
"Ya Rab! Böyle mi olacaktı, benim cennet yurdum?
Baktım da etrafıma yalnızım, ağladım durdum.
Bir mânâ veremedim, şu Milâdî yılbaşına!
Şaştım da kaldım, Müslümanların vah telaşına!
Çevirdim başımı, nereye ettimse bir nazar,
Gördüm ki Noel için hazır yer yer çarşı pazar.
Haykırmak gelmişti içimden, seslendim millete,
Heyhat! Duyuramadım ne Âhmed’e ne Mehmed’e.
Ey Âlem-i İslâm’ın baş tacı, büyük Türkiye!
Mukaddesatı unuttun Avrupa diye diye!
Yurdumu işgal eylemiş şu garbın safsatası,
Kiminin maymunu var, kiminin Noel babası!
Anladım zaman geçmekte bugün dünden de beter,
Kim bilir yarın ne hâle düşecek bu şaşkın beşer.
Kulaklar tıkanmış, gözlere çekilmiş perde,
Nankör adam fazilet arar geçmiş giderde.
İslâm’dır bu vatanın dini, kitabı Kur’an-ı Kerîm’dir,
Müslümanın bayramı Ramazan ve Kurbandır.
Kalamaz bu böyle Fatih’in, Yavuz’un diyarı,
Noel kutlamada geçerek Hıristiyanları.
Maziyi düşündüm de hayran oldum istiklâle,
Ecdadıma söz verdim varmak için istikbâle.
Çanakkale’de şehidlerim kefensiz yatıyor,
Sakarya’nın rengi hâlâ kıpkızıl kan akıyor.
Şehidlik, gazilik şerefidir Müslümanların,
Düşmanlara alkış tutmak işidir alçakların.
Şu alçakça yaşayanların aklına yanayım,
Gel ölüm gel neredesin, kanımla yıkanayım!
İstemem bu hayatı sultan etseler cihanda,
Ölürüm şerefimle yatarım toprak altında.
Ya Rab! Hidâyet ver kurtulsun bu millete.
Şiir Alıntı;
Şiirle ilgili arama motorları üzerinden yapılan araştırmada, söz konusu şiirin Mehmet Âkif Ersoy’a ait olmadığına dair çok sayıdaiçeriğerastlanıyor.
Bu içerikler incelendiğinde, şiirin din görevlisi Ömer Berber’e ait olduğu ve Hakses dergisinin Aralık 1981’de yayımlanan 204. sayısında yer aldığı anlaşılıyor....
