Yapay zekâyla yetiştirdiği çileği dünyaya satıyor

EKONOMİ 23.05.2026 - 11:41, Güncelleme: 23.05.2026 - 11:41
 

Yapay zekâyla yetiştirdiği çileği dünyaya satıyor

Hataylı 21 yaşındaki genç çiftçi Ahmet Sanar, yapay zekâ destekli serasında ürettiği çilekleri Rusya ve Romanya’ya ihraç ederek başarı hikâyesi yazıyor.
Bir zamanlar yalnızca bilgisayar ekranlarında ve teknoloji şirketlerinin laboratuvarlarında konuşulan yapay zekâ, artık Türkiye’nin bereketli topraklarında üretimin kaderini değiştiriyor. Gençlerin toprağa sırt çevirdiği yönündeki tartışmalar sürerken, Hatay’ın Yayladağı ilçesinden yükselen bir başarı hikâyesi bu algıyı tersine çeviriyor. Henüz 21 yaşındaki Ahmet Sanar, geleneksel tarım bilgisini modern teknolojiyle birleştirerek yalnızca üretim yapan değil, aynı zamanda ihracat gerçekleştiren genç bir girişimciye dönüştü. Çocuk yaşlarda amcasının yanında çilek toplamayı öğrenen Sanar, bugün yapay zekâ destekli sistemlerle donatılmış topraksız serasında üretim yapıyor. Nemden sıcaklığa, sulamadan gübrelemeye kadar tüm süreçlerin dijital olarak analiz edildiği sera, aslında tarımın geleceğine dair güçlü bir tablo sunuyor. Genç çiftçi, teknoloji sayesinde yalnızca daha kaliteli ürün elde etmekle kalmıyor; aynı zamanda verimliliği artırarak uluslararası pazarda da rekabet edebiliyor. Türkiye’de kırsaldan büyükşehirlere göçün arttığı, gençlerin tarımdan uzaklaştığı bir dönemde Ahmet Sanar’ın hikâyesi, toprağın hâlâ büyük fırsatlar sunduğunu gösteriyor. Yapay zekâyı üretimin merkezine koyan genç girişimci, Rusya ve Romanya’ya gönderdiği çileklerle hem bölge ekonomisine katkı sağlıyor hem de yeni nesil tarım anlayışının mümkün olduğunu ortaya koyuyor. Hatay’da kurulan bu modern sera, aslında yalnızca çilek üretmiyor; aynı zamanda gençlerin teknolojiyle birleşen hayallerini, emeğin dönüşümünü ve geleceğin tarım modelini de büyütüyor. Hatay'ın Yayladağı ilçesinde amcasından yetiştiriciliğini öğrendiği çileği topraksız serada ve yapay zeka desteğiyle gerçekleştiren 21 yaşındaki Ahmet Sanar, hasat ettiği ilk ürünlerle ihracata açıldı. Aşağıpulluyazı Mahallesi'nde yaşayan Sanar, çocukken çilek üreticisi amcası Ünal Sanar'dan etkilenerek çiftçi olmaya karar verdi. Geleneksel yöntemlerle çilek üretimi yapan amcasının yanında çalışmaya başlayan Sanar, yetiştiriciliğin inceliklerini öğrendi. Sanar, amcasının geleneksel olarak yaptığı yetiştiriciliği teknolojik imkanlarla yapmaya karar vererek geçen yıl kasımda 6,5 dönüm arazide topraksız sera kurdu. Serasında nemden sıcaklığa kadar bütün verileri yapay zeka desteğiyle analiz ederek üretim yapan Sanar, mahalledeki 30 kadına da istihdam sağladı. Sanar, şubat ayında hasat ettiği ilk ürünlerini yurt içinin yanı sıra Rusya ve Romanya'ya ihraç etti. - "Bu yıl 50-60 ton arasında bir rekolte bekliyoruz" Genç çiftçi Ahmet Sanar, AA muhabirine, hayalinin ilk başlarda Almanya'ya yerleşip iş kurmak olduğunu söyledi. Amcasının yönlendirmesi ve özendirmesiyle yurt dışına gitmekten vazgeçerek doğduğu mahallede çilek üretmeye karar verdiğini anlatan Sanar, şöyle konuştu: "Amcamın ürettiği çileği daha ileriye nasıl taşıyabilirim diye araştırmaların sonucunda topraksız sistemine geçme kararı aldık. Ardından hidroponik sistemde topraksız çilek seramızı kurduk. Şubatta ilk hasadı almaya başladık. Şubattan beri aktif şekilde ürün topluyoruz. İlk yılımıza göre bu yıl 50-60 ton arasında bir rekolte bekliyoruz ve şu an Romanya ve Rusya'ya gönderim sağlıyoruz." Sanar, bugüne kadar serasından yaklaşık 15 ton ürün aldığını ve bunun yaklaşık 9 tonunu ihraç ettiğini dile getirdi. Kurduğu sistem sayesinde açık alanda sadece iki ay yapılabilen çilek üretimini şimdi her mevsime yaydığını anlatan Sanar, şöyle devam etti: "Açık alanda kontrol çok zor oluyordu, kapalı alanda bitki tamamen sizin kontrolünüzde. Verdiğiniz su, gübre daha dengeli, ürettiğiniz ürün daha kaliteli ve sağlıklı bunun gibi birçok etken bizi aslında kapalı alana sürükledi. Araştırmalarım, bu işe önem vermem bizi bu noktaya getirdi. Şimdi her şey çok daha kontrol edilebilir çünkü yapay zeka desteğini kullanıyoruz. Günlük verdiğimiz besinin, suyun, gübrenin değerleri var, bunları yapay zeka sayesinde sistemli bir şekilde kontrol edebildiğimizden ürettiğimiz bitki çok daha sağlıklı ve çok daha kontrol edilebilir oluyor. Bunun neticesinde de aldığımız ürün çok kaliteli oluyor." Sanar, serasında yetiştirdiği çileklerle pazar ağını genişletmeyi ve çok daha fazla kişiye istihdam sağlamayı hedeflediğini kaydetti.
Hataylı 21 yaşındaki genç çiftçi Ahmet Sanar, yapay zekâ destekli serasında ürettiği çilekleri Rusya ve Romanya’ya ihraç ederek başarı hikâyesi yazıyor.
Bir zamanlar yalnızca bilgisayar ekranlarında ve teknoloji şirketlerinin laboratuvarlarında konuşulan yapay zekâ, artık Türkiye’nin bereketli topraklarında üretimin kaderini değiştiriyor. Gençlerin toprağa sırt çevirdiği yönündeki tartışmalar sürerken, Hatay’ın Yayladağı ilçesinden yükselen bir başarı hikâyesi bu algıyı tersine çeviriyor. Henüz 21 yaşındaki Ahmet Sanar, geleneksel tarım bilgisini modern teknolojiyle birleştirerek yalnızca üretim yapan değil, aynı zamanda ihracat gerçekleştiren genç bir girişimciye dönüştü.
Çocuk yaşlarda amcasının yanında çilek toplamayı öğrenen Sanar, bugün yapay zekâ destekli sistemlerle donatılmış topraksız serasında üretim yapıyor. Nemden sıcaklığa, sulamadan gübrelemeye kadar tüm süreçlerin dijital olarak analiz edildiği sera, aslında tarımın geleceğine dair güçlü bir tablo sunuyor. Genç çiftçi, teknoloji sayesinde yalnızca daha kaliteli ürün elde etmekle kalmıyor; aynı zamanda verimliliği artırarak uluslararası pazarda da rekabet edebiliyor.
Türkiye’de kırsaldan büyükşehirlere göçün arttığı, gençlerin tarımdan uzaklaştığı bir dönemde Ahmet Sanar’ın hikâyesi, toprağın hâlâ büyük fırsatlar sunduğunu gösteriyor. Yapay zekâyı üretimin merkezine koyan genç girişimci, Rusya ve Romanya’ya gönderdiği çileklerle hem bölge ekonomisine katkı sağlıyor hem de yeni nesil tarım anlayışının mümkün olduğunu ortaya koyuyor.
Hatay’da kurulan bu modern sera, aslında yalnızca çilek üretmiyor; aynı zamanda gençlerin teknolojiyle birleşen hayallerini, emeğin dönüşümünü ve geleceğin tarım modelini de büyütüyor.

Hatay'ın Yayladağı ilçesinde amcasından yetiştiriciliğini öğrendiği çileği topraksız serada ve yapay zeka desteğiyle gerçekleştiren 21 yaşındaki Ahmet Sanar, hasat ettiği ilk ürünlerle ihracata açıldı.

Aşağıpulluyazı Mahallesi'nde yaşayan Sanar, çocukken çilek üreticisi amcası Ünal Sanar'dan etkilenerek çiftçi olmaya karar verdi.

Geleneksel yöntemlerle çilek üretimi yapan amcasının yanında çalışmaya başlayan Sanar, yetiştiriciliğin inceliklerini öğrendi.

Sanar, amcasının geleneksel olarak yaptığı yetiştiriciliği teknolojik imkanlarla yapmaya karar vererek geçen yıl kasımda 6,5 dönüm arazide topraksız sera kurdu.

Serasında nemden sıcaklığa kadar bütün verileri yapay zeka desteğiyle analiz ederek üretim yapan Sanar, mahalledeki 30 kadına da istihdam sağladı.

Sanar, şubat ayında hasat ettiği ilk ürünlerini yurt içinin yanı sıra Rusya ve Romanya'ya ihraç etti.

- "Bu yıl 50-60 ton arasında bir rekolte bekliyoruz"

Genç çiftçi Ahmet Sanar, AA muhabirine, hayalinin ilk başlarda Almanya'ya yerleşip iş kurmak olduğunu söyledi.

Amcasının yönlendirmesi ve özendirmesiyle yurt dışına gitmekten vazgeçerek doğduğu mahallede çilek üretmeye karar verdiğini anlatan Sanar, şöyle konuştu:

"Amcamın ürettiği çileği daha ileriye nasıl taşıyabilirim diye araştırmaların sonucunda topraksız sistemine geçme kararı aldık. Ardından hidroponik sistemde topraksız çilek seramızı kurduk. Şubatta ilk hasadı almaya başladık. Şubattan beri aktif şekilde ürün topluyoruz. İlk yılımıza göre bu yıl 50-60 ton arasında bir rekolte bekliyoruz ve şu an Romanya ve Rusya'ya gönderim sağlıyoruz."

Sanar, bugüne kadar serasından yaklaşık 15 ton ürün aldığını ve bunun yaklaşık 9 tonunu ihraç ettiğini dile getirdi.

Kurduğu sistem sayesinde açık alanda sadece iki ay yapılabilen çilek üretimini şimdi her mevsime yaydığını anlatan Sanar, şöyle devam etti:

"Açık alanda kontrol çok zor oluyordu, kapalı alanda bitki tamamen sizin kontrolünüzde. Verdiğiniz su, gübre daha dengeli, ürettiğiniz ürün daha kaliteli ve sağlıklı bunun gibi birçok etken bizi aslında kapalı alana sürükledi. Araştırmalarım, bu işe önem vermem bizi bu noktaya getirdi. Şimdi her şey çok daha kontrol edilebilir çünkü yapay zeka desteğini kullanıyoruz. Günlük verdiğimiz besinin, suyun, gübrenin değerleri var, bunları yapay zeka sayesinde sistemli bir şekilde kontrol edebildiğimizden ürettiğimiz bitki çok daha sağlıklı ve çok daha kontrol edilebilir oluyor. Bunun neticesinde de aldığımız ürün çok kaliteli oluyor."

Sanar, serasında yetiştirdiği çileklerle pazar ağını genişletmeyi ve çok daha fazla kişiye istihdam sağlamayı hedeflediğini kaydetti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.