Çocukları Korumak, Geleceği Korumaktır

GENEL 16.07.2026 - 14:31, Güncelleme: 16.07.2026 - 15:44
 

Çocukları Korumak, Geleceği Korumaktır

Mevzuatta yer alan "suça sürüklenen çocuk" ifadesi, masumiyet karinesinin korunması amacıyla "adli süreçteki çocuk" şeklinde değiştirilmektedir.
Çocukları Korumak, Geleceği Korumaktır Çocuklarımızı Suçtan Değil, Suça Götüren Yollardan Korumalıyız Son yıllarda çocukların suç örgütleri tarafından kullanılması, şiddet olaylarına sürüklenmesi ve ihmal nedeniyle ağır mağduriyetler yaşaması, toplumun en önemli sorunlarından biri haline gelmiştir. Çocuk, yalnızca ailesinin değil; devletin, toplumun ve hukukun ortak emanetidir. Bu sebeple hazırlanan Çocuk Koruma Kanunu Teklifi, hem çocukların korunmasını hem de ağır suçlar karşısında toplumsal adaletin tesis edilmesini hedeflemektedir. Kanun teklifinde öne çıkan düzenlemeler şöyledir: - Ateşli silahını gerekli tedbirleri almadan saklayarak çocuğun erişimine neden olan kişilere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. - 15-18 yaş aralığında kasten adam öldürme ve ağır yaralama gibi ağır suçlarda müebbet hapis cezasına ilişkin düzenlemeler getirilmektedir. - Çocuğun bakım ve eğitim yükümlülüğünü ihmal edenler hakkında 1 yıldan 2 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. - Hamile hâlde kadını terk ederek doğacak çocuğun hayatını ve güvenliğini tehlikeye atan kişiler için 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası düzenlenmektedir. - İhmal sonucunda çocuğun ağır mağduriyet yaşamasına veya ağır suçların ortaya çıkmasına neden olunması hâlinde cezaların yarı oranından iki katına kadar artırılabilmesinin önü açılmaktadır. - Ağır suç işleyen çocukların infaz süreçlerinde "1 güne 2 gün" uygulamasına son verilerek, kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu imal ve ticareti ile suç örgütü kurma gibi suçlarda infaz hesabı 1 gün, 1 gün olarakyapılacaktır. - Suçta tekerrür hükümlerinin uygulanmasında yaş sınırı 18'den 15'e indirilmektedir. - Mevzuatta yer alan "suça sürüklenen çocuk" ifadesi, masumiyet karinesinin korunması amacıyla "adli süreçteki çocuk" şeklinde değiştirilmektedir. - Aile hukukundan doğan sorumluluklarını yerine getirmeyerek çocuklarının ağır suçlara karışmasına zemin hazırlayan anne ve babalara uygulanacak cezaların yarısından iki katına kadar artırılması öngörülmektedir. Bu düzenlemeler yalnızca cezaları artıran bir yaklaşım değildir. Asıl hedef, çocukların suç örgütlerinin eline düşmesini engellemek ve onları eğitim, sosyal destek ve hukuk mekanizmalarıyla yeniden topluma kazandırmaktır. Bir sorumlu STK'lar gözüyle bakıldığında; suçla mücadele, yalnızca cezalandırma politikalarıyla değil, eğitim ve koruyucu sosyal politikalarla başarıya ulaşabilir. Bir hukukçu açısından ise çocuğun üstün yararı ilkesi ile toplumsal adalet arasında hassas bir denge kurulması gerekmektedir. Bir köşe yazarı olarak ifade etmek gerekirse; bir çocuğun eline kalem yerine silah geçiyorsa, orada yalnızca çocuğun değil, Başta Anne-Babanın, Çevrenin ve kısaca Toplumun da sorumluluğu vardır. Unutmamalıyız ki çocuklarımız bizim geleceğimizdir. Onları suçtan korumak, yalnızca hukukun değil, vicdanın da emridir. Hiçbir çocuk suç örgütlerinin, ihmalin ve şiddetin gölgesinde büyümemelidir. "Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun..." (Tahrîm Suresi, 6. Ayet) Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifade ettiği gibi: "Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız." Çocuklarımızı korumak; geleceğimizi, huzurumuzu ve vatanımızın yarınlarını korumaktır. Araştırmacı – Tarihçi –Yazar – Gazeteci                Dilber Köse  
Mevzuatta yer alan "suça sürüklenen çocuk" ifadesi, masumiyet karinesinin korunması amacıyla "adli süreçteki çocuk" şeklinde değiştirilmektedir.

Çocukları Korumak, Geleceği Korumaktır

Çocuklarımızı Suçtan Değil, Suça Götüren Yollardan Korumalıyız

Son yıllarda çocukların suç örgütleri tarafından kullanılması, şiddet olaylarına sürüklenmesi ve ihmal nedeniyle ağır mağduriyetler yaşaması, toplumun en önemli sorunlarından biri haline gelmiştir.

Çocuk, yalnızca ailesinin değil; devletin, toplumun ve hukukun ortak emanetidir.
Bu sebeple hazırlanan Çocuk Koruma Kanunu Teklifi, hem çocukların korunmasını hem de ağır suçlar karşısında toplumsal adaletin tesis edilmesini hedeflemektedir.

Kanun teklifinde öne çıkan düzenlemeler şöyledir:

- Ateşli silahını gerekli tedbirleri almadan saklayarak çocuğun erişimine neden olan kişilere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.

- 15-18 yaş aralığında kasten adam öldürme ve ağır yaralama gibi ağır suçlarda müebbet hapis cezasına ilişkin düzenlemeler getirilmektedir.

- Çocuğun bakım ve eğitim yükümlülüğünü ihmal edenler hakkında 1 yıldan 2 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.

- Hamile hâlde kadını terk ederek doğacak çocuğun hayatını ve güvenliğini tehlikeye atan kişiler için 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası düzenlenmektedir.

- İhmal sonucunda çocuğun ağır mağduriyet yaşamasına veya ağır suçların ortaya çıkmasına neden olunması hâlinde cezaların yarı oranından iki katına kadar artırılabilmesinin önü açılmaktadır.

- Ağır suç işleyen çocukların infaz süreçlerinde "1 güne 2 gün" uygulamasına son verilerek, kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu imal ve ticareti ile suç örgütü kurma gibi suçlarda infaz hesabı 1 gün, 1 gün olarakyapılacaktır.

- Suçta tekerrür hükümlerinin uygulanmasında yaş sınırı 18'den 15'e indirilmektedir.

- Mevzuatta yer alan " suça sürüklenen çocuk" ifadesi, masumiyet karinesinin korunması amacıyla "adli süreçteki çocuk" şeklinde değiştirilmektedir.

- Aile hukukundan doğan sorumluluklarını yerine getirmeyerek çocuklarının ağır suçlara karışmasına zemin hazırlayan anne ve babalara uygulanacak cezaların yarısından iki katına kadar artırılması öngörülmektedir.

Bu düzenlemeler yalnızca cezaları artıran bir yaklaşım değildir. Asıl hedef, çocukların suç örgütlerinin eline düşmesini engellemek ve onları eğitim, sosyal destek ve hukuk mekanizmalarıyla yeniden topluma kazandırmaktır.

Bir sorumlu STK'lar gözüyle bakıldığında; suçla mücadele, yalnızca cezalandırma politikalarıyla değil, eğitim ve koruyucu sosyal politikalarla başarıya ulaşabilir.
Bir hukukçu açısından ise çocuğun üstün yararı ilkesi ile toplumsal adalet arasında hassas bir denge kurulması gerekmektedir.

Bir köşe yazarı olarak ifade etmek gerekirse; bir çocuğun eline kalem yerine silah geçiyorsa, orada yalnızca çocuğun değil, Başta Anne-Babanın, Çevrenin ve kısaca Toplumun da sorumluluğu vardır.

Unutmamalıyız ki çocuklarımız bizim geleceğimizdir.
Onları suçtan korumak, yalnızca hukukun değil, vicdanın da emridir.
Hiçbir çocuk suç örgütlerinin, ihmalin ve şiddetin gölgesinde büyümemelidir.

"Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun..." (Tahrîm Suresi, 6. Ayet)

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifade ettiği gibi:
"Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız."

Çocuklarımızı korumak; geleceğimizi, huzurumuzu ve vatanımızın yarınlarını korumaktır.


Araştırmacı – Tarihçi –Yazar – Gazeteci

               Dilber Köse

 

Antalya HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.