
Sonbahar yaprakları gibiyim.
Rüzgârın savurduğu her yerdeyim.
Dallarımda umut meyveleri taşırken, sessizliğin koynunda kaybolmuş gibiyim.
Rüzgâr savurur delicesine; daldan kopmuş bir hâlim var.
Sessizce süzülüp yere düştüğüm an, kendi içine çekilmiş bahar gibiyim.
Sonbaharda dökülen yaprak gibiyim.
Nadasa bırakılmış toprak gibiyim.
Sormayın hâlimi, derdimi, çilemi...
Kuruyup gazel olmuş sonbahar gibiyim.
Mevsimler bir şeyler öğretti bana; kimi sevgiyi, kimi ayrılığı, kimi de özlemi...
En çok da sonbahar anlattı her şeyi bana.
Gitmenin de kalmak kadar zor olduğunu...
En karanlık gecenin ardından güneş doğar.
En soğuk kışın ardından çiçekler açar.
Bütün ümitlerin bitti dediğin an bile, her sonbaharın ardından bir ilkbahar koşar.
Ali Burkan
Toroslu
