Dilber KÖSE
Köşe Yazarı
Dilber KÖSE
 

KARABAĞ ZAFERİ: BİR MİLLETİN HAFIZASINDA YENİDEN YAZILAN TARİH

KARABAĞ ZAFERİ: BİR MİLLETİN HAFIZASINDA YENİDEN YAZILAN TARİH 8 Kasım 2020: Şuşa'dan yükselen zafer, Türk dünyasının ortak yüreğinde yankılandı… TARİHİN TANIKLIĞINDA BİR ZAFER Bazı tarihler vardır; yalnızca takvim yapraklarında yer almaz, milletlerin hafızasına kazınır. Bazı şehirler vardır; yalnızca coğrafi bir mekân değil, bir milletin kimliği, kültürü, hatıraları ve istikbalidir. Karabağ, Azerbaycan için işte böyle bir anlam taşır. 8 Kasım 2020, Azerbaycan tarihinin altın sayfalarına yazılan, yalnızca askerî bir başarının değil; millî iradenin, bağımsızlık kararlılığının, vatan sevgisinin ve yıllarca süren bir mücadelenin sembolü olan tarihî bir gündür. Bugün, 8 Kasım Zafer Günü'nün yıl dönümünde, altı yıl önce Şuşa'da yeniden dalgalanan Azerbaycan bayrağını aynı gurur, aynı heyecan ve aynı kardeşlik duygusuyla selamlıyoruz. KARABAĞ: BİR TOPRAKTAN DAHA FAZLASI Karabağ meselesini anlamak için yalnızca bugünün siyasi gelişmelerine bakmak yeterli değildir. Tarihin derinliklerine, Kafkasya'nın jeopolitik önemine, bölgenin kültürel dokusuna ve Azerbaycan halkının hafızasına bakmak gerekir. Oğuz boylarının tarihî mirasıyla yoğrulmuş bu coğrafya; kültürüyle, musikisiyle, mimarisiyle, edebiyatıyla ve kadim şehirleriyle Azerbaycan'ın millî kimliğinin önemli parçalarından biridir. Özellikle Şuşa… Karabağ'ın incisi olarak anılan Şuşa; Azerbaycan musikisinin, edebiyatının ve sanat hayatının önemli merkezlerinden biridir. Bu nedenle Şuşa'nın kurtuluşu, Azerbaycan halkı açısından yalnızca bir şehrin yeniden kazanılması değil, tarihî ve kültürel hafızanın yeniden sahiplenilmesidir. 1990'lı yılların başında yaşanan savaşlar, işgal, yerinden edilme ve ağır insani kayıplar, bölge halklarının hafızasında derin yaralar açmıştır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1993 tarihli kararları da Karabağ çevresindeki çatışmalara ve işgal altındaki Azerbaycan topraklarından askerlerin çekilmesi gereğine dikkat çekmiştir. Aradan geçen yıllar boyunca çözülemeyen mesele, Azerbaycan'ın millî gündeminden hiç düşmemiştir. 44 GÜNDE TARİHE YAZILAN ZAFER 27 Eylül 2020'de başlayan ve 44 gün süren Vatan Muharebesi, Azerbaycan'ın yakın tarihinde bir dönüm noktası oldu. Azerbaycan ordusu, bu mücadelede önemli yerleşim merkezlerini ve stratejik bölgeleri kontrolüne aldı. Ancak zaferin en sembolik ve tarihî aşaması 8 Kasım 2020'de yaşandı. Azerbaycan ordusunun Şuşa'yı kurtarması, savaşın seyrini değiştiren gelişmelerden biri oldu. Şuşa'nın kurtuluşu, Azerbaycan halkına yıllardır beklediği tarihî haberi ulaştırdı. 10 Kasım 2020'de imzalanan üçlü bildiriyle çatışmalar durduruldu. Böylece savaş meydanında ortaya çıkan yeni durum, siyasi ve diplomatik süreçte de önemli sonuçlar doğurdu. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in 3 Aralık 2020 tarihli kararıyla 8 Kasım, her yıl Zafer Günü olarak ilan edildi. Bu tarih, artık Azerbaycan'ın millî hafızasında yalnızca bir askerî başarının değil, bağımsızlık ve toprak bütünlüğü iradesinin de sembolüdür. 2023: EGEMENLİĞİN YENİDEN TESİSİ Karabağ'daki tarihî süreç, 2020'de sona ermedi. 19-20 Eylül 2023 tarihlerinde Azerbaycan'ın gerçekleştirdiği askerî harekâtın ardından bölgedeki askerî ve siyasi dengeler yeniden şekillendi. Azerbaycan yönetimi, ülkenin egemenliğinin ve anayasal düzeninin bölgede yeniden tesis edildiğini açıkladı. 15 Ekim 2023 tarihinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Hankendi, Hocalı, Hocavend, Ağdere ve Askeran'da Azerbaycan bayrağını göndere çekmesi, bu sürecin hafızalara kazınan sembolik gelişmelerinden biri oldu. Şuşa'dan Hankendi'ye uzanan bu tarihî süreç, Azerbaycan'ın yakın tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri olarak yerini aldı. Ancak tarih bize şunu da öğretir: Savaşların ardından kalıcı barışın, güvenliğin, insan onurunun ve birlikte yaşama kültürünün inşa edilmesi, en az zafer kadar büyük bir sorumluluktur. İKİ DEVLET, TEK MİLLET: TARİHİN ÖTESİNDE BİR KARDEŞLİK Karabağ Zaferi'nin Türkiye açısından da ayrı bir anlamı vardır. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağ, yalnızca diplomatik ilişkilerden ibaret değildir. Ortak tarih, dil, kültür, gelenek, gönül birliği ve karşılıklı dayanışma bu ilişkinin temelini oluşturur. Mustafa Kemal Atatürk'ün ifade ettiği gibi: “Azerbaycan'ın sevinci bizim sevincimiz, kederi bizim kederimizdir.” Bu söz, iki ülke arasındaki kardeşliğin tarihî ve manevi anlamını anlatan güçlü bir ifadedir. Bizler, Oğuz'un evlatları olarak Türk dünyasının ortak kültürel mirasını yaşatmanın, tarihimize sahip çıkmanın ve gelecek nesillere aktarmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Avşar boydaşlarımızdan Yörük Türkmen topluluklarına, Anadolu'nun dört bir yanından Kafkasya'ya uzanan bu tarihî ve kültürel bağlar, ortak hafızamızın önemli parçalarıdır. Ancak millî birlik yalnızca geçmişle övünmek değildir. Birlik; dili, kültürü, tarihi, ortak değerleri ve geleceğe dair sorumlulukları birlikte taşımaktır. Türk dünyasının gücü; birbirinin sevincini paylaşabilmesinde, acısına ortak olabilmesinde ve ortak geleceğini akıl, bilim, kültür ve dayanışmayla kurabilmesindedir. ZAFERİN EN BÜYÜK EMANETİ: GELECEK NESİLLER Bir tarihçi olarak şuna inanıyorum: Milletler yalnızca kazandıkları savaşlarla değil, o savaşlardan sonra nasıl bir gelecek inşa ettikleriyle de tarihe geçerler. Karabağ'ın yeniden imarı, tarihî eserlerin korunması, kültürel mirasın yaşatılması, yerinden edilmiş insanların güvenli ve onurlu biçimde yurtlarına dönüşü ve bölgede kalıcı barışın sağlanması, bu tarihî sürecin önemli sorumluluklarıdır. Çünkü vatan yalnızca üzerinde yaşanılan toprak değildir. Vatan; hatıralar, mezarlar, türküler, ana dili, kültür, ortak geçmiş ve çocuklara bırakılan gelecektir. Karabağ'ın türkülerinin yeniden yükselmesi, Şuşa'nın kültür ve sanat hayatının canlanması, tarihî mirasın korunması ve yeni nesillerin barış içinde büyümesi, zaferin gelecek kuşaklara bırakacağı en kıymetli miras olacaktır. SON SÖZ: TARİHİMİZ ORTAK, SEVİNCİMİZ ORTAK! 8 Kasım 2020'de Şuşa'da yükselen Azerbaycan bayrağı, bir milletin yıllar boyunca taşıdığı özlem ve bağımsızlık iradesinin sembolü oldu. Bugün bu tarihî günü anarken, vatan uğruna hayatını kaybeden Azerbaycanlı şehitleri rahmetle, gazileri minnet ve saygıyla anıyorum. Türkiye'den Can Azerbaycan'a uzanan kardeşlik köprüsünün sonsuza kadar güçlü kalmasını diliyorum. Bizim için Karabağ; tarihtir, kültürdür, hafızadır, kardeşliktir. Karabağ Zaferi kutlu olsun! Yaşasın Can Azerbaycan! Yaşasın Türkiye-Azerbaycan kardeşliği! İki devlet, tek millet; gönüllerimiz bir, geleceğimiz ortak olsun! Araştırmacı Tarihçi – Yazar – Gazeteci               Dilber KÖSE Tarihî kaynak ve dipnotlar: 1. Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı, 2020 Vatan Muharebesi ve Şuşa'nın kurtuluşuna ilişkin tarihçe. Resmî tarihçe. 2. Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, 7 Kasım 2026 tarihli Zafer Günü açıklaması. 2026 Zafer Günü bildirisi. 3. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 12 Kasım 1993 tarihli 884 sayılı karar. BM Güvenlik Konseyi kararı. 4. Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı, 15 Ekim 2023 tarihinde Hankendi'nde bayrak göndere çekilmesine ilişkin açıklama. 15 Ekim 2023 tarihli açıklama⁠...
Ekleme Tarihi: 08 Kasım 2026 -Pazar

KARABAĞ ZAFERİ: BİR MİLLETİN HAFIZASINDA YENİDEN YAZILAN TARİH

KARABAĞ ZAFERİ: BİR MİLLETİN HAFIZASINDA YENİDEN YAZILAN TARİH

8 Kasım 2020: Şuşa'dan yükselen zafer, Türk dünyasının ortak yüreğinde yankılandı…
TARİHİN TANIKLIĞINDA BİR ZAFER

Bazı tarihler vardır; yalnızca takvim yapraklarında yer almaz, milletlerin hafızasına kazınır. Bazı şehirler vardır; yalnızca coğrafi bir mekân değil, bir milletin kimliği, kültürü, hatıraları ve istikbalidir.
Karabağ, Azerbaycan için işte böyle bir anlam taşır.

8 Kasım 2020, Azerbaycan tarihinin altın sayfalarına yazılan, yalnızca askerî bir başarının değil; millî iradenin, bağımsızlık kararlılığının, vatan sevgisinin ve yıllarca süren bir mücadelenin sembolü olan tarihî bir gündür.

Bugün, 8 Kasım Zafer Günü'nün yıl dönümünde, altı yıl önce Şuşa'da yeniden dalgalanan Azerbaycan bayrağını aynı gurur, aynı heyecan ve aynı kardeşlik duygusuyla selamlıyoruz.

KARABAĞ: BİR TOPRAKTAN DAHA FAZLASI

Karabağ meselesini anlamak için yalnızca bugünün siyasi gelişmelerine bakmak yeterli değildir. Tarihin derinliklerine, Kafkasya'nın jeopolitik önemine, bölgenin kültürel dokusuna ve Azerbaycan halkının hafızasına bakmak gerekir.
Oğuz boylarının tarihî mirasıyla yoğrulmuş bu coğrafya; kültürüyle, musikisiyle, mimarisiyle, edebiyatıyla ve kadim şehirleriyle Azerbaycan'ın millî kimliğinin önemli parçalarından biridir.

Özellikle Şuşa…
Karabağ'ın incisi olarak anılan Şuşa; Azerbaycan musikisinin, edebiyatının ve sanat hayatının önemli merkezlerinden biridir. Bu nedenle Şuşa'nın kurtuluşu, Azerbaycan halkı açısından yalnızca bir şehrin yeniden kazanılması değil, tarihî ve kültürel hafızanın yeniden sahiplenilmesidir.

1990'lı yılların başında yaşanan savaşlar, işgal, yerinden edilme ve ağır insani kayıplar, bölge halklarının hafızasında derin yaralar açmıştır.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1993 tarihli kararları da Karabağ çevresindeki çatışmalara ve işgal altındaki Azerbaycan topraklarından askerlerin çekilmesi gereğine dikkat çekmiştir.
Aradan geçen yıllar boyunca çözülemeyen mesele, Azerbaycan'ın millî gündeminden hiç düşmemiştir.

44 GÜNDE TARİHE YAZILAN ZAFER

27 Eylül 2020'de başlayan ve 44 gün süren Vatan Muharebesi, Azerbaycan'ın yakın tarihinde bir dönüm noktası oldu.
Azerbaycan ordusu, bu mücadelede önemli yerleşim merkezlerini ve stratejik bölgeleri kontrolüne aldı.
Ancak zaferin en sembolik ve tarihî aşaması 8 Kasım 2020'de yaşandı.

Azerbaycan ordusunun Şuşa'yı kurtarması, savaşın seyrini değiştiren gelişmelerden biri oldu. Şuşa'nın kurtuluşu, Azerbaycan halkına yıllardır beklediği tarihî haberi ulaştırdı.

10 Kasım 2020'de imzalanan üçlü bildiriyle çatışmalar durduruldu. Böylece savaş meydanında ortaya çıkan yeni durum, siyasi ve diplomatik süreçte de önemli sonuçlar doğurdu.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in 3 Aralık 2020 tarihli kararıyla 8 Kasım, her yıl Zafer Günü olarak ilan edildi.
Bu tarih, artık Azerbaycan'ın millî hafızasında yalnızca bir askerî başarının değil, bağımsızlık ve toprak bütünlüğü iradesinin de sembolüdür.

2023: EGEMENLİĞİN YENİDEN TESİSİ

Karabağ'daki tarihî süreç, 2020'de sona ermedi.
19-20 Eylül 2023 tarihlerinde Azerbaycan'ın gerçekleştirdiği askerî harekâtın ardından bölgedeki askerî ve siyasi dengeler yeniden şekillendi. Azerbaycan yönetimi, ülkenin egemenliğinin ve anayasal düzeninin bölgede yeniden tesis edildiğini açıkladı.

15 Ekim 2023 tarihinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Hankendi, Hocalı, Hocavend, Ağdere ve Askeran'da Azerbaycan bayrağını göndere çekmesi, bu sürecin hafızalara kazınan sembolik gelişmelerinden biri oldu.
Şuşa'dan Hankendi'ye uzanan bu tarihî süreç, Azerbaycan'ın yakın tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri olarak yerini aldı.
Ancak tarih bize şunu da öğretir: Savaşların ardından kalıcı barışın, güvenliğin, insan onurunun ve birlikte yaşama kültürünün inşa edilmesi, en az zafer kadar büyük bir sorumluluktur.

İKİ DEVLET, TEK MİLLET: TARİHİN ÖTESİNDE BİR KARDEŞLİK

Karabağ Zaferi'nin Türkiye açısından da ayrı bir anlamı vardır.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağ, yalnızca diplomatik ilişkilerden ibaret değildir. Ortak tarih, dil, kültür, gelenek, gönül birliği ve karşılıklı dayanışma bu ilişkinin temelini oluşturur.

Mustafa Kemal Atatürk'ün ifade ettiği gibi:
“Azerbaycan'ın sevinci bizim sevincimiz, kederi bizim kederimizdir.”
Bu söz, iki ülke arasındaki kardeşliğin tarihî ve manevi anlamını anlatan güçlü bir ifadedir.

Bizler, Oğuz'un evlatları olarak Türk dünyasının ortak kültürel mirasını yaşatmanın, tarihimize sahip çıkmanın ve gelecek nesillere aktarmanın sorumluluğunu taşıyoruz.

Avşar boydaşlarımızdan Yörük Türkmen topluluklarına, Anadolu'nun dört bir yanından Kafkasya'ya uzanan bu tarihî ve kültürel bağlar, ortak hafızamızın önemli parçalarıdır.

Ancak millî birlik yalnızca geçmişle övünmek değildir. Birlik; dili, kültürü, tarihi, ortak değerleri ve geleceğe dair sorumlulukları birlikte taşımaktır.

Türk dünyasının gücü; birbirinin sevincini paylaşabilmesinde, acısına ortak olabilmesinde ve ortak geleceğini akıl, bilim, kültür ve dayanışmayla kurabilmesindedir.

ZAFERİN EN BÜYÜK EMANETİ: GELECEK NESİLLER

Bir tarihçi olarak şuna inanıyorum: Milletler yalnızca kazandıkları savaşlarla değil, o savaşlardan sonra nasıl bir gelecek inşa ettikleriyle de tarihe geçerler.

Karabağ'ın yeniden imarı, tarihî eserlerin korunması, kültürel mirasın yaşatılması, yerinden edilmiş insanların güvenli ve onurlu biçimde yurtlarına dönüşü ve bölgede kalıcı barışın sağlanması, bu tarihî sürecin önemli sorumluluklarıdır.

Çünkü vatan yalnızca üzerinde yaşanılan toprak değildir. Vatan; hatıralar, mezarlar, türküler, ana dili, kültür, ortak geçmiş ve çocuklara bırakılan gelecektir.

Karabağ'ın türkülerinin yeniden yükselmesi, Şuşa'nın kültür ve sanat hayatının canlanması, tarihî mirasın korunması ve yeni nesillerin barış içinde büyümesi, zaferin gelecek kuşaklara bırakacağı en kıymetli miras olacaktır.

SON SÖZ: TARİHİMİZ ORTAK, SEVİNCİMİZ ORTAK!

8 Kasım 2020'de Şuşa'da yükselen Azerbaycan bayrağı, bir milletin yıllar boyunca taşıdığı özlem ve bağımsızlık iradesinin sembolü oldu.
Bugün bu tarihî günü anarken, vatan uğruna hayatını kaybeden Azerbaycanlı şehitleri rahmetle, gazileri minnet ve saygıyla anıyorum.
Türkiye'den Can Azerbaycan'a uzanan kardeşlik köprüsünün sonsuza kadar güçlü kalmasını diliyorum.
Bizim için Karabağ; tarihtir, kültürdür, hafızadır, kardeşliktir.
Karabağ Zaferi kutlu olsun!
Yaşasın Can Azerbaycan!
Yaşasın Türkiye-Azerbaycan kardeşliği!
İki devlet, tek millet; gönüllerimiz bir, geleceğimiz ortak olsun!


Araştırmacı Tarihçi – Yazar – Gazeteci
              Dilber KÖSE

Tarihî kaynak ve dipnotlar:
1. Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı, 2020 Vatan Muharebesi ve Şuşa'nın kurtuluşuna ilişkin tarihçe. Resmî tarihçe.
2. Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, 7 Kasım 2026 tarihli Zafer Günü açıklaması. 2026 Zafer Günü bildirisi.
3. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 12 Kasım 1993 tarihli 884 sayılı karar. BM Güvenlik Konseyi kararı.
4. Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı, 15 Ekim 2023 tarihinde Hankendi'nde bayrak göndere çekilmesine ilişkin açıklama.
15 Ekim 2023 tarihli açıklama⁠...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kalpgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.