
KAZANLARDA KAYNAYAN KARDEŞLİK: AŞURE
Bazı günler vardır ki yalnızca takvim yapraklarında yer almaz; milletlerin hafızasında, gönüllerin derinliklerinde ve kültürlerin ortak mirasında yaşar.
İşte Aşure Günü de böylesine anlamlı günlerden biridir.
Hicrî yılın ilk ayı olan Muharrem'in onuncu günü idrak edilen Aşure Günü, İslam dünyasında paylaşmanın, bereketin, dayanışmanın ve kardeşliğin sembolü olarak kabul edilir.
Bu yıl Aşure Günü, 25 Haziran 2026 Perşembe gününe denk gelmektedir.
Aşure denildiğinde akla ilk gelen şey, büyük kazanlarda kaynayan bereket olur.
Bir evden buğday gelir, diğerinden nohut, bir başkasından kuru üzüm, incir, kayısı, ceviz veya nar...
Herkes elindeki imkânı ortaya koyar. Sonunda ortaya çıkan tat, sadece bir yiyecek değil; birlik ve beraberliğin kendisidir.
Çünkü aşure, farklılıkların bir araya geldiğinde nasıl güzelleştiğinin en güzel örneğidir.
Tıpkı toplum gibi...
Renkleri, düşünceleri, kültürleri ve hayatları farklı insanlar bir arada yaşadığında ortaya güçlü bir medeniyet çıkar.
Aşure kazanında buluşan malzemeler gibi insanlar da birbirlerini tamamlar.
Hz. Nuh'tan Günümüze Uzanan Acısıyla Tatlısıyla Bereketdir.
İslamî kaynaklarda yer alan yaygın rivayete göre, büyük tufanın ardından Hz. Nuh'un gemisi Cûdî Dağı eteklerinde karaya oturduğunda gemide kalan son erzaklar bir araya getirilmiş, buğday, nohut, kuru meyveler ve çeşitli yiyecekler aynı kazanda pişirilmiştir.
Böylece ilk aşurenin ortaya çıktığı kabul edilir.
Bu nedenle aşure yalnızca bir tatlı değil; yokluk içinde paylaşmanın, şükretmenin ve hayata yeniden başlamanın sembolüdür.
Muharrem Ayının Hatırlattıkları ise ;
İslam geleneğinde Muharrem ayı ve özellikle Aşure Günü birçok önemli hadiseyle ilişkilendirilir. Tabii ki rivayetlere göre;
Hz. Nuh'un gemisi tufandan sonra karaya oturmuştur.
Hz. Musa, Firavun'un zulmünden kurtularak , İsrailoğulları ile birlikte Kızıldeniz'i geçmiştir.
Hz. İbrahim'in dünyaya gelişi bu güne nispet edilmiştir.
Pek çok peygamberin hayatında önemli dönüm noktalarının Aşure Gününe denk geldiği kabul edilmiştir.
Bu sebeple geçmiş dönemlerde Muharrem ayı daha çok şükür, sevinç ve bereket günü olarak değerlendirilmiştir.
Kerbelâ'nın Hüznü;
Ancak Hicrî 61 yılında yaşanan Kerbelâ Vakası, Muharrem ayına ayrı bir anlam yüklemiştir.
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (sav) sevgili torunları Hz. Hasan ve özellikle Hz. Hüseyin'in ailesiyle birlikte uğradığı büyük zulüm, İslam tarihinin en acı hadiselerinden biri olarak hafızalara kazınmıştır.
Bu nedenle Muharrem ayı, özellikle Ehl-i Beyt sevgisini gönlünde taşıyan Müslümanlar için yalnızca bereket ve paylaşma ayı değil; aynı zamanda sabrın, vefanın ve hüzünlü bir hatıranın da sembolüdür.
Bugün aşure kazanları kaynarken bir yandan şükür edilir, diğer yandan Kerbelâ şehitleri rahmet ve dualarla anılır.
Türk Dünyasında Aşure Kültürü dersek de;
Aşure geleneği yalnızca Anadolu'ya özgü değildir.
Balkanlardan Orta Asya'ya kadar uzanan geniş ,Türkistan, Türk coğrafyasında benzer paylaşım gelenekleri yaşatılmaktadır.
Anadolu'nun birçok köyünde ve kasabasında imece usulüyle hazırlanan aşureler komşulara dağıtılır.
Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Azerbaycan'da da Muharrem ayı vesilesiyle yapılan hayır sofraları, toplumsal dayanışmanın önemli örnekleri arasında yer alır.
Türk kültüründe sofraya davet etmek, paylaşmak ve ikram etmek daima kutsal kabul edilmiştir.
Aşure de bu kadim misafirperverliğin en güzel yansımalarından biridir.
Her Kaşıkta Birlik Bereket ve Dua...
Kimi yörelerde 12 çeşit malzeme kullanılır, kimi yerlerde 20, kimi yerlerde 41 çeşide kadar çıkar.
Buğday, nohut, fasulye, pirinç, kuru üzüm, incir, kayısı, ceviz, fındık, fıstık, badem, portakal kabuğu ve daha nice nimet aynı kazanda buluşur.
Besmelelerle kaynayan aşure, nar taneleriyle süslenir. Her kaşığında emek, dua ve paylaşmanın tadı hissedilir.
Bugün insanlığın en çok ihtiyaç duyduğu şey belki de aşurenin öğrettiği bu derstir:
Farklılıklarımız bizi ayırmak için değil, zenginleştirmek içindir.
Tıpkı aşure kazanındaki malzemeler gibi...
Ne buğday cevize benzer, ne üzüm nohuda...
Ama aynı kazanda buluştuklarında ortaya eşsiz bir lezzet çıkar.
Dileğimiz odur ki aşure kazanlarında kaynayan bereket; gönüllerimize kardeşlik, sofralarımıza huzur, ülkemize birlik ve Türk dünyasına İslam âlemine barış getirsin.
Muharrem Ayımız ve Aşure Günümüz mübarek olsun.
Bir aşure kazanının başında buluşan insanlar aslında sadece bir tatlı pişirmezler; sevgiyi, dostluğu, komşuluğu ve kardeşliği de kaynatırlar.
Birinin getirdiği buğday, diğerinin getirdiği nohut, bir başkasının getirdiği kuru üzüm nasıl aynı kazanda berekete dönüşüyorsa; farklı düşüncelere, farklı yaşam biçimlerine sahip insanlar da sevgi ve hoşgörüyle bir araya geldiklerinde güçlü bir toplum oluştururlar.
Bugün aşure dağıtırken sadece bir kâse tatlı değil; gönlümüzden kopan bir selamı, bir duayı ve bir muhabbeti de paylaşalım.
Kapımızı komşumuza, gönlümüzü dostumuza, soframızı ihtiyaç sahibine açalım.
Unutmayalım ki; aşureyi güzel yapan içindeki malzemelerin çokluğu değil, paylaşılmasının bereketidir.
Muharrem ayının manevi ikliminde, başta Kerbelâ şehitleri olmak üzere ebediyete irtihal etmiş tüm geçmişlerimizi rahmetle analım.
Rabbim yaşayanlarımıza sağlık, huzur ve bereket; ahirete irtihal edenlerimize mağfiret nasip eylesin.
Aşure kazanlarımız bereketle kaynasın, dualarımız göklere yükselsin, gönüllerimiz sevgiyle dolsun.
Muharrem Ayımız ve Aşure Günümüz mübarek olsun.
Sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle...
Araştırmacı Tarihçi Yazar Dilber KÖSE
Dipnotlar :
Muharrem ayı, Hicrî takvimin ilk ayıdır ve İslam'da dört haram aydan biri kabul edilir.
Aşure Günü, Muharrem ayının 10. günüdür.
Hz. Nuh'un tufandan sonra kalan erzaklarla aşure pişirdiğine dair rivayetler İslam kültüründe yaygın olarak yer almakla birlikte tarihî ve kültürel gelenek niteliği taşımaktadır.
Kerbelâ Vakası, Hicrî 61 (Miladî 680) yılında gerçekleşmiştir.
Türk kültüründe aşure dağıtımı, komşuluk ilişkilerini güçlendiren önemli sosyal dayanışma geleneklerinden biridir.
UNESCO'nun somut olmayan kültürel miras çalışmalarında paylaşım ve toplumsal dayanışma gelenekleri, kültürel sürdürülebilirliğin önemli unsurları arasında değerlendirilmektedir.
