
Naçizane
Gülizar Hanım, Alanya’nın sorunlarını da yazar mısınız?” diye sordular.
Elbette yazarım…
Naçizane, dilim döndüğünce, aklım erdiğince yazarım.
Yeri gelir bir sokağın derdini anlatırım, yeri gelir bir insanın içini…
Bazen bir eksikliği dile getiririm, bazen de bir güzelliğin hakkını veririm.
Çünkü yazmak, sadece eleştirmek değil; görmek, anlamak ve anlatabilmektir.
Sorun da yazarım, çözüm de...
Edebiyat da olur satırlarımda, siyaset de… Ticaretin nabzı da atar, sivil toplumun sesi de duyulur.
Bazen bir doktorun yükü, bazen bir esnafın derdi, bazen de bir gencin kaygısı misafir olur cümlelerime.
Çünkü bu şehir hepimizin…
Ve bir şehri sevmek, sadece güzel günlerini konuşmak değil; eksiklerini de sahiplenmektir.
Ben bildiğimi değil, öğrenmeye çalıştığımı yazarım...
Gördüğümü değil, görmeye gayret ettiğimi…
Ve en önemlisi, duyduğumu değil, hissettiğimi paylaşırım.
Aklımın yettiğince yazarım, aklımın yettiğince okurum, aklımın yettiğince paylaşırım.
Eksik olur mu?
Elbette olur.
Ama niyetimiz doğru olduktan sonra, her kelime bir adım olur.
Çünkü mesele çok bilmek değil; samimiyetle anlatabilmek.
Ve ben, bu şehre dair bir söz söyleyeceksem, o sözün içinde hem vicdanım, hem sorumluluğum olsun isterim.
Örneğin, Alanya’da Trafik: Ortak Sorumluluk
Alanya büyüyor…
Bu büyüme beraberinde yeni sorumluluklar getiriyor.
Bugün trafikte yaşanan sıkışıklık, yalnızca yolların değil; planlamanın, koordinasyonun ve uzun vadeli bakışın da konuşulması gerektiğini gösteriyor.
Elbette atılan adımlar var.
Ancak artan ihtiyaçlar, daha hızlı ve daha kapsamlı çözümleri zorunlu kılıyor.
Artık Alanya'nın; katlı otoparklarıyla, güçlü toplu taşımasıyla, alternatif ulaşım projeleriyle geleceğe hazırlanması gerekiyor.
Bu noktada yerel yönetimler kadar, merkezi idare ve biz vatandaşlara da sorumluluk düşüyor.
Çünkü bu şehir hepimizin.
Ve Alanya'nın yükünü birlikte hafifletebiliriz.
Sevgilerimle…
Gülzâre
Gülizar ALTAY
