ÇOCUKLARIMIZ İÇİN BİRLİKTE NE YAPABİLİRİZ?
ÇOCUKLARIMIZ İÇİN BİRLİKTE NE YAPABİLİRİZ?
Antalya Çocuk Evleri Sitesi’ne anlamlı ziyaret: Geçmişten bugüne çocukların yaşamına dokunmak...
ÇOCUKLARIMIZ İÇİN BİRLİKTE NE YAPABİLİRİZ?
Antalya Çocuk Evleri Sitesi’ne anlamlı ziyaret: Geçmişten bugüne çocukların yaşamına dokunmak...
Antalya Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürü Sayın Selma Gençel ve ekibinden Berrin Cesur ile Mustafa Sonugur, “Çocuklarımız için yapabileceğimiz ne varsa yapmaya hazırız” diyerek ziyarete ve yapılabilecek çalışmalara destek vereceklerini ifade ettiler.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanlığına bağlı Turizm Şube Müdürlüğünün temsilcileriyle birlikte; Antalya Kent Konseyi Eğitim, Kültür ve Spor Gruplarında yer alan üyeler, Mahalle Muhtarlar, UTEFUluslararası Tüm Engelliler Yaşlılar Kimsesizler Federasyonu (UTEF), Teke Yöresi Avşar Yörükleri Kültür, Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği olarak, çocuklarımızın yaşam alanlarını daha güzel ve yaşanabilir hâle getirmek, “Biz ne yapabiliriz?” sorusuna birlikte cevap aramak amacıyla hep birlikte, Antalya Çocuk Evleri Sitesi’ni ziyaret ettik.
Ziyaretimiz kapsamında Çocuk Evleri Sitesi Müdürü Sayın Ü.Sağır ve Müdür Yardımcısı Sayın H.Gümüş ile bir araya geldik.
Samimi bir kahve sohbeti eşliğinde başlayan buluşmamız; çocukların yaşam koşulları, kurumun ihtiyaçları, bahçe ve çevre düzenlemesi ile gelecekte yapılabilecek çalışmalar üzerine verimli bir fikir alışverişine dönüştü.
Ziyarete; Antalya Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürü Selma Gençel, ekibinden Berrin Cesur ve Mustafa Sonugur, Antalya Kent Konseyi üyesi ve Gençlik ve Spor Grup Başkanı Recep Şengün, Kent Konseyi üyesi Sancar Bıcıkçı, Muhtar Abdullah Uyaroğlu, Gebizli Mahalle Muhtarı İsa Kaştan ve Antalya Kent Konseyi Saymanı Rafet Sermet katıldı....
Her biri kendi alanında çocuklarımız için “Daha ne yapabiliriz?” düşüncesiyle hareket eden bu değerli isimlerle gerçekleştirdiğimiz ziyaret, yalnızca bir kurum ziyareti değil; çocuklarımızın geleceğine ortak olma ve onların yaşam alanlarına katkı sunma çabasıydı.
60 YILLIK BİR HİKÂYEDEN ÇOCUK EVLERİ SİTESİ’NE
Sohbetimiz sırasında Antalya’daki çocuk koruma hizmetlerinin geçmişine de uzandık.
Bugün Çocuk Evleri Sitesi olarak hizmet veren yerleşkenin geçmişi, 1960’lı yıllara kadar uzanıyor. Antalya’nın hayırsever isimlerinden İbrahim Gültekin ve Mehmet Peçen’in yaklaşık 50 dönümlük araziyi çocukların korunması ve barınması amacıyla bağışlamasıyla başlayan süreç, 1966 yılında binanın tamamlanarak yaklaşık 80 çocuk kapasitesiyle hizmete açılmasıyla devam etti.
Kurum, ilk yıllarında kız ve erkek çocukların birlikte kaldığı karma bir yapı olarak hizmet verirken, 1986 yılından itibaren erkek çocuklara yönelik yetiştirme yurdu olarak faaliyetini sürdürdü.
Türkiye’de çocuk koruma hizmetlerinin zaman içerisinde değişmesiyle birlikte, büyük ve koğuş tipi yetiştirme yurtlarının yerini, çocukların kendilerini daha çok bir aile ortamında hissedebilecekleri Sevgi Evleri ve Çocuk Evleri modeli almaya başladı.
Bugün ise geçmişte Antalya Yetiştirme Yurdu ve daha sonra Erkek Yetiştirme Yurdu olarak bilinen bu yerleşke, Çocuk Evleri Sitesi anlayışıyla çocuklara koruma, bakım ve yaşam desteği sunuyor.
KOĞUŞTAN EV ORTAMINA UZANAN DEĞİŞİM
Çocuk koruma sistemindeki en önemli değişimlerden biri, büyük ve kalabalık koğuş sisteminden, daha küçük ve ev sıcaklığını yaşatmayı hedefleyen bakım modellerine geçilmesi oldu.
Çocuk Evleri ve Çocuk Evleri Siteleriyle amaç; çocukların yalnızca barınma ihtiyaçlarını karşılamak değil, aynı zamanda kendilerini güvende hissedebilecekleri, aidiyet duygusu geliştirebilecekleri ve hayata hazırlanabilecekleri bir ortam oluşturmak.
Çocukların günlük yaşam becerileri kazanması, sorumluluk alması, eğitim hayatını sürdürmesi ve sosyal yaşamla bütünleşmesi de bu modelin önemli amaçları arasında yer alıyor.
Bu nedenle çocukların bulunduğu alanların yalnızca fiziki olarak değil; sosyal, kültürel ve psikolojik açıdan da desteklenmesi büyük önem taşıyor.
“80 KİŞİLİK YERDE 180 ÇOCUĞU GERİ ÇEVİREMİYORUZ”
Ziyaretimiz sırasında kurum yöneticilerimiz, Çocuk Evleri Sitesi’nin bugün karşı karşıya bulunduğu bazı sorunları da bizlerle paylaştı.
Kurumun yaklaşık 80 kişilik kapasiteye göre planlanmış olmasına rağmen bugün çok daha fazla çocuğa hizmet vermek durumunda kaldığı, mevcut kapasitenin zaman zaman 180 kişiye kadar ulaştığı ifade edildi.
Bunun en önemli nedenlerinden biri ise kurumun yalnızca bakım hizmeti sunan bir merkez olmaması.
Polis ve jandarma tarafından getirilen, ailelerinden alınarak koruma altına alınan veya acil korunma ihtiyacı bulunan çocukların ilk kabul süreçlerinde de kurum önemli bir görev üstleniyor.
Özellikle 0-6 yaş grubundaki çocukların da zaman zaman bu yapı içerisinde bulunması, fiziki alanların yetersizliği ve farklı yaş gruplarının aynı yerleşke içerisinde hizmet alması, üzerinde hassasiyetle durulması gereken konular arasında.
Yöneticilerimiz, 0-6 yaş grubundaki çocukların bulunduğu alanların diğer bölümlerden ayrılarak korunmaya çalışıldığını; ancak mevcut yapıların ve alanların ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını belirttiler.
Bizler de bu konuları karşılıklı görüş ve önerilerimizi paylaşarak değerlendirdik.

BAHÇELER ÇOCUKLARIN GÜLÜMSEMESİYLE GÜZELLEŞSİN
Sohbetimizin ardından hep birlikte bahçeye çıkarak mevcut alanları yerinde inceledik.
Yeni yapılması planlanan idari binanın yeri, mevcut binanın bulunduğu alanın gelecekte bahçe ve spor alanı olarak değerlendirilmesi, ek yapıların oluşturulması ve çevre düzenlemesi gibi konular üzerinde fikir alışverişinde bulunduk.
Bizim açımızdan en önemli konulardan biri de bahçe peyzajı ve çocukların daha nitelikli sosyal alanlara kavuşması oldu.
Ağaçlandırmadan yeşil alanların düzenlenmesine, spor alanlarından çocukların birlikte vakit geçirebilecekleri sosyal alanlara kadar yapılabilecek birçok çalışma olduğunu gördük.
Çünkü çocuklarımızın yaşadığı alanlar yalnızca binalardan ibaret değildir.
Bir ağacın gölgesi, bir oyun alanı, yeşil bir bahçe, spor yapabilecekleri bir alan ve kendilerini özgürce ifade edebilecekleri sosyal ortamlar da çocukların gelişiminin bir parçasıdır.
BİZ NE YAPABİLİRİZ?
Ziyaretimizin temel amacı tam da bu soruya cevap aramaktı:
“Çocuklarımız için biz ne yapabiliriz?”
Muhtarlarımızın, Kent Konseyi üyelerimizin, kamu yöneticilerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın ve gönüllülerimizin bir araya gelerek yapabileceği çok şey olduğuna inanıyoruz.
Bir ağacın dikilmesinden bahçe düzenlemesine, spor alanlarının geliştirilmesinden kültürel ve sosyal etkinliklere kadar her katkı, çocuklarımızın hayatında güzel bir iz bırakabilir.
Burada mesele yalnızca bir kurumun eksiklerini tamamlamak değildir.
Mesele; koruma ve bakım altında bulunan çocuklarımızın kendilerini yalnız hissetmemelerini, toplumun onları sahiplendiğini bilmelerini ve geleceğe daha umutla bakabilmelerini sağlamaktır.
Bu nedenle gerçekleştirdiğimiz ziyareti bir başlangıç olarak görüyoruz.
Dileğimiz; ilgili kurumlarımız, belediyelerimiz, Kent Konseyimiz, muhtarlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız ve gönüllülerimizle birlikte çocuklarımızın yaşam alanlarını daha güzel, daha güvenli ve daha nitelikli hâle getirecek çalışmaların hayata geçirilmesidir.
Çünkü çocuklarımız hepimizin emaneti.
Emanete sahip çıkmak ise yalnızca sözle değil; emekle, dayanışmayla ve gönülden çalışmakla mümkündür.
Bu anlamlı buluşmaya katkı sunan tüm yöneticilerimize, muhtarlarımıza, Kent Konseyi üyelerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.
Çocuklarımızın yüzündeki bir tebessüm, hepimizin ortak mutluluğudur.
Dilber KÖSE
Araştırmacı Tarihçi
Yazar Gazeteci
Ankara HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
