18 MART İMANIN ZAFERE DÖNÜŞTÜĞÜ GÜN
18 MART İMANIN ZAFERE DÖNÜŞTÜĞÜ GÜN
Şehitlerimizin emaneti olan bu kutsal vatanı, aynı bilinç ve kararlılıkla korumak ve gelecek nesillere aktarmaktır. Çünkü Çanakkale bir ruhtur…
18 MART İMANIN ZAFERE DÖNÜŞTÜĞÜ GÜN
Çanakkale… Mantığın durduğu, imanın konuştuğu yer…
18 Mart 1915…
Bir tarihten öte, bir milletin yeniden dirilişidir bu gün. 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü, 1915'te Çanakkale Boğazı'nın geçilemeyeceğinin kanıtlandığı, Türk milletinin inanç ve azimle kazandığı büyük bir destanın 111. Yılı kutlu olsun.
Çanakkale… Sadece bir savaş değil; inancın, azmin ve vatan sevgisinin destanlaştığı yerdir.
Dünya tarihinin gördüğü en güçlü donanmalar, en modern silahlarla bu topraklara dayandığında; karşılarında yalnızca bir ordu değil, göğsü iman dolu bir millet buldular.
Çünkü Çanakkale’de savaşanlar, sadece toprak savunmadı…
Onlar, bir milletin haysiyetini, istikbalini ve istiklalini savundu.
Çanakkale;
Mantığın sustuğu,
Yüreğin konuştuğu,
İmanın zafere dönüştüğü yerdir…
Yokluk vardı…
Ekmek yoktu, mühimmat sınırlıydı…
Ama iman vardı!
Ve o iman, dünyanın en güçlü ordularını dize getirdi.
Bir yanda dönemin en büyük donanmaları…
Diğer yanda, sırtında mermi taşıyan analar, cepheye koşan gençler, “vatan sağ olsun” diyen yiğitler…
Seyit Onbaşı’nın kaldırdığı o mermi, aslında bir milletin yükünü omuzlamasıydı.
Siperlerde omuz omuza duran Mehmetçik ise, “birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için” sözünün canlı halidir.
Ve o büyük söz…
Tarihe altın harflerle kazınan o emir:
“Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum…”
Bu söz, sadece bir askeri emir değil;
Bir milletin kaderini değiştiren ruhun ifadesidir.
Çanakkale Savaşı, yalnızca bizim tarihimizin değil, dünya tarihinin dönüm noktalarından biridir.
İtilaf devletleri, Çanakkale Boğazı’nı geçerek İstanbul’a ulaşmayı hedeflerken; karşılarında geçilmez bir irade bulmuşlardır.
18 Mart günü, denizler ateşle kavrulmuş, gökyüzü dumanla örtülmüş;
Ama Nusret’in döşediği mayınlar, tarihin seyrini değiştirmiştir.
O gün dünya şunu öğrendi:
Çanakkale geçilmez!
Ardından başlayan kara savaşları…
Siperler arası birkaç metre…
Toprak, kanla yoğrulmuş…
Ama bir adım geri atılmamış…
Her düşen askerin yerini bir başkası almış…
Çünkü o cephede ölüm korkusu yoktu,
Sadece vatan sevgisi vardı.
Çanakkale’de yazılan bu destan, sadece bir zafer değil;
Aynı zamanda Kurtuluş Savaşı’nın meşalesi olmuştur.
Bugün bizlere düşen görev;
Şehitlerimizin emaneti olan bu kutsal vatanı, aynı bilinç ve kararlılıkla korumak ve gelecek nesillere aktarmaktır.
Çünkü Çanakkale bir ruhtur…
Ve o ruh, bu milletin damarlarında hâlâ yaşamaktadır.
Her 18 Mart’ta kalplerimiz başka atar…
Sular durur, zaman susar…
Ve biz, o büyük fedakârlığı bir kez daha yüreğimizde hissederiz.
Çanakkale;
Her evden bir yiğidin çıktığı,
Her annenin gözyaşını vatanına emanet ettiği,
Bir milletin topyekûn ayağa kalktığı yerdir.
Bugün hangi anıtı diksek, hangi töreni yapsak…
O kahramanların hakkını ödeyemeyiz.
Ama unutmadan, unutturmadan…
Vefamızı yaşatarak ödeyebiliriz.
Bu duygu ve düşüncelerle;
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere,
Vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun…
Çanakkale geçilmez!
Ve bu ruh, kıyamete kadar bu milletin yüreğinde yaşamaya devam edecektir.
Çanakkale; bir milletin tek yürek olduğu, zengin-fakir, genç-yaşlı demeden herkesin vatan için omuz omuza verdiği kutlu bir mücadelenin adıdır.
“Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için” ruhunun en güçlü şekilde yaşandığı bu destan; yalnızca bir zafer değil, aynı zamanda dünya tarihini değiştiren, büyük devletlerin planlarını bozan ve Türk milletinin asla esir edilemeyeceğini tüm dünyaya ilan eden bir dönüm noktasıdır.
Çanakkale, inancın ve birlik ruhunun zaferidir; aynı zamanda Kurtuluş Savaşı’nın ve Cumhuriyet’in ilk adımıdır.
İşte Çanakkale’nin özü budur....
Dilber KÖSE
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
