Dilber KÖSE
Köşe Yazarı
Dilber KÖSE
 

9 EYLÜL: İZMİR’İN DOĞUM GÜNÜ

9 EYLÜL: İZMİR’İN DOĞUM GÜNÜ İzmir’in Kurtuluşunun 104. Yılında Bağımsızlığa Açılan Şanlı Kapı 9 Eylül 1922 Takvimler o günü gösterdiğinde yalnızca İzmir’in değil, Türk milletinin kaderi yeniden yazıldı. Güzel İzmir, üç yılı aşkın süren işgalin ardından 9 Eylül 1922 sabahı Türk Ordusu tarafından kurtarıldı. Bugün, İzmir’in işgalden kurtuluşunun 104. yıl dönümünü, 1922’deki ilk günün coşkusunu ve bağımsızlık ruhunu yüreğimizde taşıyarak kutluyoruz. 9 Eylül, İzmir için bir kurtuluş günüdür; ancak tarih açısından anlamı bunun çok daha ötesindedir. Bu tarih, Türk milletinin hürriyet ve istiklal iradesinin, askerî zaferle somutlaştığı büyük dönüm noktalarından biridir. 26 Ağustos’tan 9 Eylül’e uzanan zafer yolu Büyük Taarruz, 26 Ağustos 1922 sabahı başladı. Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa, İsmet Paşa ve komuta heyeti Kocatepe’den harekâtı yönetiyordu. Beş gün süren şiddetli mücadelelerin ardından 30 Ağustos 1922 Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile Yunan ordusunun ana kuvvetleri ağır bir yenilgiye uğratıldı.¹ Paşa’nın1  Ardından Mustafa Kemal  Eylül’de verdiği tarihî emir, ordunun hedefini açıkça ortaya koydu: **“Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!”**² Bu emirle başlayan takip harekâtı, Türk ordusunu İzmir’e taşıdı. 9 Eylül 1922 sabahı Türk süvarileri İzmir’e girdi. Mürsel Paşa komutasındaki 1. Süvari Tümeni ile diğer Türk birlikleri şehre ulaşırken, İzmir’in Türk bayrağına yeniden kavuşması Millî Mücadele’nin en sembolik anlarından biri oldu.³ Bayrağın yeniden dalgalandığı şehir İZMİR İzmir’e giren Türk birliklerinin öncüleri arasında Yüzbaşı Şerafettin Bey de bulunuyordu. Şerafettin Bey, yaralanmasına rağmen ilerleyişini sürdürerek Hükûmet Konağı’na ulaştı ve Türk bayrağını göndere çekti. Aynı gün İzmir’in farklı noktalarında Türk bayrağı yeniden dalgalandı. Bu zafer yalnızca bir şehrin askerî olarak geri alınması değildi. Bayrak, vatan ve bağımsızlık kavramlarının aynı gökyüzünde yeniden buluşmasıydı. İzmir’in kurtuluşu sırasında şehit düşen Mehmetçiklerimizin fedakârlığı da bu tarihin unutulmaz sayfalarındandır. İzmir’e giren öncü birlikler arasında yaşanan çatışmalarda askerlerimiz hayatlarını kaybetmiş; onların kanları İzmir’in kurtuluş tarihine yazılmıştır.⁴ 10 Eylül: Başkomutan İzmir’de İzmir’in kurtuluşundan bir gün sonra, 10 Eylül 1922’de Mustafa Kemal Paşa İzmir’e geldi. Böylece Büyük Taarruz’un ardından başlayan askerî yürüyüş, İzmir’de tarihî bir safhaya ulaştı.⁵ İzmir’in kurtuluşu, Millî Mücadele’nin askerî sonucunu belirleyen büyük zaferin en önemli sembollerinden biri oldu. Batı Anadolu’daki takip harekâtının devamında Yunan kuvvetleri bölgeden tamamen çıkarıldı; ardından Mudanya Ateşkes Antlaşması ve Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye’nin bağımsızlığı uluslararası alanda da güvence altına alındı.⁶ Bu nedenle 9 Eylül, yalnızca İzmir’in değil, bağımsızlık iradesinin de tarihidir. İzmir’in doğum günü; İzmir’in taşına, toprağına, denizine ve insanına sinen 9 Eylül ruhu, bugün hâlâ yaşamaktadır. 9 Eylül; vatan sevgisidir, bayrak sevgisidir, özgürlüktür, bağımsızlıktır. Ve en önemlisi, milletin kendi geleceğine sahip çıkma kararlılığının tarihidir. Bugün 104. yıl sonra da aynı duyguyla söylüyoruz: İzmir özgürdür! İzmir bağımsızdır! İzmir, Türk milletinin istiklal mücadelesinin şanlı şehirlerinden biridir. Bu büyük zaferi bizlere armağan eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere; silah arkadaşlarını, kahraman Türk ordusunun Mehmetçiklerini, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve sonsuz şükranla anıyoruz. Ruhları şad olsun. Onların fedakârlıkları sayesinde bugün özgür bir vatanda, bağımsız bir bayrağın altında yaşıyoruz. 9 Eylül 1922 – İzmir’in kurtuluşu… 9 Eylül – İzmir’in doğum günü… 104 yıl sonra  da aynı gurur, aynı heyecan ve aynı bağımsızlık aşkıyla: İZMİR’İN KURTULUŞU KUTLU OLSUN! NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE Yaşa Mustafa Kemal Paşa, yaşa! Adın yazıldı bu milletin tarihine, İzmir’in dağlarında çiçekler açtı, Bağımsızlık ateşi sonsuza dek yandı! --- DİPNOTLAR     1. Atatürk Araştırma Merkezi, Büyük Taarruz’un 26 Ağustos 1922’de başladığını ve 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kesin sonucun alındığını belirtmektedir. 2. Mustafa Kemal Paşa’nın 1 Eylül 1922 tarihli ünlü emri: “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” 3. Mürsel Paşa komutasındaki 1. Süvari Tümeni 9 Eylül 1922’de İzmir’e ulaşmış; Mürsel Paşa gelişmeyi Mustafa Kemal Paşa’ya ve Garp Cephesi Karargâhı’na bildirmiştir. 4. İzmir’in kurtuluşunda Türk birliklerinin şehre giriş güzergâhları ve Hükûmet Konağı, Kumandanlık Dairesi ve Kadifekale’ye Türk bayrağının çekilmesi hakkında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Portalı’nda ayrıntılı tarihî bilgiler bulunmaktadır. 5. Gazi Mustafa Kemal Paşa, İzmir’in kurtuluşundan bir gün sonra, 10 Eylül 1922’de şehre gelmiştir. 6. İzmir’in kurtuluşunun ardından Millî Mücadele’nin diplomatik safhası Mudanya Ateşkes Antlaşması ve daha sonra 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması ile devam etmiş; Türkiye’nin bağımsızlığı uluslararası alanda kabul edilmiştir. Dilber KÖSE  
Ekleme Tarihi: 09 Eylül 2026 -Çarşamba

9 EYLÜL: İZMİR’İN DOĞUM GÜNÜ

9 EYLÜL: İZMİR’İN DOĞUM GÜNÜ

İzmir’in Kurtuluşunun 104. Yılında Bağımsızlığa Açılan Şanlı Kapı
9 Eylül 1922 Takvimler o günü gösterdiğinde yalnızca İzmir’in değil, Türk milletinin kaderi yeniden yazıldı.

Güzel İzmir, üç yılı aşkın süren işgalin ardından 9 Eylül 1922 sabahı Türk Ordusu tarafından kurtarıldı.
Bugün, İzmir’in işgalden kurtuluşunun 104. yıl dönümünü, 1922’deki ilk günün coşkusunu ve bağımsızlık ruhunu yüreğimizde taşıyarak kutluyoruz.

9 Eylül, İzmir için bir kurtuluş günüdür; ancak tarih açısından anlamı bunun çok daha ötesindedir.
Bu tarih, Türk milletinin hürriyet ve istiklal iradesinin, askerî zaferle somutlaştığı büyük dönüm noktalarından biridir.

26 Ağustos’tan 9 Eylül’e uzanan zafer yolu

Büyük Taarruz, 26 Ağustos 1922 sabahı başladı. Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa, İsmet Paşa ve komuta heyeti Kocatepe’den harekâtı yönetiyordu.
Beş gün süren şiddetli mücadelelerin ardından 30 Ağustos 1922 Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile Yunan ordusunun ana kuvvetleri ağır bir yenilgiye uğratıldı.¹

Paşa’nın1 
Ardından Mustafa Kemal  Eylül’de verdiği tarihî emir, ordunun hedefini açıkça ortaya koydu:

**“Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!”**²

Bu emirle başlayan takip harekâtı, Türk ordusunu İzmir’e taşıdı.
9 Eylül 1922 sabahı Türk süvarileri İzmir’e girdi.
Mürsel Paşa komutasındaki 1. Süvari Tümeni ile diğer Türk birlikleri şehre ulaşırken, İzmir’in Türk bayrağına yeniden kavuşması Millî Mücadele’nin en sembolik anlarından biri oldu.³

Bayrağın yeniden dalgalandığı şehir İZMİR

İzmir’e giren Türk birliklerinin öncüleri arasında Yüzbaşı Şerafettin Bey de bulunuyordu.
Şerafettin Bey, yaralanmasına rağmen ilerleyişini sürdürerek Hükûmet Konağı’na ulaştı ve Türk bayrağını göndere çekti.

Aynı gün İzmir’in farklı noktalarında Türk bayrağı yeniden dalgalandı.

Bu zafer yalnızca bir şehrin askerî olarak geri alınması değildi.
Bayrak, vatan ve bağımsızlık kavramlarının aynı gökyüzünde yeniden buluşmasıydı.

İzmir’in kurtuluşu sırasında şehit düşen Mehmetçiklerimizin fedakârlığı da bu tarihin unutulmaz sayfalarındandır.
İzmir’e giren öncü birlikler arasında yaşanan çatışmalarda askerlerimiz hayatlarını kaybetmiş; onların kanları İzmir’in kurtuluş tarihine yazılmıştır.⁴

10 Eylül: Başkomutan İzmir’de

İzmir’in kurtuluşundan bir gün sonra, 10 Eylül 1922’de Mustafa Kemal Paşa İzmir’e geldi.
Böylece Büyük Taarruz’un ardından başlayan askerî yürüyüş, İzmir’de tarihî bir safhaya ulaştı.⁵

İzmir’in kurtuluşu, Millî Mücadele’nin askerî sonucunu belirleyen büyük zaferin en önemli sembollerinden biri oldu.
Batı Anadolu’daki takip harekâtının devamında Yunan kuvvetleri bölgeden tamamen çıkarıldı; ardından Mudanya Ateşkes Antlaşması ve Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye’nin bağımsızlığı uluslararası alanda da güvence altına alındı.⁶

Bu nedenle 9 Eylül, yalnızca İzmir’in değil, bağımsızlık iradesinin de tarihidir.
İzmir’in doğum günü;
İzmir’in taşına, toprağına, denizine ve insanına sinen 9 Eylül ruhu, bugün hâlâ yaşamaktadır.

9 Eylül; vatan sevgisidir, bayrak sevgisidir, özgürlüktür, bağımsızlıktır.
Ve en önemlisi, milletin kendi geleceğine sahip çıkma kararlılığının tarihidir.

Bugün 104. yıl sonra da aynı duyguyla söylüyoruz:
İzmir özgürdür!
İzmir bağımsızdır!
İzmir, Türk milletinin istiklal mücadelesinin şanlı şehirlerinden biridir.

Bu büyük zaferi bizlere armağan eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere; silah arkadaşlarını, kahraman Türk ordusunun Mehmetçiklerini, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve sonsuz şükranla anıyoruz. Ruhları şad olsun.

Onların fedakârlıkları sayesinde bugün özgür bir vatanda, bağımsız bir bayrağın altında yaşıyoruz.

9 Eylül 1922 – İzmir’in kurtuluşu…
9 Eylül – İzmir’in doğum günü…

104 yıl sonra  da aynı gurur, aynı heyecan ve aynı bağımsızlık aşkıyla:

İZMİR’İN KURTULUŞU KUTLU OLSUN!

NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE

Yaşa Mustafa Kemal Paşa, yaşa!
Adın yazıldı bu milletin tarihine,
İzmir’in dağlarında çiçekler açtı,
Bağımsızlık ateşi sonsuza dek yandı!

---

DİPNOTLAR    
1. Atatürk Araştırma Merkezi, Büyük Taarruz’un 26 Ağustos 1922’de başladığını ve 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kesin sonucun alındığını belirtmektedir.
2. Mustafa Kemal Paşa’nın 1 Eylül 1922 tarihli ünlü emri: “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!”
3. Mürsel Paşa komutasındaki 1. Süvari Tümeni 9 Eylül 1922’de İzmir’e ulaşmış; Mürsel Paşa gelişmeyi Mustafa Kemal Paşa’ya ve Garp Cephesi Karargâhı’na bildirmiştir.
4. İzmir’in kurtuluşunda Türk birliklerinin şehre giriş güzergâhları ve Hükûmet Konağı, Kumandanlık Dairesi ve Kadifekale’ye Türk bayrağının çekilmesi hakkında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Portalı’nda ayrıntılı tarihî bilgiler bulunmaktadır.
5. Gazi Mustafa Kemal Paşa, İzmir’in kurtuluşundan bir gün sonra, 10 Eylül 1922’de şehre gelmiştir.
6. İzmir’in kurtuluşunun ardından Millî Mücadele’nin diplomatik safhası Mudanya Ateşkes Antlaşması ve daha sonra 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması ile devam etmiş; Türkiye’nin bağımsızlığı uluslararası alanda kabul edilmiştir.

Dilber KÖSE
 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kalpgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.