UTEF Genel Başkanı Güldane Kaya Kaçar’dan sert uyarı: İyilik sömürülmesin
UTEF Genel Başkanı Güldane Kaya Kaçar’dan sert uyarı: İyilik sömürülmesin
Hasta çocuğunu öne sürerek yardım topladığı iddia edilen şüphelinin tutuklanması tepki çekti: Sahte yardım çağrıları, gerçek mağdurların umut kapısını kapatıyor
Hasta çocuk üzerinden yardım topladığı iddia edilen şüphelinin tutuklanması, SMA ve hidrosefali gibi ağır hastalıklarla mücadele eden gerçek mağdurların yaşadığı güven sorununu yeniden gündeme taşıdı.
Antalya’nın Serik ilçesinde sosyal medya üzerinden hasta çocuğu olduğu iddiasıyla yardım talebinde bulunduğu ve bu yolla para topladığı öne sürülen kişinin tutuklanması, yardım çağrılarında güven ve doğrulama konusunu yeniden gündeme getirdi.
Ancak bu tür olayların oluşturduğu zarar yalnızca para gönderen vatandaşın mağduriyetiyle sınırlı kalmıyor. İnsanların yardım çağrılarına duyduğu güvenin sarsılması, gerçekten tedavi ve bakım desteğine ihtiyaç duyan hastaların, engelli bireylerin, yaşlıların ve ekonomik güçlük içindeki ailelerin de önünü kesebiliyor.
Özellikle SMA gibi ağır hastalıklarla mücadele eden çocukların aileleri, tedavi, bakım ve diğer ihtiyaçlar nedeniyle ciddi maddi yüklerle karşı karşıya kalabiliyor. Hidrosefali gibi ciddi sağlık sorunlarıyla yaşayan çocuklar ve diğer hastalar için de tedavi ve bakım süreçleri aileler açısından zorlu bir mücadele anlamına geliyor.
Tam da bu nedenle, insanların vicdanını hedef alan sahte veya doğrulanmamış yardım çağrıları yalnızca bugünün mağdurunu değil, yarının gerçek ihtiyaç sahibini de etkiliyor.
“Gerçek hastaların önüne duvar örülüyor”
Uluslararası Tüm Engelliler, Yaşlılar, Kimsesizler Federasyonu (UTEF) Genel Başkanı Güldane Kaya Kaçar, insanların yardım duygusunun istismar edilmesinin toplumsal dayanışmaya ağır zarar verdiğini söyledi.
Kaçar, SMA hastası çocuklar başta olmak üzere ağır hastalıklarla mücadele eden çocukların, engelli bireylerin, yaşlıların ve desteğe ihtiyaç duyan ailelerin toplumun dayanışmasına ihtiyaç duyduğunu belirterek, doğrulanmamış yardım çağrılarının gerçek mağdurların sesini de zayıflattığını ifade etti.
“Bir insanın çaresizliği üzerinden insanların vicdanını istismar etmek kabul edilemez. Çünkü bunun bedelini yalnızca kandırılan kişi ödemez. Gerçekten tedavi bekleyen bir çocuğun, desteğe ihtiyacı olan bir engellinin ya da yaşamını güçlükle sürdüren bir yaşlının yardım çağrısı da şüpheyle karşılanabilir. Bu çok ağır bir sonuçtur.” dedi.
Yardım etmeyelim değil, bilinçli yardım edelim
Kaçar, yaşanan olayların vatandaşları yardımdan uzaklaştırmaması gerektiğini özellikle vurguladı.
“İyilikten vazgeçmeyelim. Fakat iyilik yaparken kandırılmayalım. Yardım talebini araştırmadan, doğrulamadan ve nereye gideceğini bilmeden para göndermeyelim.” diyen Kaçar, sosyal medyada karşılaşılan her yardım çağrısının doğru kabul edilmemesi gerektiğini söyledi.
Yardım talebinde bulunan kişinin kim olduğunun, gerçekten böyle bir ihtiyaç bulunup bulunmadığının, yardımın hangi amaçla toplandığının ve paranın nasıl kullanılacağının araştırılması gerektiğini belirten Kaçar, özellikle kişisel IBAN numaralarının paylaşıldığı çağrılarda vatandaşların daha dikkatli davranmasını istedi.
Resmî izin ve doğrulama önemli
Kaçar, yardım toplama faaliyetlerinde ilgili mevzuat kapsamında gerekli izin ve süreçlerin bulunup bulunmadığının araştırılmasının da vatandaşlar açısından önemli bir güvenlik adımı olduğunu belirtti.
Vatandaşların yardım yapmak istedikleri kişi veya kuruluş hakkında ilgili kamu kurumlarından ve resmî kanallardan bilgi edinmesinin, yardım çağrısının gerçekliğini araştırmasının ve mümkün olduğunca şeffaflığı bulunan güvenilir kanalları tercih etmesinin önemine dikkat çekti.
“Bir paylaşımın çok fazla kişiye ulaşması, onun doğru olduğu anlamına gelmez. Fotoğraf, video veya duygusal bir hikâye tek başına yeterli değildir. Önce doğrulayalım, sonra destek olalım.” ifadelerini kullandı.
Gerçek mağdurlar istismarcıların gölgesinde kalmasın
UTEF olarak engelli, yaşlı, kimsesiz ve ihtiyaç sahibi bireylerin yanında olduklarını belirten Kaçar, insanların mağduriyetlerinin hiçbir şekilde kişisel çıkar için kullanılmaması gerektiğini söyledi.
Kaçar, özellikle ağır hastalıklarla mücadele eden çocukların ve ailelerinin yardım çağrılarının kötü niyetli girişimler nedeniyle şüphe altında kalmasının kabul edilemeyeceğini belirterek, toplumun gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşabilmesi için bilinçli hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
“Bizim isteğimiz insanların yardım etmekten korkması değil. Tam tersine, gerçek ihtiyaç sahiplerine daha güçlü sahip çıkılmasıdır. SMA hastası bir çocuğun, hidrosefaliyle mücadele eden bir bebeğin, bir engellinin, bir yaşlının veya çaresiz durumdaki bir ailenin ihtiyacı varsa toplum olarak yanında olmalıyız. Fakat onların acısını kullanarak insanları kandıranlara da geçit vermemeliyiz.” dedi.
Kaçar’ın çağrısı net:
Vicdanımızı kaybetmeyelim, fakat vicdanımızı istismar edenlere de fırsat vermeyelim. Yardım etmekten vazgeçmeyelim; araştırarak, doğrulayarak ve doğru kanaldan yardım edelim. Çünkü gerçek ihtiyaç sahibini korumanın en güçlü yolu, iyiliği bilinçle buluşturmaktır.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
