24–31 Ocak, takvimde sıradan bir hafta değildir

GÜNDEM 26.01.2026 - 15:32, Güncelleme: 26.01.2026 - 15:32
 

24–31 Ocak, takvimde sıradan bir hafta değildir

24–31 Ocak, yalnızca bir tarih aralığı değil; adaletin, demokrasinin ve Cumhuriyet değerlerinin bedelinin hatırlandığı bir vicdan haftasıdır.
Unutmamak Bir Vicdan Meselesidir. 24–31 Ocak, takvimde sıradan bir hafta değildir. Hafızada Bir Ömür... Bu tarih aralığı, Türkiye’nin hafızasında derin izler bırakan Adalet ve Demokrasi Haftasıdır. Bu hafta; kalemiyle, sözüyle, duruşuyla laik, demokratik ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ni savunan; bu uğurda bedel ödeyen aydınları, gazetecileri, bilim insanlarını ve devlet insanlarını anma haftasıdır. Özellikle 24 Ocak, ülkemizin belleğinde ağır bir hüzünle yer eder. Bu tarih, üç büyük değerin adının yan yana anıldığı gündür. Uğur Mumcu – 24 Ocak 1993 Ali Gaffar Okkan – 24 Ocak 2001 Ali Gaffar Okkan – 24 Ocak 2001 Muammer Aksoy – 31 Ocak 1990 24 Ocak 1993’te, araştırmacı gazeteciliğin simge ismi Uğur Mumcu, karanlık odakların hedefi oldu. Gerçeğin peşinden yılmadan giden, susmayan kalemiyle Türkiye’ye ayna tutan Mumcu, demokrasi mücadelesinin simgelerinden biri olarak hafızalarımıza kazındı. 24 Ocak 2001’de, Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan, görevini halkla iç içe, adalet ve insanlık temelinde yürüten bir devlet adamı olarak hain bir saldırıyla aramızdan alındı. Onun adı, bu topraklarda devletin şefkatli ve adil yüzünü temsil etmeye devam ediyor. 24 Ocak 2007’de ise gazeteci, yazar ve devlet insanı İsmail Cem’i kaybettik. Dışişleri Bakanlığı döneminde yürüttüğü çok yönlü diplomasi, Avrupa ile ilişkilerde açtığı yeni sayfalar ve düşünce dünyamıza kattıklarıyla; o, Cumhuriyet aydınlanmasının önemli temsilcilerinden biri olarak anılmayı hak ediyor. Adalet ve Demokrasi Haftası denildiğinde elbette 31 Ocak 1990’da katledilen anayasa hukukçusu Prof. Dr. Muammer Aksoy da unutulamaz. Aksoy, hukukun üstünlüğünü ve laik Cumhuriyet’i savunmanın bedelini canıyla ödeyen öncü isimlerden biridir. Bu ülkenin aydınlarını karanlığa teslim etmeye çalışanlar bilmelidir ki; 24–31 Ocak, yalnızca bir tarih aralığı değil; adaletin, demokrasinin ve Cumhuriyet değerlerinin bedelinin hatırlandığı bir vicdan haftasıdır. Unutmadık. Unutmayacağız. Unutturmayacağız. Dilber KÖSE
24–31 Ocak, yalnızca bir tarih aralığı değil; adaletin, demokrasinin ve Cumhuriyet değerlerinin bedelinin hatırlandığı bir vicdan haftasıdır.

Unutmamak Bir Vicdan Meselesidir.
24–31 Ocak, takvimde sıradan bir hafta değildir. Hafızada Bir Ömür...

Bu tarih aralığı, Türkiye’nin hafızasında derin izler bırakan Adalet ve Demokrasi Haftasıdır. Bu hafta; kalemiyle, sözüyle, duruşuyla laik, demokratik ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ni savunan; bu uğurda bedel ödeyen aydınları, gazetecileri, bilim insanlarını ve devlet insanlarını anma haftasıdır.

Özellikle 24 Ocak, ülkemizin belleğinde ağır bir hüzünle yer eder.
Bu tarih, üç büyük değerin adının yan yana anıldığı gündür.

Uğur Mumcu – 24 Ocak 1993

Ali Gaffar Okkan – 24 Ocak 2001

Ali Gaffar Okkan – 24 Ocak 2001

Muammer Aksoy – 31 Ocak 1990

24 Ocak 1993’te, araştırmacı gazeteciliğin simge ismi Uğur Mumcu, karanlık odakların hedefi oldu. Gerçeğin peşinden yılmadan giden, susmayan kalemiyle Türkiye’ye ayna tutan Mumcu, demokrasi mücadelesinin simgelerinden biri olarak hafızalarımıza kazındı.

24 Ocak 2001’de, Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan, görevini halkla iç içe, adalet ve insanlık temelinde yürüten bir devlet adamı olarak hain bir saldırıyla aramızdan alındı. Onun adı, bu topraklarda devletin şefkatli ve adil yüzünü temsil etmeye devam ediyor.

24 Ocak 2007’de ise gazeteci, yazar ve devlet insanı İsmail Cem’i kaybettik. Dışişleri Bakanlığı döneminde yürüttüğü çok yönlü diplomasi, Avrupa ile ilişkilerde açtığı yeni sayfalar ve düşünce dünyamıza kattıklarıyla; o, Cumhuriyet aydınlanmasının önemli temsilcilerinden biri olarak anılmayı hak ediyor.

Adalet ve Demokrasi Haftası denildiğinde elbette 31 Ocak 1990’da katledilen anayasa hukukçusu Prof. Dr. Muammer Aksoy da unutulamaz. Aksoy, hukukun üstünlüğünü ve laik Cumhuriyet’i savunmanın bedelini canıyla ödeyen öncü isimlerden biridir.

Bu ülkenin aydınlarını karanlığa teslim etmeye çalışanlar bilmelidir ki; 24–31 Ocak, yalnızca bir tarih aralığı değil; adaletin, demokrasinin ve Cumhuriyet değerlerinin bedelinin hatırlandığı bir vicdan haftasıdır.
Unutmadık.
Unutmayacağız.
Unutturmayacağız.

Dilber KÖSE

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.