Gülistan Doku Dosyasında Üst Düzey İsimler Adliyeye Sevk Edildi!
GÜNDEM
18.04.2026 - 14:20, Güncelleme:
18.04.2026 - 14:54
Gülistan Doku Dosyasında Üst Düzey İsimler Adliyeye Sevk Edildi!
Tunceli’de Gülistan Doku soruşturmasında gözaltılar, tutuklamalar ve adliyeye sevkler sürerken aile “adalet” çağrısını yineledi.
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma, 2026 yılında yeniden hız kazanarak kritik bir aşamaya ulaştı. Yıllardır Türkiye gündeminden düşmeyen dosyada, son gelişmelerle birlikte gözaltılar, tutuklamalar ve adliyeye sevkler art arda geldi.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında toplam 13 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan şüphelilerden 7’si, işlemlerinin ardından yoğun güvenlik önlemleri altında Tunceli Adliyesi’ne sevk edildi. Adliyeye getirilen isimler arasında Zeinal A., Cemile Y., Engin Y., Uğurcan A., Celal A., Nurşen A. ve Ferhat Hanedan G. yer aldı. Şüphelilerin savcılık ve hakimlik işlemlerinin sürdüğü bildirildi.
Soruşturmanın en dikkat çeken aşamalarından biri ise verilen tutuklama kararları oldu. Gülistan Doku’nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis memuru Gökhan Ertok ile eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu karar, dosyada dijital delillerin yeniden merkezde yer aldığını gösterdi.
Öte yandan Munzur Üniversitesi’nin güvenlik kamera sisteminden sorumlu oldukları belirtilen Savaş G. ve Süleyman Ö. hakkında ise nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından “yurt dışına çıkış yasağı” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakılmalarına karar verildi.
Dosyada kamuoyunun en çok dikkatini çeken başlıklardan biri ise üst düzey isimlerin de soruşturma kapsamına girmesi oldu. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile o dönem koruma polisi olarak görev yapan Şükrü E., jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.Ayrıca İçişleri Bakanlığınca açığa alınan ve Elazığ'da gözaltına alınan eski Tunceli Valisi Sonel, Erzurum'a götürülmüştü. Eski başhekim Özdemir'in jandarmadaki işlemleri sürüyor. Bu gelişme kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, isimlerin şüpheli sıfatıyla değerlendirildiği ve yargı sürecinin sonucunun beklendiği belirtildi.
Soruşturmanın bir diğer kritik ayağı ise sağlık alanında yaşanan gelişmeler oldu. Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, hastane kayıtlarının silindiği iddiaları kapsamında Bursa’da gözaltına alındı. Gülistan Doku’nun 31 Aralık 2019 tarihinde hastaneye giriş yaptığına dair kayıtların silindiği yönündeki iddialar dosyada yer alırken, Sağlık Bakanlığı’nın da ayrı bir müfettiş görevlendirdiği bildirildi.
Adliye önünde yaşanan gelişmeler ise dosyanın toplumsal boyutunu bir kez daha ortaya koydu. Gülistan Doku’nun yakınları ile bazı şüphelilerin yakınları arasında zaman zaman gerginlik yaşanırken, polis ekipleri tarafları ayırmakta güçlük çekti. Yaşanan arbede sırasında Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku fenalaşarak ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Aile cephesinden gelen açıklamalar ise sürecin en duygusal ve dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, yıllardır süren adalet arayışına dikkat çekerek, dosyanın bugün geldiği noktada emeği geçen yargı mensuplarına teşekkür etti. Aygül Doku, özellikle dosyaya sonradan atanan Cumhuriyet Savcısı Ebru Cansu’nun çalışmalarına vurgu yaparak, “Uzun yıllar sonra dosyada yeniden umut doğdu” ifadelerini kullandı.
Anne Bedriye Doku ise kısa açıklamasında, “Herkese teşekkür ediyorum. Adalete ve devlete güveniyorum” diyerek sürecin sonucunu beklediklerini belirtti. Aile, yıllardır devam eden belirsizliğin artık son bulmasını ve Gülistan Doku’nun akıbetinin netleşmesini talep ediyor.
Uzmanlar, dosyanın yalnızca bir kayıp vakası değil, aynı zamanda kamu kurumlarına duyulan güven açısından da kritik bir süreç olduğunu vurguluyor. Özellikle çok sayıda kamu görevlisinin ve farklı kurumların dosyada yer alması, soruşturmanın hassasiyetini artırıyor.
Gelinen noktada Gülistan Doku dosyası, Türkiye’de adalet arayışının en uzun soluklu ve en çok tartışılan dosyalarından biri olmayı sürdürüyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında ortaya çıkacak yeni deliller ve yargı kararları, dosyanın seyrini belirleyecek.
Tunceli’de Gülistan Doku soruşturmasında gözaltılar, tutuklamalar ve adliyeye sevkler sürerken aile “adalet” çağrısını yineledi.
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma, 2026 yılında yeniden hız kazanarak kritik bir aşamaya ulaştı. Yıllardır Türkiye gündeminden düşmeyen dosyada, son gelişmelerle birlikte gözaltılar, tutuklamalar ve adliyeye sevkler art arda geldi.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında toplam 13 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan şüphelilerden 7’si, işlemlerinin ardından yoğun güvenlik önlemleri altında Tunceli Adliyesi’ne sevk edildi. Adliyeye getirilen isimler arasında Zeinal A., Cemile Y., Engin Y., Uğurcan A., Celal A., Nurşen A. ve Ferhat Hanedan G. yer aldı. Şüphelilerin savcılık ve hakimlik işlemlerinin sürdüğü bildirildi.
Soruşturmanın en dikkat çeken aşamalarından biri ise verilen tutuklama kararları oldu. Gülistan Doku’nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis memuru Gökhan Ertok ile eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu karar, dosyada dijital delillerin yeniden merkezde yer aldığını gösterdi.
Öte yandan Munzur Üniversitesi’nin güvenlik kamera sisteminden sorumlu oldukları belirtilen Savaş G. ve Süleyman Ö. hakkında ise nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından “yurt dışına çıkış yasağı” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakılmalarına karar verildi.
Dosyada kamuoyunun en çok dikkatini çeken başlıklardan biri ise üst düzey isimlerin de soruşturma kapsamına girmesi oldu. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile o dönem koruma polisi olarak görev yapan Şükrü E., jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.Ayrıca İçişleri Bakanlığınca açığa alınan ve Elazığ'da gözaltına alınan eski Tunceli Valisi Sonel, Erzurum'a götürülmüştü. Eski başhekim Özdemir'in jandarmadaki işlemleri sürüyor. Bu gelişme kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, isimlerin şüpheli sıfatıyla değerlendirildiği ve yargı sürecinin sonucunun beklendiği belirtildi.
Soruşturmanın bir diğer kritik ayağı ise sağlık alanında yaşanan gelişmeler oldu. Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, hastane kayıtlarının silindiği iddiaları kapsamında Bursa’da gözaltına alındı. Gülistan Doku’nun 31 Aralık 2019 tarihinde hastaneye giriş yaptığına dair kayıtların silindiği yönündeki iddialar dosyada yer alırken, Sağlık Bakanlığı’nın da ayrı bir müfettiş görevlendirdiği bildirildi.
Adliye önünde yaşanan gelişmeler ise dosyanın toplumsal boyutunu bir kez daha ortaya koydu. Gülistan Doku’nun yakınları ile bazı şüphelilerin yakınları arasında zaman zaman gerginlik yaşanırken, polis ekipleri tarafları ayırmakta güçlük çekti. Yaşanan arbede sırasında Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku fenalaşarak ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Aile cephesinden gelen açıklamalar ise sürecin en duygusal ve dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, yıllardır süren adalet arayışına dikkat çekerek, dosyanın bugün geldiği noktada emeği geçen yargı mensuplarına teşekkür etti. Aygül Doku, özellikle dosyaya sonradan atanan Cumhuriyet Savcısı Ebru Cansu’nun çalışmalarına vurgu yaparak, “Uzun yıllar sonra dosyada yeniden umut doğdu” ifadelerini kullandı.
Anne Bedriye Doku ise kısa açıklamasında, “Herkese teşekkür ediyorum. Adalete ve devlete güveniyorum” diyerek sürecin sonucunu beklediklerini belirtti. Aile, yıllardır devam eden belirsizliğin artık son bulmasını ve Gülistan Doku’nun akıbetinin netleşmesini talep ediyor.
Uzmanlar, dosyanın yalnızca bir kayıp vakası değil, aynı zamanda kamu kurumlarına duyulan güven açısından da kritik bir süreç olduğunu vurguluyor. Özellikle çok sayıda kamu görevlisinin ve farklı kurumların dosyada yer alması, soruşturmanın hassasiyetini artırıyor.
Gelinen noktada Gülistan Doku dosyası, Türkiye’de adalet arayışının en uzun soluklu ve en çok tartışılan dosyalarından biri olmayı sürdürüyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında ortaya çıkacak yeni deliller ve yargı kararları, dosyanın seyrini belirleyecek.
Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
