Tarım Bakanlığı: “Türk havyarı” markasıyla dünya pazarında güçlü konum hedefleniyor

EKONOMİ (AA) - Anadolu Ajansı | 22.07.2026 - 11:21, Güncelleme: 22.07.2026 - 11:21
 

Tarım Bakanlığı: “Türk havyarı” markasıyla dünya pazarında güçlü konum hedefleniyor

Tarım ve Orman Bakanlığı, mersin balığı ve havyar üretiminde “Türk havyarı” markasıyla dünya pazarlarında güçlü konuma ulaşmayı hedefliyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz, Türkiye’nin su ürünleri sektöründe elde ettiği başarıları değerlendirirken, gelecek dönemde “Türk havyarı” markası oluşturularak mersin balığı ve havyar üretiminde dünya pazarlarında güçlü bir konuma ulaşılmasının hedeflendiğini söyledi. Türkiyemizin su ürünleri üretiminde geçen yıl 1 milyon 37 bin tonla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını hatırlatan Türkyılmaz, bu üretimin 627 bin tonunun yetiştiricilikten, 410 bin tonunun ise avcılıktan sağlandığını belirtti. Yetiştiriciliğin üretimdeki payının yüzde 60’a yükseldiğini vurgulayan Türkyılmaz, sektörün ihracat performansının da dikkat çektiğini ifade etti. Su ürünleri ihracatının geçen yıl miktar bazında 288 bin ton, değer bazında ise 2,25 milyar dolar olarak gerçekleştiğini aktaran Türkyılmaz, “Sektörümüz yaklaşık 1,9 milyar dolar dış ticaret fazlası verdi. Bu olumlu tablo 2026’da da sürüyor. Yılın ilk 6 ayında ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artarak 1,1 milyar dolara ulaştı. Yıl sonunda en az 2,4 milyar dolarlık ihracatı yakalamayı hedefliyoruz.” dedi. Türkyılmaz, ihracatın omurgasını çipura, levrek, gökkuşağı alabalığı, Türk somonu ve mavi yüzgeçli orkinosun oluşturduğunu belirterek, ihraç edilen su ürünlerinin yüzde 80’den fazlasının yetiştiricilik ürünü olduğunu söyledi. Türkiye’nin 100’den fazla ülkeye ihracat yaptığını dile getiren Türkyılmaz, çipura ve levreğin Avrupa Birliği pazarında güçlü konumda bulunduğunu, Türk somonu ihracatında ise Uzak Doğu ülkeleri ve Rusya pazarının öne çıktığını kaydetti. 2016’da 5 bin tonla başlayan Türk somonu üretiminin bugün 75 bin tona ulaştığını belirten Türkyılmaz, yıllık 2,25 milyar dolarlık toplam ihracat içindeki payının 500 milyon dolar seviyesine çıktığını ifade etti. Çin ile ticari işbirliği kapsamında uzlaşma sağlandığını, bundan sonraki süreçte Çin pazarının da ön planda olacağını vurguladı. Türk Cumhuriyetleri’nin de Türk balıklarının önemli pazarları arasında yer aldığını anlatan Türkyılmaz, üreticilerin ve ihracatçıların ABD’den Kanada’ya kadar farklı ülke gruplarında çalıştığını söyledi. 2028’de ihracat miktarını 3 milyar dolar seviyesine çıkarmayı hedeflediklerini belirten Türkyılmaz, “Su ürünleri sektörümüz son yıllarda üretim, ihracat ve markalaşmada önemli başarılar elde etti. Türk somonu bunun en güçlü örneği. Gelecek dönemde midye yetiştiriciliğini geliştirmeyi, ayrıca ‘Türk havyarı’ markasını oluşturarak mersin balığı ve havyar üretiminde de dünya pazarlarında güçlü konuma ulaşmayı amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı. Türkyılmaz, iklim değişikliği, deniz suyu sıcaklıklarının artması, istilacı türlerin yayılması ve müsilaj gibi çevresel sorunların sektörü olumsuz etkilediğini ancak bilimsel verilere dayalı üretim planlaması, etkin denetimler, sürdürülebilir avcılık ve modern yetiştiricilik teknikleriyle bu etkilerin en aza indirilmeye çalışıldığını kaydetti.
Tarım ve Orman Bakanlığı, mersin balığı ve havyar üretiminde “Türk havyarı” markasıyla dünya pazarlarında güçlü konuma ulaşmayı hedefliyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz, Türkiye’nin su ürünleri sektöründe elde ettiği başarıları değerlendirirken, gelecek dönemde “Türk havyarı” markası oluşturularak mersin balığı ve havyar üretiminde dünya pazarlarında güçlü bir konuma ulaşılmasının hedeflendiğini söyledi.

Türkiyemizin su ürünleri üretiminde geçen yıl 1 milyon 37 bin tonla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını hatırlatan Türkyılmaz, bu üretimin 627 bin tonunun yetiştiricilikten, 410 bin tonunun ise avcılıktan sağlandığını belirtti. Yetiştiriciliğin üretimdeki payının yüzde 60’a yükseldiğini vurgulayan Türkyılmaz, sektörün ihracat performansının da dikkat çektiğini ifade etti.

Su ürünleri ihracatının geçen yıl miktar bazında 288 bin ton, değer bazında ise 2,25 milyar dolar olarak gerçekleştiğini aktaran Türkyılmaz, “Sektörümüz yaklaşık 1,9 milyar dolar dış ticaret fazlası verdi. Bu olumlu tablo 2026’da da sürüyor. Yılın ilk 6 ayında ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artarak 1,1 milyar dolara ulaştı. Yıl sonunda en az 2,4 milyar dolarlık ihracatı yakalamayı hedefliyoruz.” dedi.

Türkyılmaz, ihracatın omurgasını çipura, levrek, gökkuşağı alabalığı, Türk somonu ve mavi yüzgeçli orkinosun oluşturduğunu belirterek, ihraç edilen su ürünlerinin yüzde 80’den fazlasının yetiştiricilik ürünü olduğunu söyledi. Türkiye’nin 100’den fazla ülkeye ihracat yaptığını dile getiren Türkyılmaz, çipura ve levreğin Avrupa Birliği pazarında güçlü konumda bulunduğunu, Türk somonu ihracatında ise Uzak Doğu ülkeleri ve Rusya pazarının öne çıktığını kaydetti.

2016’da 5 bin tonla başlayan Türk somonu üretiminin bugün 75 bin tona ulaştığını belirten Türkyılmaz, yıllık 2,25 milyar dolarlık toplam ihracat içindeki payının 500 milyon dolar seviyesine çıktığını ifade etti. Çin ile ticari işbirliği kapsamında uzlaşma sağlandığını, bundan sonraki süreçte Çin pazarının da ön planda olacağını vurguladı.

Türk Cumhuriyetleri’nin de Türk balıklarının önemli pazarları arasında yer aldığını anlatan Türkyılmaz, üreticilerin ve ihracatçıların ABD’den Kanada’ya kadar farklı ülke gruplarında çalıştığını söyledi. 2028’de ihracat miktarını 3 milyar dolar seviyesine çıkarmayı hedeflediklerini belirten Türkyılmaz, “Su ürünleri sektörümüz son yıllarda üretim, ihracat ve markalaşmada önemli başarılar elde etti. Türk somonu bunun en güçlü örneği. Gelecek dönemde midye yetiştiriciliğini geliştirmeyi, ayrıca ‘Türk havyarı’ markasını oluşturarak mersin balığı ve havyar üretiminde de dünya pazarlarında güçlü konuma ulaşmayı amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkyılmaz, iklim değişikliği, deniz suyu sıcaklıklarının artması, istilacı türlerin yayılması ve müsilaj gibi çevresel sorunların sektörü olumsuz etkilediğini ancak bilimsel verilere dayalı üretim planlaması, etkin denetimler, sürdürülebilir avcılık ve modern yetiştiricilik teknikleriyle bu etkilerin en aza indirilmeye çalışıldığını kaydetti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.