Bir Tokat, Bir Yuva ve Bir Vicdan
Geçtiğimiz yıl “Aile Yılı” ilan edilmişti.
Aileyi korumak, güçlendirmek, yaraları sarmak için nice sözler söylendi.
Çünkü aile; toplumun çekirdeği, çocuğun ilk okulu, insanın ilk sığınağıdır.
Ama bir gerçek var ki…
Aile sadece aynı çatı altında yaşamak değildir.
Aile, saygıdır.
Aile, merhamettir.
Aile, öfkeye yenilmemektir.
Bir tartışma…
Yükselen sesler…
Ve bir anlık öfkeyle atılan bir tokat.
Belki “bir anlık” denildi.
Belki “istemeden oldu” denildi.
Belki pişmanlık gözyaşına karıştı.
Ama unutmayalım:
Şiddetin küçüğü büyüğü olmaz.
Bir kadının canı yanmışsa,
Bir çocuğun gözleri korkuyla dolmuşsa,
Orada sadece bir tokat değil, güven sarsılmış demektir.
Evet…
Adam üzgün.
Çevre duyar mı diye korkuyor.
Çocuklarına kötü örnek olmak istemiyor.
İşte tam da bu noktada durup düşünmeli:
Çocuklar en çok neyi öğrenir biliyor musunuz?
Söylenen sözleri değil, yaşanan davranışları.
Bir baba özür dilemeyi bilirse,
Hatasını kabul ederse,
Öfkesini kontrol etmeyi öğrenirse,
İşte o zaman çocuklarına en büyük dersi vermiş olur.
Ama eğer “duyulmasın” diye susulursa,
“Yuva dağılmasın” diye görmezden gelinirse,
O sessizlik bir gün daha büyük bir kırılmaya dönüşebilir.
Aileyi korumak;
Kadının susması değil,
Erkeğin değişmesidir.
Affetmek mümkündür.
Ama affın bir anlamı olması için davranışın değişmesi gerekir.
Bir yuva; korkuyla değil, güvenle ayakta kalır.
Bir çocuk; bağırışla değil, örnekle büyür.
Bir evlilik; güç gösterisiyle değil, saygıyla sürer.
Geçtiğimiz yıl “Aile Yılı” idi…
Belki bu yıl da “Vicdan Yılı” olmalı.
Çünkü aileyi ayakta tutan şey, duvarlar değil; Kalplerdeki merhamettir.
Ve unutmayalım ki:
Şiddetin üzeri örtülürse büyür, yüzleşilirse iyileşir.
Sevgiyle, sağduyuyla ve adaletle kalalım…
Dilber KÖSE

