VATAN TOPRAKLARINI VE ADALETİ SAVUNAN HER İNSAN BİR VATAN VE BİR KAHRAMANDIR!
VATAN TOPRAKLARINI VE ADALETİ SAVUNAN HER İNSAN BİR VATAN VE BİR KAHRAMANDIR!
Yılmaz ÖZDİL bugün yayınladığı videosunda
Türkiye topraklarının 1/4’ine maden ruhsatı verilip, maden sahası yapıldığı ve kendi köyü de bunun içinde olan genç bir kızımız olan ESRA’yı anlatıyor.
“ESRA Vatandır!”
Türkiye’de 190 milyon olduğu bilinen zeytin ağaçnın, yasa, Danıştay kararı dinlemeyen KKK (Kanun Kuvvetinde Kararname) ile 130 milyon zeytin ağacının maden sahasına dahil edildiğini, Türkiye’nin turizm cenneti olan Muğla ilimizin sınırları içinde 60 maden arama ruhsatı verildiğini ve bu sahada kalan İkiz Köy’ün suyunu, orman ve bitki örtüsünü savunan köy muhtarı Necla’nın öncülük gücünü kırmak için, kuzusu Esra’nın nasıl ve neden tutuklandığını anlatıyor, Yılmaz Özdil.
Bu videoda Bodrum’u da anlatan tanıtan Halikarnas Balıkçıs adı ile ünlenen sürgün insanı Cevat Şakir’i de dinledik, Yılmaz Özdil’den.
Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir iyi ki Bodrum’a sürgüne gönderilmiş diyorum, ben de.
Neden mi?
Anadolu’yu, Batı Anadolu’yu ve tarihinin önemli bir bölümünü anlatan o güzel bilgileri nereden ve nasıl öğrenebilirdim.
“Hey Koca Yurt” kitabında, Bodrum’dan taaa Kuzey Ege kıyılarına gidip, İda Dağı’nda, orayı kendilerine, geleneklerini korumak için vatan tutan, Fatih Sultan Mehmet’in gemileri için ağaç yontan Türkmen ve Çepnilerin, ağaç ve tahta ustaları olan Tahtacıların kaz’ı ve kaz ayak motifini neden kutsal bildiklerini, Türkmen ve Çepnilerin-Tahtacıların, İda Dağı’nın adını Kazdağı’na dönüştürdüklerini nasıl öğrenirdim.
Halikarnas Balıkçısi Cevat Şakir aynı kitabında, Milat’tan da öteye gidip, Romalılar’ın atalarının geldikleri ve bugün harabe olan Truva şehrini kutsal bildiklerinden, Roma İmparatorluğu’nun en kudretli imparatoru Büyük Sezar’ın (Kayser) Truva’ya bir Roma şehri kurmakta ısrarlı olduğunu ve kendisini Senato’nun engellediğini nasıl öğrenebilirdim.
Bu da yetmedi! Roma İmparatorlarının Truva sevgisi devam eder. İmparator Augustus, Kayser gibi, Roma’yı İda Dağı eteklerine taşımayı tasarlar.
Son olarak Büyük Konstantin, Bizans’ı başkent saymadan önce, Roma İmparatorluğu’nun başkentini Truva’da kurmayı düşünür. Çanakkale’nin, bir Liman Başkent’te yeterli olacak Haliç gibi her rüzgardan korunaklı deniz alanından yoksun olmasından, Büyük Konstantin bu düşüncesinden vazgeçer (S. 109-112).
Oxford’ta “Yakın Çağlar Tarih”
öğrenimi gören Cevat Şakir, okul tarih kitaplarında öğrendiklerimize önemli katkıda bulunur.
Tarihte büyük adamlar, Kayserler ve Hakanlar gibi Büyük Atatürk’te Truva ile ilgilenmiş, Sakarya Zaferi’nden sonra, Truva’yı anmış ve tarihe geçen o sözlerini söylemiştir.
Tarihin imbiklerinden süzülen bilgileri, değişik kitaplarının sayfalarında bir kaç cümle ile anlatan, Cevat Şakir’i, onun anlattığı Sarı Kız ve kazlarını okumamış olan, bugün bizim Kuzey Ege’de, kahvelerde anlatılan, Sarı Kız’ın Kazdağı tepesinden kolunu uzatıp, maşrapası ile Egedeniz’in suyundan babasına sunmuş olduğuna ve o Sarı Kız Efsanesi’ne inanmaya devam eder.
Oysa bugün Sarı Kız Efsanesi’nin anlatıldığı, çam ağaçlarının havasını temizlediği ve havası
dünyanın en bol oksijeni taşıdığı, bugünkü Kazdağları’nın tepesinde toprağını, tüm doğasını siyanürle zehirleyen altın madeninden çıkan altının %3-5 miktarını (ne kadar çıkardığını doğru söylüyorsa) Türkiye hazinesine veren altın maden arayıcıların, ortak ve işbirlikçilerin, bugün engel olamıyorsak da, bu insanların ve temsil ettikleri kurumları ile vatana ne derece ihanet etmekte olduklarını çocuklarımıza her halde anlatalım.
Özellikle yurt dışında yaşayan gençlerimizin Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir’in kitaplarını, efsanevi anlatımlı masallarını, çocuklarına okutmalarını öneririm.
Her insan bir vatandır. Her insan bir kahraman olabilir.
Vatan toprağını sadece silahla düşmandan savunulan toprak parçası değil; yaşanan her toprakta bitki örtüsünü, tarımını, hayvancılığını, suyunu - havasını, hukuk ve adaletini, barışı savunan her insanın kendisi de bir vatandır ve bir kahramandır.
Biz de çocuklarımıza yaşadıkları topraklarda doğayı sevip korumalarını öğretip, onları birer kahraman olarak büyütüp yetiştirelim.
Sevgi ve muhabbetlerimle
Remzi Uysal
Lübeck, 03 Nisan 2026
Ekleme
Tarihi: 04 Nisan 2026 -Cumartesi
VATAN TOPRAKLARINI VE ADALETİ SAVUNAN HER İNSAN BİR VATAN VE BİR KAHRAMANDIR!
VATAN TOPRAKLARINI VE ADALETİ SAVUNAN HER İNSAN BİR VATAN VE BİR KAHRAMANDIR!
Yılmaz ÖZDİL bugün yayınladığı videosunda
Türkiye topraklarının 1/4’ine maden ruhsatı verilip, maden sahası yapıldığı ve kendi köyü de bunun içinde olan genç bir kızımız olan ESRA’yı anlatıyor.
“ESRA Vatandır!”
Türkiye’de 190 milyon olduğu bilinen zeytin ağaçnın, yasa, Danıştay kararı dinlemeyen KKK (Kanun Kuvvetinde Kararname) ile 130 milyon zeytin ağacının maden sahasına dahil edildiğini, Türkiye’nin turizm cenneti olan Muğla ilimizin sınırları içinde 60 maden arama ruhsatı verildiğini ve bu sahada kalan İkiz Köy’ün suyunu, orman ve bitki örtüsünü savunan köy muhtarı Necla’nın öncülük gücünü kırmak için, kuzusu Esra’nın nasıl ve neden tutuklandığını anlatıyor, Yılmaz Özdil.
Bu videoda Bodrum’u da anlatan tanıtan Halikarnas Balıkçıs adı ile ünlenen sürgün insanı Cevat Şakir’i de dinledik, Yılmaz Özdil’den.
Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir iyi ki Bodrum’a sürgüne gönderilmiş diyorum, ben de.
Neden mi?
Anadolu’yu, Batı Anadolu’yu ve tarihinin önemli bir bölümünü anlatan o güzel bilgileri nereden ve nasıl öğrenebilirdim.
“Hey Koca Yurt” kitabında, Bodrum’dan taaa Kuzey Ege kıyılarına gidip, İda Dağı’nda, orayı kendilerine, geleneklerini korumak için vatan tutan, Fatih Sultan Mehmet’in gemileri için ağaç yontan Türkmen ve Çepnilerin, ağaç ve tahta ustaları olan Tahtacıların kaz’ı ve kaz ayak motifini neden kutsal bildiklerini, Türkmen ve Çepnilerin-Tahtacıların, İda Dağı’nın adını Kazdağı’na dönüştürdüklerini nasıl öğrenirdim.
Halikarnas Balıkçısi Cevat Şakir aynı kitabında, Milat’tan da öteye gidip, Romalılar’ın atalarının geldikleri ve bugün harabe olan Truva şehrini kutsal bildiklerinden, Roma İmparatorluğu’nun en kudretli imparatoru Büyük Sezar’ın (Kayser) Truva’ya bir Roma şehri kurmakta ısrarlı olduğunu ve kendisini Senato’nun engellediğini nasıl öğrenebilirdim.
Bu da yetmedi! Roma İmparatorlarının Truva sevgisi devam eder. İmparator Augustus, Kayser gibi, Roma’yı İda Dağı eteklerine taşımayı tasarlar.
Son olarak Büyük Konstantin, Bizans’ı başkent saymadan önce, Roma İmparatorluğu’nun başkentini Truva’da kurmayı düşünür. Çanakkale’nin, bir Liman Başkent’te yeterli olacak Haliç gibi her rüzgardan korunaklı deniz alanından yoksun olmasından, Büyük Konstantin bu düşüncesinden vazgeçer (S. 109-112).
Oxford’ta “Yakın Çağlar Tarih”
öğrenimi gören Cevat Şakir, okul tarih kitaplarında öğrendiklerimize önemli katkıda bulunur.
Tarihte büyük adamlar, Kayserler ve Hakanlar gibi Büyük Atatürk’te Truva ile ilgilenmiş, Sakarya Zaferi’nden sonra, Truva’yı anmış ve tarihe geçen o sözlerini söylemiştir.
Tarihin imbiklerinden süzülen bilgileri, değişik kitaplarının sayfalarında bir kaç cümle ile anlatan, Cevat Şakir’i, onun anlattığı Sarı Kız ve kazlarını okumamış olan, bugün bizim Kuzey Ege’de, kahvelerde anlatılan, Sarı Kız’ın Kazdağı tepesinden kolunu uzatıp, maşrapası ile Egedeniz’in suyundan babasına sunmuş olduğuna ve o Sarı Kız Efsanesi’ne inanmaya devam eder.
Oysa bugün Sarı Kız Efsanesi’nin anlatıldığı, çam ağaçlarının havasını temizlediği ve havası
dünyanın en bol oksijeni taşıdığı, bugünkü Kazdağları’nın tepesinde toprağını, tüm doğasını siyanürle zehirleyen altın madeninden çıkan altının %3-5 miktarını (ne kadar çıkardığını doğru söylüyorsa) Türkiye hazinesine veren altın maden arayıcıların, ortak ve işbirlikçilerin, bugün engel olamıyorsak da, bu insanların ve temsil ettikleri kurumları ile vatana ne derece ihanet etmekte olduklarını çocuklarımıza her halde anlatalım.
Özellikle yurt dışında yaşayan gençlerimizin Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir’in kitaplarını, efsanevi anlatımlı masallarını, çocuklarına okutmalarını öneririm.
Her insan bir vatandır. Her insan bir kahraman olabilir.
Vatan toprağını sadece silahla düşmandan savunulan toprak parçası değil; yaşanan her toprakta bitki örtüsünü, tarımını, hayvancılığını, suyunu - havasını, hukuk ve adaletini, barışı savunan her insanın kendisi de bir vatandır ve bir kahramandır.
Biz de çocuklarımıza yaşadıkları topraklarda doğayı sevip korumalarını öğretip, onları birer kahraman olarak büyütüp yetiştirelim.
Sevgi ve muhabbetlerimle
Remzi Uysal
Lübeck, 03 Nisan 2026
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
