Adalet, Teğmenin Kılıcından Keskindir.

GÜNDEM 24.01.2026 - 17:27, Güncelleme: 24.01.2026 - 18:29
 

Adalet, Teğmenin Kılıcından Keskindir.

Teğmen Demirtaş, Milli Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun 16 Ocak 2025 tarihli kararıyla mesleğinden koparılmıştı.
Adalet, Teğmenin Kılıcından Keskindir. ​Ankara 21. İdare Mahkemesi, geçtiğimiz günlerde hukuk devleti adına kritik bir karara imza attı. 30 Ağustos törenleri sonrasında yaşanan süreçte Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ihraç edilen Teğmen Deniz Demirtaş hakkında verilen "ihraç iptali", sadece bir geri dönüş hikayesi değil, adaletin yerini bulma çığlığıdır. ​Hatırlanacağı üzere, Teğmen Demirtaş, Milli Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun 16 Ocak 2025 tarihli kararıyla mesleğinden koparılmıştı. Gerekçe ise oldukça muğlaktı: "Hizmete engel davranışlarda bulunmak." Ancak yargı, bu soyut gerekçeyi kabul etmedi. Mahkeme kararında yer alan "fiilin somut ve açık bir şekilde ortaya konulamadığı" vurgusu, aslında idari mekanizmanın nasıl bir usul hatası yaptığını da gözler önüne seriyor. ​Hukukta temel bir kural vardır: Bir suç isnat ediyorsanız, bunu yer, zaman ve eylem bazında ispatlamak zorundasınızdır. Mahkeme, "Hukuka uyarlık bulunmadı" diyerek, keyfiyetin disiplin kılıfına sığdırılamayacağını tescilledi. ​Kararın en dikkat çekici kısımlarından biri de maddi hakların iadesiyle ilgili. Anayasa’nın 125. maddesi gereğince, genç teğmenin yoksun kaldığı tüm parasal hakların yasal faiziyle ödenmesine hükmedildi. Bu, aslında devletin kendi memuruna yaptığı haksızlığın bir nevi "tazmin" edilmesidir. Ancak biliyoruz ki; bir subayın üniformasından uzak kaldığı günlerin, uğradığı manevi yıkımın ve omuzlarındaki o ağır yükün maddi bir karşılığı yoktur. ​Sonuç olarak; Teğmen Deniz Demirtaş vakası, bize disiplinin ancak hukukla birleştiğinde "ordu" inşa edebileceğini bir kez daha gösterdi. Mahkemenin bu kararı, sadece Deniz Teğmen’i görevine iade etmekle kalmamış, aynı zamanda "hukuk güvenliği" ilkesini de ayağa kaldırmıştır. Şimdi gözler, bu kararın uygulanma sürecinde ve bu genç subayın şanlı üniformasına yeniden kavuşacağı günde. ​Adalet belki bazen gecikiyor ama eninde sonunda kendi yolunu buluyor. ​Dilber Köse  
Teğmen Demirtaş, Milli Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun 16 Ocak 2025 tarihli kararıyla mesleğinden koparılmıştı.

Adalet, Teğmenin Kılıcından Keskindir.
​Ankara 21. İdare Mahkemesi, geçtiğimiz günlerde hukuk devleti adına kritik bir karara imza attı.

30 Ağustos törenleri sonrasında yaşanan süreçte Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ihraç edilen Teğmen Deniz Demirtaş hakkında verilen "ihraç iptali", sadece bir geri dönüş hikayesi değil, adaletin yerini bulma çığlığıdır.

​Hatırlanacağı üzere, Teğmen Demirtaş, Milli Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun 16 Ocak 2025 tarihli kararıyla mesleğinden koparılmıştı.

Gerekçe ise oldukça muğlaktı: "Hizmete engel davranışlarda bulunmak." Ancak yargı, bu soyut gerekçeyi kabul etmedi. Mahkeme kararında yer alan "fiilin somut ve açık bir şekilde ortaya konulamadığı" vurgusu, aslında idari mekanizmanın nasıl bir usul hatası yaptığını da gözler önüne seriyor.

​Hukukta temel bir kural vardır: Bir suç isnat ediyorsanız, bunu yer, zaman ve eylem bazında ispatlamak zorundasınızdır.

Mahkeme, "Hukuka uyarlık bulunmadı" diyerek, keyfiyetin disiplin kılıfına sığdırılamayacağını tescilledi.

​Kararın en dikkat çekici kısımlarından biri de maddi hakların iadesiyle ilgili. Anayasa’nın 125. maddesi gereğince, genç teğmenin yoksun kaldığı tüm parasal hakların yasal faiziyle ödenmesine hükmedildi.

Bu, aslında devletin kendi memuruna yaptığı haksızlığın bir nevi "tazmin" edilmesidir. Ancak biliyoruz ki; bir subayın üniformasından uzak kaldığı günlerin, uğradığı manevi yıkımın ve omuzlarındaki o ağır yükün maddi bir karşılığı yoktur.

​Sonuç olarak;
Teğmen Deniz Demirtaş vakası, bize disiplinin ancak hukukla birleştiğinde "ordu" inşa edebileceğini bir kez daha gösterdi.

Mahkemenin bu kararı, sadece Deniz Teğmen’i görevine iade etmekle kalmamış, aynı zamanda "hukuk güvenliği" ilkesini de ayağa kaldırmıştır.

Şimdi gözler, bu kararın uygulanma sürecinde ve bu genç subayın şanlı üniformasına yeniden kavuşacağı günde.

Adalet belki bazen gecikiyor ama eninde sonunda kendi yolunu buluyor.

​Dilber Köse


 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.