimizin Ruhuna…
«"Allah yolunda öldürülenlere 'ölüler' demeyin. Bilakis onlar diridirler; fakat siz bilemezsiniz."
(Bakara Suresi, 154. Ayet)»
Ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün şu sözü, milletimizin bağımsızlık karakterini en güçlü şekilde ifade etmektedir:
«"Hürriyet ve istiklâl benim karakterimdir."
Mustafa Kemal Atatürk»
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü vesilesiyle; vatanımızın bölünmez bütünlüğü, milletimizin birlik ve beraberliği uğruna canlarını feda eden bütün aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor; kahraman gazilerimize sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum.
Rabbim, devletimizi ilelebet payidar, bayrağımızı daima semalarda dalgalanan, milletimizi birlik ve beraberlik içinde güçlü kılsın.
Aziz şehitlerimizin ruhları şâd, mekânları cennet olsun.
Unutmadık… Unutturmayacağız…
Ne mutlu vatanı için yaşayanlara, ne mutlu vatanı için can verenlere…
Araştırmacı • Tarihçi • Yazar • Gazeteci
Dilber KÖSE
Antalya HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
