Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan…
Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan…
11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif mübarek olsun. Türk’ün gönül dünyasında bazı aylar vardır ki takvim yapraklarından taşar; “Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan”
Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan…
Türk’ün gönül dünyasında bazı aylar vardır ki takvim yapraklarından taşar;
Sadece bir zaman dilimi değil, bir diriliş mevsimi olur…
İşte Ramazan…
11 ayın sultanı…
Gönüllerin sükûna erdiği, sofraların bereketle kurulduğu, kalplerin yumuşadığı ay, Camilerimizin mahyalarında ışıldayan o söz:
“ Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan”
Bu sadece bir karşılama değildir.
Bu bir özleyiştir…
Bu bir hasretin kavuşmasıdır…
Bu bir milletin aynı dua etrafında kenetlenmesidir…
Ya Şehr-i Ramazan = Arapça şehr ay demektir. Şehr-i Ramazan Ramazan ayı… Ya ise bir hitap, bir çağrıdır.
Yani: Ey Ramazan Ayı, hoş geldin! Ama aslında bu çağrı; Ruhumuza, vicdanımıza, sabrımıza, merhametimize yapılan bir çağrıdır.
Ramazan, aç kalmak değil; Tokken de şükredebilmektir. Ramazan, yalnız mideyi değil; Kalbi de terbiye etmektir.
Türk Dünyasında Ramazan;
Anadolu’dan Balkanlar’a, Orta Asya’dan Kafkasya’ya…Aynı hilali gören, aynı ezanı duyan, aynı sofrada hurmayla oruç açan bir gönül coğrafyası…
Türkiye’de mahyalar,
Kırgız bozkırlarında dualar,
Azerbaycan’da iftar sofraları,
Kazak yurtlarında paylaşılan ekmek…
Ramazan; Türk dünyasında sadece bir ibadet değil, bir birlik ruhudur.
Bir sofra ya bir tabak fazla koymak, Bir milleti ayakta tutar.
Manevi Arınma Zamanı Ramazan;
Sabırdır.
Şükürdür.
Paylaşmaktır.
Nefsi dizginlemek, gönlü temizlemek, kalbi onarmaktır.
İftar vakti bir bardak suyla başlar hayat… Bir hurmayla şükür çoğalır…Ve aslında anlarız ki: Az ile de mutlu olunabiliyormuş.
Ramazanda Sağlıklı Beslenmenin Altın Kuralı, Manevi arınma kadar bedeni korumak da emanet bilincidir.
Çünkü beden de bize verilmiş bir emanettir.
1* Sahuru Asla Atlamayın .Sahur, gün boyu direncin temelidir.
2* Tok Tutan Besinleri Tercih Edin.Yumurta, peynir, yoğurt, tam buğday ekmeği, kurubaklagiller…
3* Aşırı Tuzlu ve Baharatlıdan Kaçının. Turşu, ağır tatlı, tuzlu ayran gün boyu susatır.
4* İftara Hafif Başlayın. Çorba, salata ile başlayın. Kızartma ve ağır hamur işlerinden uzak durun.
5* Tatlıda Ölçülü Olun. Sütlü tatlılar, güllaç, meyve daha sağlıklıdır.
6* Su Dengesini Koruyun Komposto, hoşaf, ayran, su…Kompostosuz asla diyebiliriz. Ama işlenmemiş, doğal olanı tercih ederek…
*7 Yavaş Yiyin, iki saatlik zamana yayarak tüketin.
8* Kronik Hastalar Doktora Danışmalı, Diyabet, kalp hastalığı, gebelik ve ilaç kullanımı olanlar mutlaka hekim görüşü almalı.
Tok Tutan Besinler:
Karbonhidratlar; Tam buğday, çavdar, esmer pirinç, kurubaklagiller…
Fındık, ceviz gibi krom içeren besinler kan şekerini dengeler.
Meyve suyu yerine meyvenin kendisi tercih edilmelidir. İftarda salata tüketmek tatlı isteğini azaltır.
Yemekten 1–2 saat sonra meyve ara öğünü yapmak idealdir.
Günde iki bardak süt ve ya yoğurt ihmal edilmemelidir.
Ramazan’ın Asıl Sofrası: Asıl sofra; kalpte kurulur. Bir çocuğun başını okşamak, Bir ihtiyaç sahibine kapı olmak, Bir kırgınlığı affetmek… İşte Ramazan budur.
Ramazan, paylaşınca çoğalan; Affedince hafifleyen bir aydır.
Birlik ve beraberliğimizi pekiştiren, Kalplerimizi aynı duada buluşturan, Gönüllerimizi arındıran bir Şehr-i Ramazan’a daha kavuşmanın huzurundayız.
İftarlarımız hayırlı, Sahurlarımız bereketli,Tuttuğumuz oruçlar kabul olsun…
Ve unutmayalım: Ramazan, sadece bir ay değil; Bir milletin kalp atışıdır.
Hayırlı, bereketli, umut dolu günlerimiz birlik beraberlik içinde,11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif mübarek olsun.
Dilber KÖSE
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
