Sarıkamış: Beyaza Bürünmüş Bir Destan
Sarıkamış: Beyaza Bürünmüş Bir Destan
Kimi destanlar vardır; mürekkeple değil, kanla ve imanla yazılır. Kimi destanlar vardır; sayfalarda değil, dağların sessizliğinde yaşar.
Sarıkamış: Beyaza Bürünmüş Bir Destan
Kimi destanlar vardır; mürekkeple değil, kanla ve imanla yazılır.
Kimi destanlar vardır; sayfalarda değil, dağların sessizliğinde yaşar.
Sarıkamış işte böyle bir destandır…
Beyaz örtüyü kefen eyleyenlerin, vatan uğruna soğuğu yenemese de teslim olmayanların destanı.
22 Aralık 1914’te başlayan ve 6 Ocak 1915’te sona eren Sarıkamış Harekâtı, I. Dünya Savaşı’nın en hazin, en öğretici ve en ibretlik sayfalarından biridir. Osmanlı Devleti’nin Kafkas Cephesi’nde Rus ordusuna karşı başlattığı bu harekât; askerî cesaretin, fakat aynı zamanda stratejik hataların ağır bedellerle ödendiği bir tarih kesitidir.
Allahuekber Dağları’nda Donan Umutlar
Osmanlı 3. Ordusu, Sarıkamış üzerinden Kars’ı geri almak ve Rus kuvvetlerini kuşatmak amacıyla yola çıktı. Ancak planlar harita üzerinde kaldı; gerçekler Allahuekber Dağları’nda ortaya çıktı.
Eksi 30 dereceleri bulan soğuk, yetersiz kışlık giysi, açlık, tifüs salgını ve ikmal eksikliği…
Kurşunla değil, donarak şehit düşen on binler…
Tarihçiler rakamlar üzerinde farklı görüşler ortaya koysa da, yaklaşık 60 bini donarak olmak üzere 70–80 bin Mehmetçiğin bu dağlarda şehit olduğu gerçeği değişmez.
Sarıkamış’ta düşmanla olduğu kadar, doğayla ve ihmalle de savaşılmıştır.
Bir Askerî Yenilgi, Bir Vicdan Muhasebesi
Sarıkamış Harekâtı askerî açıdan başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
Rus ordusu üstün gelmiş, Osmanlı 3. Ordusu mevcudunun büyük kısmını kaybetmiştir.
Ancak Sarıkamış’ı yalnızca bir “yenilgi” olarak okumak, tarihe haksızlık olur.
Çünkü Sarıkamış,
– emre itaatin,
– vatan sevgisinin,
– yokluk içinde bile vazgeçmeyişin adıdır.
Bu harekât, komuta kademesindeki görüş ayrılıklarını, yanlış istihbaratı, lojistiğin savaş kadar hayati olduğunu ve “cesaretin tek başına zafer getirmeye yetmediğini” bize acı bir ders olarak bırakmıştır.
Kara Yazılan Bir Destan
Sarıkamış, kara kışta yazılmıştır ama yüzü ak bir destandır.
Her adımında dua, her nefesinde teslimiyet vardır.
Anadolu’nun dört bir yanından gelmiş gençler; çoğu daha bıyığı terlememiş delikanlılar…
Bir kısmının ardında nişanlısı, bir kısmının ardında annesinin gözyaşı kalmıştır.
Bugün Sarıkamış’ı anmak;
yalnızca geçmişi hatırlamak değil, aynı hataları tekrar etmemek için sorumluluk almaktır.
111. Yılında Saygıyla…
Sarıkamış’ta yazılan destanı, imanla yoğrulmuş fedakârlığı ve sarsılmaz vatan sevgisini 111. yılında rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz...
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Bu topraklar, üşüyerek değil; unutarak kaybedilir.
Sarıkamış’ı unutmadık, unutturmayacağız.
Dilber KÖSE
Antalya HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
