
KIBRIS DÜNDEN BUGÜNE MİLLÎ DAVAMIZ "AYŞE TATİLE ÇIKSIN"
Kıbrıs, Akdeniz'in ortasında bir ada değildir; üç kıtanın kesiştiği noktada, tarihin, medeniyetlerin ve milletlerin hafızasını taşıyan kadim bir vatan "Yavru Vatan " parçasıdır.
Bu sebeple Kıbrıs meselesi, sadece bir toprak meselesi değil; insan haklarının, uluslararası hukukun, milli hafızanın ve bir milletin varoluş mücadelesinin adıdır.
20 Temmuz 1974'te gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yılında, aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla anıyor; kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz.
Onlar, yalnızca Kıbrıs Türk halkının değil, insanlık onurunun da müdafaasını yapmışlardır.
KIBRIS: DÜNDEN BUGÜNE MİLLÎ DAVAMIZ.
Tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Kıbrıs, 1571 yılında Osmanlı Devleti tarafından fethedilmiş ve üç asırdan fazla Türk yurdu olarak varlığını sürdürmüştür.
1878 yılında adanın yönetimi geçici olarak Birleşik Krallık'a bırakılmış, 1914 yılında ise tek taraflı olarak ilhak edilmiştir.
Kıbrıs Türk halkı, geçen yüzyıl boyunca yalnızca siyasi değil, varoluşsal bir mücadele vermiştir.
Özellikle Rum tarafının "Enosis" (Kıbrıs'ın Yunanistan'a bağlanması) ideali doğrultusunda attığı adımlar, adadaki Türk varlığını tehdit eden acı olaylara neden olmuştur.
1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, iki halkın ortaklığına dayanıyordu.
Ancak bu ortaklık, kısa süre içerisinde Rum tarafının tek taraflı girişimleriyle bozulmuş, 1963 yılında yaşanan ve tarihe "Kanlı Noel" olarak geçen saldırılarla Kıbrıs Türk halkı ağır bedeller ödemiştir.
Kadınlar, çocuklar ve yaşlılar katledilmiş; köyler boşaltılmış, binlerce insan göçe zorlanmıştır.
BİR PAROLA: "AYŞE TATİLE ÇIKSIN"
15 Temmuz 1974'te Yunanistan'daki askeri cuntanın desteğiyle gerçekleştirilen darbe, Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlama girişiminin son halkası olmuştur.
Bunun üzerine Türkiye, 1960 Garanti Antlaşması'ndan doğan meşru haklarını kullanarak diplomatik yolları sonuna kadar zorlamış, Birleşik Krallık'a ortak müdahale teklif etmiş ancak olumlu cevap alamamıştır.
Ve tarih, 20 Temmuz 1974 sabahını göstermiştir...
Bir milletin hafızasına kazınan o parola duyulmuştur:
"Ayşe Tatile Çıksın."
Bu söz, sadece bir askeri harekâtın değil; zulme karşı barışın, esarete karşı özgürlüğün ve bir halkın yaşama hakkının sembolü olmuştur.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin havadan ve denizden gerçekleştirdiği Barış Harekâtı, adaya huzur ve güven getirmek amacıyla başlatılmıştır. Bugün dahi harekâtın adı "Barış Harekâtı" olarak anılmaktadır. Çünkü hedef, bir toprağı ele geçirmek değil; bir halkın can güvenliğini sağlamaktı.
DESTAN YAZAN KAHRAMANLAR
Kıbrıs denildiğinde yalnızca bir harekât değil, nice kahramanlık hikâyesi de hatırlanır.
Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel, 1964 yılında Kıbrıs semalarında görev yaparken uçağı düşürülmüş ve esir alınmasının ardından işkence edilerek şehit edilmiştir.
O, Kıbrıs'ın ilk hava şehidi olarak milletimizin gönlünde ölümsüzleşmiştir.
Piyade Alay Komutanı Albay Halil İbrahim Karaoğlanoğlu, çıkarma birliklerinin başında kahramanca mücadele ederken şehadet mertebesine ulaşmıştır.
Bir başka acı hatıra ise TCG Kocatepe'dir.
Dost ateşi sonucu batan gemide yaşananlar, Türk askerinin fedakârlığını ve vatan sevgisini tarihe altın harflerle yazdırmıştır.
Ve elbette yıllarca köy köy, sokak sokak direnen Türk Mukavemet Teşkilatı'nın isimsiz kahramanları... Kıbrıslı mücahitler, "Ya istiklal ya ölüm!" diyerek vatanlarını korumuşlardır.
DÜNYA GÖZÜYLE KIBRIS, TÜRKİYE GÖZÜYLE KIBRIS dersek de;
Bugün Kıbrıs meselesi, uluslararası siyasetin en önemli başlıklarından biri olmaya devam etmektedir.
Türkiye açısından Kıbrıs; yalnızca jeopolitik bir ada değil, tarihî ve vicdanî bir sorumluluktur.
Doğu Akdeniz'in enerji politikaları, deniz yetki alanları ve bölgesel güvenlik açısından Kıbrıs'ın stratejik önemi her geçen gün daha da artmaktadır.
Türkiye'nin bakış açısıyla Kıbrıs, bir "millî dava" olmanın ötesinde, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve güvenliğinin teminatıdır.
Türkiye, bugün de iki devletli çözüm anlayışını savunmakta ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin uluslararası alanda hak ettiği yeri alması gerektiğini ifade etmektedir.
Dünya kamuoyunun önemli bir kısmı ise Kıbrıs meselesini hâlen uluslararası hukuk, diplomatik çözüm ve Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde değerlendirmektedir.
Bu durum, Kıbrıs'ın sadece bölgesel değil, küresel bir mesele olduğunu göstermektedir.
Kıbrıs, bizim için yalnızca haritalarda görülen bir ada değildir. Orası, bir annenin gözyaşı, bir gazinin duası, bir şehidin emaneti ve bir milletin hafızasıdır.
Bugün Kıbrıs'ta dalgalanan ay yıldızlı bayrak, barışın, özgürlüğün ve fedakârlığın nişanesidir.
Gelecek nesillerin görevi ise tarihi unutmadan, barışın kıymetini bilerek bu emanete sahip çıkmaktır.
Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümünde, başta Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş olmak üzere, merhum Başbakan Bülent Ecevit'i, Necmettin Erbakan'ı, harekâtta görev alan tüm kahramanlarımızı, aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.
Ne söylemişti şairimiz;
"Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır;
Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır."
Ruhları şâd, mekânları cennet olsun.
Kıbrıs denildiğinde ak hep şu söz gelir: "Bazı topraklar vardır ki metrekaresiyle değil, uğruna dökülen gözyaşı ve kanla ölçülür."
Kıbrıs da bizim için böyledir. O yüzden şanlı al bayrağımızın hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrağının birlikte yer alması, iki devletin değil; ortak tarihin, ortak acının ve ortak gönül bağının sembolüdür...
KIBRIS'A VEFA
Kıbrıs, bir coğrafya isminden çok daha fazlasıdır. O; bir annenin evladına kavuşma duası, bir gazinin göğsünde taşıdığı madalya, bir şehidin son nefesinde söylediği vatan sözüdür.
Bugün Kıbrıs semalarında dalgalanan al bayrak ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin şanlı bayrağı; barışın, kardeşliğin ve hür yaşama iradesinin nişanesidir.
Aradan 52 yıl geçmiş olsa da, ne verilen mücadele unutulmuştur ne de ödenen bedeller...
Çünkü tarih, milletlerin hafızasıdır. Hafızasını kaybeden milletler, istikametlerini de kaybederler.
Bu vesileyle, başta Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş olmak üzere, merhum Başbakan Bülent Ecevit'i, Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ı, Kıbrıs Türk Mücahitlerini, kahraman Mehmetçiğimizi, harekâtta görev alan tüm kahramanlarımızı, aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor; hayatta olan gazilerimize sağlıklı ve huzurlu ömürler diliyoruz.
Ne Mutlu Türk'üm Diyene!
Ruhları şâd, mekânları cennet olsun.
Allah, bu millete bir daha esaret göstermesin; bayrağımızı semalarımızdan, ezanımızı minarelerimizden eksik etmesin.
Araştırmacı Tarihçi - Yazar - Gazeteci
Dilber Köse
