BİR ÇOCUĞUN BAŞARISI, BİR TOPLUMUN UMUDUDUR…

EĞİTİM 03.11.2026 - 23:24, Güncelleme: 03.11.2026 - 23:24
 

BİR ÇOCUĞUN BAŞARISI, BİR TOPLUMUN UMUDUDUR…

Çünkü bir çocuğun başarısı, yalnızca kendi geleceğini değil, yarının toplumunu da şekillendirir. Çocuklara yapılan yatırım, insanlığın geleceğine yapılan yatırımdır.
BİR ÇOCUĞUN BAŞARISI, BİR TOPLUMUN UMUDUDUR… Şimdi kaç yaşında demeden, nasıl bir dünya içindedir?.. Bilmiyoruz... "153 IQ puanına sahip olduğu belirtilen Eren, yaklaşık 3 bin 500 adayın katıldığı ve yalnızca 28 öğrencinin kabul edileceği sınavda birinci oldu." Beş yaşında birincilikle adını duyuran Eren Akdoğan: Yetenek keşfedilmeyi, çocuklar desteklenmeyi bekler! Bir çocuğun başarısı yalnızca ailesinin gururu değildir; doğru eğitim, fırsat eşitliği ve insanlığın geleceği adına hepimize umut veren bir değerdir. Bazen küçücük bir çocuğun attığı adım, kocaman bir dünyanın dikkatini çekebilir. Bazen beş yaşındaki bir çocuğun başarısı, yetişkinlere eğitimin, emeğin ve keşfedilmeyi bekleyen yeteneklerin önemini yeniden hatırlatabilir. İşte Eren Akdoğan'ın hikâyesi de tam olarak böyle… 2020 yılında henüz beş yaşındayken ABD'nin Chicago kentindeki Edison Regional Gifted Center'a kabul edilen Eren Akdoğan, üstün yetenekli öğrencileri belirlemek amacıyla gerçekleştirilen sınavda gösterdiği başarıyla dikkatleri üzerine çekti. Dönemin basına yansıyan haberlerine göre, 153 IQ puanına sahip olduğu belirtilen Eren, yaklaşık 3 bin 500 adayın katıldığı ve yalnızca 28 öğrencinin kabul edileceği sınavda birinci oldu. Böylece Edison Regional Gifted Center'a tam burslu kabul edilen ilk Türk öğrenci olarak kamuoyuna tanıtıldı. Bu başarı, yalnızca bir sınav derecesinden ibaret değildi. Küçük yaşta ortaya çıkan bir potansiyelin, doğru yönlendirme ve eğitim imkânlarıyla nasıl önemli bir fırsata dönüşebileceğinin de göstergesiydi. Zekâ bir başlangıçtır, asıl mesele onu doğru yönlendirebilmektir. Eren'in hikâyesini anlamlı kılan noktalardan biri de eğitim hayatına ilişkin anlatılan ayrıntılar… Dönemin haberlerinde babası Erman Akdoğan'ın açıklamalarına yer verilmişti. Eren'in ana dilinin İngilizce olmadığı, sınava özel bir hazırlık yapmadığı ve öğretmenlerinin yönlendirmesiyle değerlendirmeye katıldığı aktarılmıştı. Ayrıca küçük Eren'in kitaplara, doğaya, canlılara, satranca, spora ve robotlara ilgi duyduğu; henüz üç yaşındayken robot mühendisi olmak istediğini söylediği belirtilmişti. Babası tarafından aktarılan bir başka ayrıntı ise oldukça dikkat çekiciydi: Eren'in hayranlık duyduğu kahramanlardan birinin Mustafa Kemal Atatürk olması… Bir çocuğun merakını, hayallerini ve ilgi alanlarını fark etmek; onun geleceğine yapılabilecek en değerli yatırımlardan biridir. Ancak burada önemli bir noktayı da unutmamak gerekir: Yüksek IQ puanı tek başına başarı, mutluluk veya gelecekteki yaşamın garantisi değildir. Çocuğun bilişsel gelişiminin yanında duygusal, sosyal ve ahlaki gelişiminin de desteklenmesi gerekir. Çünkü zekâ kadar vicdan, bilgi kadar karakter, başarı kadar insanlık da değerlidir. Üstün yetenekli çocuklar için eğitimde fırsat eşitliği, Eren'in başarısı bizi önemli bir soruyla karşı karşıya bırakıyor: Biz, kendi ülkemizdeki üstün yetenekli çocuklarımızı ne kadar erken fark ediyor, onların yeteneklerini geliştirebilecek eğitim ortamlarını ne ölçüde sağlayabiliyoruz? Her çocuk aynı hızda öğrenmez. Her çocuğun ilgi alanı, merakı, öğrenme biçimi ve gelişim yolculuğu birbirinden farklıdır. Kimi çocuk matematikte, kimi müzikte, kimi sanatta, kimi bilimde, kimi de insan ilişkilerinde kendini gösterir. Eğitimin görevi çocukları birbirleriyle yarıştırmak değil; her birinin güçlü yönlerini keşfetmesine yardımcı olmaktır. Üstün yetenekli çocukların yalnızca daha fazla bilgiyle karşılaşmaya değil; araştırmaya, sorgulamaya, üretmeye, hata yapmaya ve yeniden denemeye imkân tanıyan eğitim ortamlarına ihtiyaçları vardır. Bu noktada ailelere, öğretmenlere, eğitim kurumlarına ve eğitim politikalarını belirleyenlere önemli sorumluluklar düşmektedir. Bir çocuğun yeteneğini fark etmek kadar, o yeteneği doğru biçimde geliştirmek de önemlidir. Çocuğu başarı baskısı altında ezmeden, çocukluğunu elinden almadan, merakını ve öğrenme sevincini koruyarak ilerlemek gerekir. Başarı kadar çocuk kalabilmek de önemli. Bugün Eren Akdoğan'ın beş yaşındayken elde ettiği başarı, sosyal medyada yeniden paylaşılan bir gönderiyle tekrar gündeme geldi. Çok sayıda kişi küçük Eren'e tebrik ve iyi dileklerini iletti. Aradan geçen yıllara rağmen bu hikâyenin yeniden ilgi görmesi, toplumumuzun çocukların eğitimine ve başarılarına duyduğu ilgiyi de ortaya koyuyor. Ancak bir gazeteci ve tarihçi olarak burada bir noktaya özellikle dikkat çekmek istiyorum: Çocuklarımızı yalnızca kazandıkları sınavlarla, aldıkları ödüllerle veya sahip oldukları zekâ puanlarıyla değerlendirmemeliyiz. Onların oyun oynama, arkadaş edinme, hata yapma, hayal kurma ve çocukluklarını yaşama hakları da en az akademik başarıları kadar değerlidir. Unutmayalım ki geleceğin bilim insanları, mühendisleri, sanatçıları ve yöneticileri bugün çocuk olan bireylerdir. Onlara bırakacağımız en büyük miras, yalnızca iyi okullar değil; düşünebilen, sorgulayabilen, vicdanlı, özgür ve üretken bireyler yetiştirebilen bir eğitim anlayışıdır. Son söz: Yolun açık, bahtın güzel olsun Eren! Sevgili Eren Akdoğan… Beş yaşında ortaya koyduğun başarıyla birçok insana umut oldun. Senin hikâyen, çocuklarımızın içindeki cevherleri keşfetmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Dilerim ki yolun bilimle, akılla, sevgiyle ve insanlığa faydalı çalışmalarla aydınlansın. Başarıların daim olsun. Yolun ve bahtın açık olsun. Ve bütün çocuklarımıza sesleniyorum: Siz yeter ki sorun, merak edin, araştırın, hayal kurun. Biz yetişkinlerin görevi hayallerinize sınır koymak değil, onları gerçekleştirebileceğiniz imkânları hazırlamaktır. Çünkü bir çocuğun başarısı, yalnızca kendi geleceğini değil, yarının toplumunu da şekillendirir. Çocuklara yapılan yatırım, insanlığın geleceğine yapılan yatırımdır. Araştırmacı Tarihçi – Ç.G – Yazar – Gazeteci  Dilber KÖSE Notu: 22 Mayıs 2020 tarihinde basın organlarında yayımlanan Eren Akdoğan, güncel eğitim ve yaşam durumuna ilişkin yeni bir bilgi bilmiyoruz...
Çünkü bir çocuğun başarısı, yalnızca kendi geleceğini değil, yarının toplumunu da şekillendirir. Çocuklara yapılan yatırım, insanlığın geleceğine yapılan yatırımdır.

href="https://www.kalpgazetesi.com/ara?q=BİR ÇOCUĞUN " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank">BİR ÇOCUĞUN BAŞARISI, BİR TOPLUMUN UMUDUDUR…

Şimdi kaç yaşında demeden, nasıl bir dünya içindedir?..
/> Bilmiyoruz...

"153 IQ puanına sahip olduğu belirtilen Eren, yaklaşık 3 bin 500 adayın katıldığı ve yalnızca 28 öğrencinin kabul edileceği sınavda birinci oldu."

Beş yaşında birincilikle adını duyuran Eren Akdoğan: Yetenek keşfedilmeyi, çocuklar desteklenmeyi bekler!

Bir çocuğun başarısı yalnızca ailesinin gururu değildir; doğru eğitim, fırsat eşitliği ve insanlığın geleceği adına hepimize umut veren bir değerdir.

Bazen küçücük bir çocuğun attığı adım, kocaman bir dünyanın dikkatini çekebilir. Bazen beş yaşındaki bir çocuğun başarısı, yetişkinlere eğitimin, emeğin ve keşfedilmeyi bekleyen yeteneklerin önemini yeniden hatırlatabilir.
/> İşte Eren Akdoğan'ın hikâyesi de tam olarak böyle…

2020 yılında henüz beş yaşındayken ABD'nin Chicago kentindeki Edison Regional Gifted Center'a kabul edilen Eren Akdoğan, üstün yetenekli öğrencileri belirlemek amacıyla gerçekleştirilen sınavda gösterdiği başarıyla dikkatleri üzerine çekti.

Dönemin basına yansıyan haberlerine göre, 153 IQ puanına sahip olduğu belirtilen Eren, yaklaşık 3 bin 500 adayın katıldığı ve yalnızca 28 öğrencinin kabul edileceği sınavda birinci oldu. Böylece Edison Regional Gifted Center'a tam burslu kabul edilen ilk Türk öğrenci olarak kamuoyuna tanıtıldı.

Bu başarı, yalnızca bir sınav derecesinden ibaret değildi. Küçük yaşta ortaya çıkan bir potansiyelin, doğru yönlendirme ve eğitim imkânlarıyla nasıl önemli bir fırsata dönüşebileceğinin de göstergesiydi.

Zekâ bir başlangıçtır, asıl mesele onu doğru yönlendirebilmektir.

Eren'in hikâyesini anlamlı kılan noktalardan biri de eğitim hayatına ilişkin anlatılan ayrıntılar…
/> Dönemin haberlerinde babası Erman Akdoğan'ın açıklamalarına yer verilmişti. Eren'in ana dilinin İngilizce olmadığı, sınava özel bir hazırlık yapmadığı ve öğretmenlerinin yönlendirmesiyle değerlendirmeye katıldığı aktarılmıştı.

Ayrıca küçük Eren'in kitaplara, doğaya, canlılara, satranca, spora ve robotlara ilgi duyduğu; henüz üç yaşındayken robot mühendisi olmak istediğini söylediği belirtilmişti.
/> Babası tarafından aktarılan bir başka ayrıntı ise oldukça dikkat çekiciydi: Eren'in hayranlık duyduğu kahramanlardan birinin Mustafa Kemal Atatürk olması…

Bir çocuğun merakını, hayallerini ve ilgi alanlarını fark etmek; onun geleceğine yapılabilecek en değerli yatırımlardan biridir.
/> Ancak burada önemli bir noktayı da unutmamak gerekir: Yüksek IQ puanı tek başına başarı, mutluluk veya gelecekteki yaşamın garantisi değildir.

Çocuğun bilişsel gelişiminin yanında duygusal, sosyal ve ahlaki gelişiminin de desteklenmesi gerekir.
/> Çünkü zekâ kadar vicdan, bilgi kadar karakter, başarı kadar insanlık da değerlidir.
/> Üstün yetenekli çocuklar için eğitimde fırsat eşitliği,
/> Eren'in başarısı bizi önemli bir soruyla karşı karşıya bırakıyor:

Biz, kendi ülkemizdeki üstün yetenekli çocuklarımızı ne kadar erken fark ediyor, onların yeteneklerini geliştirebilecek eğitim ortamlarını ne ölçüde sağlayabiliyoruz?

Her çocuk aynı hızda öğrenmez. Her çocuğun ilgi alanı, merakı, öğrenme biçimi ve gelişim yolculuğu birbirinden farklıdır.
/> Kimi çocuk matematikte, kimi müzikte, kimi sanatta, kimi bilimde, kimi de insan ilişkilerinde kendini gösterir.
/> Eğitimin görevi çocukları birbirleriyle yarıştırmak değil; her birinin güçlü yönlerini keşfetmesine yardımcı olmaktır.

Üstün yetenekli çocukların yalnızca daha fazla bilgiyle karşılaşmaya değil; araştırmaya, sorgulamaya, üretmeye, hata yapmaya ve yeniden denemeye imkân tanıyan eğitim ortamlarına ihtiyaçları vardır.
/> Bu noktada ailelere, öğretmenlere, eğitim kurumlarına ve eğitim politikalarını belirleyenlere önemli sorumluluklar düşmektedir.

Bir çocuğun yeteneğini fark etmek kadar, o yeteneği doğru biçimde geliştirmek de önemlidir. Çocuğu başarı baskısı altında ezmeden, çocukluğunu elinden almadan, merakını ve öğrenme sevincini koruyarak ilerlemek gerekir.
/> Başarı kadar çocuk kalabilmek de önemli.

Bugün Eren Akdoğan'ın beş yaşındayken elde ettiği başarı, sosyal medyada yeniden paylaşılan bir gönderiyle tekrar gündeme geldi. Çok sayıda kişi küçük Eren'e tebrik ve iyi dileklerini iletti.
/> Aradan geçen yıllara rağmen bu hikâyenin yeniden ilgi görmesi, toplumumuzun çocukların eğitimine ve başarılarına duyduğu ilgiyi de ortaya koyuyor.

Ancak bir gazeteci ve tarihçi olarak burada bir noktaya özellikle dikkat çekmek istiyorum:
/> Çocuklarımızı yalnızca kazandıkları sınavlarla, aldıkları ödüllerle veya sahip oldukları zekâ puanlarıyla değerlendirmemeliyiz.

Onların oyun oynama, arkadaş edinme, hata yapma, hayal kurma ve çocukluklarını yaşama hakları da en az akademik başarıları kadar değerlidir.

Unutmayalım ki geleceğin bilim insanları, mühendisleri, sanatçıları ve yöneticileri bugün çocuk olan bireylerdir. Onlara bırakacağımız en büyük miras, yalnızca iyi okullar değil; düşünebilen, sorgulayabilen, vicdanlı, özgür ve üretken bireyler yetiştirebilen bir eğitim anlayışıdır.

Son söz: Yolun açık, bahtın güzel olsun Eren!
/> Sevgili Eren Akdoğan…
/> Beş yaşında ortaya koyduğun başarıyla birçok insana umut oldun. Senin hikâyen, çocuklarımızın içindeki cevherleri keşfetmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı.
/> Dilerim ki yolun bilimle, akılla, sevgiyle ve insanlığa faydalı çalışmalarla aydınlansın.
/> Başarıların daim olsun. Yolun ve bahtın açık olsun.

Ve bütün çocuklarımıza sesleniyorum:
/> Siz yeter ki sorun, merak edin, araştırın, hayal kurun. Biz yetişkinlerin görevi hayallerinize sınır koymak değil, onları gerçekleştirebileceğiniz imkânları hazırlamaktır.
/> Çünkü bir çocuğun başarısı, yalnızca kendi geleceğini değil, yarının toplumunu da şekillendirir.
/> Çocuklara yapılan yatırım, insanlığın geleceğine yapılan yatırımdır.
/>
/> style="font-size:12px">Araştırmacı Tarihçi – Ç.G – Yazar – Gazeteci  Dilber KÖSE
/>
/> Notu: 22 Mayıs 2020 tarihinde basın organlarında yayımlanan Eren Akdoğan, güncel eğitim ve yaşam durumuna ilişkin yeni bir bilgi bilmiyoruz...

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.