Dr. Sefa Sekin
Köşe Yazarı
Dr. Sefa Sekin
 

1 KASIM: BİR MİLLETİN KADERİNİ DEĞİŞTİREN İKİ BÜYÜK DEVRİM

Tarihin bazı günleri vardır; yalnızca takvim yapraklarında değil, bir milletin kaderinde iz bırakır. 1 Kasım da Türk milletinin bağımsızlık ve aydınlanma yürüyüşünde böylesine anlamlı bir gündür. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Mondros Mütarekesi ile Osmanlı Devleti fiilen teslimiyet sürecine sürüklenmiş, Damat Ferit hükümetinin temsilcileri tarafından imzalanan Sevr Antlaşması ile Türk milletinin vatanı ve geleceği emperyalist güçler arasında paylaşılmak istenmiştir. Ancak Mustafa Kemal ve silah arkadaşları bu karanlık tabloya boyun eğmedi. Anadolu’da bağımsızlık meşalesini yaktılar. Kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla Türk milleti, “Ya İstiklal Ya Ölüm!” diyerek vatanına sahip çıktı. Bu büyük direniş, Mudanya Mütarekesi ve Lozan Antlaşması’yla taçlandı. Türk milleti, bağımsızlığını yeniden kazandı ve kendi geleceğini kendi elleriyle kurdu. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan yeni devletin temelinde millet egemenliği vardı. Artık yönetme yetkisi bir hanedanın değil, kayıtsız şartsız milletindi. Saltanat kaldırıldı; ardından Cumhuriyet ilan edildi. Çağdaş, demokratik ve laik bir Türkiye’nin temelleri atıldı. 1 Kasım, iki büyük tarihî dönüşümün yıl dönümüdür: Saltanatın Kaldırılması – 1 Kasım 1922 (104 yıl önce) Egemenliğin bir hanedandan alınarak millete devredilmesinin önünü açan bu tarihî karar, Türk milletinin kendi kaderine sahip çıkışının simgesi oldu. Harf Devrimi – 1 Kasım 1928 (98 yıl önce) Cumhuriyet’in aydınlanma yolunda attığı en önemli adımlardan biri olan Harf Devrimi, okuma yazmayı kolaylaştırarak eğitimin yaygınlaşmasına, bilginin toplumun her kesimine ulaşmasına kapı araladı. Biri milletin iradesini özgürleştirdi, diğeri zihninin ve ufkunun önünü açtı. Bugün bizlere düşen görev, bu büyük devrimlerin anlamını kavramak, Cumhuriyet’in kazanımlarına sahip çıkmak ve aklın, bilimin, eğitimin, özgür düşüncenin ışığında geleceğe yürümektir. Çünkü Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil; bir milletin kendi kaderini tayin etme iradesi, çağdaşlaşma ülküsü ve aydınlık yarınlara duyduğu inançtır. Bu büyük tarihî dönüşümlerin mimarı, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını saygı, minnet ve sonsuz şükranla anıyorum. Egemenlik kayıtsız şartsız Türk milletinindir! Çamlıca İstanbul
Ekleme Tarihi: 03 Kasım 2026 -Salı

1 KASIM: BİR MİLLETİN KADERİNİ DEĞİŞTİREN İKİ BÜYÜK DEVRİM

Tarihin bazı günleri vardır; yalnızca takvim yapraklarında değil, bir milletin kaderinde iz bırakır. 1 Kasım da Türk milletinin bağımsızlık ve aydınlanma yürüyüşünde böylesine anlamlı bir gündür. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Mondros Mütarekesi ile Osmanlı Devleti fiilen teslimiyet sürecine sürüklenmiş, Damat Ferit hükümetinin temsilcileri tarafından imzalanan Sevr Antlaşması ile Türk milletinin vatanı ve geleceği emperyalist güçler arasında paylaşılmak istenmiştir. Ancak Mustafa Kemal ve silah arkadaşları bu karanlık tabloya boyun eğmedi. Anadolu’da bağımsızlık meşalesini yaktılar. Kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla Türk milleti, “Ya İstiklal Ya Ölüm!” diyerek vatanına sahip çıktı. Bu büyük direniş, Mudanya Mütarekesi ve Lozan Antlaşması’yla taçlandı. Türk milleti, bağımsızlığını yeniden kazandı ve kendi geleceğini kendi elleriyle kurdu. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan yeni devletin temelinde millet egemenliği vardı. Artık yönetme yetkisi bir hanedanın değil, kayıtsız şartsız milletindi. Saltanat kaldırıldı; ardından Cumhuriyet ilan edildi. Çağdaş, demokratik ve laik bir Türkiye’nin temelleri atıldı. 1 Kasım, iki büyük tarihî dönüşümün yıl dönümüdür: Saltanatın Kaldırılması – 1 Kasım 1922 (104 yıl önce) Egemenliğin bir hanedandan alınarak millete devredilmesinin önünü açan bu tarihî karar, Türk milletinin kendi kaderine sahip çıkışının simgesi oldu. Harf Devrimi – 1 Kasım 1928 (98 yıl önce) Cumhuriyet’in aydınlanma yolunda attığı en önemli adımlardan biri olan Harf Devrimi, okuma yazmayı kolaylaştırarak eğitimin yaygınlaşmasına, bilginin toplumun her kesimine ulaşmasına kapı araladı. Biri milletin iradesini özgürleştirdi, diğeri zihninin ve ufkunun önünü açtı. Bugün bizlere düşen görev, bu büyük devrimlerin anlamını kavramak, Cumhuriyet’in kazanımlarına sahip çıkmak ve aklın, bilimin, eğitimin, özgür düşüncenin ışığında geleceğe yürümektir. Çünkü Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil; bir milletin kendi kaderini tayin etme iradesi, çağdaşlaşma ülküsü ve aydınlık yarınlara duyduğu inançtır. Bu büyük tarihî dönüşümlerin mimarı, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını saygı, minnet ve sonsuz şükranla anıyorum. Egemenlik kayıtsız şartsız Türk milletinindir! Çamlıca İstanbul
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kalpgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.