Açıkta satılan gıdalar "doğal" algısıyla risk oluşturabilir uyarısı

SAĞLIK (AA) - Anadolu Ajansı | 15.04.2026 - 11:32, Güncelleme: 15.04.2026 - 14:20
 

Açıkta satılan gıdalar "doğal" algısıyla risk oluşturabilir uyarısı

- Yıldız Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammet Arıcı: - "Gıdanın açık olması elbette dışarıdan bulaşabilecek safsızlıklara da açık demektir ancak bunların kontrol edilememesi durumunda özellikle mikotoksin, aflatoksin gibi riskleri aklımıza getirir"
 Yıldız Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammet Arıcı, "doğal" adı altında satılan her ürünün güvenli olmayabileceğini belirterek, özellikle açıkta satılan gıdaların risk taşıyabileceği uyarısında bulundu. Arıcı, "5. Uluslararası Gıda Kimyası Kongresi" için geldiği Antalya'da AA muhabirine yaptığı açıklamada, "doğal" denilerek pazarlanan gıdaların her zaman sağlıklı olmayabileceğini, belirleyici unsurun üretim ve saklama koşulları olduğunu söyledi. Açıkta satılan ürünlerin çoğu zaman denetim ve kayıt sistemine tabi olmadan tüketiciye ulaştığına dikkati çeken Arıcı, bu durumun üretim ve dağıtım süreçlerine ilişkin belirsizlikleri artırdığını kaydetti. Arıcı, bu tür gıdalarda özellikle mikrobiyolojik risklerin öne çıktığını vurguladı. Birçok ürünün ısıl işlem veya fermantasyon gibi yöntemlerle işlenmesinin, riskleri azaltarak gıdanın daha güvenli hale gelmesini sağladığının bilimsel olarak kabul edildiğini anlatan Arıcı, bu süreçlerin gıda güvenliğinde önemli rol oynadığını belirtti. Açıkta satılan baharat ve çiğ süt gibi gıdaların kontrollü şekilde üretilmesinin önemine işaret eden Arıcı, "Gıdanın açık olması elbette dışarıdan bulaşabilecek safsızlıklara da açık demektir ancak bunların kontrol edilememesi durumunda özellikle mikotoksin, aflatoksin gibi riskleri aklımıza getirir. Onun için elbette paketli gıda diyoruz." ifadelerini kullandı. Arıcı, gıda kaynaklı risklerin çoğunlukla kısa vadeli etkilerden ziyade zamanla vücutta biriken mikotoksinler aracılığıyla ortaya çıktığını, bu maddelerin bazı organlarda birikerek uzun vadede toksik etki ve kanser gibi ciddi hastalıklara yol açabileceğini dile getirdi. - Yoğun dumana maruz kalan gıdalar sağlık risklerini artırabiliyor Gıda güvenliğinde yalnızca ürün seçiminin değil, hazırlama yöntemlerinin de önemli olduğunu vurgulayan Arıcı, yüksek ısı ve yoğun dumana maruz kalan gıdalarda zararlı bileşiklerin oluşabileceğine dikkati çekti. Mangal gibi pişirme yöntemlerinde kontrollü olunması gerektiğini anlatan Arıcı, "Mangalın üstünde, bol ateşle, ateşe yakın pişirildiği zaman et bol dumana maruz kalır. O duman yağın dumanıdır. Buradan da PAH denilen maddeler ızgara edilen etlere geçer ve sağlık riski taşır." dedi. - Gıda güvenliğinde izlenebilirlik ve şeffaflık öne çıkıyor Gıda güvenliğinde şeffaflık ve izlenebilirliğin önemine değinen Arıcı, bu imkanın özellikle ambalajlı ve işlenmiş gıdalarda güvenilirlik açısından önemli bir avantaj sunduğunu ifade etti. Kökeni bilinen gıdaların önemine işaret eden Arıcı, devletin izlenebilirlik sistemlerini yaygınlaştırdığını söyledi. Barkod sistemi sayesinde ürünün cep telefonlarıyla taranarak menşeine ve üretim sürecine kadar ulaşılabildiğini belirten Arıcı, izlenebilirliği olan ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Tüketicilerin ürün seçiminde temel kontrolleri ihmal etmemesi gerektiğini kaydeden Arıcı, ambalajı deforme olmuş, paslı, çarpık veya şişmiş konservelerin kesinlikle alınmaması ve tüketilmemesi, şüpheli ürünlerin tadına dahi bakılmadan imha edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
- Yıldız Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammet Arıcı: - "Gıdanın açık olması elbette dışarıdan bulaşabilecek safsızlıklara da açık demektir ancak bunların kontrol edilememesi durumunda özellikle mikotoksin, aflatoksin gibi riskleri aklımıza getirir"

 Yıldız Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammet Arıcı, "doğal" adı altında satılan her ürünün güvenli olmayabileceğini belirterek, özellikle açıkta satılan gıdaların risk taşıyabileceği uyarısında bulundu.

Arıcı, "5. Uluslararası Gıda Kimyası Kongresi" için geldiği Antalya'da AA muhabirine yaptığı açıklamada, "doğal" denilerek pazarlanan gıdaların her zaman sağlıklı olmayabileceğini, belirleyici unsurun üretim ve saklama koşulları olduğunu söyledi.

Açıkta satılan ürünlerin çoğu zaman denetim ve kayıt sistemine tabi olmadan tüketiciye ulaştığına dikkati çeken Arıcı, bu durumun üretim ve dağıtım süreçlerine ilişkin belirsizlikleri artırdığını kaydetti.

Arıcı, bu tür gıdalarda özellikle mikrobiyolojik risklerin öne çıktığını vurguladı.

Birçok ürünün ısıl işlem veya fermantasyon gibi yöntemlerle işlenmesinin, riskleri azaltarak gıdanın daha güvenli hale gelmesini sağladığının bilimsel olarak kabul edildiğini anlatan Arıcı, bu süreçlerin gıda güvenliğinde önemli rol oynadığını belirtti.

Açıkta satılan baharat ve çiğ süt gibi gıdaların kontrollü şekilde üretilmesinin önemine işaret eden Arıcı, "Gıdanın açık olması elbette dışarıdan bulaşabilecek safsızlıklara da açık demektir ancak bunların kontrol edilememesi durumunda özellikle mikotoksin, aflatoksin gibi riskleri aklımıza getirir. Onun için elbette paketli gıda diyoruz." ifadelerini kullandı.

Arıcı, gıda kaynaklı risklerin çoğunlukla kısa vadeli etkilerden ziyade zamanla vücutta biriken mikotoksinler aracılığıyla ortaya çıktığını, bu maddelerin bazı organlarda birikerek uzun vadede toksik etki ve kanser gibi ciddi hastalıklara yol açabileceğini dile getirdi.

- Yoğun dumana maruz kalan gıdalar sağlık risklerini artırabiliyor

Gıda güvenliğinde yalnızca ürün seçiminin değil, hazırlama yöntemlerinin de önemli olduğunu vurgulayan Arıcı, yüksek ısı ve yoğun dumana maruz kalan gıdalarda zararlı bileşiklerin oluşabileceğine dikkati çekti.

Mangal gibi pişirme yöntemlerinde kontrollü olunması gerektiğini anlatan Arıcı, "Mangalın üstünde, bol ateşle, ateşe yakın pişirildiği zaman et bol dumana maruz kalır. O duman yağın dumanıdır. Buradan da PAH denilen maddeler ızgara edilen etlere geçer ve sağlık riski taşır." dedi.

- Gıda güvenliğinde izlenebilirlik ve şeffaflık öne çıkıyor

Gıda güvenliğinde şeffaflık ve izlenebilirliğin önemine değinen Arıcı, bu imkanın özellikle ambalajlı ve işlenmiş gıdalarda güvenilirlik açısından önemli bir avantaj sunduğunu ifade etti.

Kökeni bilinen gıdaların önemine işaret eden Arıcı, devletin izlenebilirlik sistemlerini yaygınlaştırdığını söyledi.

Barkod sistemi sayesinde ürünün cep telefonlarıyla taranarak menşeine ve üretim sürecine kadar ulaşılabildiğini belirten Arıcı, izlenebilirliği olan ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

Tüketicilerin ürün seçiminde temel kontrolleri ihmal etmemesi gerektiğini kaydeden Arıcı, ambalajı deforme olmuş, paslı, çarpık veya şişmiş konservelerin kesinlikle alınmaması ve tüketilmemesi, şüpheli ürünlerin tadına dahi bakılmadan imha edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.