Dilber KÖSE
Köşe Yazarı
Dilber KÖSE
 

"Türk'ün Türk ile İmtihanı: Tarihten Doğu Türkistan'a Bir Vicdan Muhasebesi"

"Türkler hep birbirini yıkmıştır" "Türkleri hep başkaları yıkmıştır" demek de tarihî gerçekleri tam olarak yansıtmaz... Tarihî açıdan oldukça hassas ve üzerinde çokça yanlış genelleme yapılan bir meseledir... Türk tarihine baktığımızda hem dış baskılar hem de iç mücadeleler devletlerin kaderini belirlemiştir...   "Türk'ün Türk ile İmtihanı: Tarihten Doğu Türkistan'a Bir Vicdan Muhasebesi" Tarih, milletlerin aynasıdır. O aynaya bakmayı bilirsek, yalnızca zaferlerimizi değil, hatalarımızı da görürüz. Çünkü tarih, övünmek kadar ders almak için de vardır. Son günlerde Osman Batur'un hayatını yeniden okurken içimden şu soru geçti: Neden Türk tarihinin birçok sayfasında, Türk'ün Türk ile mücadelesini görüyoruz? Türk tarihine baktığımızda, maalesef nice büyük devletlerin yalnızca dış düşmanların saldırılarıyla değil, kardeş kavgaları ve taht mücadeleleri sebebiyle de yıkıldığını görürüz. Büyük Hun Devleti, Mete Han'ın mirasını taşımasına rağmen hükümdarlar arasındaki anlaşmazlıklar sonucu Doğu ve Batı Hunları olarak ikiye ayrıldı. Çin'in "böl ve yönet" siyaseti, iç çekişmeleri daha da derinleştirdi. Göktürk Kağanlığı, Türk tarihinin en büyük teşkilatlanma örneklerinden biri olmasına rağmen, hanedan üyeleri arasındaki mücadeleler ve Çin entrikaları neticesinde parçalandı. Çin kaynaklarında açıkça görüldüğü üzere, Türk beyleri arasındaki anlaşmazlıklar Çin sarayı tarafından ustalıkla kullanılmıştır. Uygur Kağanlığı, Kırgızların saldırılarıyla yıkıldı. Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Uygurları yıkanlar da Orta Asya'nın Türk boylarından biri olan Kırgızlardı. Türk tarihinin acı gerçeklerinden biri de budur; bazen aynı kökten gelen topluluklar, siyasî ve askerî sebeplerle birbirlerinin sonunu hazırlamıştır. Karahanlılar, Gazneliler ve Selçuklular döneminde de taht mücadeleleri devletlerin zayıflamasına neden olmuştur. Büyük Selçuklu Devleti, yalnızca Haçlı Seferleri veya dış tehditler sebebiyle değil, melikler arasındaki taht kavgaları nedeniyle de parçalanmıştır. Osmanlı Devleti'nde ise "Nizam-ı Âlem" anlayışı adına uygulanan kardeş katli, devletin bekasını korumak amacıyla ortaya çıkmış olsa da, Türk tarihinin en hüzünlü sayfalarından biridir. Şehzadelerin birbirleriyle mücadeleleri, kimi zaman binlerce insanın hayatına mal olmuştur. Tarih bize bir hakikati göstermektedir: Türk devletlerini yıkan sebepler yalnızca dış güçler değildir. İçerideki ayrılıklar, şahsî hırslar ve birlik ruhunun kaybedilmesi de en az dış düşmanlar kadar etkili olmuştur. Bugün Doğu Türkistan'a baktığımızda da benzer bir acıyı hissediyoruz. Osman Batur, bağımsızlık uğruna mücadele etmiş büyük bir Türk kahramanıdır. Sovyetler Birliği ile Çin arasında sıkışan Doğu Türkistan davasında, ne yazık ki Türk ve İslam dünyasının beklenen birlik ve dayanışmayı gösteremediği yönünde tarihî eleştiriler yapılmaktadır... Osman Batur, ağır işkencelere maruz bırakıldıktan sonra 29 Nisan 1951 tarihinde Urumçi'de kurşuna dizilerek idam edilmiştir. Onun mücadelesi yalnızca Kazak Türklerinin değil, bütün Türk dünyasının ortak hafızasında yer alması gereken bir bağımsızlık destanıdır. Bugün Doğu Türkistan'da milyonlarca Uygur Türkü; dilini, kültürünü ve inancını koruma mücadelesi vermektedir. Bu mesele yalnızca siyasî değil, aynı zamanda insanî ve vicdanî bir meseledir. Türk tarihi bize şunu haykırmaktadır: Türk'ü çoğu zaman düşmandan önce, ayrılık zayıflatmıştır... Bilge Kağan'ın Orhun Yazıtları'nda milletine yaptığı şu uyarı, sanki yüzyılları aşarak bize seslenmektedir: "Ey Türk milleti ! Kendine dön. Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe senin ilini ve töreni kim bozabilir?" Türk milletinin tarih boyunca en büyük gücü birlik olmuştur. En büyük zayıflığı ise birbirinden uzaklaşmasıdır. Tarihten ders alabiliyorsak, geçmişin acılarını bugünün kardeşlik köprülerine dönüştürebiliriz. Osman Batur'un aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyor, Türk dünyasının her ferdinin tarihini iyi öğrenmesini diliyorum. Çünkü tarihini bilmeyen milletler, aynı acıları yeniden yaşamaya mahkûmdur... Dipnotlar     : 1. Orhun Yazıtları, Bilge Kağan ve Kül Tigin Kitabeleri (MS 732-735). 2. İbrahim Kafesoğlu, Türk Millî Kültürü, Ötüken Yayınları. 3. Bahaeddin Ögel, Büyük Hun İmparatorluğu Tarihi. 4. Jean-Paul Roux, Türklerin Tarihi. 5. René Grousset, Bozkır İmparatorluğu. 6. Osman Batur ve Doğu Türkistan mücadelesine ilişkin tarihî kayıtlar ile Kazak ve Uygur tarih araştırmaları. 7. Çin tarih kaynaklarında Göktürkler ve Çin'in "böl ve yönet" siyasetine ilişkin kayıtlar (Zhou Shu ve Sui Shu kronikleri). "Türk Türk'ü yıkar" gibi kesin ve indirgemeci bir hüküm vermek değil; tarih boyunca iç ayrılıkların ve dış müdahalelerin birlikte rol oynadığını ortaya koymaktır... Tarihten alınacak en büyük ders de birlik, adalet ve ortak hafızanın korunmasıdır... Araştırmacı Tarihçi - Yazar Dilber Köse  
Ekleme Tarihi: 22 Temmuz 2026 -Çarşamba

"Türk'ün Türk ile İmtihanı: Tarihten Doğu Türkistan'a Bir Vicdan Muhasebesi"

"Türkler hep birbirini yıkmıştır"

"Türkleri hep başkaları yıkmıştır" demek de tarihî gerçekleri tam olarak yansıtmaz...

Tarihî açıdan oldukça hassas ve üzerinde çokça yanlış genelleme yapılan bir meseledir...

Türk tarihine baktığımızda hem dış baskılar hem de iç mücadeleler devletlerin kaderini belirlemiştir...

 

"Türk'ün Türk ile İmtihanı: Tarihten Doğu Türkistan'a Bir Vicdan Muhasebesi"

Tarih, milletlerin aynasıdır.
O aynaya bakmayı bilirsek, yalnızca zaferlerimizi değil, hatalarımızı da görürüz.
Çünkü tarih, övünmek kadar ders almak için de vardır.

Son günlerde Osman Batur'un hayatını yeniden okurken içimden şu soru geçti: Neden Türk tarihinin birçok sayfasında, Türk'ün Türk ile mücadelesini görüyoruz?

Türk tarihine baktığımızda, maalesef nice büyük devletlerin yalnızca dış düşmanların saldırılarıyla değil, kardeş kavgaları ve taht mücadeleleri sebebiyle de yıkıldığını görürüz.

Büyük Hun Devleti, Mete Han'ın mirasını taşımasına rağmen hükümdarlar arasındaki anlaşmazlıklar sonucu Doğu ve Batı Hunları olarak ikiye ayrıldı.

Çin'in "böl ve yönet" siyaseti, iç çekişmeleri daha da derinleştirdi.

Göktürk Kağanlığı, Türk tarihinin en büyük teşkilatlanma örneklerinden biri olmasına rağmen, hanedan üyeleri arasındaki mücadeleler ve Çin entrikaları neticesinde parçalandı.

Çin kaynaklarında açıkça görüldüğü üzere, Türk beyleri arasındaki anlaşmazlıklar Çin sarayı tarafından ustalıkla kullanılmıştır.

Uygur Kağanlığı, Kırgızların saldırılarıyla yıkıldı.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur:

Uygurları yıkanlar da Orta Asya'nın Türk boylarından biri olan Kırgızlardı.

Türk tarihinin acı gerçeklerinden biri de budur; bazen aynı kökten gelen topluluklar, siyasî ve askerî sebeplerle birbirlerinin sonunu hazırlamıştır.

Karahanlılar, Gazneliler ve Selçuklular döneminde de taht mücadeleleri devletlerin zayıflamasına neden olmuştur.

Büyük Selçuklu Devleti, yalnızca Haçlı Seferleri veya dış tehditler sebebiyle değil, melikler arasındaki taht kavgaları nedeniyle de parçalanmıştır.

Osmanlı Devleti'nde ise "Nizam-ı Âlem" anlayışı adına uygulanan kardeş katli, devletin bekasını korumak amacıyla ortaya çıkmış olsa da, Türk tarihinin en hüzünlü sayfalarından biridir.

Şehzadelerin birbirleriyle mücadeleleri, kimi zaman binlerce insanın hayatına mal olmuştur.

Tarih bize bir hakikati göstermektedir: Türk devletlerini yıkan sebepler yalnızca dış güçler değildir.
İçerideki ayrılıklar, şahsî hırslar ve birlik ruhunun kaybedilmesi de en az dış düşmanlar kadar etkili olmuştur.

Bugün Doğu Türkistan'a baktığımızda da benzer bir acıyı hissediyoruz.
Osman Batur, bağımsızlık uğruna mücadele etmiş büyük bir Türk kahramanıdır.
Sovyetler Birliği ile Çin arasında sıkışan Doğu Türkistan davasında, ne yazık ki Türk ve İslam dünyasının beklenen birlik ve dayanışmayı gösteremediği yönünde tarihî eleştiriler yapılmaktadır...

Osman Batur, ağır işkencelere maruz bırakıldıktan sonra 29 Nisan 1951 tarihinde Urumçi'de kurşuna dizilerek idam edilmiştir.
Onun mücadelesi yalnızca Kazak Türklerinin değil, bütün Türk dünyasının ortak hafızasında yer alması gereken bir bağımsızlık destanıdır.

Bugün Doğu Türkistan'da milyonlarca Uygur Türkü; dilini, kültürünü ve inancını koruma mücadelesi vermektedir.
Bu mesele yalnızca siyasî değil, aynı zamanda insanî ve vicdanî bir meseledir.

Türk tarihi bize şunu haykırmaktadır:

Türk'ü çoğu zaman düşmandan önce, ayrılık zayıflatmıştır...

Bilge Kağan'ın Orhun Yazıtları'nda milletine yaptığı şu uyarı, sanki yüzyılları aşarak bize seslenmektedir:

"Ey Türk milleti ! Kendine dön.
Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe senin ilini ve töreni kim bozabilir?"

Türk milletinin tarih boyunca en büyük gücü birlik olmuştur.

En büyük zayıflığı ise birbirinden uzaklaşmasıdır.
Tarihten ders alabiliyorsak, geçmişin acılarını bugünün kardeşlik köprülerine dönüştürebiliriz.

Osman Batur'un aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyor, Türk dünyasının her ferdinin tarihini iyi öğrenmesini diliyorum.

Çünkü tarihini bilmeyen milletler, aynı acıları yeniden yaşamaya mahkûmdur...

Dipnotlar     :
1. Orhun Yazıtları, Bilge Kağan ve Kül Tigin Kitabeleri (MS 732-735).
2. İbrahim Kafesoğlu, Türk Millî Kültürü, Ötüken Yayınları.
3. Bahaeddin Ögel, Büyük Hun İmparatorluğu Tarihi.
4. Jean-Paul Roux, Türklerin Tarihi.
5. René Grousset, Bozkır İmparatorluğu.
6. Osman Batur ve Doğu Türkistan mücadelesine ilişkin tarihî kayıtlar ile Kazak ve Uygur tarih araştırmaları.
7. Çin tarih kaynaklarında Göktürkler ve Çin'in "böl ve yönet" siyasetine ilişkin kayıtlar (Zhou Shu ve Sui Shu kronikleri).


"Türk Türk'ü yıkar" gibi kesin ve indirgemeci bir hüküm vermek değil; tarih boyunca iç ayrılıkların ve dış müdahalelerin birlikte rol oynadığını ortaya koymaktır...

Tarihten alınacak en büyük ders de birlik, adalet ve ortak hafızanın korunmasıdır...

Araştırmacı Tarihçi - Yazar Dilber Köse
 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kalpgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.