Kalp 11 yaşında: Gidenler gitmedi, sevgi hâlâ bizimle
Kalp 11 yaşında: Gidenler gitmedi, sevgi hâlâ bizimle
30 günlükken biberonla büyütülen iki kardeşten geriye kalan Kalp’in doğum günü… Bu köşe yazısı; bir babanın, bir Pamuk Prenses’in ve 11 yıldır hiç karşılık beklemeden sevgiyle bakan bir can yoldaşının hikâyesi üzerinden, hayata ve hayvanlara dair vicdanlı bir çağrı yapıyor.
Hayat bazen bir kalbe sığar.
Bir çift göze…
Bir nefese…
Ve bazen insan, bütün kayıplarına rağmen hayatta kalmayı bir canlının varlığıyla öğrenir.
Bugün Kalp 11 yaşında.
Ama bu yazı sadece bir doğum günü yazısı değil.
Bu yazı, sevginin ölmediğine, bağların kopmadığına ve gidenlerin aslında hiçbir yere gitmediğine dair bir hatırlatma.
Daha 30 günlükken geldiler hayatımıza.
Biberonla beslediğim, uykusuz gecelerde nefeslerini saydığımız iki candı onlar.
Anne oldum…
Koruyucu oldum…
Hayat oldum.
Bugün Aşk yok.
Ama Kalp var.
Ve bazen hayat, birini alırken diğerini emanet bırakıyor.
Kalp 11 yıldır gece gündüz benimle.
Hiçbir karşılık beklemeden…
Sessizce…
Sadakatle…
Bazı sevgiler vardır;
“Sahip olmak” istemez.
Sadece yanında durur.
Onun kara kara, sevgi dolu gözleri; en karanlık zamanlarımda bile bana “yalnız değilsin” dedi.
Bir insanın ayakta kalmak için bazen başka bir insana değil, bir kalbe ihtiyacı olur.
Kalp’in gözlerinde bir baba sevgisi var.
Beş yıl önce kaybettiğim eşim Mete’nin şefkati…
Kızlarına kol kanat geren, sevgisini sessizce gösteren bir babanın izi…
Ve Aşk var o gözlerde.
Bembeyaz tüyleriyle evimizin Pamuk Prenses’i…
Bir buçuk yıl önce, o amansız kansere yenik düşen canım.
Aşk’ı kurtaramadım.
Bu cümle insanın içinden hiç çıkmıyor.
Zaman geçiyor ama vicdan susmuyor.
Hayat bazen “geç kaldın” diyor.
İnsanın kalbine kor gibi düşen bir cümle bu.
Ama bugün Kalp yaşıyor.
Ve her kalp atışı, bana hâlâ umut olduğunu fısıldıyor.
Daha bir yıl önce, onun o minik kalbi yorulduğunda; korku yeniden kapımı çaldı.
Ama bu kez geç kalmadık.
O minicik bedenine yüzlerce dikiş atıldı.
Günlece hastanede kaldı, yüreğim ağzımda.
Çok şükür atlattık
Bugün Kalp sağlıklı.
Bugün Kalp enerjik.
Bugün Kalp 11 yaşında.
Ve ben biliyorum…
Gökyüzünde Mete ile Aşk bizi izliyor.
Sevgiyle…
Sessizce…
Belki biraz gururla…
Gidenler gitmez.
Onlar sadece başka bir yerden sevmeye başlar.
Kalp benim can yoldaşım.
Hayatın yükünü omuzlayan, acıyı sessizce paylaşan, sevinci abartmadan çoğaltan bir yol arkadaşı.
Bugün binlerce insan hayvanları evladı gibi seviyor.
Ve yine bugün, binlerce can sokaklarda vahşice öldürülüyor.
Oysa bir canın adresi olmaz.
Merhamet, kapı numarası sormaz.
Kalp’i sevdiğim kadar, sokakta yaşamaya çalışan her canın da yaşama hakkını savunuyorum.
Çünkü sevgi bölünmez.
Bir kalbi koruyup diğerini yok saymak, sevgi değil alışkanlıktır.
Hayvanları öldürerek güvenlik sağlanmaz.
Vicdan öldüğünde, kimse güvende değildir.
Bu yazı bir doğum günü yazısıdır.
Ama aynı zamanda bir çağrıdır.
Sessiz ama net bir çağrı…
Sevgi yaşatır.
Merhamet çoğaltır.
Şiddet ise sadece karanlık bırakır.
Kalp için dileğim çok basit:
Sağlıklı bir ömür…
Neşesi hiç bitmeyen günler…
Koşabildiği, oynayabildiği, korkmadan uyuyabildiği bir hayat…
Hep benimle olsun.
Çünkü o benim can yoldaşım.
Ve biliyorum…
Gökyüzünde iki kalp daha atıyor bizimle birlikte.
Biri bir babanın,
Biri bir Pamuk Prenses’in kalbi…
Gidenler gitmedi.
Sadece sevgiyi bize emanet edip gökyüzüne çekildiler.
İyi ki doğdun Kalp.
İyi ki varsın.
İyi ki hâlâ sevebilmek için bir sebebimsin.
Güldane Kaya Kaçar
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
