parmaklıklar ardındaki üç anne adayı için dünyaya vicdan çağrısı

DÜNYA 23.06.2026 - 09:21, Güncelleme: 23.06.2026 - 09:21
 

parmaklıklar ardındaki üç anne adayı için dünyaya vicdan çağrısı

Filistin Esirler Cemiyeti, İsrail hapishanelerinde tutulan üç hamile kadının ağır koşullarda yaşam mücadelesi verdiğini öne sürerek acil müdahale çağrısı yaptı
İnsanlık, en çok savunmasız hayatlara nasıl davrandığıyla sınanır. Bir anne adayının taşıdığı umut, yalnızca kendi geleceğini değil, henüz dünyaya gözlerini açmamış bir yaşamın da kaderini içinde taşır. Bugün Filistin Esirler Cemiyeti tarafından paylaşılan iddialar ise, savaşın ve çatışmaların en ağır yükünü kadınlar ile doğmamış çocukların omuzlarında bıraktığını yeniden gündeme taşıdı.   Yapılan açıklamaya göre İsrail hapishanelerinde bulunan üç hamile Filistinli kadın, sağlık durumları gözetilmeksizin ağır cezaevi koşullarında tutuluyor. Aç bırakılma, yetersiz sağlık hizmetleri, sert sorgulamalar ve psikolojik baskılar gibi uygulamalara maruz kaldıkları öne sürülen kadınların yaşadığı sürecin hem insani hem de hukuki açıdan ciddi tartışmaları beraberinde getirdiği ifade ediliyor.   Uluslararası hukuk, çatışma dönemlerinde dahi hamile kadınların özel koruma altında tutulmasını öngörürken, ortaya atılan bu iddialar insan hakları savunucularının dikkatini bir kez daha bölgeye çevirdi. Filistin Esirler Cemiyeti, başta Uluslararası Kızılhaç Komitesi olmak üzere ilgili kuruluşlara çağrıda bulunarak kadınların durumunun yerinde incelenmesini ve gerekli adımların atılmasını talep etti.   Öte yandan İsrail makamlarının güvenlik gerekçeleriyle yürüttüğü gözaltı süreçleri uzun süredir uluslararası platformlarda tartışma konusu olmayı sürdürüyor. Gazze'de başlayan çatışmaların ardından artan tutuklamalar, özellikle kadınlar ve çocuklar üzerinden yürüyen insani tartışmaları daha da derinleştiriyor.   Bir toplumun vicdanı, en zayıf halkasına gösterdiği merhametle ölçülür. Demir kapılar ardında geçen her gün, yalnızca tutukluların değil, uluslararası hukukun ve insanlığın ortak vicdanının da sınandığı yeni bir gün olarak kayıtlara geçiyor. Filistin Esirler Cemiyeti’nin son açıklaması, gözlerin yeniden hapishanelerdeki kadınların yaşam koşullarına çevrilmesine neden olurken, uluslararası toplumdan gelecek olası adımlar merakla bekleniyor.   Esirler Cemiyeti tarafından yapılan açıklamada, İsrail hapishanelerindeki hamile esirlerin durumuna ilişkin bilgi verildi. Batı Şeria'nın Kalkilya kentinden 4 çocuk annesi ve 4 aylık hamile Emine Tavil'in (37) İsrail'in "provokasyon" şeklinde nitelendirdiği bir suçlama nedeniyle 18 Mart'tan bu yana tutuklu olduğu belirtildi. Nablus'tan bir çocuk annesi ve 5 aylık hamile Dana Cevde'nin (35) de 18 Nisan'da gözaltına alındığı ve durumunun altı ay süreyle idari tutukluluğa çevrildiği kaydedildi. Ramallah'tan 2 çocuk annesi 4 aylık hamile Menar İbrahim'in (28) ise "sosyal medya platformları üzerinden provokasyon" iddiasıyla 30 Nisan'da alındığı gözaltı sürecinin hala devam ettiği aktarıldı. Damon Hapishanesi'nde tutulan Filistinli kadınların sağlığından İsrail'in sorumlu olduğu vurgulanan açıklamada, hamilelerin derhal serbest bırakılması istendi. Ağır şartlar altında tutulan hamileler Filistinli hamile esirlerin özel sağlık durumları gözetilmeksizin aç bırakılma, kötü muamele, aşağılama ve sert sorgulamalara maruz kaldığı; bu uygulamaların da bedenler ve psikolojik durumlarının kötüleşmesine, kilo kaybına, aşırı yorgunluk ve bitkinlik yaşamalarına yol açtığı ifade edildi. Kadınlardan bazılarının soruşturma ve gözaltı süreçlerinde çıplak aramaya maruz bırakıldığı, kadın ve erkek esirlere karşı bu uygulamaların son dönemde belirgin şekilde arttığı kaydedildi. Çoğu Damon Hapishanesi'nde olmak üzere İsrail hapishanelerinde ağır gözaltı koşulları ile sürekli tecrit altında halihazırda 93 Filistinli kadının bulunduğu aktarıldı. Ziyaretler engelleniyor Açıklamada ayrıca İsrail'in Ekim 2023'te Gazze'de başlattığı soykırımdan bu yana Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nin erkek ve kadın esirlerin ziyaretini engellemeye devam ettiği, bunun yanı sıra yakınlarının da ziyaret hakkından mahrum bırakıldığı bildirildi. Hukuk ekiplerinin ulaştığı veriler ve yakın zamanda serbest bırakılan kadın esirlerin ifadelerine göre de cezaevi idaresinin kadınlara yönelik cezalandırıcı ve kötü muamele uygulamalarını artırarak sürdürdüğü; bunun tekrar eden baskınlar, aşağılayıcı aramalar ve temel ihtiyaçlardan mahrum bırakmayı içerdiği belirtildi. İsrail hapishanelerindeki hamilelerin bu koşullarda tutulmaya devam edilmesinin, işgal altındaki sivillere ilişkin yükümlülüklerini düzenleyen ve hamile kadınlara özel sağlık hizmeti ve koruma sağlanmasını zorunlu kılan 4. Cenevre Sözleşmesi ile uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu vurgulandı. Esirler Cemiyeti, başta Uluslararası Kızılhaç Komitesi olmak üzere insan hakları kurumları ve Birleşmiş Milletler özel raportörlerinden, hamile kadınların derhal serbest bırakılması ve korunmalarının sağlanması için acil müdahalede bulunmalarını talep etti. İsrail'in Gazze Şeridi'ne Ekim 2023'te başlattığı saldırılardan bu yana aralarında çocuk ve yaşlıların da olduğu 765 Filistinli kadın gözaltına alındı. Bu gözaltıların büyük bir kısmı idari tutuklama emirlerine ya da İsrail makamlarının "provokasyon" şeklinde nitelendirdiği suçlamalara dayanıyor.  
Filistin Esirler Cemiyeti, İsrail hapishanelerinde tutulan üç hamile kadının ağır koşullarda yaşam mücadelesi verdiğini öne sürerek acil müdahale çağrısı yaptı
İnsanlık, en çok savunmasız hayatlara nasıl davrandığıyla sınanır. Bir anne adayının taşıdığı umut, yalnızca kendi geleceğini değil, henüz dünyaya gözlerini açmamış bir yaşamın da kaderini içinde taşır. Bugün Filistin " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank"> Filistin Esirler Cemiyeti tarafından paylaşılan iddialar ise, savaşın ve çatışmaların en ağır yükünü kadınlar ile doğmamış çocukların omuzlarında bıraktığını yeniden gündeme taşıdı.
 
Yapılan açıklamaya göre İsrail hapishanelerinde bulunan üç hamile Filistinli kadın, sağlık durumları gözetilmeksizin ağır cezaevi koşullarında tutuluyor. Aç bırakılma, yetersiz sağlık hizmetleri, sert sorgulamalar ve psikolojik baskılar gibi uygulamalara maruz kaldıkları öne sürülen kadınların yaşadığı sürecin hem insani hem de hukuki açıdan ciddi tartışmaları beraberinde getirdiği ifade ediliyor.
 
Uluslararası hukuk, çatışma dönemlerinde dahi hamile kadınların özel koruma altında tutulmasını öngörürken, ortaya atılan bu iddialar insan hakları savunucularının dikkatini bir kez daha bölgeye çevirdi. Filistin " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank"> Filistin Esirler Cemiyeti, başta Uluslararası Kızılhaç Komitesi olmak üzere ilgili kuruluşlara çağrıda bulunarak kadınların durumunun yerinde incelenmesini ve gerekli adımların atılmasını talep etti.
 
Öte yandan İsrail makamlarının güvenlik gerekçeleriyle yürüttüğü gözaltı süreçleri uzun süredir uluslararası platformlarda tartışma konusu olmayı sürdürüyor. Gazze'de başlayan çatışmaların ardından artan tutuklamalar, özellikle kadınlar ve çocuklar üzerinden yürüyen insani tartışmaları daha da derinleştiriyor.
 
Bir toplumun vicdanı, en zayıf halkasına gösterdiği merhametle ölçülür. Demir kapılar ardında geçen her gün, yalnızca tutukluların değil, uluslararası hukukun ve insanlığın ortak vicdanının da sınandığı yeni bir gün olarak kayıtlara geçiyor. Filistin " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank"> Filistin Esirler Cemiyeti’nin son açıklaması, gözlerin yeniden hapishanelerdeki kadınların yaşam koşullarına çevrilmesine neden olurken, uluslararası toplumdan gelecek olası adımlar merakla bekleniyor.
 

Esirler Cemiyeti tarafından yapılan açıklamada, İsrail hapishanelerindeki hamile esirlerin durumuna ilişkin bilgi verildi.

Batı Şeria'nın Kalkilya kentinden 4 çocuk annesi ve 4 aylık hamile Emine Tavil'in (37) İsrail'in "provokasyon" şeklinde nitelendirdiği bir suçlama nedeniyle 18 Mart'tan bu yana tutuklu olduğu belirtildi.

Nablus'tan bir çocuk annesi ve 5 aylık hamile Dana Cevde'nin (35) de 18 Nisan'da gözaltına alındığı ve durumunun altı ay süreyle idari tutukluluğa çevrildiği kaydedildi.

Ramallah'tan 2 çocuk annesi 4 aylık hamile Menar İbrahim'in (28) ise "sosyal medya platformları üzerinden provokasyon" iddiasıyla 30 Nisan'da alındığı gözaltı sürecinin hala devam ettiği aktarıldı.

Damon Hapishanesi'nde tutulan Filistinli kadınların sağlığından İsrail'in sorumlu olduğu vurgulanan açıklamada, hamilelerin derhal serbest bırakılması istendi.

Ağır şartlar altında tutulan hamileler

Filistinli hamile esirlerin özel sağlık durumları gözetilmeksizin aç bırakılma, kötü muamele, aşağılama ve sert sorgulamalara maruz kaldığı; bu uygulamaların da bedenler ve psikolojik durumlarının kötüleşmesine, kilo kaybına, aşırı yorgunluk ve bitkinlik yaşamalarına yol açtığı ifade edildi.

Kadınlardan bazılarının soruşturma ve gözaltı süreçlerinde çıplak aramaya maruz bırakıldığı, kadın ve erkek esirlere karşı bu uygulamaların son dönemde belirgin şekilde arttığı kaydedildi.

Çoğu Damon Hapishanesi'nde olmak üzere İsrail hapishanelerinde ağır gözaltı koşulları ile sürekli tecrit altında halihazırda 93 Filistinli kadının bulunduğu aktarıldı.

Ziyaretler engelleniyor

Açıklamada ayrıca İsrail'in Ekim 2023'te Gazze'de başlattığı soykırımdan bu yana Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nin erkek ve kadın esirlerin ziyaretini engellemeye devam ettiği, bunun yanı sıra yakınlarının da ziyaret hakkından mahrum bırakıldığı bildirildi.

Hukuk ekiplerinin ulaştığı veriler ve yakın zamanda serbest bırakılan kadın esirlerin ifadelerine göre de cezaevi idaresinin kadınlara yönelik cezalandırıcı ve kötü muamele uygulamalarını artırarak sürdürdüğü; bunun tekrar eden baskınlar, aşağılayıcı aramalar ve temel ihtiyaçlardan mahrum bırakmayı içerdiği belirtildi.

İsrail hapishanelerindeki hamilelerin bu koşullarda tutulmaya devam edilmesinin, işgal altındaki sivillere ilişkin yükümlülüklerini düzenleyen ve hamile kadınlara özel sağlık hizmeti ve koruma sağlanmasını zorunlu kılan 4. Cenevre Sözleşmesi ile uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu vurgulandı.

Esirler Cemiyeti, başta Uluslararası Kızılhaç Komitesi olmak üzere insan hakları kurumları ve Birleşmiş Milletler özel raportörlerinden, hamile kadınların derhal serbest bırakılması ve korunmalarının sağlanması için acil müdahalede bulunmalarını talep etti.

İsrail'in Gazze Şeridi'ne Ekim 2023'te başlattığı saldırılardan bu yana aralarında çocuk ve yaşlıların da olduğu 765 Filistinli kadın gözaltına alındı. Bu gözaltıların büyük bir kısmı idari tutuklama emirlerine ya da İsrail makamlarının "provokasyon" şeklinde nitelendirdiği suçlamalara dayanıyor.


 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.