Cihan FULSER
Köşe Yazarı
Cihan FULSER
 

MUTLU VE BAŞARILI EVLİLİKLERİN SIRRI

Çevrenizde birçok insandan duyduğunuz, kendilerine ait formülleri biraz da mübalağa edip olduğundan farklı gösteren kişilerden feyz almaktan sıkılmışsınızdır diye düşünüyorum. Doğru evlilik partnerini bulduktan sonra, içinizi kemiren o meşhur soruyla baş başa kalırsınız: "Acaba kalıcı bir mutluluk yaşayabilir miyiz?" Hatta şu aralar evliliğinizin monotonlaştığını, sıradanlaştığını hissediyor ve bir arayış içindeyseniz; gelin, mutlu ve başarılı evliliklerde neler olup bittiğini birlikte inceleyelim. Her şeyden önce "ben" ile başlayan tüm cümleleri unutun. "O" diye başlayacak tüm suçlamaları da bir kenara bırakın. "Biz neyi eksik yapıyoruz?" sorusuna cevap arayıp, sonra bunları eşinizle karşılıklı münazara ederek birbirinizle güçlü bir iletişim köprüsü oluşturun. Evlilik, hayatta mutluluğu bulmanın en konforlu yoludur. İyi haber şu ki, evlilikte mutluluğa ulaşmak için yapabileceğiniz çok şey var. Ancak bunu tek başınıza başaramazsınız; eşinizin desteğine ve sizinle birlikte çalışmasına ihtiyacınız vardır. Ruh Eşinizle Birlikteyken Hissedeceğiniz 18 Temel Duygu Eğer doğru partnerle, ruh eşinizle birlikteyken şu duyguları derinden hissedersiniz: • Onun yanında kendinizi tamamen güvende hissedersiniz. • Yanında kendinizi tam ve eksiksiz bir insan gibi görürsünüz. • Birbirinizin farklılıklarına her zaman saygı duyarsınız. • Kusurları düzeltmek ve geliştirmek için birlikte çalışırsınız. • Eşinizle aranızda derin ve sarsılmaz bir empati kurarsınız. • Onunla yaptığınız her planlamada zamanlamanın doğru geldiğini fark edersiniz. • Her koşulda birbirinize yardım etmek için orada olursunuz. • Onun bireysel hedeflerini her zaman desteklersiniz. • Perspektifte bir değişiklik oluyorsa, bunu ikiniz de onaylamışsınızdır. • Eşler arasında savunmasız olmak, yalansız ve iyi hissettirir. • Kendinize artık hayatta daha çok güvenirsiniz. • Her zaman üzerine koyan bir planla hayatta daha üretken olursunuz. • Arkadaşlarınız ve akrabalarınızla daha derin, sağlıklı bağlar kurarsınız. • Planlarınız değişebilir ama hedeflerinizin mutluluk, huzur ve konfor planı asla değişmez. • Kendinizin en iyi versiyonu olursunuz. • Aynı yaşam hedeflerini paylaşırsınız. • Eşinizle iletişimde, onun sessiz düşüncelerini bile duyabilirsiniz. • İçten gelen bir hisle eşinizin bir sonraki adımını bilir, onu destekler veya korursunuz. Eğer bu yazdıklarımın yarısı hakkında şüpheleriniz varsa ve üzerinizde bir yorgunluk hali mevcutsa, bu yazının devamı dikkatinizi daha çok çekecektir. Tartışmaların ve öfke patlamalarının sonucu duygularınızın hüzne ve biraz da umutsuzluğa kapıldığını düşünüyorsanız merak etmeyin; yalnız değilsiniz. Hiçbir şey için geç değildir, bu kadar derin üzülmeyin; çaresi var. Evlilikte Kilometre Taşları Belirlemek Her değerli girişimde olduğu gibi, evlilik için de kilometre taşları belirlemeniz gerekir. İkinizin de nereden geldiğinizi, şu an nerede olduğunuzu ve önümüzdeki beş ya da on yıl içinde nerede olacağınızı bilmeniz gerekiyor. Her iki eşin de aynı yönde hareket edebilmesi için bunu bilmesi zorunludur. Hedef belirlemek, evliliğinizin sağlığını ölçmenin de en kolay yoludur. Tango veya vals gibi dansları yapmak için iki kişi gerektiğine dair o eski söz, evlilik ortamında diğer tüm ilişkilerden çok daha doğrudur. Evliliğin tek başına başarılı olmasını sağlayamazsınız; ancak ilişkinizi tek başınıza bozabilirsiniz. Bu nedenle, adımlarınızın ve eylemlerinizin doğru takdir edilebilmesi için eşinize, evliliğinizi geliştirme niyetinizi açıkça bildirmeniz çok önemlidir. Tüm başarılı evliliklerin ortak bir yönü vardır: Eşler aynı zamanda en iyi arkadaştır. Aslında birçoğunda romantizm başlamadan önce yıllarca süren bir arkadaşlık bağı vardır. Böyle ideal bir senaryoda, oturup evliliğin nasıl yürümesi gerektiğini tartışmak kolaydır. Ancak bir iletişim sorunu varsa, herhangi bir evliliği iyileştirmeye çalışamazsınız. Bu nedenle iletişim kurmayı; birbirinize müşfik ve anlayışlı yaklaşarak, karşılıklı olarak "amasız, fakatsız", itiraz etmeden ve laf kesmeden bağlantı kurmayı öğrenmelisiniz. Uzak Mesafelerin Zorunlu Sınavı Evlilikler ve ilişkiler bazen uzak mesafelerle zorunlu bir teste girebilirler. Uzun mesafeli ilişkiler genellikle askerlik, proje işleri, tevkif veya hastalıklar gibi birer zorunluluk olarak karşımıza çıkar. Elbette bu durumlarda sağlıklı ilişkileri sürdürmek çok daha zorludur. Bu nedenle, kilometrelerce uzakta olsanız bile bağlantıyı sürdürmeye ve eşinizle sanki yan yanaymış gibi hissetmeye ihtiyacınız olacaktır. Uzun mesafeli ilişkiler ve böyle bir bağ üzerinden yürütülen romantizm, modern bir fenomendir. Binlerce kilometre uzakta olmak, bir çiftin romantik ilişkisini bozmasını gerektirmez. Ancak bu sürecin kendine özgü zorlukları vardır. Evliliklerin ayakta kalması için her iki tarafın da neye giriştiklerinin ve hangi hedefler üzerinde çalışmak istediklerinin farkında olmaları önemlidir. Eğer uzun mesafeli bir ilişkiniz varsa veya böyle bir periyoda girme durumundaysanız endişelenmemek gerekir. Hayat mücadelesindeki belli zorlukları aşmak ve ilişkiyi güçlü bir şekilde sürdürmek için iki kişinin uzlaşmış olması elzemdir. Böyle bir ilişki için en temel öğüt ve püf noktası; “Gözler uzakta olsa da yürekten hissederek birliktelik” ilkesini benimsemektir. Evlilikte "Hedef" Ne Anlama Gelir? Peki, bu evlilik hedefleri tam olarak nelerdir? Bir şirketin hedefleri kadar sıkıcı ve mekanik mi? Hayır. Hedefler, ilişkinizin büyümesini sağlamak için her ikinizin de aynı gemide buluşmasını sağlayan kilometre taşlarıdır. Bu terimi anlayışınızın, eşinizin anlayışından farklı olabileceğini unutmayın. Bu nedenle kavramlar üzerinde ortak bir anlayışa sahip olmak hayati önem taşır. Evliliğin amacı; birlikte mutlu ve başarılı olmak için tüm iyilik ve güzellikleri sahiplenip keyfini yaşayarak sürdürülebilir kılmaya çalışmak olduğu kadar; sıkıntıları ortak bir anlayışla, adilane bir düzlemde paylaşmak, bölüşmek ve iletişimde kalarak birlikte göğüslemektir. Evlilikte başarmayı beklediğiniz şey tam olarak budur. Bu nedenle, evliliğe girmeden önce benzer hedeflere sahip olmanız gerektiği açıktır. Evlilik hayatına hedefler veya hayaller olmadan başlamak kadar tedbirsizce bir şey olamaz. Aslında, evlilik öncesi "kur yapmak" ya da birbirini tanımak diye adlandırılan esnadaki en temel uyum faktörlerinden biri ortak evlilik hedefleri olmalıdır. Pusulasız Bir Gemi Olmamak İçin İyi tanımlanmış hedefler olmadan bir evlilik içinde yaşamak, yönsüz bir geminin pusulasız ve radarsız dolaşması gibidir. Evliliğiniz rüzgârın estiği herhangi bir yöne savrulabilir. Günümüzde görülen yüksek boşanma oranları karşısında, evliliğinizi yürütmek veya bir zamanlar parıldayan ilişkinizi kurtarmak için mümkün olan her şeyi yapmalısınız. Eşinizle ortak değerleriniz varsa, evlilik hedefleri koymak zor değildir. Öte yandan, eşinizle hiçbir ortak noktanız yoksa, gerçekçi hedefler koymak göz korkutucu bir görev olacaktır. Bu nedenle, evlilik hedeflerinin uygulanması, birbirinizle nasıl ilişki kurduğunuza bağlıdır. Gerçekleşme şansı yüksek olan hedefler koymak için, eşinizin olabildiğince özgür ve kendi hissiyatlarını dinlemesine izin vermeli ve ilişkiden beklenen özlem ile hayallerin bir listesini çıkarmalısınız. Elle yazılmış, bu emek isteyen listeyi gerçekten yapmalısınız. Bununla birlikte hem kontrastın (çatışmanın) olduğu alanları hem de önceliklerin farklı olduğu noktaları açıkça belirtmelisiniz. Değerleriniz büyük ölçüde farklıysa, evlilik hedefleri yapmak ve bunlara ulaşmak zordur. Hatta farkında olmadan evliliğinize zarar verebilirsiniz. Bu hedefleri koyarken birbirinize adil olmaya ve sevdiğiniz için bazı feragatlerde bulunmaya hazır olmalısınız. Ancak ödün veremeyeceğiniz bazı kök değerleriniz de olmalıdır; özgürlüğünüz, özel yaşam alanınız, dini düşünceleriniz, milli hisleriniz, ahlaki bakışınız, kültürel tavrınız, sizi siz yapan gelenekleriniz ve toplumsal işleyişleriniz ve bedeniniz gibi. Aynı durum eşiniz için de geçerlidir. Evliliklerde bulunan her tartışma aşkın olmadığı anlamına gelmez; sadece farklı olduğunuz anlamına gelir. Olgun bir çift birbirine tahammül eder, alanı yönetir ve yoluna devam eder. Evlilik hedeflerinin gözden geçirilmiş listelerinden ilerlemeli ve önümüzdeki bir yıl içinde ulaşmayı beklediğiniz maddeleri "kısa vadeli hedefler" olarak tanımlamalısınız. 1 ile 5 yıl arasını ise emek, eğitim, düzen ve disiplin ile aşılabilecek "orta vadeli hedefler" olarak belirlemelisiniz. 5 yıldan uzun vadeli hedefler ise, tüm bu şartlarda istikrarlı ve sürdürülebilir olduğunuzun kanıtı olacak ve size bir başarı kutlaması yaşatacaktır. Bundan keyif almalısınız. Sürdürülebilir Mutlu Bir Evliliğin Hedef Listesi Evlilikte Çiftlerin ortak hedeflerinden öne çıkan örnekler şunlardır: • Evlilikte çiftlerin her şeyden önce uyum ve huzur birliktelikleri yaşaması gerektiğinin bilincinde olmak. • Ne zaman çocuk sahibi olunacağına ve kaç çocuk istendiğine ortaklaşa karar vermek. • Ritüel farklılıklarını saygıyla aşabilecek ortak bir ahlaki zemini takip etmek. • İdeal zindeliğe ulaşmak ve birlikte sağlıklı bir yaşam sürmek. • Her zaman etkili ve yapıcı iletişim kurmayı öğrenmeye kararlı olmak. • Tüm maddi varlıkları ve mülkleri ortak bir anlayışla tek bir hesapta birleştirmek. • Çocukları karşılıklı mutabakatla, dengeli bir disiplinle büyütmek. • Kelimelerden çok eylemlerle ve davranışlarla iletişim kurmak. • Daha fazla dinlemek ve daha az konuşmak. • Eşinizin size zor gelen bazı alışkanlıklarından veya hobilerinden rahatsız olmamayı öğrenmek. • Tüm olumsuz nedenler varken bile ayrılmayacağınıza dair pozitif inancı korumak. • Bazen kızgın, somurtkan ve karamsar olmanın da insani bir durum olduğunu kabul etmek. • Sevginin tamamen geçici duygulardan ibaret olmadığını, bir emek köprüsü olduğunu kabul etmek. • Birisi eşiniz hakkında olumsuz bir şey söylediğinde onun haklarını korumak. • Tuhaf görünse bile birbirlerinin eksikliklerini alçakgönüllülükle kabul etmek. • Ten uyumunun dışında, birlikte keyif alınacak başka bağlanma aktiviteleri geliştirmek. • Gerektiğinde arkadaşlarınız ve akrabalarınız yerine partnerinizle zaman geçirmeyi tercih etmek. • Ayrı ayrı zengin olmaktansa, birlikte omuz omuza bir hayatı paylaşmayı tercih etmek. • Evliliği zedelemeden, birbirinizle her konuda aynı fikirde olamayacağınızı keşfetmek. • Birlikte sağlık, huzur ve uyum içinde mutlu yaşlanmayı ummak ve bunu adım adım planlamak. • Bu hayattan ne beklediğinizi ne istediğinizi tam olarak bir araya getirmek. • Kendi eksik yanlarınız için destek ve anlayış talep etmek, • Bilgi güncellemesi, sürdürülebilir eğitim ve öğrenmeye açık olmak. • Eşinizin yalnız biri olmadığını arkasında koca bir hayat, akrabalar, dostluklar, iş ortamı, eğitim yaşamı, anılar, hikayeler, kazalar, başarılar, acılar, mutluluklar, hasretler, travmalar, idealler, hedefler, hatalar, zayıflıklar gibi komple bir paket olduğunu ve bunun bilinci ile hareket etmeniz ve birlikte yaşamaya hazır olduğunuzu öncelikle bellemeniz gerekir. • Birbirini destekleyen çiftler için hayatta her şeyin mükemmel olamayacağını bazen hedef, arzu, istek, çalışma vb. emeklere rağmen gerçekleşmeyecek durumlarda bile aslolanın eşiniz ve ona karşı duyduğunuz sevgi, saygı, anlayış, ilgi ve şefkatin olduğunu unutmamak şarttır. • Yaşamak, yaş almak olsa da bir zaman döngü sürecidir ve birlikte yaşlanacağınız eşinizin ve yahut sizin sağlıktan tutun da bir çok konuda yardıma desteğe tedaviye ihtiyaç duyacağınızı ve birlikte üstesinden gelmeniz gerektiğini aklınızdan çıkarmamak gerekir. İşte bunun adı O nedenle Hayat’tır. Monotonlaşan Evlilikler İçin Huzur ve Mutluluk Reçetesi Eğer evliliğinizde duraklama dönemindeyseniz, şu adımları acilen devreye alınız: • Modern iletişim yöntemlerinden yararlanın; gün içinde sosyal medya veya e-posta üzerinden hoş, sevgi dolu cümleler paylaşın. • Romantizmi canlı tutmak için minik hediyeler veya jestler yapın; ona bir şarkı adamak gibi. • Mümkün olan her sıklıkta birbirinizi gerçekten dinleyin ve onun en büyük destekçisi olduğunuzu açıkça söyleyin. • İlişkinizde esnek olun; dramalardan kaçının ve beklenmedik durumlara aşırı tepkiler vermeyin. • Eşinize karşı tamamen samimi olun; dürüstlük, samimiyet ve iyi niyet güven duygusunun belkemiğidir. • Birbirinize güvenin; aksi durumları tartışarak değil, sakinlikle konuşarak mutlaka çözün. • İyimserlik ve destek, ilişkilerin ihtiyaç duyduğu en hoş kişisel tanıma ve gelişim şansıdır. • Yükümlülükleriniz üzerinde net anlaşın; birbirinize aşırı sorumluluk yüklemeyip adaletli olun. • Taviz verin; uzlaşmaya açık olmak, birbirinizin aşırı tepki vereceği durumları ve yıkıcı duyguları azaltır. • Önemli etkinliklerde mutlaka hazır olun; eşinizin önemli anları sizin için de öncelikli olmalıdır. • Evlilik bir mahkûmiyet değildir; kişisel alanlara saygı duyun. Bazen yalnız kalmak herkese iyi gelir. • İlişkilerde kişisel özgürlük temelli kuralları bilmek ve buna alan tanımak gerekir. • Duygularınızı öfke patlamaları yaşamadan, mübalağasız ve samimice ifade edin. • Evliliklerde heyecan ve macerayı canlı tutmak için partnerinizle birlikte yaşayacağınız yeni senaryolar üretin. • Eşinizi destekleyin, ona güvenin, saygı duyun, dokunun ve sadece ikinize özel zamanlar yaratın. • Empati kurun eşiniz neden yılgınlık, hüzün, umutsuzluk sarmalı içine girmiş olabilir ve bunun karşılığında siz neler yapabilirsiniz. • Bazen sorun basit bazen komplikedir. Komplike konular için uzman görüşü ve yardımı alın, aile çift terapileri için adım atın. • Evlilikte sorun bazen eşinizin öfkesi ise ve bu sizin statünüz, karakteriniz, işgücünüz, mali durumunuz gibi konuları kapsıyorsa açık konuşun. • Eşinizin yılgınlığı ve hüznü yorgunluğu olabilir. Bazen hayat yorucudur, işyerleri, mobbing, ekonomik durumlar, fikri veya bedeni taciz, huzursuzluk, trafik, monotonlaşan hayat, çocukların ağır sorumlulukları, akrabalar vb. Bu durumların adli, hukuki süreçleri bir tarafa bazen sorunlu eşin sadece dinlemek hatta konuşmadan sessiz bir şekilde kendisini anlatmasına izin vermeniz gerekebilir. • VE en basit, en hayati tavsiye: Sevginizden asla vazgeçmeyin. Acil Önlem Paketi: Kısa ve Uzun Vadeli Stratejiler Herhangi bir ilişkinin gelişmesi için yapılması gereken acil şeyler vardır. Örneğin, partneriniz çok kontrolcüyse, ilk hedef güvensizlik konusunu masaya yatırmak olmalıdır. Hemen veya ilk bir yıl içinde ulaşılabilen hedefler genel olarak kısa vadeli, 5 yıla kadar olanlar ise orta vadeli olarak sınıflandırılır. Kısa vadeli hedeflerin gerçekçi olmasını sağlamak hayati önem taşır; çünkü kendinizi ve ilişkiyi çok fazla zorlarsanız evliliğin gelişmesine yardım edemezsiniz. Bu hedefleri gerçekleştirmek için çalışırken, evlilik hayatının tadını çıkarmayı da unutmamalısınız. Kısa vadeli hedeflerde başarısız olursanız, bunun nedenini içtenlikle birbirinize sormalısınız. Daha sonra hedefi erteleyeceğinize mi yoksa ilişkiye yeni bir şans mı vereceğinize birlikte karar vermelisiniz. Finansal kaynak gerektiren bazı kısa vadeli hedefler, uzun vadeye esnetilebilir. Buradaki anahtar, hedeflere ulaşmak için mümkün olduğunca ortak çaba göstermektir. Bazı hedeflere ulaşmak ise beş yıldan fazla sürebilir. Bu süreçte yılmamak ve her anından keyif alacak güzellikleri ortaya çıkarmak çiftlerin huzuru için şarttır. Örneğin, önümüzdeki on yıl içinde bir ev satın alma planınız varsa, bu uzun vadeli bir hedeftir. Uzun vadeli hedefler kritiktir; çünkü gençken mülk edinmek ve ilişkisel yatırımlar yapmak akıllıcadır. Yaşlılık dönemi geldikçe evlilik hayallerini gerçekleştirmek zorlaşabilir. Uzun vadeli bir hedefe ulaşmak için evliliğinizin istikrarlı olması gerekir. Eğer zihninizin arkasında evliliğin doğru yolda olmadığına dair bir şüphe varsa, uzun vadeli bir hedef için ortaklaşa çalışmak çok zordur. Demek ki inanmak, inandığın hissi başarmak için mücadele etmek ve andan keyif alarak yaşamak, hedeflere ulaşmanın altın anahtarıdır. Romantizmi ve Kıvılcımı Güçlü Tutacak Küçük Tüyolar • Söylemekten çekinmeyin; eşiniz sizin aşığınızdır. Ona beklenmedik anlarda sürpriz bir hediye gönderin. • Canlı olarak veya ekran üzerinden birlikte konser, tiyatro, sinema gibi şovları izleyin; yorum ve heyecanlarınıza ortak olun. • Uzaktayken merhabalaşmak için birbirinize komik ve esprili resimler gönderin. • Onu destekleyici, sevginizi ve güveninizi anlatan yüreklendirici sözler ve fotoğraflar paylaşın. • Birbirinize romantik bir günlük tutun ya da ortak anılarınızın fotoğraf albümünü yapın. • Ortak dostlarınıza, doğaya ve gönüllü sosyal sorumluluk işlerine birlikte zaman ayırın, ziyaretler planlayın. • Sadece ikinizin zamanı olacak özel "randevu geceleri" (date night) organize edin. • Eşiniz sizin sevgilinizdir, bunu söylemekten çekinmeyin ve onun sizin için eşsiz olduğunu hissettirin. • Konsol veya telefon üzerinden çevrimiçi oyunları birlikte ya da sırayla oynayın. • Ortak kitap okuma zamanları oluşturun; sonra okuduğunuz kitapları birbirinize anlatıp yorumlayın. • Eşinizle aranızda sadece ikinize özel, sevgi dolu gizli bir dil, diyalektler ve cümleler üretin. • Aşk mektuplarınızı en son ne zaman gönderdiniz? Abartıya kaçmadan, gerçeklikten kopmadan aşk mesajları yazın; bu ilişkiyi romantik tutar. • Özel bir hediyeyi kargoyla adresine gönderin; doğum günü, evlilik yıldönümü ya da Dünya Kadınlar Günü gibi özel anları asla atlamayın. • Birlikte çıkacağınız tatil, taşınma, yolculuk veya otel rezervasyonları için geri sayım araçları oluşturun. • İlişki içindeki bireysel bağımsızlığınızı keşfedin; kıvılcımları canlı tutmak her iki tarafın da görevidir. • Sevgili hemcinslerim yani biz erkekler, kadınlar köle değildir. Özellikle çalışan kadınlar kadar evdeki tüm işlerin yarı sorumluluğu sizindir. • Her eş bulaşık, çamaşır, fırın gibi makineleri kullanabilmeli, masa toplayabilmeli, ütü yapabilmeli, yemek pişirebilmeli, evi temizleyebilmeli, halıları elektrik süpürgesi ile süpürebilmeli, yerleri dezenfekte edebilmelidir. Unutmayın hayat müşterektir. Kadınlar çocuk doğurduğu, baktığı ve onlarla ilgilendiği halde, işe gidip gelen, işe gitmese bile ev hanımı olan bir kadının üzerine tüm işleri vermek ve bunu hayatının her anında hiçbir zaman emekli olmayamışçasına yapmasını beklemek öncelikle onurlu bir beyefendi davranış değildir. Hayat müşterek derken kastedilen aslında ortak ve eşit çalışma, paylaşım, iletişim, bölüşüm ve sorumluluktur. Ezcümle Sonuç olarak evlilik; yaşayan ruhsal, duygusal ve bilişsel bir organizma gibidir; asla durağan değildir. Bir evlilik, başlangıçta üzerinde anlaşılan ortak hedefleri olmadığı için zamanla kopma noktasına gelir. Herkesin evlilikten net beklentileri vardır; ancak en bilinmez haldeki sorunlar, eşinize hayallerinizi açıkça bildirmediğinizde ortaya çıkar. Romantizmin sıcaklığıyla eşinizin sizinle tamamen aynı değerlere sahip olduğunu varsaymak kolaydır. Ancak ilk romantizm aşaması kısa sürer. Bu kötü bir şey değildir; aksine ilişkinin rayına oturduğunun, ruhsal, tensel ve duygusal bir olgunluğa ulaştığının en net işaretidir. Evliliğinizin gelişmesini istiyorsanız gerçekçi hedefler belirlemelisiniz. Buna yalnız başınıza karar vermemeli, eşinizle birlikte adım atmalısınız. İkinizin de aynı yönde hareket edebilmesi için hedef belirlerken danışmak ve uzlaşmak şarttır. Yukarıdaki huzur ve saadet aşılayan yaklaşımlar, ikiniz de bunları uygulamaya kararlı olduğunuzda ve rol yapmayan gerçek birer yetişkin gibi davrandığınızda evliliğinizi kesinlikle zirveye taşıyacaktır. Ne demişti Sait Faik; “Bir İnsanı Sevmekle Başlar Her Şey” ben de üstadın devamını getireyim müsaadenizle: Bir İnsanı Sevmekle Başlar Her Şey, Sevmeden başlamaz ki hiçbir şey. Başlasa bile muvaffak olunamaz, bereketi olmaz, kıymeti kalmaz. O halde sevelim ki sevenimiz artsın. Sevmeye de insan önce çekirdek ailesinden, şehrinden, işinden, okulundan, vatanından başlarmış, sonra eşini görürmüş hepsinde gördüğü bu aşkları ona taşırmış. Artık bir de bakmışsın ki; İnsan Her Şeyiyle Eşini Sevmeye Başlamış. Hepinize sevgi dolu, aşk dolu, neşe ve bol kahkaha dolu saadetli bir aile hayatı temenni ederim. Hoşça kalınız dostlarım, bu arada beni de sevmeyi mümkün mertebe unutmazsanız müteşekkir kalırım efendim. CİHAN FULSER Danışman, Araştırmacı Yazar, Gazeteci
Ekleme Tarihi: 29 Ekim 2026 -Perşembe

MUTLU VE BAŞARILI EVLİLİKLERİN SIRRI

Çevrenizde birçok insandan duyduğunuz, kendilerine ait formülleri biraz da mübalağa edip olduğundan farklı gösteren kişilerden feyz almaktan sıkılmışsınızdır diye düşünüyorum. Doğru evlilik partnerini bulduktan sonra, içinizi kemiren o meşhur soruyla baş başa kalırsınız: "Acaba kalıcı bir mutluluk yaşayabilir miyiz?" Hatta şu aralar evliliğinizin monotonlaştığını, sıradanlaştığını hissediyor ve bir arayış içindeyseniz; gelin, mutlu ve başarılı evliliklerde neler olup bittiğini birlikte inceleyelim. Her şeyden önce "ben" ile başlayan tüm cümleleri unutun. "O" diye başlayacak tüm suçlamaları da bir kenara bırakın. "Biz neyi eksik yapıyoruz?" sorusuna cevap arayıp, sonra bunları eşinizle karşılıklı münazara ederek birbirinizle güçlü bir iletişim köprüsü oluşturun. Evlilik, hayatta mutluluğu bulmanın en konforlu yoludur. İyi haber şu ki, evlilikte mutluluğa ulaşmak için yapabileceğiniz çok şey var. Ancak bunu tek başınıza başaramazsınız; eşinizin desteğine ve sizinle birlikte çalışmasına ihtiyacınız vardır. Ruh Eşinizle Birlikteyken Hissedeceğiniz 18 Temel Duygu Eğer doğru partnerle, ruh eşinizle birlikteyken şu duyguları derinden hissedersiniz: • Onun yanında kendinizi tamamen güvende hissedersiniz. • Yanında kendinizi tam ve eksiksiz bir insan gibi görürsünüz. • Birbirinizin farklılıklarına her zaman saygı duyarsınız. • Kusurları düzeltmek ve geliştirmek için birlikte çalışırsınız. • Eşinizle aranızda derin ve sarsılmaz bir empati kurarsınız. • Onunla yaptığınız her planlamada zamanlamanın doğru geldiğini fark edersiniz. • Her koşulda birbirinize yardım etmek için orada olursunuz. • Onun bireysel hedeflerini her zaman desteklersiniz. • Perspektifte bir değişiklik oluyorsa, bunu ikiniz de onaylamışsınızdır. • Eşler arasında savunmasız olmak, yalansız ve iyi hissettirir. • Kendinize artık hayatta daha çok güvenirsiniz. • Her zaman üzerine koyan bir planla hayatta daha üretken olursunuz. • Arkadaşlarınız ve akrabalarınızla daha derin, sağlıklı bağlar kurarsınız. • Planlarınız değişebilir ama hedeflerinizin mutluluk, huzur ve konfor planı asla değişmez. • Kendinizin en iyi versiyonu olursunuz. • Aynı yaşam hedeflerini paylaşırsınız. • Eşinizle iletişimde, onun sessiz düşüncelerini bile duyabilirsiniz. • İçten gelen bir hisle eşinizin bir sonraki adımını bilir, onu destekler veya korursunuz. Eğer bu yazdıklarımın yarısı hakkında şüpheleriniz varsa ve üzerinizde bir yorgunluk hali mevcutsa, bu yazının devamı dikkatinizi daha çok çekecektir. Tartışmaların ve öfke patlamalarının sonucu duygularınızın hüzne ve biraz da umutsuzluğa kapıldığını düşünüyorsanız merak etmeyin; yalnız değilsiniz. Hiçbir şey için geç değildir, bu kadar derin üzülmeyin; çaresi var. Evlilikte Kilometre Taşları Belirlemek Her değerli girişimde olduğu gibi, evlilik için de kilometre taşları belirlemeniz gerekir. İkinizin de nereden geldiğinizi, şu an nerede olduğunuzu ve önümüzdeki beş ya da on yıl içinde nerede olacağınızı bilmeniz gerekiyor. Her iki eşin de aynı yönde hareket edebilmesi için bunu bilmesi zorunludur. Hedef belirlemek, evliliğinizin sağlığını ölçmenin de en kolay yoludur. Tango veya vals gibi dansları yapmak için iki kişi gerektiğine dair o eski söz, evlilik ortamında diğer tüm ilişkilerden çok daha doğrudur. Evliliğin tek başına başarılı olmasını sağlayamazsınız; ancak ilişkinizi tek başınıza bozabilirsiniz. Bu nedenle, adımlarınızın ve eylemlerinizin doğru takdir edilebilmesi için eşinize, evliliğinizi geliştirme niyetinizi açıkça bildirmeniz çok önemlidir. Tüm başarılı evliliklerin ortak bir yönü vardır: Eşler aynı zamanda en iyi arkadaştır. Aslında birçoğunda romantizm başlamadan önce yıllarca süren bir arkadaşlık bağı vardır. Böyle ideal bir senaryoda, oturup evliliğin nasıl yürümesi gerektiğini tartışmak kolaydır. Ancak bir iletişim sorunu varsa, herhangi bir evliliği iyileştirmeye çalışamazsınız. Bu nedenle iletişim kurmayı; birbirinize müşfik ve anlayışlı yaklaşarak, karşılıklı olarak "amasız, fakatsız", itiraz etmeden ve laf kesmeden bağlantı kurmayı öğrenmelisiniz. Uzak Mesafelerin Zorunlu Sınavı Evlilikler ve ilişkiler bazen uzak mesafelerle zorunlu bir teste girebilirler. Uzun mesafeli ilişkiler genellikle askerlik, proje işleri, tevkif veya hastalıklar gibi birer zorunluluk olarak karşımıza çıkar. Elbette bu durumlarda sağlıklı ilişkileri sürdürmek çok daha zorludur. Bu nedenle, kilometrelerce uzakta olsanız bile bağlantıyı sürdürmeye ve eşinizle sanki yan yanaymış gibi hissetmeye ihtiyacınız olacaktır. Uzun mesafeli ilişkiler ve böyle bir bağ üzerinden yürütülen romantizm, modern bir fenomendir. Binlerce kilometre uzakta olmak, bir çiftin romantik ilişkisini bozmasını gerektirmez. Ancak bu sürecin kendine özgü zorlukları vardır. Evliliklerin ayakta kalması için her iki tarafın da neye giriştiklerinin ve hangi hedefler üzerinde çalışmak istediklerinin farkında olmaları önemlidir. Eğer uzun mesafeli bir ilişkiniz varsa veya böyle bir periyoda girme durumundaysanız endişelenmemek gerekir. Hayat mücadelesindeki belli zorlukları aşmak ve ilişkiyi güçlü bir şekilde sürdürmek için iki kişinin uzlaşmış olması elzemdir. Böyle bir ilişki için en temel öğüt ve püf noktası; “Gözler uzakta olsa da yürekten hissederek birliktelik” ilkesini benimsemektir. Evlilikte "Hedef" Ne Anlama Gelir? Peki, bu evlilik hedefleri tam olarak nelerdir? Bir şirketin hedefleri kadar sıkıcı ve mekanik mi? Hayır. Hedefler, ilişkinizin büyümesini sağlamak için her ikinizin de aynı gemide buluşmasını sağlayan kilometre taşlarıdır. Bu terimi anlayışınızın, eşinizin anlayışından farklı olabileceğini unutmayın. Bu nedenle kavramlar üzerinde ortak bir anlayışa sahip olmak hayati önem taşır. Evliliğin amacı; birlikte mutlu ve başarılı olmak için tüm iyilik ve güzellikleri sahiplenip keyfini yaşayarak sürdürülebilir kılmaya çalışmak olduğu kadar; sıkıntıları ortak bir anlayışla, adilane bir düzlemde paylaşmak, bölüşmek ve iletişimde kalarak birlikte göğüslemektir. Evlilikte başarmayı beklediğiniz şey tam olarak budur. Bu nedenle, evliliğe girmeden önce benzer hedeflere sahip olmanız gerektiği açıktır. Evlilik hayatına hedefler veya hayaller olmadan başlamak kadar tedbirsizce bir şey olamaz. Aslında, evlilik öncesi "kur yapmak" ya da birbirini tanımak diye adlandırılan esnadaki en temel uyum faktörlerinden biri ortak evlilik hedefleri olmalıdır. Pusulasız Bir Gemi Olmamak İçin İyi tanımlanmış hedefler olmadan bir evlilik içinde yaşamak, yönsüz bir geminin pusulasız ve radarsız dolaşması gibidir. Evliliğiniz rüzgârın estiği herhangi bir yöne savrulabilir. Günümüzde görülen yüksek boşanma oranları karşısında, evliliğinizi yürütmek veya bir zamanlar parıldayan ilişkinizi kurtarmak için mümkün olan her şeyi yapmalısınız. Eşinizle ortak değerleriniz varsa, evlilik hedefleri koymak zor değildir. Öte yandan, eşinizle hiçbir ortak noktanız yoksa, gerçekçi hedefler koymak göz korkutucu bir görev olacaktır. Bu nedenle, evlilik hedeflerinin uygulanması, birbirinizle nasıl ilişki kurduğunuza bağlıdır. Gerçekleşme şansı yüksek olan hedefler koymak için, eşinizin olabildiğince özgür ve kendi hissiyatlarını dinlemesine izin vermeli ve ilişkiden beklenen özlem ile hayallerin bir listesini çıkarmalısınız. Elle yazılmış, bu emek isteyen listeyi gerçekten yapmalısınız. Bununla birlikte hem kontrastın (çatışmanın) olduğu alanları hem de önceliklerin farklı olduğu noktaları açıkça belirtmelisiniz. Değerleriniz büyük ölçüde farklıysa, evlilik hedefleri yapmak ve bunlara ulaşmak zordur. Hatta farkında olmadan evliliğinize zarar verebilirsiniz. Bu hedefleri koyarken birbirinize adil olmaya ve sevdiğiniz için bazı feragatlerde bulunmaya hazır olmalısınız. Ancak ödün veremeyeceğiniz bazı kök değerleriniz de olmalıdır; özgürlüğünüz, özel yaşam alanınız, dini düşünceleriniz, milli hisleriniz, ahlaki bakışınız, kültürel tavrınız, sizi siz yapan gelenekleriniz ve toplumsal işleyişleriniz ve bedeniniz gibi. Aynı durum eşiniz için de geçerlidir. Evliliklerde bulunan her tartışma aşkın olmadığı anlamına gelmez; sadece farklı olduğunuz anlamına gelir. Olgun bir çift birbirine tahammül eder, alanı yönetir ve yoluna devam eder. Evlilik hedeflerinin gözden geçirilmiş listelerinden ilerlemeli ve önümüzdeki bir yıl içinde ulaşmayı beklediğiniz maddeleri "kısa vadeli hedefler" olarak tanımlamalısınız. 1 ile 5 yıl arasını ise emek, eğitim, düzen ve disiplin ile aşılabilecek "orta vadeli hedefler" olarak belirlemelisiniz. 5 yıldan uzun vadeli hedefler ise, tüm bu şartlarda istikrarlı ve sürdürülebilir olduğunuzun kanıtı olacak ve size bir başarı kutlaması yaşatacaktır. Bundan keyif almalısınız. Sürdürülebilir Mutlu Bir Evliliğin Hedef Listesi Evlilikte Çiftlerin ortak hedeflerinden öne çıkan örnekler şunlardır: • Evlilikte çiftlerin her şeyden önce uyum ve huzur birliktelikleri yaşaması gerektiğinin bilincinde olmak. • Ne zaman çocuk sahibi olunacağına ve kaç çocuk istendiğine ortaklaşa karar vermek. • Ritüel farklılıklarını saygıyla aşabilecek ortak bir ahlaki zemini takip etmek. • İdeal zindeliğe ulaşmak ve birlikte sağlıklı bir yaşam sürmek. • Her zaman etkili ve yapıcı iletişim kurmayı öğrenmeye kararlı olmak. • Tüm maddi varlıkları ve mülkleri ortak bir anlayışla tek bir hesapta birleştirmek. • Çocukları karşılıklı mutabakatla, dengeli bir disiplinle büyütmek. • Kelimelerden çok eylemlerle ve davranışlarla iletişim kurmak. • Daha fazla dinlemek ve daha az konuşmak. • Eşinizin size zor gelen bazı alışkanlıklarından veya hobilerinden rahatsız olmamayı öğrenmek. • Tüm olumsuz nedenler varken bile ayrılmayacağınıza dair pozitif inancı korumak. • Bazen kızgın, somurtkan ve karamsar olmanın da insani bir durum olduğunu kabul etmek. • Sevginin tamamen geçici duygulardan ibaret olmadığını, bir emek köprüsü olduğunu kabul etmek. • Birisi eşiniz hakkında olumsuz bir şey söylediğinde onun haklarını korumak. • Tuhaf görünse bile birbirlerinin eksikliklerini alçakgönüllülükle kabul etmek. • Ten uyumunun dışında, birlikte keyif alınacak başka bağlanma aktiviteleri geliştirmek. • Gerektiğinde arkadaşlarınız ve akrabalarınız yerine partnerinizle zaman geçirmeyi tercih etmek. • Ayrı ayrı zengin olmaktansa, birlikte omuz omuza bir hayatı paylaşmayı tercih etmek. • Evliliği zedelemeden, birbirinizle her konuda aynı fikirde olamayacağınızı keşfetmek. • Birlikte sağlık, huzur ve uyum içinde mutlu yaşlanmayı ummak ve bunu adım adım planlamak. • Bu hayattan ne beklediğinizi ne istediğinizi tam olarak bir araya getirmek. • Kendi eksik yanlarınız için destek ve anlayış talep etmek, • Bilgi güncellemesi, sürdürülebilir eğitim ve öğrenmeye açık olmak. • Eşinizin yalnız biri olmadığını arkasında koca bir hayat, akrabalar, dostluklar, iş ortamı, eğitim yaşamı, anılar, hikayeler, kazalar, başarılar, acılar, mutluluklar, hasretler, travmalar, idealler, hedefler, hatalar, zayıflıklar gibi komple bir paket olduğunu ve bunun bilinci ile hareket etmeniz ve birlikte yaşamaya hazır olduğunuzu öncelikle bellemeniz gerekir. • Birbirini destekleyen çiftler için hayatta her şeyin mükemmel olamayacağını bazen hedef, arzu, istek, çalışma vb. emeklere rağmen gerçekleşmeyecek durumlarda bile aslolanın eşiniz ve ona karşı duyduğunuz sevgi, saygı, anlayış, ilgi ve şefkatin olduğunu unutmamak şarttır. • Yaşamak, yaş almak olsa da bir zaman döngü sürecidir ve birlikte yaşlanacağınız eşinizin ve yahut sizin sağlıktan tutun da bir çok konuda yardıma desteğe tedaviye ihtiyaç duyacağınızı ve birlikte üstesinden gelmeniz gerektiğini aklınızdan çıkarmamak gerekir. İşte bunun adı O nedenle Hayat’tır. Monotonlaşan Evlilikler İçin Huzur ve Mutluluk Reçetesi Eğer evliliğinizde duraklama dönemindeyseniz, şu adımları acilen devreye alınız: • Modern iletişim yöntemlerinden yararlanın; gün içinde sosyal medya veya e-posta üzerinden hoş, sevgi dolu cümleler paylaşın. • Romantizmi canlı tutmak için minik hediyeler veya jestler yapın; ona bir şarkı adamak gibi. • Mümkün olan her sıklıkta birbirinizi gerçekten dinleyin ve onun en büyük destekçisi olduğunuzu açıkça söyleyin. • İlişkinizde esnek olun; dramalardan kaçının ve beklenmedik durumlara aşırı tepkiler vermeyin. • Eşinize karşı tamamen samimi olun; dürüstlük, samimiyet ve iyi niyet güven duygusunun belkemiğidir. • Birbirinize güvenin; aksi durumları tartışarak değil, sakinlikle konuşarak mutlaka çözün. • İyimserlik ve destek, ilişkilerin ihtiyaç duyduğu en hoş kişisel tanıma ve gelişim şansıdır. • Yükümlülükleriniz üzerinde net anlaşın; birbirinize aşırı sorumluluk yüklemeyip adaletli olun. • Taviz verin; uzlaşmaya açık olmak, birbirinizin aşırı tepki vereceği durumları ve yıkıcı duyguları azaltır. • Önemli etkinliklerde mutlaka hazır olun; eşinizin önemli anları sizin için de öncelikli olmalıdır. • Evlilik bir mahkûmiyet değildir; kişisel alanlara saygı duyun. Bazen yalnız kalmak herkese iyi gelir. • İlişkilerde kişisel özgürlük temelli kuralları bilmek ve buna alan tanımak gerekir. • Duygularınızı öfke patlamaları yaşamadan, mübalağasız ve samimice ifade edin. • Evliliklerde heyecan ve macerayı canlı tutmak için partnerinizle birlikte yaşayacağınız yeni senaryolar üretin. • Eşinizi destekleyin, ona güvenin, saygı duyun, dokunun ve sadece ikinize özel zamanlar yaratın. • Empati kurun eşiniz neden yılgınlık, hüzün, umutsuzluk sarmalı içine girmiş olabilir ve bunun karşılığında siz neler yapabilirsiniz. • Bazen sorun basit bazen komplikedir. Komplike konular için uzman görüşü ve yardımı alın, aile çift terapileri için adım atın. • Evlilikte sorun bazen eşinizin öfkesi ise ve bu sizin statünüz, karakteriniz, işgücünüz, mali durumunuz gibi konuları kapsıyorsa açık konuşun. • Eşinizin yılgınlığı ve hüznü yorgunluğu olabilir. Bazen hayat yorucudur, işyerleri, mobbing, ekonomik durumlar, fikri veya bedeni taciz, huzursuzluk, trafik, monotonlaşan hayat, çocukların ağır sorumlulukları, akrabalar vb. Bu durumların adli, hukuki süreçleri bir tarafa bazen sorunlu eşin sadece dinlemek hatta konuşmadan sessiz bir şekilde kendisini anlatmasına izin vermeniz gerekebilir. • VE en basit, en hayati tavsiye: Sevginizden asla vazgeçmeyin. Acil Önlem Paketi: Kısa ve Uzun Vadeli Stratejiler Herhangi bir ilişkinin gelişmesi için yapılması gereken acil şeyler vardır. Örneğin, partneriniz çok kontrolcüyse, ilk hedef güvensizlik konusunu masaya yatırmak olmalıdır. Hemen veya ilk bir yıl içinde ulaşılabilen hedefler genel olarak kısa vadeli, 5 yıla kadar olanlar ise orta vadeli olarak sınıflandırılır. Kısa vadeli hedeflerin gerçekçi olmasını sağlamak hayati önem taşır; çünkü kendinizi ve ilişkiyi çok fazla zorlarsanız evliliğin gelişmesine yardım edemezsiniz. Bu hedefleri gerçekleştirmek için çalışırken, evlilik hayatının tadını çıkarmayı da unutmamalısınız. Kısa vadeli hedeflerde başarısız olursanız, bunun nedenini içtenlikle birbirinize sormalısınız. Daha sonra hedefi erteleyeceğinize mi yoksa ilişkiye yeni bir şans mı vereceğinize birlikte karar vermelisiniz. Finansal kaynak gerektiren bazı kısa vadeli hedefler, uzun vadeye esnetilebilir. Buradaki anahtar, hedeflere ulaşmak için mümkün olduğunca ortak çaba göstermektir. Bazı hedeflere ulaşmak ise beş yıldan fazla sürebilir. Bu süreçte yılmamak ve her anından keyif alacak güzellikleri ortaya çıkarmak çiftlerin huzuru için şarttır. Örneğin, önümüzdeki on yıl içinde bir ev satın alma planınız varsa, bu uzun vadeli bir hedeftir. Uzun vadeli hedefler kritiktir; çünkü gençken mülk edinmek ve ilişkisel yatırımlar yapmak akıllıcadır. Yaşlılık dönemi geldikçe evlilik hayallerini gerçekleştirmek zorlaşabilir. Uzun vadeli bir hedefe ulaşmak için evliliğinizin istikrarlı olması gerekir. Eğer zihninizin arkasında evliliğin doğru yolda olmadığına dair bir şüphe varsa, uzun vadeli bir hedef için ortaklaşa çalışmak çok zordur. Demek ki inanmak, inandığın hissi başarmak için mücadele etmek ve andan keyif alarak yaşamak, hedeflere ulaşmanın altın anahtarıdır. Romantizmi ve Kıvılcımı Güçlü Tutacak Küçük Tüyolar • Söylemekten çekinmeyin; eşiniz sizin aşığınızdır. Ona beklenmedik anlarda sürpriz bir hediye gönderin. • Canlı olarak veya ekran üzerinden birlikte konser, tiyatro, sinema gibi şovları izleyin; yorum ve heyecanlarınıza ortak olun. • Uzaktayken merhabalaşmak için birbirinize komik ve esprili resimler gönderin. • Onu destekleyici, sevginizi ve güveninizi anlatan yüreklendirici sözler ve fotoğraflar paylaşın. • Birbirinize romantik bir günlük tutun ya da ortak anılarınızın fotoğraf albümünü yapın. • Ortak dostlarınıza, doğaya ve gönüllü sosyal sorumluluk işlerine birlikte zaman ayırın, ziyaretler planlayın. • Sadece ikinizin zamanı olacak özel "randevu geceleri" (date night) organize edin. • Eşiniz sizin sevgilinizdir, bunu söylemekten çekinmeyin ve onun sizin için eşsiz olduğunu hissettirin. • Konsol veya telefon üzerinden çevrimiçi oyunları birlikte ya da sırayla oynayın. • Ortak kitap okuma zamanları oluşturun; sonra okuduğunuz kitapları birbirinize anlatıp yorumlayın. • Eşinizle aranızda sadece ikinize özel, sevgi dolu gizli bir dil, diyalektler ve cümleler üretin. • Aşk mektuplarınızı en son ne zaman gönderdiniz? Abartıya kaçmadan, gerçeklikten kopmadan aşk mesajları yazın; bu ilişkiyi romantik tutar. • Özel bir hediyeyi kargoyla adresine gönderin; doğum günü, evlilik yıldönümü ya da Dünya Kadınlar Günü gibi özel anları asla atlamayın. • Birlikte çıkacağınız tatil, taşınma, yolculuk veya otel rezervasyonları için geri sayım araçları oluşturun. • İlişki içindeki bireysel bağımsızlığınızı keşfedin; kıvılcımları canlı tutmak her iki tarafın da görevidir. • Sevgili hemcinslerim yani biz erkekler, kadınlar köle değildir. Özellikle çalışan kadınlar kadar evdeki tüm işlerin yarı sorumluluğu sizindir. • Her eş bulaşık, çamaşır, fırın gibi makineleri kullanabilmeli, masa toplayabilmeli, ütü yapabilmeli, yemek pişirebilmeli, evi temizleyebilmeli, halıları elektrik süpürgesi ile süpürebilmeli, yerleri dezenfekte edebilmelidir. Unutmayın hayat müşterektir. Kadınlar çocuk doğurduğu, baktığı ve onlarla ilgilendiği halde, işe gidip gelen, işe gitmese bile ev hanımı olan bir kadının üzerine tüm işleri vermek ve bunu hayatının her anında hiçbir zaman emekli olmayamışçasına yapmasını beklemek öncelikle onurlu bir beyefendi davranış değildir. Hayat müşterek derken kastedilen aslında ortak ve eşit çalışma, paylaşım, iletişim, bölüşüm ve sorumluluktur. Ezcümle Sonuç olarak evlilik; yaşayan ruhsal, duygusal ve bilişsel bir organizma gibidir; asla durağan değildir. Bir evlilik, başlangıçta üzerinde anlaşılan ortak hedefleri olmadığı için zamanla kopma noktasına gelir. Herkesin evlilikten net beklentileri vardır; ancak en bilinmez haldeki sorunlar, eşinize hayallerinizi açıkça bildirmediğinizde ortaya çıkar. Romantizmin sıcaklığıyla eşinizin sizinle tamamen aynı değerlere sahip olduğunu varsaymak kolaydır. Ancak ilk romantizm aşaması kısa sürer. Bu kötü bir şey değildir; aksine ilişkinin rayına oturduğunun, ruhsal, tensel ve duygusal bir olgunluğa ulaştığının en net işaretidir. Evliliğinizin gelişmesini istiyorsanız gerçekçi hedefler belirlemelisiniz. Buna yalnız başınıza karar vermemeli, eşinizle birlikte adım atmalısınız. İkinizin de aynı yönde hareket edebilmesi için hedef belirlerken danışmak ve uzlaşmak şarttır. Yukarıdaki huzur ve saadet aşılayan yaklaşımlar, ikiniz de bunları uygulamaya kararlı olduğunuzda ve rol yapmayan gerçek birer yetişkin gibi davrandığınızda evliliğinizi kesinlikle zirveye taşıyacaktır. Ne demişti Sait Faik; “Bir İnsanı Sevmekle Başlar Her Şey” ben de üstadın devamını getireyim müsaadenizle: Bir İnsanı Sevmekle Başlar Her Şey, Sevmeden başlamaz ki hiçbir şey. Başlasa bile muvaffak olunamaz, bereketi olmaz, kıymeti kalmaz. O halde sevelim ki sevenimiz artsın. Sevmeye de insan önce çekirdek ailesinden, şehrinden, işinden, okulundan, vatanından başlarmış, sonra eşini görürmüş hepsinde gördüğü bu aşkları ona taşırmış. Artık bir de bakmışsın ki; İnsan Her Şeyiyle Eşini Sevmeye Başlamış. Hepinize sevgi dolu, aşk dolu, neşe ve bol kahkaha dolu saadetli bir aile hayatı temenni ederim. Hoşça kalınız dostlarım, bu arada beni de sevmeyi mümkün mertebe unutmazsanız müteşekkir kalırım efendim. CİHAN FULSER Danışman, Araştırmacı Yazar, Gazeteci
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kalpgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.